ANKARA’YA GİDEMEDİLER

Muğla’nın Milas ilçesine bağıl İkizköy ve 7 köyde Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle arazileri kamulaştırılan köylüler 1 Nisan Çarşamba günü Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın önüne giderek ‘Sesimizi duyun, kararınızı verin’ eylem ve basın açıklaması yapacak.

Muğla’nın Milas ilçesinde Limak ve İçtaş’ın işlettiği Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine kömür sağlamak amacıyla İkizköy ve Akbelen ile 6 köyün acele kamulaştırılan 295 parsel arsası için köylüler Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nde dava açmışlardı.

Bu paylaşımı 30 Mart akşamı saat 21.41 de sosyal medyada paylaşmıştım. Bu çağrı yerine gelmedi. Çünkü Akbelen savunusunun sembolü haline gelen İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın yavrusu Esra Işık, aynı gün bölgedeki yerleşmelerde rızaları dışında tespit/keşif yapılmasına karşı çıkan köylülerle protestoda bulunduğundan tutuklanınca Ankara’ya gidilemedi…

Ama Ankara’ya gidemeyenler, dün Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın önünde buluşamayanlar, Esra’nın tutuklu olduğu Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu önünde buluştular…

*

İLK GELEN SÜLEYMAN GİRGİN OLDU

Son zamanlarda farkında mısınız bilmiyorum, CHP 27. Dönem Muğla Milletvekili Süleyman Girgin sanki altında helikopteri varmış gibi her yerde… Bir bakıyorsunuz Silivri’de, bir bakıyorsunuz Buca’da cezaevleri önünde… Bir bakıyorsunuz Kuşadası’nda Özgür Özel’in yanında bir bakıyorsunuz Bodrum’da Osman Öneş’in cenazesinde; bir bakıyorsunuz İstanbul’da Birgün Gazetesi’nde; bir bakıyorsunuz Saraçhane’de Adalet Kürsüsünde Dilek İmamoğlu’nun yanında bir bakıyorsunuz Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yatağan ve Havalisi önceki başkanlarından İbrahim Kocabıyık’ın cenazesinde…

Bir bakıyorsunuz Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu önünde… Saat 16.00’da yapılacak duruşmaya saat 12.00’de gelmiş canlı yayın yapıyor.

Danıştay ve AYM’de açılan davalar sonuçlanmadan ve köylülere haber verilmeden jandarmanın koruması altında yapılan “kamulaştırma keşfine” tepki gösterenlerle birlikte olan ve “keşfi engellediği” iddiasıyla termikçilerin şikâyeti üzerine Esra Işık’ın tutuklanması sonucu Ankara’ya gidemeyenler “AKBELEN’İ SAVUNMAK SUÇ DEĞİLDİR, Esra Işık Serbest Bırakılsın. SUSMUYORUZ ESRA İLE YANYANAYIZ.” mottosuyla dün saat 16.00’da Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu önünde buluştular…

*

Dün öğleden önce gelip cezaevinde Esra Işık’ı ziyaret eden 27. Dönem Muğla Milletvekili Süleyman GirginEsra Işık’ın anayasal hakkını kullandı diye, gece yarısı evinden alınması, bu düzenin adalete değil, korkuya yaslandığının açık itirafıdır. Bu hukuksuzluk değil sadece, aynı zamanda vicdansızlıktır.” diye paylaştığı videoda şu ifadelerde bulundu:

Hak arama özgürlüğünü kullanmasına rağmen acele kamulaştırma kararına karşı hak arama özgürlüğünü kullanmasına rağmen keşif için köye gelen heyete görevini yaptırmama suçlamasıyla tutuklanan Esra Işık'ı Muğla Kapalı Cezaevinde ziyaret ettim. Morali de sağlığı da yerinde ve herkese de selamı var.

