Seçimin üzerinden 4 ay geçse de siyaset gündemindeki erken seçim tartışmaları devam ediyor. Geçtiğimiz salı akşamı Kabine sonrasında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milli iradenin en özgür biçimde tecelli vasıtası seçimdir, sandıktır. Bunun tartışılmasını dahi yersiz buluyor, Türk demokrasisine hakaret olarak değerlendiriyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sanki bu sözlerin ardından “Erken seçim” diyecekmiş gibi görünüyor, ama demiyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in en son deniz otobüsü seferlerine start vermek için geldiği Aydın ve Muğla’da da ifade ettiği “erken seçim” sözlerine yanıt olmalı “Muhalefet kendi içindeki 'bilek güreşini' perdelemeye çalışmaktadır.” diyerek şu ifadelerde bulundu:

Tabii yeni hükümet sisteminde 'erken seçim' diye bir kavram da yoktur. Bunun yerine, Cumhurbaşkanı ve Meclis'in 'seçimlerin yenilenmesi' kararı alması vardır. Muhalefetin diğer birçok alan gibi burada da Türkiye'yi geriden takip ettiği anlaşılıyor. Hiçbir temeli olmayan, bu tarz sahte gündemlerle muhalefet kendi içindeki 'bilek güreşini' perdelemeye çalışmaktadır. Hükümet olarak bu tartışmaların ne tarafıyız ne de muhatabıyız.

O zaman Özgür Özel yankı odasında kendisi çalıp kendisi mi söylüyor?

xx xx xx

Malum SSK ve Bağ-Kur emeklisinin gözü uzun süredir TÜİK’in açıklayacağı haziran ayı enflasyon oranındaydı. Önceki gün açıklandı. Hemen “Geçinemiyoruz” tepkisi yükseldi.

Haziran enflasyonunun açıklanmasıyla altı aylık enflasyon farkı netleşti ve “SSK, Bağ-Kur emeklisi temmuz ayında maaşına ne kadar zam alacak” sorusu yanıt bulmuş oldu. İşçi, tarım ve Bağ-Kur emeklisinin temmuz maaş zammı yüzde 24,73 olacak. Tabii kimse tatmin olmadı...

Özgür Özel de 1 Temmuz da buralarda ülkemizde asgari ücretin yüksek olduğunu savunan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yanıt verirken “Haddinizi bilin, hakkımızı verin. Söke söke alacağız. Hükümet, bu sesi duy. Eğer geçim yoksa seçim vardır.” diyordu.

Bu sözleri değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefet kendi içindeki 'bilek güreşini' perdelemeye çalışıyor” diyor. Bu sözlere cevap veren Özgür Özel ise “Bizce yarın karar alalım, 2 ay sonra hemen seçim olsun” ifadelerini kullandı. Ardından gelen değerlendirmesi de şöyle oldu:

Erdoğan'ın yaptığı teknik değerlendirme doğrudur, erken seçim diye bir şey söz konusu değildir

Kendi bir daha aday olamıyor, ya da mecliste 360 milletvekili kararıyla olur. o durumda geçen sefer YSK'nın verdiği kararla bu dönem ikinci dönem kabul edildiği için son bir kez aday olabiliyor. Bu yüzden meclisin bir karar alması durumunda seçimler yenilenebilir.

Bu durumda “Özgür Özel ne yapıyor?” sorusunun yanıtı “Politika yapıyor” olacaktır...

Peki erken genel seçim olur mu?

Ben “Olur” diyenlerdenim. Tabii Özgür Özel “Hodri meydan” çektiği ve “iktidarı sıkıştırma politikası” yaptığı için değil...

xx xx xx

Anımsanacağı gibi Özgür Özel buralarda yaptığı konuşmada “Erken seçim için 360 milletvekili bizde yok, muhalefette yok. Biz isteyince erken seçim olmuyor ama halk isteyince olur. Millet, erken seçim diyorsa mutlaka sandık gelir, iktidar değişir. Yapılacak ilk seçimlerde CHP’yi iktidara taşıyacağız. Söz veriyorum. Yapacağız bir kez daha ülkeyi kurtarmak, demokrasiyi kurmaktır. Söz veriyoruz ki iktidarımızda bu ülke Atatürk'ün gösterdiği yöne ilerleyecek.” diyordu...

Aslında Özgür Özel’in açıklamaları Erdoğan için adeta bir “can simidi”...

