Buhafta da Viktor E. Frankl'ın "İnsanın Anlam Arayışı" isimli kitabından devamediyoruz.

Toplamakampının zor şartları altında gelecek umudunu ve yaşama arzusunu kaybedentutsaklar bir anda sağlığını kaybedip ölmektedir. Çünkü insanın zihinselsağlığı ile bağışıklığı arasında sıkı bir bağ vardır. Nietzche, bu durumu şöyleifade eder: " Yaşamak için bir nedeni olaninsan, her türlü nasıl'a katlanabilir ."

Frankl'agöre; varoluşun korkunç nasıl'ına katlanmaları için insanlara her fırsatta biramaç verilmelidir. Hayatında bir amaç, hedef ve anlam bulunmayan insanaacınmalıdır, çünkü yakında kaybolacaktır.

Yaşadığıacı, ıstırap, zorluk ne olursa olsun insanın ihtiyaç duyduğu şey, hayatayönelik tutumunun değişmesidir. Burada insanın hayattan ne beklediğinin birönemi yoktur, önemli olan hayatın insandan ne beklediğidir. İnsan, hayatınanlamını sorup durmak yerine kendisinin her gün, her saat yaşam tarafındansınandığını aklından çıkarmamalıdır.

VictorE. Frankl'a göre insanın hayata ve anlama dair sorulara cevabı sözle veyameditasyonla değil, doğru eylem ve tavırla olmalıdır. Çünkü "Hayat, nihaiolarak sorunlara doğru cevaplar bulmak ve her bireyin sürekli karşısınaçıkardığı görevleri tamamlamaktır." Bu görevle, dolayısıyla da hayatın anlamıkişiden kişiye ve zamanla değişmektedir. Bu nedenle hayatın anlamına dairsorular asla topyekûn ifadelerle cevaplanamaz.

Toplamakampında bulunanların her gün ve her dakika yaşadıkları zorluklar ve duyduklarııstıraplar giderek dayanılmaz bir hâl alınca, tutsakların içinde bulunduklarıduruma bakışı da değişir. Görmezden gelerek, sahte yanılgıların arkasınasığınarak ya da yapay bir iyimserlikle ıstırapla başa çıkmayı reddederler.Istırap artık sırtını dönmek istemedikleri, kaçmadıkları bir görev halinialmıştır. Halledecek çok acıları vardır.

İntiharetmeyi planlayan bir tutsağın kendisini bekleyen bir çocuğu, diğer tutsağın iseyarım kalan bir bilimsel kitap projesi vardır. Bilim adamının bu çalışmasınıbaşka birinin sürdürmesi mümkün değildir. Tıpkı o çocuk için baba sevgisininyerini başka hiçbir sevginin dolduramayacağı gibi...

İştehayatın biricikliği ve tekliği herkesi birbirinden farklı kılmakta ve insanınvarlığına insan sevgisi veya yaratıcı çalışma gibi bir anlam katmaktadır. Birinsanın başka bir insanın yerini almasının imkânsız olduğu anlaşıldığında isebu durum yaşama devam etmesi yönünde insana bir sorumluluk yüklemektedir. Busorumluluğun farkına varan birçok tutsak intihardan vazgeçmiş ve yaşama tutunmayıbaşarmıştır. Çünkü varoluşun neden'ini bilen insan, kendinde tüm nasıl'larakatlanma gücü bulabilmektedir. Frankl ve arkadaşlarını ayakta tutan bu güçtür.

Açlıktanölmek üzere olan bir tutsak depodan patates çalar. Bunu bazı tutsaklargörmüştür. Olayı öğrenen kamp yetkilileri suçlunun kendilerine teslimedilmesini ister. Aksi halde tüm kamp bir gün aç bırakılacaktır. Hayatınanlamını ve ıstırabın bu anlama katkısını keşfeden 2500 tutsak ikinci şıkkıseçer ve arkadaşını ele vermez.

Franklşöyle devam ediyor: "Her kim hâlâ yaşıyordur, umutlanmak için bir sebebivardır. Sağlık, aile, mutluluk, mesleki beceriler, servet, toplumdaki konum...Bunların her biri yeniden kazanılabilir ya da tamir edilebilir. Sonuçtakemiklerimiz hâlâ tamdır. Başımıza gelenler gelecekte bizim için kıymetliolacaktır. Çünkü Nietzche'nin dediği gibi ' Beni öldürmeyen şey güçlendirir. '...

Franklve milyonlarca insan toplama kamplarında hayatın tüm zorluklarıyla yüzleşmiş,onların bir kısmı hayatta kalmayı başarmış olsa bile çok azı yaşadıklarından biranlam çıkarabilmiştir. Yaşamın bir anlamı vardır ve hiçbir zaman bu anlamınıkaybetmez. Bu anlam ıstırapları ve ölümü de kapsamaktadır. İnsan düşen ise herne duruma olursa olsun, hemen oracıkta kendisi için bir anlam (amaç, gaye,hedef...) bulmasıdır. Ruhsal özgürlüğünü koruyabilen ve bu yolla içsel gücünügeliştiren insan, her ne koşulda olursa olsun, hayatın anlamına sarılarakayakta kalabilecektir.

Frankl'agöre insan olmak, her zaman kendi dışında bir şeye (anlam) veya birine (insan)işaret etmek veya yönelmek anlamına gelir. Anlam insanın içinde değildir.İnsan, kendi dışındakine odaklanıp kendini unuttuğu oranda insanlaşır ve bir okadar kendini gerçekleştirir. Frankl, bunu "insan varoluşunun kendini aşması"olarak tarif etmektedir.

Frankl'agöre insan üç yolla hayatının anlamını keşfedebilir: 1) Bir üretim veya işyaparak, 2) Bir şeyi deneyimleyerek ya da birine temas ederek (sevgi), 3)Kaçınılmaz olan ıstıraba karşı aldığı tavırla...

"İnsanlığınAnlam Arayışı" keyifle okuduğum bir kitap. Adeta bir başucu kitabı. Hepimizhayatımızın belirli dönemlerinde bir toplama kampı deneyimi gibi olmasa dafarklı şekillerde zorluklarla ve ıstıraplarla karşılaşmaktayız. İşte bu noktadaVictor E. Frankl'ın deneyimlerinden ve bu deneyimlerin ürünü bir psikoterapi yöntemiolan logoterapiden istifade edilebilir.

20.09.2023