BETONLAŞAN MUĞLA...

Cennet Koyu’nda büyük skandal!

Ege Alternatif başlığı böyle atmış. Cennet Koyu ise Bodrum’da...

Gazetenin ara başlıklarından biri de “Cengiz İnşaat toprağa doymuyor” şeklinde. Ne diyelim, Allah gözünü doyursun... “Cennet Koyu’nu Cengiz İnşaat cehenneme çevirecek” diyeceğim, ama Bodrum zaten onca inşaat ile cehenneme dönmüş durumda... Yol yok, su yok... Gerçi su Yunan adalarında da yok...

Benim anlayamadığım sorunları gederek “sorun yumağına” dönüşen, betonlaşan, sadece doğal ve tarihi çevresi değil, insan ilişkileri de kirlenmeye başlayan, kıyıları sadece kumu, güneşi, denizi ve ormanı ile değil “turist sayısı” ile değerli olan Muğla’ya yerli ve yabancı turistler gelmez olursa bu “yatırımcılar” ne yapacaklar, yapabilirler çok merak ediyorum.

Betona ağaç dikilemeyeceği gibi arpa buğday da ekilmez ama...

*

KIYISI HER YIL UZAYAN MUĞLA...

Bodrum Cennet Koyu’nda “Sit alanında” kaçak marina yapılırken, ağır iş makineleri ile Akdeniz foklarının yaşam alanı olan denize de dolgu yapılıyormuş. Ben de Türkiye’nin zaten en uzun kıyı şeridine sahip Muğla’da her geçen yıl kıyı uzunluğumuz nasıl artıyor diye merak ediyordum!

Google da Muğla’ya dair iki ayrı bilgi notu var:

- “Güney Ege'nin maviyle yeşilin buluştuğu noktalarında büyüklü küçüklü sayısız koya sahip Muğla, bin 124 kilometre kıyı uzunluğuyla dünyanın farklı yerlerinden gelen turistlerin hayallerine ev sahipliği yapıyor.

- “ Türkiye'nin bin 480 kilometreyle en uzun kıyı şeridine sahip ili Muğla, tarihi, kültürel değerleri ve doğal güzellikleriyle her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Muğla’da 2001 yılında Valiliğe başlayan Hüseyin Aksoy bir yerlerde konuşurken söze “İspanya’dan daha fazla bin 124 km kıyı uzunluğuna sahip Muğla...” diye söze başlardı.

Nereden nereye?! Bin 124 km nere, bin 480 km nere? Arada 356 km var...

Yani 24 yılda kıyı uzunluğumuz da 356 km artış olmuş...

Bu artış sağlanırken acaba denizi kaç ton doldurduk?

*

BELEDİYE BAŞKANLARI SUSUYOR, MECLİS ÜYESİ KONUŞUYOR

Bodrum’un neresinde bir talanı yapma, bozulma varsa orada ayağa kalkan ‘yaşam savunucuları’ elbette burada da seslerini duyurmaya çalışıyorlar, ama Cennet Koyu’nun içine edenlere Bodrum ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Nadir Ataman da tepki göstermiş.

Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Büyğkşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras susarken, CHP’li Meclis Üyesi Nadir Ataman çok sert konuşmuş. Şöyle demiş:

Cengiz İnşaat 678 bin m² yetmedi, şimdi sit alanına dolgu yapıyor.

Danıştay’ın kesin kararları yok sayılıyor.

Bakanlık sessiz, hukuk askıda!

Anlayacağınız, Bodrum’un en değerli koylarından biri daha çevre felaketine sürükleniyor.

Doğa katlediliyor, sorumlular susuyor!

Nasıl olsa Bodrum’da olan olmuş, burada da oluvesin gari mi demeli...

*

Bodrum Cennet Koyu’nda hukuka, çevre yasalarına ve sit statüsüne aykırı biçimde marina yapılmasına karşı çıkarak “Cengiz İnşaat’ın Cennet Koyu’ndaki turizm projesinin hazineye geri verilmesine, ihalenin iptaline dair kesinleşmiş Danıştay kararları var. Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’ndan başlayarak bütün bu işlemler, planlar, sondaj çalışmaları, imar uygulamaları hukuka aykırı. Buna rağmen inşaat devam ediyor. Mahkemeler ‘Anayasa her şeyin üzerindedir. Anayasa’nın ikinci maddesi hukuk devleti olduğunu, 138. maddesi ise idarenin kesinleşmiş kararları ivedilikle uygulaması gerektiğini’ açıkça söylüyor. Her şeye rağmen bu kararlar uygulanmıyor.” diyen Nadir Ataman şöyle devam ediyor:

Bodrum Cennet Koyu’nda, önce karada yaşayan canlılara, ardından bölgede Akdeniz foklarının yaşam alanına Cengiz İnşaat ağır iş makineleri ile daldı. Deniz florası yok edildi. Cengiz İnşaat toprağa doymuyor... 678 bin metrekare kara alanı yetmedi, şimdi ikinci ve üçüncü derece doğal sit alanı, üçüncü kısmen birinci derece arkeolojik siti kapsayan bölgeye dolgu yapılıyor. Yasak olmasına karşın ağır iş makinaları ile Akdeniz Fok’unun da yaşam alanı olan bölgeye deniz dolgusu yapılıyor. İlgili bakanlık görmüyor, duymuyor. Ancak konu CHP’li belediyeler olunca, Bakan Murat Kurum X hesabından ceza yazdık diye paylaşıyor. Yandaşa gelince gözler görmez, kulaklar duymaz oluyor. Sayın Kurum, sadece CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde mi çevreyi koruyorsun?

