Orhan Okutan arkadaşımız “Her şey ortaya çıkacak” derken, “Çevrecilerin inatçı takibi sonuç verdi; Müfettişler Karataş için geldi” diyordu.

Fethiye’de yaşanan bu ilginç gelişmeyi, dünkü yazımda Sevgili Orhan’ın kaleminden paylaştım. O paylaşımın altında şöyle bir düzeltme yapmış:

.. selamlar, haberimiz de Çevre Şehircilik bakanlığından gelen müfettişleri yanlışlıkla İçişleri Bakanlığı olarak yazmıştım ve daha sonra düzelterek yanlış yazdığımı belirtmiştim. Sıcaklar, yoğunluk bazen istenmeyen hatalara neden olabiliyor. Daha dikkatli olmam gerekiyor. Burada İçişleri Bakanlığı Müfettişleri yazması bizim hatamızdan kaynaklanıyor. Eleştiri gelirse hatanın benden kaynaklandığını belirtmiş olayım.

O düzeltmeyi bizde yaptık...

Müfettiş raporları, Başkan Karaca'nın “Her şey yasal”, “Bizimle ilgisi yok” gibi açıklamalarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığına netlik kazandıracak...

+

Dünkü 31 Temmuz 2025 tarihli yazımın başlığı “Meğer MUSKİ’nin ‘sermaye şirketi’ eksiği varmış!” şeklindeydi. Bugün “Her Şey Yasal Mı Değil Mi Ortaya Çıkacak” şeklinde oldu. Buraya 28 Temmuz tarihli “Ben dostlarımın arkasında değil yanlarında olurum!” başlıklı yazımdan geldik. Dostlarımın neden yanında durduğumdan ise hala söz etmedim... Başka bir şey çıkmazsa belki yarın söz ederim.

Bu yazımı 29 Temmuz tarihli “Bir Soruşturma Mı Var, Görevden Mi Alınacak?” ve 30 Temmuz tarihli “Alim Karaca 'Bize Çamur Yapışmaz' / Tanrı aşkına size çamur nasıl yapışsın?” başlıklı yazılarım izledi...

Bu arada Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a sahip çıkan kampanya devam etti. Şu paylaşımlarla devam ediyor;

- “Kimse, bu örgütü teslim alacağını zannetmesin! Biz buradayız!

Ahmet Aras’ın ve tüm belediye başkanlarımızın yanındayız!

Ve Muğla’yı size teslim etmeyeceğiz!”

Bu paylaşım CHP’lilerin paylaşımı. Sokaktaki insanlar “Ne oluyoruz?” diye soruyor. Ardından “Muğla’nın teslim edilmedik nereleri kaldı? Muğla’yı kime teslim etmeyeceksiniz?” diye soruyor.

- Ahmet Aras yalnız değildir!

Muğla Büyükşehir Belediyesi yalnız değildir!

MUSKİ yalnız değildir!”

Ahmet Aras’ın, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ve MUSKİ’nin yalnız olduğunu söyleyen mi oldu?

Hem MUSKİ yalnız değil de MBB’nin öteki birimleri yalnız mı?

+

Bütün bunların yanında MUSKİ’de yaşanan görev değişikliğini “şaibeli” bulan yayınlar karşısında Ahmet Aras Başkan açıklaması manidar oldu. O açıklama şöyle başlıyordu:

Gazetecilik gibi önemli bir mesleğin kimliğine bürünerek, hizmet ettikleri çıkar çevrelerinin talimatları doğrultusunda hazırladıkları haberleştirilmiş yalanlar aracılığı ile Belediyemizi ve Belediyemizin en büyük, en önemli kurumu olan MUSKİ’yi yıpratmaya çalışanların bilmesi gereken; onların haberleştirilmiş yalanlarının, gerçekler karşısında çöp olacağıdır. Son olarak, MUSKİ’de gerçekleştirilen görev değişimini “Yolsuzluk nedenli şaibeli atama" olarak haberleştiren ve karanlık finans kaynaklarından beslenmeleri nedeniyle gerçekleri karatarak algı cambazlığı yapmayı meslek edinmiş olanlara değil ama siz değerli Muğlalılara, bu görev değişikliği hakkında bilgi vermek istiyorum.

O bilgiyi “Görev değişikliğinde ‘Şaibe’ değil, ‘Sağlık Sorunu’ varmış...” diye paylaştık.

MUSKİ’de hem Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı hem de Bodrum 1. Bölge Daire Başkanlığı görevini yürüten Atilla Aydaşoğlu “hastalığı” nedeniyle görevden alınmış!

MUSKİ Genel Müdürü dururken, Başkan Aras’ın bu açıklamayı yapması ve açıklamadaki hem içerik hem gerekçe manidar oldu. Ne diyelim Atilla Aydaşoğlu’na Allah şifa versin...

+

Ahmet Aras Başkan 21 Temmuz tarihli paylaşımında da şöyle diyordu:

Yolsuzluğun, hırsızlığın kitabını yazanlar ve para uğruna Muğla’yı cehenneme dönüştürmek isteyenler tarafından özenle beslenerek üzerimize salınan itibar suikastçılarına ait sosyal medya hesapları ile künyeli ya da hayali haber siteleri üzerinden; Şahsıma, Belediyemize ve Yöneticilerimize yöneltilen akıl tutulması düzeyindeki iftiraların gerçeğini kamuoyu ile paylaştığımız şu günlerde; koşulsuz ve yürekten destekleriyle Muğla'mızın Asar Dağı gibi arkamızda duran Muğla Milletvekillerimize, İl Başkanımıza, İlçe Başkanlarımıza, İlçe Belediye Başkanlarımıza ve en büyük gücümüz olan siz değerli Muğlalılara çok teşekkür ediyorum.”

