YANAN ALANLAR İMARA AÇILMIYOR AMA...
Geçen haftanın “Yanan alanlar hemen ağaçlandırılmamalı, ormanlar köylüye verilmeli...” başlığını taşıyan son yazısında Bakan Yumaklı’nın yanan alanlarla ilgili “Teminat anayasadır. Ormanlık alanlar farklı bir şekilde değerlendirilemez. Yasaya karşı mı geleceğiz. Yanan hiçbir ormanlık alan yapılaşmaya açılmamıştır” ifadesine yer vererek, “Daha yeni 11 ilin ‘orman sınırları’ değişmedi mi? İçinde Muğla’nın da olduğu o 11 ilin orman sınırları neden değişti?” diye sorup şu ifadelerde bulunmuştum:
“Aralık 2023’de Resmi Gazete'de yer alan Cumhurbaşkanı imzalı karara göre, Antalya, Balıkesir, İstanbul, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla, Mersin, Sivas, Trabzon ve Yozgat'taki bazı alanlar, orman sınırları dışına çıkarıldı. Neden? Bilen yok!..
Karara göre, orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katından az olmamak üzere, devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazine'nin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlardan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) tarafından Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere tahsis yapılacağı belirtildi.
Ne anladınız? Ben de bir şey anlamadım. Bir iki kere daha okuyunca anladım, bir “orman alanı” oralarda ne yapılacaksa ormandan çıkarılıyor, karşılığında elden çıkarılan alanın 2 katı kadar ‘ağaçlandırılmak üzere’ Hazine’den arazi tahsis ediliyor... Hiç merak etmeyin, yanan alanlar imara açılmıyor!
Anlamadınız mı?”
xx xx xx
ORMANLAR ORMAN ALANI DIŞINA ÇIKARILIYOR!
Hafta sonunda Pazar günü de Esma Turan’ın Bodrum kaynaklı haberini görünce “İşte bu her şeyi anlatır.” dedim. Haberin “Bodrum’da 76 bin metrekare orman turizm alanına çevrildi” başlığı bile her şeyi anlatmaya yetiyor...
Yanan alanlar imara açılmıyor, turizm alanına çevrilmiyor. Orman alanları turizm alanına çevrilebiliyor, imara açılabiliyor!
“Anayasa teminatı” birinde var, birinde yok mu?
Şimdi orman alanı dışına çıkarılan 76 bin metrekarenin iki katı 152 bin metrekare arazinin Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsisi gerekiyor. Herhalde söz konusu tahsis yapılacaktır. Elindeki 76 bin metrekare ormana sahip çıkamayan OGM de tahsis edilecek araziyi ağaçlandıracaktır. Bari Konya bölgesinde bir tahsis yapılmış olsa...
xx xx xx
Esma Turan’un haberi şöyle:
“Bodrum ilçesi Göl Mahallesi’nde bulunan 76 bin metrekarelik alan orman statüsü kaldırılarak, turizm tesis alanına çevrildi. Bakanlık, Türkbükü Doğusu Turizm Merkezi IV. Etap 1/25.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği, 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği’ni 21 Ağustos’ta askıya çıkardı.
Bu plan değişiklikleri 30 gün boyunca askıda kalacak ve buna göre 76 bin 844 metrekarelik ormanlık alanın statüsü tamamen değiştirilmiş olacak. Ormanlık alanın yeni imar planlarında tamamen kaldırılarak, yerine ‘konaklamalı turizm tesis alanları’, ‘yol’ ve ‘trafo’ alanları getirildiği öğrenildi.
Planlama alanı, aynı zamanda 3. Derece Arkeolojik SİT Alanı ve 3. Derece Doğal SİT Alanından gelen ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ özelliğine sahip.”
Artık kontrolden çıkmış! Bakalım 21 Eylül’e kadar Orman Mühendisleri Odası veya STK’lar filan itirazda bulunan olur mu?
Mülkiyeti Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait olan bu alan, 31 Ekim 2021’de 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 8. maddesi gereğince turizm amaçlı kullanılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edilmişti.
Neden? Nerede duracaklar? Bu yarım adayı biraz dinlendirmek, soluk aldırmak kimsenin aklına gelmiyor mu? 1 milyon kayıt dışı nüfusa ne su yetiyor ne de genel bütçeden gelen belediye payı yetmiyor... Sadece su değil, trafik, otopark vs. pek çok majör sorun yaşanırken bir durun artık...
Artık mevcut yataklar doldurulamıyor. Hal böyle olunca Turizm Teşvik Kanunu da gözden geçirmekte yarar var... Yeni tesis “teşvik” edeceğinize mevcutların “bakımını” teşvik edin...
xx xx xx
HUKUKSUZLUK MU?
Esma Turan’ın haberine göre, Muğla Büyükşehir Belediyesi bu alanda daha önce yapılan imar planı değişikliğini yargıya taşımış ve iptal ettirmiş...
Yeni plan değişikliğine de olumsuz görüş bildiren Büyükşehir Belediyesi’nin o zaman yazdığı yazısında da şöyle denilmiş:
“Parsel sınırları içerisinde kalan kamusal alanlara erişim olanağı sağlanmadığı ve turizm (otel) alanı için emsal aktarımı/artışı hakkı verildiği, iptal edilen planlarda iyileştirme yapılması beklenirken aksine turizm tesis alanları genişletilerek yapılı çevrenin arttırıldığı ve orman alanlarının azaltıldığı; bunun koruma-kullanma dengesine aykırı bir yaklaşım olduğu bu anlamda mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmediği değerlendirilmiştir.”
