Her Oluşumu Muhalefete Bağlamak Ne Kadar Doğru Olur?

Değerli dostlarım, geçen yazımda 31 Mart mahallî seçimlerin kısa değerlendirmesini yaptım. Bugün de yerel anlamda başka bir anlatımla ilçem Ula ile ilgili değerlendirme yapmak niyetindeyim.  Öncelikle bir hafta önceki yazımda muhalefet partisine mensup belediye başkanı seçildi cümlesi yanlış anlaşılmış, onu düzeltmek daha anlaşılır hale getirmek istiyorum. Ülkemizde tek partili dönemden sonra ara ara da olsa “Cumhuriyeti Koruma ve Kollama” adı altında Türk Silahlı Kuvvetlerinin en tepesindeki kişi ya da kişiler demokrasiyi rafa kaldırarak “Askerî Darbe” yaparak yönetime el koyduklarını yaşadık. 1960-1971-1980-1997-2016 yıllarının muhtelif aylarında gerçekleşen bu darbelerden alınacak çok dersler var idi. İdi diyorum yeni nesil gençlerimize bu demokrasi karşıtı yönetim biçimini izah etmemiz gerekiyor. Neden girdim bu konuya, yapılan gerek genel ve yerel seçimlerde bir iktidar oluşur bir de muhalefet oluşur. Askeri darbeler veya darbe girişimlerinde sadece iktidar vardır muhalefet yoktur olmaz, olamaz.

Yapılan genel seçimlerde halk doğrudan iktidar yapacağı partiye oy kullanırsa, o parti ülkemizde anayasa ve yasalar karşısında kendisine yükletilen/yüklenen iktidar gücünü kullanarak ülkesini muasır medeniyetler seviyesine getirmek için çaba gösterir. Muhalefet ise, yine halk tarafından kullanılan oy neticesinde iktidar partisini denetlemek, yanlış yapılanları ikaz ederek, olumlu ve yapıcı bir muhalefet göstererek iktidara aday olduğunu gösteren çalışmadır muhalefet. Ancak ülkemizdeki muhalefet sözünden yukarıda izah etmeye çalıştığım anlamla çalışan çok az siyasal figürler vardır. Yapılan her şeye muhalefet etme çalışması. Tabii böyle duruşa çalışmamı demeli, yoksa karşı duruş mu demeli tam da izah edilememektedir. En azından ülkemizde iktidar ve muhalefet tam anlamıyla rayına oturmuş da sayılmaz. Gerçi bu duruş yanlış da sayılmaz. Ülkemiz; 23 Nisan 1920 yılında demokrasiye adım atarak Türkiye Büyük Millet Meclisini oluşturmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin makam duvarlarına “Hakimiyet Kayıtsız ve Şartsız Milletindir” ifadesini atın harflerle yazmış, aradan geçen 3 yıl içinde gerekli tedbirleri alarak 29 Ekim 1923 tarihinde de Cumhuriyeti ilan etmişiz. Bugünlerde Cumhuriyetin 2’nci yüzyılı diye idrak etmeye çalıştığımız bu yönetim biçimini tam da oturtamadığımız bir gerçektir. Sebebini yapılan irili ufaklı askerî darbelerde arayabilirsiniz.

Gelelim yerel anlamda ilçem Ula ile ilgili yapılan seçim sonuçlarına. 14 Mayıs ve 28 Mayıs tarihlerinde yapılan cumhurbaşkanı seçimi ile milletvekili seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin birlikte hareket ettikleri “Cumhur İttifakı” reylerin çoğunluğunu alarak parlamentoda çoğunluğu elde ederek genel iktidarı oluşturdular. Son anayasa değişikliği için yapılan halk oylamasında (referandum)  halkın büyük katılımıyla cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi sonucundan sonra ülkemiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle yönetilmektedir. Bu yönetim sistemi hala tam olarak anlaşılamamış, tam olarak halk tarafından doğru biçimde algılanamamıştır. Seçilen milletvekilleri TBMM’de yasa çıkarak ve yasama görevini yapar hale getirilmiş, buna karşılık ise halk tarafından seçilen cumhurbaşkanının tespit ederek atadığı bakanlar kurulu ile ülkemiz idareye edilmeye çalışılmaktadır. Halk bu yönetim biçimine alışamamış, tepki vermiş ve ekonomide yüksek enflasyon da etki ederek 31 Mart seçimlerinde tepki oyları ortaya çıkarak daha 9 ay önce %52’ye yakın bir oy ile iktidar ettiği Cumhur İttifakına sarı kart göstererek tepkisini sandıkta çok ne olarak ortaya koymuştur.