Sıfatı geçenler gerçekten teşekkürü hak ediyor... Peki Muğla Büyükşehir Belediyesi ve özellikle MUSKİ ile ilgili iddia sahiplerine yönelik tanımlamaları Muğla Basını hak ediyor mu? O çıkar çevrelerini ve o çevrelerden talimat alanları neden açıklamıyorsunuz?

Yine de ben bu ifadelerin Ahmet Aras Başkan’a ait olduğuna inanmak istemiyorum. O nedenle Allah O’na da şifa versin...

+

Gelelim Orhan Okutan arkadaşımızın kaç gündür ele alamadığımız yazılarından “Ahmet Aras’ı Yedirmeyiz! / Bir Soruşturma Mı Var, Görevden Mi Alınacak?” başlıklı ve 23 Temmuz tarihli yazısına.

Muğla’da son günlerde öyle bir sahip çıkma rüzgârı esiyor. İl ve ilçe başkanları, partililer, belediye başkanları sırayla “Aras’ın arkasında teşkilat var, halk var” diyerek destek mesajları yayınlıyor. Bu sahip çıkma kampanyası, ‘Acaba gerçekten bir şey mi var?’ sorusunu da beraberinde getiriyor.” diyen Orhan Okutan “Fethiye Alternatif Bakış” ta “Ahmet Aras’a Sahip Çıkalım” ara başlığı ile şöyle devam etmiş:

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras hakkında basın ve kamuoyunda çıkan yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma ve imar rantı iddialarının ardından, Büyükşehir Belediyesine yakın kaynaklar tarafından başlatılan ‘Ahmet Aras’ın Yanındayız’ kampanyası dikkat çekiyor. Bu kampanya, kamuoyunda ‘bir soruşturma mı var’” sorularını gündeme getiriyor. Sosyal medya üzerinden yürütülen karalama kampanyalarıyla halkın iradesinin hedef alındığı, gerçek dışı iddialarla halkçı ve şeffaf yönetim anlayışının zayıflatılmak istendiği öne sürülüyor.

Günlerdir Ahmet Aras Başkan ve yakın arkadaşlarına anlatmaya çalıştığımız budur...

Zorla olmuyor tabii...

+

Orhan Okutan “İddialar Hakkında Net Açıklamalar Yapılmıyor” ara başlığı altında “Belgeler yerine sloganların konuşulması, şeffaflık yerine sosyal medya polemiğinin tercih edilmesi, kamuoyunda ‘bir sıkıntı mı var?’ sorusu daha da güçlendiriyor.” diyerek şu ifadelerde bulunmuş:

Çimento fabrikası ve golf tesisi gibi örneklerde yasaya aykırı kararlar alındığına dair şüpheler bulunuyor. İki belgeyle çözülebilecek meselelerin sosyal medya tartışmalarına dönüşmesi, güveni zedelediği gibi, iddialara karşı net ve açık yanıtlar vermek yerine, iddia sahiplerinin niyeti ve kişiliğinin hedef alınması da şüpheleri artırıyor. Bu süreçte özellikle Ahmet Aras ve Alim Karaca gibi isimlerin profesyonel bir halkla ilişkiler desteğine ihtiyaç duyduğu açıkça görülüyor.

Orhan Okutan arkadaşımız yazısında Başkan Aras’a Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’nın desteğine de “Karaca’dan Destek Mesajı” başlığı ile “Karaca’dan Destek Mesajı” başlığı altında “Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, Karaçulha Yörük Şöleni’nde Ahmet Aras ile ata bindiği fotoğrafı paylaşarak şu ifadeleri kullandı:” diyerek verdiği o ifadeler de şöyle:

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’a yönelik son günlerde sosyal medya üzerinden yürütülen karalama kampanyaları, halkın iradesini ve demokratik değerleri hedef almaktadır. Gerçek dışı iddialar ve algı operasyonlarıyla yapılan bu girişimlerin amacı; halkçı, şeffaf ve kamu yararını gözeten yerel yönetim anlayışını zayıflatmak, toplumsal güveni sarsmaktır. Halkın oylarıyla seçilmiş, tertemiz bir geçmişe ve güçlü bir vizyona sahip olan Büyükşehir Belediye Başkanımızın yanındayız. Çünkü biz; halkın iradesini, adaleti ve dayanışmayı savunuyoruz. Ve inanıyoruz: Bu ülkenin yarını aydınlık olacak.

+

Orhan Okutan arkadaşımızın bir türlü ele alamadığımız öteki yazısını da bir ara paylaşırız.

Gerçi kaleme aldığı her konu önemli, ama bu köşe için o yazıda önemli.

Sedat Kaya arkadaşımız da yapacağını yapmış ve “Resmi ilan, reklam almayacak, sponsoru olmayacak” diye altını çizdiği “Datça’nın Sesi” gazetesinin müjdesini verdi. “İbibiklerin gazetesi ‘Datça'nın Sesi’ fırına girdi. Yakında taze taze çıkacak.” dedi... Datçalılara ve ilgili Muğlalılara afiyet olsun... Bir ara söz ederiz...

Giderek ‘seri yazıya’ dönüşen bu konuları belki yarın “Ben dostlarımın arkasında değil yanlarında olurum!” başlığı ile noktalarız...

---------------                 --------------

GÜNÜN SÖZÜ;İlme yasak koyanlar veya insanları yalanla meşgul edenler, aklın ve insanlığın en büyük düşmanlarıdır. --İbn-i Haldun