" Bir başkasınınhazırladığı ders notu ve slayt ile ders anlatmam ." diyerek başladığım yazmayolculuğunda sekiz yıl, İsmail Zorba hocamın girişimi ile 26 Temmuz 2017tarihinde " Okur-Yazar Olmak İstiyorum "başlıklı yazıyla başlayan Hamle Gazetesi köşe yazarlığında ise üç yıl geridekaldı.
Bu süre içerisinde bazıinternet haber sitelerinde ve dergilerde yazılarım yayınlandı. AdaletBakanlığının aylık gazetesi Sesleniş'te hâlen yazmaya devam ediyorum.
Yazmanın ve yazılarımıkitleler ile paylaşmanın yaşamıma katabilecekleri konusunda hiçbir fikrimolmadan çıktığım bu yolculuğun, bu kadar keyifli olabileceğini başlangıçta hiçtahmin etmemiştim.
Bir arkadaşım Hamle'deyazmaya başladığım hafta; " Mayınlı tarlaya girdin, dikkatli ol! " demişti.O günlerin heyecanı ile bu sözün üzerinde pek durmamıştım. Ancak ilerleyenzamanlarda yazdığım bir cümlenin nasıl anlaşılacağı üzerinde günlercedüşündüğümde, yazdığım bir yazıyı gazeteye gönderip göndermeme konusundagünlerce tereddüt yaşadığımda arkadaşımın uyarısını daha iyi kavrayabildim.
Evet; yazmak keyifli amabir o kadar da rahatsız edici bir durumdu.
Kutadgu Bilig'de geçen birbölüm, bu durumu çok güzel ifade ediyor: Hükümdar Gündoğdu, veziri Ödgülmüş'ühuzuruna çağırıp ona bazı sorular yöneltir ve ondan bunları cevaplamasınıister. Ödgülmüş ise; " Beyim; dinlemek, söylemekten çokdaha iyidir. Söyleyen canını üzer, dinleyen ise rahattadır. İnsan dinlemekleâlim olur ama söylemek insanın başını götürür ." diyerek bu sorularacevap vermek istemez. Vezirin dediği gibi; konuşmak, dinleme ve okumaya göredaha riskli bir eylem. Yazmak ise çok daha riskli. Hedef olma ve haketmediğiniz halde çirkin saldırılara maruz kalma ihtimali çok daha fazla.
Önce internet habersitesinde, sonra da gazetede yazmaya başladığım ilk günden itibaren; aynıkeyif, aynı endişe, aynı rahatsızlık ve aynı sorumluluk ile yazmaya devamettim. Hâlâ aynı hislerle yazıyorum.
Yazmak, öncelikle yazanınhayatına bir disiplin katıyor. Haftada bir de olsa belirli bir tempoda okumayıve yazmayı gerektiriyor. Dahası iyi bir gözlemci olmayı sağlıyor.
Yazmak, sosyal sorumlulukbilincini geliştiriyor. Çünkü kalemin bir sorumluluğu var. Kişiyi; gördüğüeksikliği, aksaklığı ve yanlışı eleştirmekle birlikte, bunlara dair çözümüretmeye yöneltiyor. Fark edilmeyenleri göstermeye, söylenemeyenleri söylemeyesevk ediyor. Dolayısıyla yazılan her şey, yazana bir sorumluluk getiriyor.Yazmak öncelikle bir otokontrol, kendine çeki düzen verme aracı haline geliyor.
Yazmak, bilgiyi kalıcıkılıyor. Bazı arkadaşlarım; " Her hafta dikkat çekici ve önemlibir konu bulup yazmayı nasıl başarıyorsun? " diye soruyorlar. Ben deonlara şakayla karışık; " Ben unutkan adamım, unutmamak içinhemen yazıyorum ." diyorum.
Gerçekten de yazmak,özellikle benim gibi unutkan insanlar için güzel bir nimet. Ben de okumalarımı,düşüncelerimi, duygularımı yazarak muhafaza etmeye çalışıyorum.
İyi ki, yazıyorum.
Bir yazar içinyazdıklarının okunması ve paylaşımların takip edilmesi kadar güzel bir mutlulukyok. Yazılarımı düzenli olarak okuyup mesajla dönüş yapan bütün okuyucularımaşükranlarımı sunuyorum. Bu okuyucularımdan ikisi ve onların her haftagönderdiği mesajlar benim için çok değerli.
Birincisi Adaletteşkilatının duayen isimlerinden olan Psikolog Bülent Yılmaz. Onun yazılarımıokuyup kısa ve derin değerlendirmeler yapması, konuya bambaşka bir pencere açandeğerlendirmeleri, ufuk açıcı ve cesaretlendirici yorumları beni her hafta dahaçok heyecanlandırıyor. Bülent Yılmaz hocama şükranlarımı sunuyorum.
Her Salı yazılarını keyifleokuduğunuz İsmail Zorba hocam; didaktik bir anlatımla kaleme aldığım yazılara,edebi bir dille kaleme aldığı mesajlarıyla destek olmaya devam ediyor. Köşeyazarlığına başlamama vesile olan İsmail hocam, bu yolculukta beni hiç yalnızbırakmadı. Bu yol arkadaşlığı için ona da sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
Son teşekkürüm de tabi kiHamle ailesine. Görev gereği Muğla'dan ayrılmak zorunda kalınca, " Mesafelerin ne önemi var? " diyerek yazılarımıyayınlamaya devam eden Hamle Gazetesi'ne de çok teşekkür ediyorum.
Aynı hissiyata sahipolduktan ve aynı yöne baktıktan sonra mesafelerin ne önemi var?
Bütün okuyucularımasağlıklı, mutlu ve huzurlu bayramlar dilerim.