Sahiller, 3621 sayılı Kıyı Yasası ile planlanır ve şekillenir.
Tabii bu durum, sahilleri planlarsak mümkün olur.
Sahilleri planlayamazsak, sahillerimiz kaçak yapılar ile çarpık şekillenir.
Basit gibi gelen bu yaklaşım o kadar zordur ki, 50-60 yıldır Muğla sahillerinin imar planlarını yapmıyoruz.
Bu günlerde 3621 sayılı Kıyı Yasası’nda bir değişiklik yapıldı.
Kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısmında bazı sportif ve turistik tesislerin yapımına izin verilmesinin önü açıldı.
Önce, “Kıyı kenar çizgisi ne demektir?” onu açıklamak lazım.
Kış aylarında karaya vuran lodos dalgalarının ulaştığı en uç noktaların birleştirilmesi ile elde edilen çizgiye “Kıyı Kenar” çizgisi diyoruz.
Bu tariften de anlaşılacağı gibi, yaz aylarında durgun denizin dibinden kıyı kenar çizgisi geçmez.
Kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan alanlar kumsaldır.
Kumsal alanlar kamuya aittir, halkımıza aittir.
Bu alanların tapusu yoktur.
Yatırımlara açılan kumsal alanlarda ancak deniz sporlarına veya deniz turizmine ait yatırımlar yapılabilir.
Zaten deniz ile ilgili yatırımların başka bir yerde yapılması da mümkün değildir.
3621 sayılı Kıyı Yasamız, kıyı kenar çizgisinin kara yönünde kalan 50 metrelik bir alanın kamuya terkini öngörüyor.
3621 sayılı yasamıza göre sahillerimizin imar planları yapılırken, 1992 yılına kadar kıyı kenar çizgisinden 10 metre çekmek yetiyordu.
1992 yılında 3621 sayılı Kıyı Yasamızda yapılan bir değişiklik ile kıyı kenar çizgisinden sonra ilk 50 metrelik alanın kamuya terk edilme zorunluluğu getirildi.
Yine 1992 yılında 3621 sayılı Kıyı Yasamız ile kıyı kenar çizgisinden 100 metre çektikten sonra konaklama tesisleri olan ev ve oteller yapabiliyorsunuz.
Sahillerimizin planlanamaması, 3621 sayılı Kıyı Yasamızda 1992 yılında yapılan bu değişiklikler yüzünden mümkün olmuyor.
Mavi yolculuğun yapıldığı 1400 km’den uzun bir sahile sahip Muğla ilinin yetkilileri, yürürlükteki 3621 sayılı Kıyı Yasası ile Muğla sahillerinin planlanamadığını ilgili kurumlarda gündeme getirmelidirler.
Aksi halde Muğla sahilleri plansız ve çarpık yapılaşma ile 10 yıl içinde yok olup gidecektir.
İstanbul Boğazı’nda denize sıfır yalılar bulunuyor iken, Muğla sahillerinde binaların kıyı kenar çizgisinden 100 metre çekilerek yapılma mecburiyeti insanları üzüyor.
İnsanlar, “Anayasamızın eşitlik kuralı nerede kaldı?” diye düşünmeden edemiyorlar.
Deveye, “Yokuşu mu seversin, yoksa inişi mi seversin?” diye sormuşlar.
Deve şöyle bir bakmış ve “Düze gözünüz kör mü?” demiş.
Kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kumsalların deniz sporları ve turizmine dönük yapılara izin verilmesi ne kadar doğal ise, sahillerde turistik konaklama tesislerinin kıyı kenar çizgisinden 100 metre sonra yapımı o kadar doğal değildir.
Sahillerimizin coğrafi ve topografik durumları ne gerektiriyorsa, sahillerimiz şehir plancılarımız ve mimarlarımız tarafından öyle planlanmasının önü açılmalıdır.
Sahillerimiz tek düze sahiller değildir.
Sahillerin her karesinin kendine özgü bir özelliği vardır.
3621 sayılı Kıyı Yasamız Batı standartlarına getirilmelidir.