Tandoğan Uysal, Bodrum Güdem’de 25.12.2024 tarihli yazısına “ Muğla’da Siyaset Kaynıyor” başlığı atmış. Kaç gündür AK Parti’nin Muğla kongre sürecini yazıyorduk. Kaç gün değil, kaç aydır siyaset AK Parti Muğla’da kaynıyordu...
Tandoğan Uysal, AK Parti’de değil, Muğla’da kaynayan siyaseti kaleme almış. “Haluk Laçin’den Sert Başlangıç, Zekican Balcı bu suçlamaların altında kalacak bir siyasetçi değil.” tespitinde bulunmuş.
Yazısında “Haluk Laçin’den Soru Yağmuru” ve “CHP’ye Kaçak Yapılaşma Suçlaması” ara başlıklarını kullanan Tandoğan Uysal, “Özellikle turistik bölgelerde artan kaçak yapılaşmanın, Muğla’nın doğasına ve turizm potansiyeline büyük zarar verdiğini belirten Laçin, bu konunun takipçisi olacağının altını çizdi.” derken, “Muğla’da Sular Isınacak” ara başlığı altında “Zekican Balcı’nın da tanınan bir siyasetçi olarak bu eleştirilerin altında kalmayacağı konuşuluyor. Laçin’in eleştirilerine karşılık Balcı’nın vereceği yanıtlar merakla beklenirken, bu sert siyasi atmosferin Muğla’da önümüzdeki günlerde daha da hararetleneceği görülüyor.” derken, “Muğla’da Yeni Bir Dönem Başlıyor” ara başlığı altında da şu ifadelerde bulunmuş:
“AK Parti İl Başkanı Haluk Laçin ve CHP İl Başkanı Zekican Balcı arasındaki bu karşılıklı restleşme, Muğla siyasetinde yeni bir dönemin habercisi. Laçin’in sert söylemleri, Balcı’nın cevabıyla birleştiğinde, siyasi arenada büyük tartışmalar yaşanacak gibi görünüyor. Muğla’da siyasetin tansiyonu hiç olmadığı kadar yüksek. Haydi hayırlısı!”
+
Osman Gürün’ün Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Kemal Kılıççdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’nda hep “CHP, Türkiye’de AK Parti’nin, AK Parti Muğla’da CHP’nin şansı” demişimdir. Bu tespitim bu köşenin takipçilerince bilinir.
Tandoğan Ünsal’ın tespitlerinin büyük bölümüne katılıyorum. Ancak ben Muğla’da suların yerel seçimlerde ısınmaya başladığını ve hem CHP’de hem AK Parti’de adayların büyük bölümünün yeni yüzler, yeni isimlerden oluşması ile Muğla siyasetinde hareketlenme başladığını ve özellikle CHP’de Ahmet Aras, Gonca Köksal, AK Parti’de Prof. Dr. Aydın Ayaydın ve Op. Dr. Şadi Ballı ile “Muğla’da yeni bir dönemin başladığını” düşünüyorum.
Nitekim Hamle’nin internet sayfasında “Erdoğan’ın Aydın hocaya ‘Muğla’dan elini çekme’ talimatı” başlığını taşıyan 25Aralık 2024 tarihli yazımın altına “Özgür Efe” imzalı yorumda şu satırlara yer verilmiş:
“Muğla’mıza Aydın hoca gibi büyüğe ihtiyaç vardı. Bu boşluk Cumhurbaşkanımız sayesinde dolduruldu.
Kendisi önce parti içindeki hantallaşmış girift yapıyı dağıtıp, yeni il yönetimi ile daha fonksiyonel oluşumun başlangıcını oluşturdu.
Muğla’daki değişim aslında yerel seçimlerde CHP’nin Büyükşehir ve ilçe adayları ile başladı. Yeniler ile verimli sonuçlar alınabileceği emareleri ortaya çıkmaya başladı. Muğla siyasetinde aynı rüzgar Ak Parti kanadında Ayaydın hocamızla başlamış oldu, bu çok kıymetlidir. Muğla’ya sahip çıkmak düşer.”
+
“Özgür Efe”ye katılmamak mümkün değil...
Partililer elbette partilerine sahip çıkmalılar, iktidar iktidarlığını, muhalefet muhalefetliğini yapmalı, ama son tahlilde hepsinin de “Muğla’ya sahip çıktıklarını” söyleyebilmeliyiz.
