AHMET ARAS’IN HUKUK ZAFERİ

Dünkü yazımı “İptal edilen bu kaçıncı ÇED?” ara başlığı altında şöyle noktalamıştım:

Yaşam hakkını savunanlar ile bölge halkı, sivil toplum örgütleri ve Kent Politikaları Derneği tarafından yürütülen koruma faaliyetlerinin haklılığı böylece bir kere daha kanıtlanmış oldu. Buna karşılık ilgili kurumların, özellikle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Muğla İl Müdürlüğü’nün verdiği ‘ÇED gerekli değildir kararları’ sürekli gündemde olmaya devam ediyor. Nitekim Marmaris'in İçmeler Kızılbük mevkiinde yapımı devam eden ‘Sinpaş resort otel ve devre mülk projesine’ verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararı Muğla 3. İdare Mahkemesi’nde açılan dava sonucu iptal edilmişti...

Acaba bugüne kadar kaç ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı iptal edildi...

Buna kimsenin yanıt vereceğini sanmıyorum. Ancak Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamaya bakılırsa Sinpaş’ta olduğu gibi, Yatağan Termik Enerji Üretim A.Ş.’nin yeraltında maden (kömür) aramak için aldığı “ÇED Gerekli Değildir” kararı iptal oldu. Bunun yanında şirketin “yeraltı maden arama ruhsatının iptal edildiği” de kaydedildi...

+

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden “Büyükşehir’den Çevre Zaferi” başlığı ile servis edilen habere göre, “Yatağan’da Maden Arama Ruhsatı İptal Edildi”...

Darısı 5 yıl önce çıkan haberlere göre; Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğüne, Menteşe’nin Karabağlar Yaylası ve Düğerek’i içine alacak şekilde 6.626 hektar alan için verilen kömür arama ruhsatının başına...

MBB’den yapılan açıklamada “Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin çevre koruma ve sürdürülebilir yaşam ilkeleri doğrultusunda yürüttüğü hukuki mücadelesinde önemli bir başarı elde ettiği” belirtilirken, belediye tarafından açılan dava sonucu Yatağan Termik Santralı’nın “yeraltı maden arama ruhsatının” iptal edildiği bildirildi.

Belediyeden “Yatağan’da bulunan termik santralinin yeraltı maden arama ruhsatının iptali yönünde alınan mahkeme kararı, çevresel sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalarak halk sağlığını koruma hedefinde önemli bir adım oldu.” diye servis edilen haberde şu ifadelere yer verildi:

İzmir Bölge Mahkemesi Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı yeraltı maden arama ruhsatı iptali davasında önceki yargı kararlarıyla ‘ÇED gerekli değildir’ yönündeki karar ve izinlerin iptal edilmiş olmasını dikkate alarak, ruhsatın geçerliliği için gerekli koşulların sağlanmadığına hükmetti. Bu doğrultuda, termik santralin yeraltı maden arama ruhsatı iptal edildi.

+

Değil Yatağan, Muğla’da bir topan kömür kalmasa taş yakıp üretime devam edecekler...!

Hangi mahkeme kararı bu santralı ve ötekilerini dizginleyebildi ki...

Termikçiler uzun zamandır gözlerini Bayır ve Karabağlar Yaylası’na çevirmiş durumdalar.

Anımsanacaktır, 2019’un yaz aylarında Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğünce, bölgedeki maden rezervlerinin tespiti amacıyla numune almak için Karabağlar’da sondaj çalışması başlatılmıştı da Menteşeliler tüm siyasi partilerin mensuplarıyla ayağa kalkmış ve dönemin Menteşe Kent Konseyi öncülüğünde Düğerek’ten Yayla’ya gerçekleştirilen yürüyüşün sonunda MTA şehri terk etmişti!

Bu bir zaferdi...