İlçem Ula’da da sadece 1974 seçimlerinde rahmetli Bülent Ecevit ile rahmetli Necmettin Erbakan tarafından kurulan müşterek (koalisyon) hükümette (CHP+MSP) bir miktar genel iktidar ile birlikte hareket etmiştir. O tarihten sonra ilçem Ula bazında konuşacak olursak, yapılan tüm yerel seçimlerde halk genel iktidar karşıtı (muhalefet) oy kullanarak muhalefet yoluyla ilçem Ula’yı idare edilmesini istemişlerdir. 1980 Askerî Darbesinden sonra yapılan seçimlerde SHP’den bir ağabeyimiz seçimi kazanarak şahsî gayretleriyle ilçem Ula’ya hizmet etmeye çalışmıştır. Rahmetle analım kaymakamlarımızdan, bakanlık yapmış Ula’nın ağabeyi Teoman Ünüsan İller Bankası Genel Müdürü iken ilçem Ula’ya ciddi katkıları olmuştur. Sonraki yapılan tüm seçimlerde muhalefet partisine mensup belediye başkanları göreve talip olarak seçilmiş ve ellerinden gelen hizmeti yapmaya gayret etmişlerdir.

Cumhuriyet Halk Partisi, ülkemizde tek başına hiç iktidar olamamıştır. Tabii çok partili dönemden sonrayı hatırlatıyorum.  Çok partili dönemden önce tek partili dönem var idi o parti de Cumhuriyet Halk Partisi idi. Onun için bir önceki yazımda muhalefet partisine mensup kelimesi yanlış anlaşılmış, düzeltiyorum, Cumhuriyet Halk Partisine mensup bir Ulalı aslen Akçapınar Köyünden (şimdi mahalle) kopup gelen Sayın Mehmet Caner Beyefendi Ula İlçesi Belediye Başkanı olarak seçildi ve göreve başladı. Üstelik oldukça yüksek bir rey alarak (10.600) Üstün bir sayı ile belediye meclisini de oluşturmuş oldu. Yüzde olarak da kullanılan oyların neredeyse %58 oranını alarak yüksek bir oy ile seçildi. Hayırlı ve uğurlu olsun. Umarım ve eklerim ilçem Ula’da kalıcı ve kapsayıcı hizmetlere imza atarlar ve verilen oyların ve kullanılan reylerin karşılığını verirler diye de düşünüyorum. Zira ilçem Ula çıkmaz sokak mesabesinde olan bir yerleşim yeridir. Bir takım kültürel ve sosyal etkinliklere ağırlık verilerek bu çıkmaz sokak halini çalışır sokak yada bakılmadan uğranılmadan geçilmez mekan haine getirilir diye başta Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Caner Beyefendiden bekler ve umarım.

Dün, duvarlarında Hakimiyet Kayıtsız ve Şartsız Milletindir ifadesi yazılı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış günü olan 23 Nisan Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın yıl dönümüydü. Çocuklara armağan edilen bu bayramı tebrik ederim. Gazi Mustafa Kemal’in çocuklarımıza verdiği önem sonucu kutlanagelen bu bayramın, bize öğrettiği çocuklarımıza milli ve manevi değerler, ulusal bağımsızlık ve Türk Milleti’ne yakışır biçimde çocuklarımızı yetiştirmek anlamında yapılabilecek en güzel etkinliktir diyebilirim.

Hoşçakalınız. Sağlıcakla kalınız…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Öztepe - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hamle Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hamle Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.