Bunun örneğini hafta sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dalaman Havaalanı’nda ilk kez CHP’li Başkanlar tarafından karşılanması ve Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın bu karşılamada ve hatta Ulaştırma Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun CHP’li Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’ye randevu vermesinde kolaylaştırıcı olması ve ortaya çıkan tablonun sağlı sollu Muğlalılarca “Özlenen tablo” olarak değerlendirilmesi çok önemli ve bu da kıymetlidir...
Doğrusu ben 2025’e de şunun şurasında 3 gün kalmışken Muğla’da “yeni dönemde” bu özlenen tablonun Muğla’nın her meselesinde temenni ediyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hafta sonunda Muğla’da yaptığı konuşmalarda yerel yönetimleri eleştirirken “egzajere etmeye” müsait ifadeleri olmuş olsa da “altyapının yetersizliği” ve “su sorunu” noktasında eleştirileri haksız da sayılmaz.
Osman Gürün 10 yıllık Büyükşehir Başkanlığı’nda hem “para biriktirip” hem de “Yurt dışında kredi bulduk, Cumhurbaşkanlığı onay vermediği için alamıyoruz” bahanesine sığınıp, alt yapıya gereken önemi vermediği gibi, kifayetsiz yöneticiler elindeki MUSKİ “kuyudan çektiği ülkenin en pahalı suyunu abonelere satmayı” başarı saydığı için, ülkenin en çok yağış alan Muğla’sında susuz kaldık...
Ancak her ne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan “Su DSİ’nin işi değil” demiş olsa da Bodrum’un susuz kalmasının en büyük nedenlerinden birinin DSİ tarafından yapılan “isale hattının” neredeyse her gün patlaması olduğu da bir gerçektir...
O isale hattını yenilemeye başlayan yeni Büyükşehir Başkanı Ahmet Aras, 2025 turizm sezonuna kadar Bodrum’un su sorunun ortadan kalkacağını vaat etmiş bulunuyor. Göreceğiz...
+
Gelelim İl Başkanlarına... Sanırım yukarıda söz ettiğim “özlenen tablonun kalıcı hale gelmesi” temennim, bu satırı yazarken üzüntü duyuyorum, maalesef gerçekleşmeyecek görünüyor...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Muğla ziyaretinin ardından “İl Başkanları sözlü düellosunu” başlatan CHP İl Başkanı Av. Zekican Balcı önceki gün yaptığı son basın açıklamasında “hodri meydan” çekerek şu ifadelerde bulundu;
“Sayın AKP İl Başkanı, sorduğunuz tüm soruları, gözlerinizin içine bakarak, bilgi ve belgelerle, halkımızın huzurunda cevaplandırmayı büyük bir memnuniyetle isterim. Ancak, ben de size bazı sorular yönelteceğim ve sizin de bu sorulara aynı cesaret ve samimiyetle cevap vereceğinizden hiçbir şüphem yok. Bir kez daha sizi canlı yayında, halkımızın hakemliğinde, Muğla’nın ve ülkemizin sorunlarını tartışmaya davet ediyorum.
Er meydanda belli olur! Sizi klavyenin sınırlarıyla değil; yüreğimizin, cesaretimizin ve bilgimizin ışığında, halkın huzurunda canlı yayında tartışmaya davet ediyorum. Eğer bu davete icabet edecek cesaretiniz yoksa, sizi Muğla halkının vicdanına bırakıyor ve bu sığ tartışmayı burada noktalıyorum. HODRİ MEYDAN!”