Tabii belediyeninki de bir “hukuk zaferi”... Ki “Muğla’nın Doğal Yaşamına Zarar Verecek Her Oluşumun Karşısındayız” diyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, servis edilen haberde şu ifadelerde bulunmuş:

Yatağan’daki yeraltı su kaynakları için verdiğimiz hukuki mücadele, çevreyi ve halk sağlığını koruma yönündeki hassasiyetimizin bir yansımasıdır. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak, çevre sağlığını ve ekonomik yaşamı bir denge içerisinde koruyacak çözümler üretmeye kararlıyız. Kazandığımız bu dava ile Muğla’nın doğal yaşamına zarar verecek her oluşumun karşısında olduğumuzu bir kez daha ortaya koyduk. Büyükşehir Belediyesi olarak bugüne kadar açtığımız 227 dava bunun göstergesidir. İlimiz genelinde yüzde 65 maden arama ruhsatı var. Bu izinler bizim geleceğimizi, suyumuzu ve toprağımızı tehdit ediyor. Bu kazandığımız dava Yatağan ve bölgesinin yeraltı kaynaklarını korumada önemli bir adım oldu. Muğla’mızın doğasını, havasını ve suyunu korumaya devam edeceğiz.

+

NE TERMİKÇİLER NE SİNPAŞ DURDURULAMIYOR

Evet yukarıda vurguladığım gibi, termikçiler durdurulamıyor. Marmaris’te Sinpaş nasıl durdurulamıyorsa, termikçiler de durdurulamıyor.

Ekim 2023 de “Muğla Adalet Kervanı” yapılıp, ilçe ilçe etkinliklerde toplanan insanlar Akbelen’de buluşmuştu. O zaman 1996 yılında Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan termik santrallerin faaliyetlerinin durdurulması için Aydın İdare Mahkemesi’nin verdiği ve Danıştay’da onaylanan karar gündeme getirildi.

Hiçbir şey olmadı...

Karar Danıştay’da onaylanınca da bir şey olmamıştı da davayı açan bölge köylüleri AİHM’e başvurmuş ve bu karar 2005 yılında da AİHM tarafından onaylanmıştı... Ama hiçbir şey olmamıştı... Olmuyor....

Çok eski değil, daha 3 Ağustos 2024’te gazeteler “Yatağan Termik Santraline kömür sağlamak için açılmak istenen kömür ocağına verilen ÇED izni bir kez daha mahkeme tarafından iptal edildi. Avukat Mehmet Cilsal, ‘Altı senedir bu bölgeyle uğraşıyoruz. Bütün davaları kazandık. Bu önemli bir zafer’ dedi.” diye yazmıştı.

Avukat Mehmet Cilsal Muğla Yeşil Yaşam Derneği üyesidir. Derneğin Başkanı da Kazım Erol... Kaç yıldır ne mahkemeler kazandı. Ne o yıldı, ne termikçiler yıldı...

+

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekmek dağıtır gibi “ÇED Gerekli Değildir” kararı dağıtıyor. Çevrecilere, mahkemelere iş çıkıyor.

Vallahi ben bir gazeteci olarak yoruldum, yıldım, ama kimsenin yorulduğu yıldığı yok... Vahşi Kapitalizmin hükmü sürüyor...

Alın bir haber daha... 29.07.2024 tarihli... Kömür İşletmeleri Anonim Şirketi tarafından Muğla ili, Menteşe ilçesi, Bayır mahallesinde bulunan S. 201200714 (ER. 3289418) ruhsat numaralı sahada Kömür Ocağı işletilmesi planlanıyor. Enerji Günlüğü'nde yer alan habere göre; projenin değerinin 99 milyon TL’yi aşması bekleniyor. Proje kapsamında 550.000 ton/yıl kömür üretilecek. Kömür ocağı faaliyeti yeraltı ocak işletmesi olarak gerçekleştirilecek. Bayır Mahallesi’nde, Yatağan Termik Santrali’nde ham madde olarak kullanılmak üzere yapılması planlanan kömür ocağı projesi için 26 Temmuz’da Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Üretimde başladı mı, dava açan oldu mu bilmiyorum, artık takip edemiyoruz...

+

SİNPAŞ VE MARMARİS BELEDİYESİ ESKİ YÖNETİMİNE SUÇ DUYURUSU

Sinpaş’ı ve karşısındaki haklı mücadeleyi de takip edemez olduk...