Akıl alır gibi değil... “mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmediği” ifadesi gayet anlaşılır. Ben buradan “mahkeme kararının ihlal edildiğini” anlıyorum. Bu mühür fekki gibi bir durum...
Bunun suçu cezası yok mu?
xx xx xx
LİMAK KIYILARA DA GÖZ DİKTİ...
Özgür Kıyılar Bodrum İnisiyatifi her Pazar günü bir sahilde “Sahiller Halkındır” sloganı ile bir basın açıklaması düzenliyor. 25 Ağustos 2024 Pazar günü Bodrum’un belki de tek halk plajı olan Gerenkuyu plajında yapılan basın açıklamasında, Limak Holding’in bu alanda bir otel yapacağı ve bir süre sonra Gerenkuyu’da halkın sahili kullanamayacağını iddia etti.
Evet, sahiller halkındır. Yani kamunundur... Ormanlar da öyle... Ormanlarda halka, kamuya aittir, ama...
Limak denilince akan sular duruyor!
Çok merak ediyorum, Limak’ın oyu halkın oyundan çok mu?
Önceki gün Gerenkuyu plajında basın açıklamasına katılan Kızılağaç Muhtarı Mehmet Karaca da buraya yapılması planlanan otelin bölgeye hiçbir katkı sağlamayacağını ve Kızılağaçlılar olarak Gerenkuyu Plajının halkın olmaya devam etmesi gerektiğini kaydederken, basın açıklaması metninin bir bölümünü okuyan Güney Şirin “Bizler Müşteri Değil, Halkız!” diyerek şöyle devam etti:
“Anayasamızın 43. Maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun da öngördüğü eşit ve özgürce kıyıya/denize ulaşma hakkımız ülkeyi yönetenlerce hiçe sayıldığı için kıyılarımız yıllardır halkın – kamunun ücretsiz ve özgürce kullanımına kapatılarak işletmelere rant kaynağı olarak sunulmakta, bizlere yurttaş değil müşteri olarak bakılmaktadır. Bugün Gerenkuyu plajını nasıl özgürce kullanabiliyorsak ilçemizin, ülkemizin tüm sahillerine – plajlarına da aynı şekilde ulaşabilmek, buraların güzelliklerinden doğaya – birbirimize karşı sorumluluklarımızın bilincinde olarak faydalanabilmeye devam edebilmek için tüm halkımızı birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”
xx xx xx
LİMAK'A BİR PROTESTO DA KONSERDE
Milas / İkizköy’de geçtiğimiz yıl Temmuz ayında 780 dönümlük Akbelen ormanlarını kömür için katleden Limak Holding’in günahlarının diyeti olarak ve şirin görünmek için olsa gerek bünyesinde yer verdiği Limak Flarmoni Orkestrası önceki gece Bodrum antik tiyatroda sahne aldı. Antik Tiyatro konser öncesinde İkizköylü ve Bodrumlu çevre gruplarının protestosuna sahne oldu. Konser protesto nedeniyle 30 dakika geç başladı, antik tiyatro tribünleri boş kaldı.
Yaşar Anter’in verdiği habere göre, önceki gün İkizköylüler ve çevre örgütleri polis kontrolünde 1 km yürüyerek Antik Tiyatro önüne geldi. Ellerinde “Limak’ın Değil Akbelen’in Sesi Ol”, “Şirketlerin Değil Köylünün Yanında Olun”, “Köylerimiz Satılık Değil” yazılı pankart ve dövizlerle yürüyen İkizköylüler sık sık “Katil Limak AKbelen’i Terket”, “Limak Kendini Sanatla Aklayamaz” sloganları attı. Onlarca kalkanlı polis ve çevik kuvvetin güvenlik önlemi aldığı konser öncesinde eylemciler bir anda konser alanına yönelince gergin anlar yaşanırken, Bodrum polisinin aldığı güvenlik önlemleri sayesinde gerginlik büyümeden önlendi. Konser öncesinde tiyatro önünde eylem yapan köylüler ve çevrecilere caddeden geçen araçlarda kornaları ile yoğun destek verdi. Eylemcilerin “Kornaya bas, kornaya bas” sesleri üzerine konser alanı önünde büyük gürültü oluştu, konser başlayamadı. Köylülerin ve çevrecilerin eylemini gören bazı sanatseverlerin biletlerini yırtarak destek verdikleri ve içeri girmedikleri görülürken, bazı izleyicilerin ise konsere girmeden geri döndüğü gözlendi. Bu nedenle yaklaşık 2 bin kişi kapasiteli tiyatronun yarısından fazlasının boş kaldığı görüldü. Eylemciler ise slogan atarak düdük ve alkışlı protesto ile konser alanı önünden ayrıldıktan sonra konser başlayabildi...
xx xx xx
Sevgili Yaşar Anter’in haberini okurken nedense Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın geçenlerde Now TV’de Çalar Saat programında “Biliyorsunuz madenler ve termik santraller üzerinden izlenen bir politika var ve bu politika, Paris İklim Anlaşmasına göre 2030’da kapanması gereken santralleri bile şu andaki gidişatta kapatmayacaklarını gösteriyor.” diye ifade ettiği sözleri anımsadım...
O sözlere de geleceğiz...
----------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ; Kitaplar biz uyuyunca, belli belirsiz bir ışık yayarlar, bu ışık, yazarların yaşamasıdır. --Fâzıl Hüsnü Dağlarca