Süleyman Girgin, milletvekili olmadan önce cenazesine katıldığı İbrahim Kocabıyık gibi Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yatağan ve Havalisi Şube Başkanlarından olduğu gibi TÜRKİŞ’in de Muğla İl Temsilcisiydi. Termik santrallere kömür üreten maden işçilerinin başıydı. Dün o termik santrallerin patronlarına kafa tutan Nejla Işık’ın yavrusu Esra Işık’ı ilk ziyaret eden ve buluşmaya gelen de O’ydu…

*

ESRA İÇİN NÖBET ÇADIRI İNFİAL UYANDIRAN TUTUKLAMA

Bu arada dün yıllarca “Akbelen Direniş Çadırının” kurulduğu Akbelen’de “Esrayı Geri AlacağızÇadırı kuruldu. Buradan “Nöbetimiz Sürüyor” başlığı ile şu paylaşım yapıldı:

Soğuk hava ve yoğun yağışa rağmen köyümüzü savunma mücadelemiz dayanışmayla sürüyor. Tüm dostlarımızı Karacahisar yol ayrımına, toprağımıza, zeytinlerimize, geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz!

Esra’yı Alacağız!

Akbelen’i Vermeyeceğiz.

Termik santrallara kömür yetiştirilmesi için Muğla’nın Milas ve Yatağan ilçelerinde toprak, hava, su ve elbette doğal yaşam köylülerin hukuk dahil Anayasa’dan gücünü alan her türlü karşı çıkışına rağmen özelleştirme sonucu santrallerin sahibi olanlar tarafından “vahşi üretimle” sadece doğal yaşam değil, köyler ve köylüler de yok ediliyor. Şu anda yine Milas’ın 6 köyünün sınırları içindeki 679 parsel arazi de acil kamulaştırma ile yok edilmek isteniyor.

Acil kamulaştırmaya karşı köylülerin üst mahkemelerde açtığı davalar sonuçlanmadan bir oldubittiye getirebilmek için hızlı bir şekilde jandarma korumasında arazilere tespit/keşif heyetleri sokuluyor.

Ve 30 Mart Pazartesi günü kendi topraklarında, rızaları dışında tespit/keşif yapılmasına karşı çıkan köylülerden İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın yavrusu Esra Işıkkeşfi engellediği” gerekçesi ile tutuklandı.

Bu gece yarısı gelen haksız tutuklama sadece Milas ve Muğla’da değil Türkiye’de infiale yol açtı…

*

VE MUĞLA SINIRLARINI AŞAN “ORTAK SES”

Tutuklamanın hemen ardından ilk tepki CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den geldi. Özel, yaptığı açıklamada Esra Işık’ın ‘toprağını savunduğu için tutuklandığını’ belirterek şunları söyledi:

Bu kara düzenin hedefinde sadece bir parti yok. Kendine itiraz eden herkes var. Acımadan, gözü dönmüşçe… Akbelen Ormanı’nda toprağını savunanlara müdahale ettiler. İkizköy’ün muhtarı ve direnişin simge ismi Nejla Işık’ın gencecik kızı Esra Işık’ı gece vakti gözaltına aldılar, bugün de tutukladılar. Suçu ne? Ağacını korumak. Toprağına sahip çıkmak. Bugün Akbelen’de olan, yarın başka bir yerde olacak. Çünkü mesele boyun eğmeyen herkesi susturma meselesi. Bu ülkenin aydınlarına, gazetecilerine, seçilmiş siyasetçilerine, çevresini, doğasını savunanlara, itiraz eden herkese hep aynı hukuksuzluk reva görülüyor. Bir annenin direncini, kızının özgürlüğü ile sınayan bu kara düzene yazıklar olsun. Asla teslim olmayacağız.

Başta MUÇEP olmak üzere çevre dernekleri hareketleri ve başta İzmir Barosu olmak üzere barolar, kadın platformları, sendikalar, KESK ve diğer Meslek odaları art arda yaptıkları açıklamalarla Esra Işık'ın derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. TEMA Vakfı, direniş alanından paylaştığı görsellerle "Doğa Savunucuları Yalnız Değildir" mesajını verirken, Greenpeace Türkiye "Akbelen'i savunmak suç değil" diyerek karara tepki gösterdi.