Dünkü yazımın sonunda Kent Politikaları Derneği’nin Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı’na; İmar Kanununa ve Yapı Denetimi Hakkındaki Mevzuata aykırı olarak tamamlanmamış bir inşaata iskân ruhsatı veren bir önceki dönem Marmaris Belediyesi yönetimi ile bu belgenin düzenlenmesini ilgili kurumdan talep eden ilgili şirket yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını duyurmuş, ama yer darlığından ayrıntı verememiştim.

Suç duyurusu TCK Madde157-158-204-236-257; İmar Kanunu m.32 ve 42 bağlayıcılığında yapılmış.

Suç duyurusunda inşaat ile ilgili “Yaklaşık 35 senedir ağır korozyona uğramış, çürümüş ve yeni deprem yönetmeliğine aykırı olarak imal edilmiş bir yapıdır. Yapı tatil zaptında bir kısmının yıkılıp yeniden yapıldığı, bazı bölümlerin ise duvarlarının yıkılıp yeniden örüldüğü zabıt altına alınmıştır. ‘Güçlendirme ruhsatı’ olmadan yapılan bu işler mevzuata aykırıdır. Daha da vahimi otel olarak yapılan ve çürümüş halde bulunan bu otel bloğunun ‘güçlendirme ruhsatı’ alınmadan ve deprem yönetmeliğine uygun hale getirilmeden devre mülke çevrilerek halka satılmasıdır.” ifadesine yer verilmiş.

Yapı ruhsatı incelendiğinde kanalizasyon, elektrik ve içme suyunun binada mevcut olduğu görülmekte olup bunun maddi gerçeğe aykırı olduğu, yapının kanalizasyon, içme suyu ve elektrik alt yapısının bulunmadığı anlatılan suç duyurusunda şu ifadeler de yer almış:

Belgenin düzenlenmesini talep eden ve düzenleyen açısından yapılan işlem mevzuata aykırıdır. İmar mevzuatına aykırı yapılarla ilgili gereken denetim ve müdahaleyi yapmayan veya bilerek mevzuata aykırı yapılaşmaya izin veren belediye görevlilerin yasalar bağlayıcılığında incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir. İmar dışı alanda yapılan bir inşaatın ruhsatlandırılması/ruhsatlandırılmasının talep edilmesi ve güçlendirme ruhsatı olmadan iskan verilmesi/iskan belgesi talep edilmesi mevzuata aykırıdır.Deprem yönetmeliğine ve yapı güvenliğine uygun olmayan bir yapının ruhsatlandırılması, halkın can ve mal güvenliğini riske atan bir eylemdir. Maddi gerçek halka satılan devre mülklerin, yapı güvenliği sağlanmadan ve gerçeğe aykırı bilgilerle pazarlanması halidir. Bu yapılarla ilgili doğru bilgi verilmediği ve halkın yanıltıldığı açıktır.

+

Suç duyurusunda son olarak, “Sinpaş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’ye ait Kızılbük Resort Otel ve Devremülk inşaat alanın tamamında, inşaatın mühürlenmesi ve durdurulmasına rağmen çalışmaların devam ettiği delilleri ile sunulmuştur. Söz konusu eylemler, İmar Kanunu ve diğer ilgili mevzuatlara aykırı olup, kamu düzenini bozmakta ve mağduriyet yaratmaktadır. Proje ile ilgili olarak gayrimenkul sahiplerine yanıltıcı bilgiler verilmiş ve bu durum mevcut yasal durum bağlayıcılığında mağduriyetler yaşatabilir. Projenin iptal edilmesi ve mühürlenmesine rağmen, gayrimenkul sahiplerine soft opening uygulamasının başladığı duyurulmuştur. Kamuoyunu yanıltarak yasal olmayan bilgiler meşrulaştırılmaktadır. Kanalizasyon altyapısının bulunmaması nedeniyle çevreye zarar vermektedir.” diye kaydedilmiş...

---------------                           --------------

GÜNÜN SÖZÜ; İşte hayat. İnsan hayatı tıpkı tarlada açan bir çiçeğe benzer: bir katır gelip yiyiverir onu, çiçek sizlere ömür. --Anton Çehov