10 Ocak ne? Gazeteci kim? Çalışan Gazeteciler kim?
Elbette bilenlerimiz vardır. Bilmeyenlerde olacaktır. Ki Allah Teâlâ, (Zümer, 39/9) da “De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” der... Bu söz biz gazeteciler de dahil herkes için söylenmiştir.
Neyse...
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, başka illeri bilemem, Muğla’da bu seneye gelinceye kadar bu sene kutlandığı gibi kutlanmadı. Düğün değil bayram değil, ne oluyor diye soran arkadaşlarım oldu.. Ben “Havada seçim kokusu var” dedim, ama bir kişi de çıkıp “Bence de” demedi... Ben bu sene Kasım ayında ‘baskın’ bir erken genel seçim olmasını bekliyorum.
Yoksa AK Parti Muğla İl Başkanlığının ilk kez bu sene “Kahvaltı” düzeyinde 10 Ocak kutlaması yapmasını nasıl açıklayacağız? Tabii “AK Parti’nin Muğla’da ilk kez bu kadar dikkatli ve duyarlı bir il yönetimi oldu” yorumu da yapılabilir.. Hatta “Kasım’da seçim olacak olsa CHP ve İYİ Parti İl Başkanları da benzer kutlama yapabilirlerdi” diyenler de olabilir.
Ben yine de Kasım’da baskın bir seçim olabilir diyorum...
+
10 Ocak, tarihinde neler olmuş diye Google amcaya bir soru yönelttim. Çok şey olmuş. İşte seçtiklerimden birkaçı: 1810 - Napolyon ile Josephine'in evlilikleri sona erdi.. 1900 - Dünya Şampiyonu Pehlivan Kara Ahmet, Paris'te ‘Şampiyonlar Şampiyonu’ unvanını aldı.. 1920 - Ankara'da, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi'nin yayın organı olarak, ‘Hâkimiyet-i Milliye’ gazetesinin çıkmaya başlaması.. 1921 - I. İnönü Muharebesi; Albay İsmet Bey komutasındaki Türk Ordusu, Yunan Ordusu ile İnönü'de karşı karşıya geldi. Yunan Ordusu yenildi.. 1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında üretilen Türk yolcu uçağının ilk uçuş denemesi, Yeşilköy'de yapıldı.. 1984 - Alparslan Türkeş'in tahliye istemi 21. kez reddedildi.. 1985 – TRT anı, devrim, özgürlük’ gibi bazı kelimelerin kullanımına yasak getirdi.. 1979 - İran Şahı Rıza Pehlevi, ülkesini terk ederek ailesiyle Mısır'ın Assuan kentine gitti.. 1972 - 15 idam kararını bozan Askerî Yargıtay İkinci Dairesi, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkındaki idam kararlarını onayladı.
Ve ilk sorumuzun yanıtı;1961 - Çalışan Gazeteciler Bayramı kutlanmaya başladı...
+
Ülkemiz de basın mensupları “Gazeteciler Bayramı”na ne kadar da meraklıymış değil mi?!!
24 Temmuz’da öyle, “Basın Bayramı” olarak kutlana gelmiş bir gündür. Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin ilk yıllarında ben de ‘Kurucu Sekreter’dim... 24 Temmuzlar da az “Basın Balosu” düzenlemedik... O yıllarda “Basın Balosu” Muğla’da prestij bir etkinlikti. Sınırlı sayıda davetiyeler paralı olduğu halde, edinebilmek için özellikle politikacılardan ‘torpil’ bulanlar olurdu!
Bayramı yapılan, kutlanan “basında sansürün kaldırılması”ydı... Osmanlı’nın son günlerinde kaldırılan ‘Basında Sansür’ Cumhuriyet döneminde Demokrat Parti iktidarı döneminde başlayarak sonraki dönemlerde sansür çeşitli yaptırımlarla geri geldi. Bugün en son “Dezenformasyon Yasası” ile kendi kendimize sansür uygular hale geldik.. Yani çok uzun zamandır, özellikle 70’li, 80’li yıllardan buyana “bayram edecek” bir şey de kalmadı...
Tabii ülke genelinde ‘ödül töreni’ filan diye “bayram eden” cemiyetlerimiz de yok değil!
