Dilimizde" Taş bitti yapı paydos " diye bir deyim vardır. İşte o hesap Yatağan 'da" Kömür tükendi, Yatağan Santrali paydos. "...
TurgutYeşil Yaşam Derneği Başkanı Kazım Erol beldesinde yürütülen " ArkeolojikKurtarma Kazısı " ile ilgili " yürütmeyi durdurma kararı "aldırınca kazı durdu. Kazı durunca, kömür hafriyatı da durdu. Hafriyat duruncakömür üretiminde çalışan 400 maden işçisi Kurban Bayramı öncesikapı dışarı edilmekle karşı karşıya kaldı...
YatağanTermik Santralı'nın tükettiği kömürün sağlanabilmesi için fiyatta ve rezervdeuygun bir kaynak bulunamaması halinde santralda çalışan 600 enerji işçisi dekapının önüne bırakılmakla karşı karşıya kalacak.
Anlayacağınızbölgedeki kömür rezervleri bakımından " 25 yıl ömrü var " denilenve 1984 'ten beri neredeyse 40 yıldır bölgede insan ve çevresağlığına zarar vermenin yanında arkeolojik ve tarımsal alanları tahrip eden YatağanTermik Santralı için yolun sonu galiba göründü...
xx xx xx
Yatağan ve Gökova (Kemerköy) Termik Santralları " Türkiye Çevre Mücadelesinin "önde gelen sembolü olduğu gibi, kadere bakın ki aynı zamanda Türkiye 'deözelleştirmeye karşı verilen mücadelenin de öncüsü, sembolü oldu...
Buçelişik durumu bir " solcu gazeteci " olarak 40 yıl dramatik birşekilde yazdım, buna tanıklık ettim... Kendimi bir gün " Yatağan barikatçocuklarının " önderler Erol Soğancı 'nın, Murat Bekem 'in,bir gün " Türk-Yunan dostluğunun sağlanması " mücadelesi yanındayaşamını çevre mücadelesine adayan ve " Termik Santralları Kapatın "diyen ilk kişi olan rahmetli Saynur Gelendost 'un yanında oldum.
Soğancı ve Bekem ile Gelendost günümüzün popülist ve eyyamcılarından, oportünistlerinden,Makyavelistlerinden hiç olmadılar. İkisi de davalarına inançlı insanlardı vebugünküleri gibi politik beklentileri olanlardan da olmadılar. Bu iki büyük " insanı "tanımaktan büyük mutluluk duyuyorum...
Hem" çevreyi " hem " emekçileri "; hem " çevre haklarını " hem " işçihaklarını " bu iki insanla omuz omuza kalemimle savunmuş olmamın ve onlarınmücadelelerine katılmış olmamın onurunu taşıyorum...
Geldiğimiznoktada çevre mücadeleleri kazanılamadığı gibi, işçi sınıfının özelleştirmeyekarşı mücadelelerinden de yenilgiyle çıkıldığına tanıklık ediyorum. Ama " Derlenipdürülmesin bayraklar "..." demekten de geri duramıyorum...
xx xx xx
Kimkazandı, kim kazanıyor?
Elbettevahşi kapitalizm kazandı ve kazanmaya da devam ediyor...
Yatağan 'da kömürbitinceye kadar. Dünya 'da da belki petrol bitinceye kadar... Ya sonra?
Yanikaynaklar tükendiğinde, kapitalistler sömürü çarklarını çeviremediklerinde bu"emeğin, çevrenin zaferi" mi olacak?
Bunasıl bir dramatik sondur?
Yeryüzündeinsandan başka yaşam alanını ve insanı yok eden bir başka canlı var mı acaba?
Yatağanlı dostum şöyleanlattı:
" YatağanTermik Santralı üç üniteli olduğu halde senelerde iki ünitesi ile üretimdeoldu. Özelleştirme sonucu devirden sonra üç ünite çalıştırıldı. Kömür bir andabitmedi. 25 yıl ömür biçildiği halde bölgenin kömürü santrali 15 yıl fazlabesledi. Santralın patronları bir avuç kömüre saldırdı. Yangından mal kaçırırgibi, işçiyi köle gibi üretim yaptırarak enerji üretimini ve karlarınıarttırmaya baktılar. Oysa varolan kömürü paçal ederek en az 20 yıl daha ülkeninenerji ihtiyacının karşılanmasına katkı yapabilirlerdi. Vahşi kapitalizm buolmalı. "
xx xx xx
KurbanBayramı öncesi" Kömür yok " gerekçesiyle maden işçisine kapının gösterilmesi üzerinesendikalar teyakkuza geçerken, Yatağan Belediye Başkanı Mustafa Toksöz' ündegirişimleri sonucu Maden İş Sendikası Genel Merkez yöneticileri ile YatağanTermik Enerji Üretim A.Ş. yöneticileri arasında Enerji Bakanlığı arabuluculuk yaptı.
İşverenişçilerin 2 ay ücretsiz izne çıkmalarını ve kamudan geçen 59 işçi ile 41 emekliyigöndermek istiyor. Buna karşılık Maden İş Sendikası Yatağan Şube BaşkanıOsman İlhan ise " Oyun oynuyorlar. Ücretsiz izne ayırmak istedikleriişçilerin iki ay sonra iş başı yapma garantileri yok. Bu kabul edilemez birteklif. Ayrıca devirden sonra aldıkları işçilerle emekli oldukları haldeçalıştırdıklarını ve 4C ile kamdan gelenlerin işten çıkarılmalarını daistemiyoruz. Onlara başınızın çaresine bakın arkadaşlar diyemeyiz. "diyor.
