Bildiğinizgibi yaklaşık on bir aydır Muğla'dan uzaktayım. En son ekim ayında geldimMuğla'ya. Oğlum Ümit, yarıyıl tatilinin bir bölümünü arkadaşlarıyla, birbölümünü de köyümüzde geçirmek üzere bugünlerde Muğla'da. Ben de onunaracılığıyla Muğla gündeminden haberdar olabildim.

Aslındapek de gündeme getirilmeyen gündemden.

Oğlumunbana yolladığı fotoğrafları görünce içim sızladı.

Muğla'danayrılmadan önce Kurşunlu Camii tadilata alınmıştı. Ancak Kurşunlu meydanındabir çalışma yoktu. Fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla Kurşunlu meydanında da birdüzenleme yapılmış. Arkadaşlara sordum; meydanın etrafı bir süredir inşaatnedeniyle kapalıymış. Menteşe Belediyesinin çalışmaları tamamlanınca şaheser(!)ortaya çıkıvermiş.

MenteşeBelediyesinin internet sayfasına baktım. Sayın başkanımızın kepçe başındakifotoğrafları eşliğinde düzenleme çalışmaları bolca haber yapılmış. Yapılanhaberlere bakılırsa Başkan Bey çalışmaları yakından takip etmiş.

KurşunluCamii ve meydanı şehrin en merkezi noktalarından biri. Dolayısıyla Muğla'yayakışır bir meydan için yıllar önce bir düzenleme yapılması gerekirdi. Birkatlı otoparkın, şehrin doğal dokusunu korumakla övünen bir belediye tarafındanKurşunlu Camii ile meydanın burnunun dibine yapılması, vicdan sahibi herkesirahatsız etmişti. Demek ki evladı babasının yolundan gidiyor.

Düzenlemezolaydınız. Sanat eseri kavşak ve cadde düzenlemelerinizi taçlandırmışsınız. Tebrikederiz!

Çevredüzenlemesi; zemine parlak mermerler döşeyip, bir tarihi ve kültürel mirasıtoprağa gömmek midir?

Çevredüzenlemesi; meydana iki gölgelik yapıp, şehrin simgesi olan bir tarihi yapıyıgölgede bırakmak mıdır?

Meydanile cami arasında iki-üç basamak olan kot farkını bir metreye çıkarmak hangiakla hizmettir?

Buprojeyi mimar diploması olan biri mi yoksa belediyenin park ve bahçelermüdürlüğündeki bir çavuş mu çizdi, çok merak ediyorum. Kurşunlu Camiirestorasyonunu yürüten ekibin sorumluları bu garabeti meydanın etrafındaki saçlevhalar kaldırılınca mı gördüler, merak ediyorum.

Muğla'daşehrin simgesi olan ve gelecek nesillere miras bırakabileceğimiz kaç tane cami,tarihi yapı, han, hamam, konak var ki? Bir şehrin öncelikli sorumluluğu, azsayıdaki bu mirası korumak ve olduğu gibi gelecek kuşaklara aktarmak değilmidir?

Hangimedeniyetin eseri, hangi dönemin emaneti olduğunun bir önemi yok; tarihi vekültürel varlıkların hepsi bize bir mirastır. Miras söz konusu ise bunun Antikdönemi, Yunanı, Karyası, Osmanlısı olmaz. Tarihin siyaseti ve ideolojisi deolmaz. Tarihi ve kültürel miras söz konusu olduğunda siyaset de olmaz.

Stratonikada bizim, Kurşunlu da. Kaya mezarları da bizim, Şahidi Camii de. Kinidos dabizim, Beçin Kalesi de. Konakaltı da bizim, . hepsi bizim.

Neacıdır ki; esiri olduğumuz "ötekileştirme" o boyutlara ulaşmış ki, KurşunluCamii'nin "Çukur Cami" olması birilerini mutlu ediyor. İşin daha da kötüsü;vurdumduymazlık bu coğrafyanın insanının ruhuna o kadar sinmiş ki, kimseden sesçıkmıyor.

Hangidüşünce ya da inanca sahip olursak olalım, bizler cenazede ve düğünde bir arayageliyoruz. Yarın cenazelerimizi uğurlarken hiç mi içiniz sızlamayacak?

Musallataşına koyduğumuz cenazemizin, meydanın zemini hizasında olması bizi rahatsızetmeyecek mi?

Kurşunlu,camii ve meydanı ile birlikte Muğla'nın simgesidir; birlikte düzenlenmeli vekorunmalıdır.

LütfenKurşunlu'ya sahip çıkalım.