+
Gazeteci kim sorusuna gelince, günümüzde artık sokakta omzuna dokunduğunuz gazeteci! Akıllı telefonlar ve sosyal medya mecrası sayesinde herkes “gazeteci” oldu. Hatta ben “Hiç bir iş sahibi olamadıysanız gazeteci olabilirsiniz” demeye başladım. Yapacak bir şey yok. Bu da geçer...
Peki “Çalışan Gazeteciler” kim?
İşte bu sorunun yanıtını herkesten başka alabilirsiniz. Çünkü herkes nasıl işine geliyorsa ona göre yanıt verebilir. Bana göre çalışan gazeteci gazetenin veya herhangi bir yayın, iletişim organının ‘patronu’ değildir... Kaldı ki bu günün çıkışında işveren ile iş görenin karşı karşıya gelişi bulunmaktadır...
+
Nasıl 24 Temmuz uzun yıllar “basın bayramı” olarak kutlandıysa, 10 Ocak’ta 1961-1971 yılları arasında resmen “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak kutlandı.
Tüm ‘basın çalışanlarına’ özgü olan bu gün, ‘gazetecilik mesleğini’ icra edenleri onurlandırmak için 1961'den bu yana 10 Ocak'ta düzenlenmektedir. Bu özel gün yalnızca Türkiye'de kutlanmaktadır.
Ancak 1971 yılındaki askeri müdahale sonrası yapılan bazı değişiklerle günün adı, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” olarak değiştirilmiştir. Tıpkı 24 Temmuz ile ilgili olduğu gibi, 10 Ocak ile ilgili de “Bayram edilecek” bir şey kalmamıştır...
Basın tarihinde “Dokuz Patron Olayı” diye bir vaka vardır. 4 Ocak 1961 yılında kabul edilen ve basın çalışanlarına çeşitli haklar ve yasal güvence sağlayan “212 sayılı kanun” adlı düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlanışıyla 10 Ocak günü kutlama tarihi olmuştur.
Ki 212’dem sigortalı olmayan “Sarı Basın Kartı” alamazdı!
Neyse, bu “212 Sayılı Yasa” ile kendilerine yüklenen sorumlulukları kabul etmek istemeyen 9 gazete patronu, bir ortak bildiriye imza atarak 3 gün gazete çıkarmayacaklarını duyurdu. Buna karşılık basın iş kolundaki sendikada “Bu kapanma kararı, gazetelerin tesis ve maddi imkanlarını ellerinde bulunduran gazete sahipleri tarafından verilmiştir. Basını meydana getiren asıl ve büyük kütle olan biz yazı işleri müdürleri, sekreterler, istihbarat şefleri, muharrirler, muhabirler, foto muhabirleri, karikatüristler, ressamlar, musahhihler (düzeltmenler) ve diğer fikir işçilerinin böyle bir kararda oyumuz olmadığı gibi, bu hareketi asla tasvip etmemekteyiz.” diye bildiri yayınlandı ve gazeteciler, aynı gün sendikadan başlayan sessiz bir yürüyüş yaptılar. Ellerinde “Simidimiz ve hürriyetimiz için, çalışan gazeteciye cop, patrona hazırlop” gibi dövizler taşıdılar.
Ve gazeteciler 3 gün “Basın” adında gazete çıkardılar, patronların boykotunu kırdılar...
+
İşte 10 Ocak oralardan buralara geldi. Hafta sonunda “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” kahvaltıları fırtınası yaşadık. “Çalışan gazeteci” olan olmayan kahvaltı kahvaltı gezdik... En son geçen Pazartesi günü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği (verdiği demeye utandım) kahvaltı ile bu fırtına dindi.
Kahvaltıların dışında yemek vardı. Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen yemekte yaklaşık 130 ‘gazeteci’ varmış. Aynı zamanda işveren ve iş gören olan arkadaşlar alınmasın, bu rakamın içinde “gazete patronları” da bulunuyormuş. Onları çıkarırsak yaklaşık 100 gazetecinin o yemekte buluştuğunu söyleyebiliriz.