*

MUÇEV’İN ATLADIĞI YERLERDE VAR

Kenan Gürbüz arkadaşımız dün Muğla Gazetesi gurubunda yazdı.

Muğla’nın Menteşe ilçesinde yer alan ve kent merkezine yakınlığıyla dikkat çeken Yörük Ormanı Konaklamalı Orman Parkı, 20 yıllığına özel işletmeye devrediliyor. Yılanlı Orman İşletme Müdürlüğü, park içinde bulunan gelir getirici tesislerin işletme hakkını 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu ve Orman Parkları Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda kapalı teklif (artırma) usulüyle ihaleye çıkaracağını duyurdu.

16 Hektarlık Doğal Alan İşletmeye Açılıyor.” demiş.

Şaşkınlık içindeyim.

Muğla kıyılarında bulduğu yeri kapatan MUÇEV burayı nasıl görmemiş!

Acaba burada deniz olmadığından olabilir mi?

*

TALAN VE YAĞMA HER YERDE

Marmaris İncekum’da izinsiz yol açılmasıyla ilgili suç duyurusu

Bu haberi de Esma Turan arkadaşımız yazdı.

Mabolla Medya’daki haberinde “Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı İncekum mesire alanında, planlama süreci tamamlanmadan açıldığı iddia edilen yol nedeniyle vatandaşlar suç duyurusunda bulundu. Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği ile Marmaris Kent Konseyi temsilcileri, yaptıkları başvuruda, izinsiz çalışmanın durdurulmasını ve savcılıkça soruşturma başlatılmasını talep etti.” diyen Esma Turan şöyle devam etmiş:

Marmaris ilçesine bağlı Çamlı Mahallesi’nde İncekum mevkiinde Cleo Tur. Marina Yat İŞL. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. tarafından yapılması planlanan ‘Çadırlı konaklama alanı ve günübirlik alan’ projesine 20 Haziran’da ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir’ kararı verildi. Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği ile Marmaris Kent Konseyi temsilcileri de projenin, imar planı onaylanmadan, ruhsat alınmadan ve altyapı planlaması yapılmadan sahada fiili çalışmalara başlandığını ileri sürerek, Çetibeli Jandarma Komutanlığı’na suç duyurusunda bulundular. Suç duyurusunda izinsiz çalışmanın durdurulmasını ve savcılıkça soruşturma başlatılmasını talep etti. Yapılan ortak basın açıklamasında ise proje kapsamında açıldığı belirtilen yolun, Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesi, doğal sit ve arkeolojik sit alanı niteliği taşıyan bölgede yer aldığı belirtildi.

Telaşa gerek yok...

 Zaten Muğla Büyükşehir Belediyesi, proje için verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararına karşı iptal davası açmış ve birçok sivil toplum kuruluşu da davaya müdahil olma hazırlığı yapıyormuş...

Olmadı, sonra Akyaka da teşebbüs edildiği gibi burada da “Koruma İmar Planı” yapılır!

*

SAHİL HALKA YASAK, İŞ MAKİNELERİNE SERBEST!

Başlık Datça’dan Sedat Kaya’nın...

O da bu İncekum meselesi ile ilgili yazısına şöyle nokta koydu:

Kıyı Kanunu, Sit Kanunu, ÖÇK Yönetmeliği... Hepsi kütüphanede var, sahada yok.

Bugün Muğla’da sahil, orman, kıyı, kamp, koy... Hepsi birer ‘ticari paket’e dönüştürülüyor.

Giriş ücretleri, otopark ücretleri, özel alan kiraları... Halk vergisini veriyor, sonra kendi sahiline tekrar para ödüyor. Bu, kamu yönetimi değil. Bu, kamunun iki kez soyulmasıdır.

İncekum’da açılan yol genişleyebilir. Yarın çadır gelir, tesis gelir, beton gelir.

Bunların hepsi telafi edilir. Ama bir şey telafi edilemez. Devletin halktan yana olma iradesi kaybolursa,

ona hiçbir mahkeme kararının geri dönüşü yoktur. Bu yüzden İncekum sadece bir çevre olayı değil.

Bu, Türkiye’nin hangi tarafta durduğunu gösteren turnusol kâğıdı.

*

İnce eleyip sık dokumakta yarar var...

---------------                 --------------

GÜNÜN SÖZÜ;Başkalarının hayatından ders alın. İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor. --Tolstoy