+
AK Parti İl Başkanı Haluk Laçin ise aynı gün CHP İl Başkanı Balcı’nın bu meydan okumasına neden olan açıklamasında özetle şu ifadelerde bulunmuştu:
“Sorularımıza cevap vermekten neden kaçıyorsunuz Sayın İl Başkanı? Acaba okuduğunuzu mu anlamıyorsunuz yoksa Muğla'mızın sorunlarından bahsetmek işinize mi gelmiyor? İmar plânlarını çıkarmayarak memleketimizi kaçak yapılaşmaya siz sürüklemediniz mi Sayın İl Başkanı? Vatandaşımızı kaçak yapı yapmaya siz teşvik etmediniz mi, Muğla ve ilçelerini kaçak yapı cenneti haline siz getirmediniz mi? Altyapısı olmayan kaçak yapılar gözünüzün önünde yükselirken siz o yüksek makamlarınızda oturup keyifle seyretmediniz mi? Hatta bir de tutanak tutturarak hem yıkım kararı alıp hem de savcılığa suç duyurusunda bulunmadınız mı? Yani sizler adeta tuzak kurarak vatandaşlarımızı mağdur etmediniz mi? Hiçbir ilçede, altyapı sorununu çözemediniz. Yağmur yağdığında ev ve iş yerleri sular altında kalırken, kanalizasyon atıkları tertemiz denizlerimize, derelerimize akarken hiç rahatsızlık duymadınız mı Sayın İl Başkanı? Su getirmek ve dağıtmak Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın asli görevi olmasına rağmen, özellikle Menteşe ve Bodrum ilçelerimiz susuzluktan kıvranırken sizler iş yapmak yerine sürekli ‘Önümüzdeki sene susuzluk bitecek’ diyerek günü kurtarmaya çalışmadınız mı Sayın İl Başkanı? Muğlalı, özellikle de Bodrumlu hemşehrilerimizi suya hasret bırakmadınız mı? Şehir içi trafiğini çözmeyi bir tarafa bırakın, içinden çıkılmaz hale getirmediniz mi? Sayın mevkidaşım, Muğlalı hemşehrilerim sizden artık laf değil, iş üretmenizi bekliyor. Bilin ki Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriniz halka hizmet sununcaya kadar biz enselerinde olacağız. Ama biz sadece eleştirmeyeceğiz, vatandaşın lehine yapacağınız her olumlu icraatınızı alkışlayacağız, yeter ki yapın Sayın İl Başkanı. Ancak söz verip de yapmadığınız ve Muğlalı hemşehrilerimizin kıt kaynaklarını boşa harcadığınız her olumsuz icraatınızı sert bir şekilde eleştireceğiz. Bunu böyle bilin ve lütfen topu taça atmak yerine sorularımıza cevap verin Sayın İl Başkanı.”
+
Tabii bu söz düellosunu başlatan da CHP İl Başkanı Av. Zekican Balcı olmuştu. O da hafta başında yaptığı basın açıklamasında şu ifadelerde bulunmuştu:
“Sayın Erdoğan, 22 yılda Muğla’ya 302 milyar lira yatırım yapıldığını ifade etmektedir. Harcanan bu bütçeler, Muğlalıların sorunlarını gerçekten çözdü mü, yoksa sadece bir seçim propagandası olarak mı kullanıldı? Bizim için önemli olan, bu yatırımların gerçek etkileridir. Muğla’mızın, millet bahçelerine değil; özel sektöre peşkeş çekilen orman alanlarının korunmasına ihtiyacı vardır. Muğla'nın %59’una ‘maden arama ruhsatı’ verenlerin, millet bahçeleriyle göz boyaması, halkımızın vicdanını sızlatmaktadır.
Başta şehir hastaneleri olmak üzere birçok devlet hastanesinde hâlâ doktor eksikliği bulunmaktadır. Ayrıca MR ve röntgen gibi temel sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi yoğunluğu ve mağduriyeti artırmaktadır. AKP’nin övündüğü sağlık sisteminde, doktorlarımız ‘çok hasta, az tedavi’ anlayışına zorlanmaktadır. İktidarın 23 yılda kapatamadığı sorunları Muğla Büyükşehir Belediyemiz kendi imkânları dâhilinde ‘Evde Bakım, Reçete Yazma, Ücretsiz HPV Aşısı, Hasta Nakil, Sağlık Taramaları ve Eğitimleri’ hizmetleri ile tamamlamaya çalışmaktadır.Değerli Muğlalılar, 31 Mart yerel seçim zaferinin ardından belediyelerimiz, merkezi hükümetten gelen kısıtlı kaynaklara rağmen büyük bir özveriyle çalışmaya devam etmektedir. Cumhuriyetin kurucu felsefesi olan ‘Halk için hizmet üretmek’ anlayışıyla, 13 ilçemizde gece gündüz çalışan tüm belediye başkanlarımıza, siyasi parti ayrımı gözetmeksizin teşekkür ediyoruz..
CHP’li belediyeler Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde; Doğamızı koruyarak, gençlere umut vererek, kadınlara destek sağlayarak, ranta geçit vermeyerek Muğla’yı daha güzel yarınlara taşımak tüm güçleriyle çalışmaya devam edecekler.”
+
Şimdi herkes İl Başkanı Balcı’nın önerdiği açık oturumun nerede nasıl olacağını veya olup olmayacağını merak ederken, yazımı Esma Turan arkadaşımızın sosyal medya paylaşımı ile noktalayalım:
“Muğla siyasetinde açıklama savaşı! İlk susanın kaybedeceği bu nefes tüketme maratonunda kazanan belli; Halkın derin iç çekişleri.” :)))
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ; Kuşku koşmaktır aydınlıklara doğru. İnsan aklıdır eninde sonunda gerçeği bulacak olan.--Tevfik Fikret