Türkiye halkı son 24 saattir "Mutlak Butlanı" konuşuyor…

Politikanın altı üstüne çıktı

Günümüzde Siyonizm’in "Efendiler ve Köleler" sistemi geçerli hale geliyor.

Demokrasi, Cumhuriyet diye bir yerlerimizi yırtıyoruz.

Günümüzden üç bin yıl önce yaşamış Sokrates, Demokrasi için "Bilen'in oyu ile bilmeyenin oyu bir olur ise, ortada gerçek demokrasi olmaz. Olsa olsa Kokakrasi olur" diye insanları uyarmış idi.

Günümüze gelirsek isek…

Türkiye'de ilk özgür seçimler 14 Mayıs 1950 Pazar günü yapılmış idi

Bu seçimlerde 27 yıllık CHP yönetiminin yerine DP gelmiş idi.

Demokrasi halkın kendisini yönetmesi demektir.

Demokrasi için insanlar partiler kurarak politik bir mücadelenin içine girerler.

Partilerde "Parti içi Demokrasi" var ise, o ülkede gerçek demokrasi var, demektir.

Parti içi demokrasi yok ise, o demokrasi, göstermelik bir demokrasidir.

Ülkemizdeki partilerde parti içi demokrasi maalesef yoktur.

Parti içi demokrasilerde parti üyeleri kendi aralarında Cumhurbaşkanı, Milletvekili, Belediye Başkanı adaylarını belirlerler ve genel seçime öyle girerler.

Günümüz teknolojileri ile parti içi seçimleri yapmak çok kolaylaşmıştır.

Ama, günümüzün teknolojilerini özellikle kullanmıyoruz veya kullandırmıyorlar.

Parti yönetimini ele geçirenler, ön seçim denen parti içi demokrasiyi bay-pas ederek kendilerinin istedikleri kişileri seçimlerde istedikleri makamlara aday gösteriyorlar.

Hal böyle olunca parti üst yöneticileri aday belirleme işlerinde görevlerini kötüye kullanma yollarına sapıyorlar.

Olan da Demokrasimize ve ülkemize oluyor.

Demokrasinin bu yumuşak karnını bilen kötü politikacılar, demokrasiyi itici bir hale getiriyorlar.

Böylece birçok düşmanlıklar meydana geliyor.

Demokrasinin bu yüzünü gören dürüst aileler, insanlar da partilere gitmekten ve aday olmaktan çekiniyorlar.

Meydan da politikayı kötü emellerine alet eden politikacılara kalıyor.

Siyonizm’in de "Bal tutan parmağını yalar. Devletin malı deniz, yemeyen domuz. Beni sokmayan yılan bin yaşasın. Bu fırsat bir daha eline geçmez, zengin olmaya bak" gibi sözleri işleyerek kötü politikacıları gizliden gizliye destekliyor.

Ülkemizdeki demokrasiyi parti içi demokrasinin olduğu bir seviyeye çıkarmalıyız.

Bu yapılamıyor ise, halkımız bu gün uygulanan demokrasiden bıkmış durumda.

Parti içi demokrasi uygulanmaz ise daha çok ‘Mutlak Butlan’lar ile karşılaşırız.

Sözde demokrasiyi, Siyonizmin "Efendi ve Köleler" mantığı üzerine kurulan kulüpleri vasıtası ile hayatta tutuluyorlar.

Son yıllarda, kendilerini efendi olarak görenler, kendilerini gizleme ihtiyacı duymadan "bundan sonra ben ne der isem o olacak" noktasında hareket ediyorlar.

Son Mutlak Butlan olayı kulağımıza küpe olsun.

Demokrasimizi parti içi demokrasi ile tedavi etmeliyiz.

Aksi halde Siyonizm’in oyununa geleceğiz.

Haberiniz olsun…