YatağanTermik Enerji Üretim A.Ş. 'nin sadece maden işçilerinin değil, hem enerji, hem madenişçilerinin patronu olduğuna dikkat çeken sendika, " Madencileri alandaçalıştıramıyorsan, santralda istihdam edersin " görüşünü ortaya koyuyor.Önceki gece iş veren tavrında değişiklik olmayınca sendika uzlaşma masasındankalktı. Bundan sonra ne olur?
" BurasıYatağan. Burada her şey olur. " diyeceğim, artık " barikat çocukları "yok. Şimdi Milletvekili olan eski sendika başkanı Süleyman Girgin oradaiyi bir miras bırakmadı...
İşverendebunun farkında...
xx xx xx
" Madencilerintarihi Yatağan'ın tarihidir... Madencinin kazanımı Yatağan'ın kazanımıdır. "diyen Maden İş Şube Başkanı Osman İlhan da dün yazılı bir açıklamayaptı. " Zor bir süreçten geçiyoruz: ama kimsenin kuşkusu olmasın: Madenİş Sendikası Yatağan Şubesi dün olduğu gibi bugün de görevinin başındadır. Herzaman çevre, insan sağlığını ve tarihi dokuyu koruyan madenciliğin devamınısavunduk. Savunmaya da devam edeceğiz. " denilen açıklamada şu ifadelereyer verdi:
" Ülkenindurumundan, pandemi sürecinden, ekonomik krizlerden, toplu sözleşmesüreçlerinden kaynaklanan sorunlar yaşanabilir. Biz her zaman sorunları örgütlümücadele anlayışı çerçevesinde çözmeye çalıştık. Örgütlülüğümüz sayesindedirki, pandemi döneminde madenci, süreci kayıp yaşamadan atlatmıştır. Şu anitibariyle ücretsiz izin uygulaması, Genel Merkezimiz, Şubemiz ve YatağanBelediye Başkanımızın girişimleri, madenci arkadaşlarımızın kenetlenmesisonucunda şimdilik bu ay gündemden çıkmıştır. Ancak madenciler her zamanörgütlü duruşu, sendikal disiplini, birbirlerine ve madenciliğe sahip çıkmageleneği ile bütün sorunları çözeceğini buradan bir kere daha haykırıyor.
1 Ağustos tarihinden itibaren de hiçbir arkadaşımızın mağduredilmemesi ve hak kaybına uğramaması için gereken girişimleri emek dostları ilehep birlikte yapacağız. Yaşasın örgütlü mücadelemiz. "
xx xx xx
Yatağan 'da kömürüretimi Turgut Yeşil Yaşam Derneği Başkanı Kazım Erol 'un Muğla 1.İdare Mahkemesi 'nden aldığı " yürütmenin durdurulması kararı "ile durdu.
Muğla1. İdare Mahkemesi kararında " 3. derece arkeolojik sit alanından kömürçıkarılmasının arkeolojik sit alanının bütünlüğünü bozduğu anlaşıldığından davakonusu 25.01.2019 da Muğla Kültür Varlık Koruma Bölge Kurulu kararının hukukauygun bulunmadığı sonucuna varıldı." denildiği görüldü.
Çokgüldüm. Yanlış anlaşılmasın, bölgenin geçmişinde yaşananlara güldüm...
Birinciderecede Sitlerde ne çivi çıkarabilirsiniz ne de çivi çakabilirsiniz.Üçüncü derecede çiviyi çakarsınız da sökersiniz de... Senelerdir de buyapılıyor. Fiiliyatta adeta Stratonikeia ve Lagina Deposu olan Muğla Müzesi buradan çıkarılan, kurtarılan eserlerle dolu...!
Kapıkilit tutmamış giden gitmiş, şimdi "kilitleyelim" diyorlar. Kilitleyin. Obölgeden bugüne kadar taşınanlar geri gelecek mi?
AllahNasrettin Hoca 'yı, Aziz Nesin 'i boşuna biz Türklere nasipetmemiş...!
xx xx xx
Yürütmenindurdurulması sonu santrala karşı " kurtarılan " alanda bir avuç kömür var.Birkaç tanede elbette arkeolojik olarak çok önemli kalıntılar bulunuyor; oradakurtarma kazısı yapılsa ve oradaki kömür çıkarılsa santrali ne kadar dahaişletir? Ömrünü ne kadar uzatır? Kaç ay? Kaç yıl? Sayılı ömür...
TurgutYeşil Yaşam Derneği Başkanı Kazım Erol'u kutluyorum. O bölgede bugüne kadarsantrali kim durdurabildi ki? Bravo...
Ancakbenim aklımda deli sorular... Kömür hafriyatı durmuş, ama Yatağan TermikSantralı üç ünitesi ile üretime devam ediyor. Soma 'dan Yatağan 'akömür taşınıyormuş. Yatağan 'ın veya Manisa 'nın kamyoncularıyaşadı...
Acabadiyorum, Yatağan Termik Enerji Üretim A.Ş. yöneticileri 300 maden işçisini kapıönüne bırakmak için mahkeme kararını "bahane" mi ediyor...
--------------------------------------
GÜNÜNSÖZÜ : Siyaset bir ilim değil, bir sanattır. - Otto von Bismarck
ÇİVİ
Arkadaşım"Porsiyonları küçültelim" dedi
BeniBi Gülmek Aldı: )))))