Hangi nedenle olursa olsun “çalışan gazetecilerin” yılda bir kere de olsa buluşmaları güzel. Büyükşehir Belediyesi bunu gelenek hale getirdi. Büyükşehre bu sene Muğla Valiliği de katıldı. Akyaka Yücelen Tesisleri’nde yapılan kahvaltı ilçelerden gelenler için keyifli olmuş.
Büyükşehir Belediyesi’nin yemeğinde müzikte varmış, ama dans etmek neden akıllara gelmemiş anlamadım. Oysa “magazinlik” bir hava yaratılabilirdi! Bodrumlular bu işi biliyor...
Hazır il genelinde cemiyet başkanlarının bulunduğu bir gecede “günün anlam ve önemi” üzerine konuşmalarda yapılabilirdi, ama demek ki akıl eden olmamış...
+
Ben Büyükşehir yemeğinde davetli olmadığım, Valilik kahvaltısında planlı programım olduğu için bulunamadım. Menteşe Belediyesi ve AK Parti İl Başkanlığı kahvaltılarına katıldım. Uzun zaman sonra ‘meslektaşlarla’ birlikte olmak güzeldi. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal aramızdan ayrılan meslektaşlarımıza rahmet dilediği konuşmada mesleğimizin ve meslektaşlarımızın sorunlarını dinlemeye hazır olduğunu söyledi. Arkadaşlarımız ise Gonca Başkan’a sorular sormayı tercih ettiler.
Ben de söz aldım, meslektaşlarımızın sorunlarının kalmamış olmasından duyduğum mutluluğu paylaşıp, Gonca Başkana her zaman soru sorulabileceğini belirterek, “Bugün sorunlarımızı konuşabilirdik” dedim.
Bu arada gözlerim Rifat Kalakoğlu, Hüseyin Kocabıyık, Kazım Tokuç gibi duayenleri ve benim penceremden ‘çalışan gazeteci’ olmasa da Valilikten emekli olan Baki Gencel arkadaşımızı aradı. Ki Büyükşehir’de de Can Pulak, Zeki Özkeskin, Tandoğan Uysal, Sedat Kaya, Hüseyin Anıl, Mehmet Emin Berber gibi isimlerde yokmuş...
Hasan Önkaş’ı, birbirimizi pek sevememiş olsak da Ünal Türkeş’i daha yakın zamanda kaybettiğimiz Halil Eğriboyun’u anabilirdik. O kahvaltıyı anılarımızla renklendirebilirdik. Olmadı. Üzüldüm.Gün gelir biz de unutuluruz...!
AK Parti İl Başkanlığı kahvaltısında, iktidar kahvaltısında olmanın bilinci içinde, İl Başkanı Haluk Laçin ve Tanıtım Medya Başkanı Elvan Göçer’in gazete patronu, İl 2. Başkanı Av. Ayşegül Mungan ile Menteşe İlçe Başkanı Av. Mustafa Algan’ın hukukçu olduklarının altını çizerek, “Herkesin meslek odası var, bir odasız biz kaldık. Muğla bası olarak sizden bu konuda girişim bekliyoruz.” dedim.
İl Başkanı Laçin’den söz aldık. Tek cemiyet çatısı altında meslek odamızın olduğu, mesleğimizin saygınlık kazandığı günlere...
+
Muğla’da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ilk kez “Muğla Çalışan Gazeteciler Platformu” tarafından bir kahvaltıda kutlanmıştı. O güne kadar kimsenin bu günden haberi yoktu! Başkanımız Cem Kaytan’dı. Sonradan platformu “Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti” yaptık, Cem kardeşimizi de başına geçirdik. Meğer kendisine dükkan açıvermişiz... 10 Ocak filan unutuldu... Umarım seneye iki cemiyetimiz el ele (Tek cemiyet haline gelirlerse mutlu oluruz) verir, gündüz panel, çalıştay ve benzeri bir faaliyetli, gece eğlenceli bir etkinlik düzenlerler de Valiyi, Büyükşehir Belediye Başkanını, savcımızla, emniyet müdürümüzle konuk ederiz...
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ; Gazeteleri gazeteciler yazar, ancak okuyucular yazdırır. --Benjamin Franklin