Değerli dostlarım; daha önceden de yazmıştım. Geçen haftadaki yazımın konusu 3194 Sayılı İmar Kanununun 18.’ci maddesi uygulamasının İlçem Ula’daki çalışmaları hakkında idi. Yazım hakkında oldukça ilginç denebilecek yorumlar, telefonlar ve tenkitlerden de (yapıcı) hoşlanmıyor değilim. Zira yazılarımın okunduğundan eminim de, bilhassa İlçem Ula da İmar çalışmaları hakkında oldukça canı sıkılmış, canı yanmış, içi acımış arkadaşlarımın varlığı da duyarlı davranışları ile anladım ki doğru yolda ilerlemekteyim.

İlçem Ula’da ilk değil belki ama sonraki İmar Planı 1987 yılında yapılmış yayımlanmış ve resmileşerek uygulamaya konulmuş. Plân, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşama ile projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemektir. İmar hukuku bu şekilde tarif edilmektedir. 3194 Sayılı İmar Kanununun 18.’ci maddesi uygulaması vardır.  Kısaca halk arasında arazilerimizde/arsalarımızda 18.’nci madde uygulaması yapılıyor değil,18.’ci çalışma içerisine alınmış anlamında ilgili ve yetkili kurumlardan bu şekilde haber alıyor anlamında geçen haftadaki yazımda üzerinde durmuştum. Yazımı okuyan ve bilhassa İlçem Ula’da ikamet etsin veya etmesin arazisi /arsası olanların müşterek sorunları olmuş olmasından herkes bîzar olmuş durumda.

3194 Sayılı İmar Kanununun 18.’nci maddesi hakkında Google amcaya sordum. Yazılımı Kadastro nitelikteki taşınmazlarda bütün sosyal tesislerin, yeşil alanların, kültürel alanların, yolların ayrılarak parsellerin yola cepheli şekilde inşaat yapılabilir hale getirilmesi işlemidir. Tabii Kanunlar çıkarılmasından ve yürürlüğe konulmasından sonra da bu kanun hükümlerimin uygulanmasıyla ilgili olarak yönetmelikler çıkarılır. İmar uygulamaları ile ilgili olarak bir çok hem Kanun maddeleri, ve hem de yönetmeliklerin maddeleri zaman zaman değişikliklere de uğratılmıştır.

İlçem Ula 1987 yılından sonra 1992 yılında kısmî de olsa revizyona gidilmiş ve baz noktalar İmar’a açılmıştır. Geçen haftadaki yazımda da üstüne basa basa arz ettiğim gibi verimli ve tarıma elverişli tarlalarımız imar uygulamasına açılarak bahse konu (18.’ci madde) kanun maddesi işletilerek beton yapılaşmaya ön ayak olunmuştur. Çok nadir 3+1 daireler, az da olsa 2+1 daireler ve çok olarak 1+1 daireler yapılarak/yaptırılarak ve hatta dünyaca ünlü Akyaka Evleri diye ün salmış Ula Yapı Mimarisi hiç ama hiç kale alınmadan onlarca, yüzlerce ve binlerce konut yaptırılmasına müsaade edilmiştir. 01.04.2014 yılına kadar bu yetki İlçe Belediye Teşkilatı İmar Müdürlüğü birimi aracılığı ile yapı ruhsatı düzenlenerek inşaata başlatılır idi. Muğla Büyükşehir Belediye statüsüne girmesinden sonra İmar Uygulamaları Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı aracılığı ile yapılmaya ve uygulanmaya başlandı. Her ne kadar imar uygulama yetkisi; Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı uhdesinde olmasına rağmen bazen de bu yetkisini İlçe Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü aracılığı ile yapılması da uygulanmaya alınıyor. 

İlçem Ula’da yaşanılan hengame ise gerek 1987 yılında ve gerekse 1992 yılında kısmî revize edilen İmar Planından hemen sonra İmar Kanununun 18.’ci madde hükümlerimin uygulanmaması olarak görülüyor. Çok mağdur olan, mağdur edilen imar kanunu planlaması içinde olmasına rağmen zamanında 18.’ci madde uygulaması yapılamadığı için mahalle, cadde ve sokak aralarında inşaat izni ve imar çalışmaları yapılamamakta ve toplum da bu konuyu çok fazla (teknik ve idari bakımdan) anlayamadığından işyerinde, kahvehanede, pastahanede, hastahanede ve nerede bir iki kişi buluşursa ne olacak bu Ula’da ki 18.’ci madde uygulaması biçiminde serzenişler ayyuka çıkmaktadır.

Hatti zatında eğer tam tamına tam manasıyla uygulansa en adil bir uygulama olduğu bu işin profesyonelleri tarafından dillendiriliyor. Beklentimiz ve umudumuz odur ki İlçem Ula’daki Mahalle aralarında, cadde ve sokak aralarındaki imar düzenlemesi dediğimiz 3194 Sayılı İmar Kanununun 18.’ci maddesi hükümleri uygulanır ve hem yöre halkı ve hem de kendisine miras olarak kalan ata ecdat toprağını değerlendirme fırsatı doğar diye bekliyoruz.

Hem bir önceki ve hem de geçen haftadaki yazımda imar uygulamaları konusunda yanlış anlaşılmalara meydan vermemek adına bir bakıma tashih ederek varsa yanlış anlaşılmaların düzelmesini umarım diye düşünüyorum.

Hani derler ya büyükler “Mal Canın Yongasıdır’” cümleciği hakikaten çok manidardır. Tabii geçici dünya da elbette mal da lazım mülk de lazım…

Hoşça kalınız, sağlıcakla kalınız.