TürkiyeCumhuriyeti 8333 km uzunluğunda bir sahile sahip müstesna bir ülkedir.
Muğla ili de,1479 km uzunluğunda bir sahile sahip olması ile iller arasında ilk sıradadır.
Muğla ilibirbirinden güzel koy, bük ve doğal limanları ile mavi yolculuğun vazgeçilmezbir adresidir.
Muğla ili, ilin%68'i ormanlar ile kaplı olduğu için çam ağaçları ile denizin adeta öpüştüğüonlarca koya da sahiptir.
Bu güzelim veeşi olmayan sahillerimizi gözümüz gibi bakmalıyız.
Muğlasahillerinin kadastro çalışmaları 1960-1980 yılları arasında tamamlandı.
Böylece sahilkesiminde yöre halkının tapulu arazileri de olmuş oldu.
Türkiye'de 1984yılına kadar " Kıyı Yasası " yok idi.
Yani, 1923yılından 1984 yılına kadar geçen 61 yıl içinde sahillerimizdeki yapılaşma içinbir kural yok idi.
Sahillerimiziçin bazı kurallar getiren kıyı yasası, önce Başbakan sonra da Cumhurbaşkanıolan rahmetli Turgut Özal tarafından gündeme getirildi.
Turgut Özal,güzelim sahillerimizin planlı bir şekilde yapılanmasını sağlamak için 1984yılında kıyı yasasını çıkarmıştı.
Biz genelde"Vur deyince öldüren " bir tabiata sahip bir milletiz.
Kıyı yasamızıngetirdiği durum da aynen böyle oldu.
Mevcut 3621sayılı kıyı yasamıza göre kıyı kenar çizgisinden en az 50 m çektikten sonragünübirlik ( Restaurant, Büfe, Cafe gibi ) tesislerimizi yapabiliyoruz.
Turistik tesisveya evlerimizi ise kıyı kenar çizgisinden 100 m çektikten sonra yapabiliyoruz.
Tabi bukuralların uygulanabilmesi için, sahillerimizin imar planlarının yapılması vebu plânların uygulanması gerekiyor.
Türkiye'debilhassa sahillerimizde imar planı yapmak deveye hendek atlatmaktan dahazordur.
Hal böyleolunca sahillerimizin imar planları bir türlü yapılamıyor ve sahillerimiz dekaçak yapılar ile şekilleniyor.
Öyle hâlleroluyor ki, sahillerde imar planı yapamadığınızdan birçok yerde güzelim sahil veplaj gibi yerleri, oto yol gibi kullanıyoruz.
İmar planıyapamadığımız için alt yapı yapamıyoruz ve haliyle arıtma tesisleri deyapılamıyor.
Boşunasöylememişler " iyinin düşmanı mükemmeliyettir " diye.
Mükemmelinpeşinde koşarken, iyi'den de oluyoruz ve sahillerimiz adeta can çekişiyor.
Sanki, merkezive mahalli idarelerin görevi imar planlarının yapımını zorlaştırarak ve kaçakyapılaşmayı teşvik etmek.
Yaşanan buncayanlıştan bir türlü ders çıkarıp, " Biz, nerde hata yapıyoruz ki, kaçak yapılarınhakkından gelemiyoruz? " sorusunu bir türlü kendimize soramıyoruz.
Olan da güzelimsahillerimize oluyor.
Bu hallerdenrahatsız olmayan yöneticilerimiz de hiç bir şey olmamış gibi davranabiliyorlar.
Sahillerimizdetekneleri ile mavi yolculuk yapan yabancılar da, sahillerimizin bu hazin halinigörünce, bizi hangi gözle baktıklarını, sizlere bırakıyorum.
Planlı güzel vesağlıklı sahillerde yaşama dileği ile öğretmenler gününü tekrar kutluyorum.
Öğretmenlerimizin," En kötü imar planı, plansızlıktan iyidir " mantığı ile öğrenciyetiştirmelerini, diliyorum.