İzmir Barosu’nun ardından Türkiye Barolar Birliği da bir açıklama yaparak “Milas Akbelen’de Özel Şirketlerin Menfaatleri Değil, Kamu Yararı İlkesi Üstün Tutulmalıdır.” ifadesinde bulundu.

Selda Öztürk’ün de altını çizdiği gibi, kırsal yaşamını, zeytinini ve atadan kalma bereketli topraklarını sermayeye karşı savunan Esra Işık'ın tutuklanması, sosyal medyada ve sivil toplum kuruluşları nezdinde adeta bir tepki seline dönüştü. “Doğayı savunmak suç değildir” feryadı, tüm platformlarda yankılanmaya başladı…

*

MUĞLA’NIN VEKİLLERİ VE AHMET ARAS

Bu arada CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ardından peş peşe CHP’lilerden Esra Işık’a özgürlük açıklamaları gelmeye başladı. Muğla da CHP Muğla İl Başkanlığı’nın ardından İYİ Parti ve Zafer Partisi İl Başkanları da açıklamada bulunarak Akbelen’e ve Esra Işık’a sahip çıkılmasını istediler.

CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici sosyal medya hesabından “Ağacını, toprağını, suyunu korumak suç değildir! Akbelen mücadelesi demokratik bir hak mücadelesidir, susturulamaz! #esraışıkserbestbırakılsın” açıklamasında bulundu.

Esra Işık’ın evinden gözaltına alınarak tutuklanmasını eleştiren CHP Muğla Milletvekili Gizem ÖzcanGerekçesi ne?” diye sorarak şöyle devam etti:

Bu ‘acele kamulaştırmayla köylerimiz yok edilmesin” demek. Bugün Esra tutuklandı. Toprağını savunmak ne zamandan beri suç oldu? Toprağını savunanlar suçlu ilan ediliyor, talana imza atanlar korunuyor. Asıl suç bu ülkenin ortak mirasını bir avuç sermayeye devretmek, zeytinlikleri yok etmek. Biz Esra’yı alacağız, Akbelen’i vermeyeceğiz!

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da TBMM’deki odasından yaptığı canlı yayında “Doğa Savunuculuğu Suç Değildir” diyerek “Esra Işık’ı tutuklamak, toprağını, suyunu ve yaşam alanlarını savunan herkese gözdağı vermektir. Esra Işık, derhal serbest bırakılmalıdır! Hak aramayı suç, doğa savunuculuğunu tehdit sayan bu anlayış asla kabul edilemez. Bu ülkenin ormanı da, köylüsü de şirketlerin talan alanları değildir” ifadesinde bulundu.

*

Tabii bu arada herkes doğal olarak Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ne diyor diye merak etti. Muğla’daki çevre mücadeleleri ile tanınan Başkan Aras dün sabah saat 08.00 sıralarında Gonca Köksal Aras Başkan ile evliliklerinin birinci yılını kutlarken, dün saat 11.25’de şu paylaşımda bulundu:

Yüce Allah yaradılışımıza; iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini ve yararlı ile zararlıyı birbirinden ayıracak bir meleke bahşetmiştir. (Şems 91/8) Biz insanlardaki bu seçici ve ayırt etme melekesine vicdan denir. Bu nedenle; vicdanın kabul etmediği, vicdana sığmayan işlerin Müslümanlığa da sığmadığı, unutulmamalıdır. #esraışık

Ben öncelikle Sevgili başkanların yıl dönümünü kutluyorum. Gecikmeli Esra paylaşımı için de Başkan Aras’a bir şey diyemiyorum. Sanıyorum “danışmanları” unuttu.

Aman Esra’yı içeride unutmayalım…

--------------- -------------

GÜNÜN SÖZÜ: Ukalâ takımı öylesine becerikli olmaya alışmıştır ki cahillerin bile gördükleri apaçık şeyleri görmemenin bir yolunu bulur. --René Descartes