Gündemdeki Anayasa değişikliğinin bazıları haklı pek çok gerekçesi var. Ancak arka planda tutulan asıl gerekçenin “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kere daha aday olabilmesi yolunun açılması” olduğu da aşikar.

Anayasa değişikliği için “360 milletvekilinin evet oyu aranıyor”, ama bulunamıyor... AK Parti-MHP Milletvekilleri yetmiyor. Ancak mecliste “erken seçim” kararı alınırsa, görev süresini tamamlamadığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan aday olabiliyor...

Bu yüzden CHP dışındaki muhalefet “erken seçime” karşı... Doğrusu ben CHP’nin de erken seçimi çok istediğini sanmıyorum. O yüzden “Özgür Özel politika yapıyor” diyorum...

xx xx xx

Bana göre “erken genel seçim” kaçınılmazdır.

Emekliler geçinemediği veya Özgür Özel ve CHP istediği için değil... Cumhurbaşkanı Erdoğan istediği için kendisinin belirlediği tarihte yapılacaktır. 

O tarih pek yakın görünmüyor. Yakın olsa emekliler ve hatta çalışanlar için “enflasyon oranında artış” yanında “iyileştirme zammı” da yapılırdı... Maliye Bakanı Şimşek, Özgür Özel’in sert eleştirisine neden olan o “asgari ücret” açıklamasını yapmazdı.

O tarihi zamanı geldiğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamayacaktır. O gün geldiğinde bunu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaparsa da şaşırmam... Bahçeli o zaman “Seçmenin önüne sandığı getiren” olarak da pirim bile yapacaktır. Ben Cumhur İttifakı’nın Özgür Özel’e “Seçmenin önüne sandığı getiren olma” fırsatı tanıyacağını da sanmıyorum.

CHP’lisi ve AK Partilisi ile eski Muğla Milletvekilleriyle görüştüm. Erken genel seçim istemeyeni yok... Hele bazıları “yeniden seçilebilme” ihtimalini yakalamak için bekliyor. Hazırlananlar bile var!

Mevcutlar ile görüşmedim. Genel başkanları yeniden adaylık garantisi vermezse, erken genel seçim oylamasında “evet” derler mi bilemiyorum...

xx xx xx

Bana göre “erken genel seçim” kaçınılmazdır, neden?

Bir kere iktidar fazlasıyla yıpranmış durumda. Yoksa yerel seçimlerde CHP sandıktan birinci parti çıkar mıydı? Ki hala anketlerde birinci görünüyor...

Geçinememe meselesi giderek emeklilerin meselesi olmaktan çıkıp, çalışanların tümünün ve hatta esnafında meselesi haline gelmeye başladı... Üreticiden söz etmeye gerek var mı bilmiyorum. Fındık, çay üreticileri de ayakta...

Yani ülke şartlarının toplumu dört yıl daha aynı iktidarın yönetimi altında tutmaya müsait olmadığı ortada. En önemlisi yukarıda da anlatmaya çalıştığım gibi, genel seçimler zamanında yapılırsa Cumhurbaşkanı Erdoğan aday olamıyor!

Yani vatandaş biraz soluk aldığı anda sandık önümüze gelir... Bu seçim bir bakıma “Erdoğan’ın baskın seçimi” olacaktır...

xx xx xx

Tabii burada dikkat çekici olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Geçim yoksa seçim” dese de “erken seçim” derken gelecek yıldan söz ediyor olmasıdır...

Şartlar böyle giderse biz önümüzdeki yıl bugünlerde erken seçim talebini dillendiririz ve Erdoğan’ın görev süresinin tam ortasında (2,5 yıl) kendisine kaçamayacağı bir teklif sunarız.

Bir seçime ‘erken’ denebilmesi için gerçekten zamanından çok önce yapılması gerekir. Özgür Özel ise, dikkat edildiyse, talebi bir yıl sonra ‘dillendirmekten’ söz ediyor…

Ve, bunu da AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ‘kaçamayacağı bir teklif’ olarak değerlendiriyor...

Ne yapalım o zaman “geçinemeyenlere” sabır mı dileyelim?

CHP Genel Başkanı Özel “Erdoğan kendine güveniyorsa bir kere daha gelir yarışırız” da diyor... Bu noktada da insanın aklına “Erdoğan’ın karşısında kim yarışacak, kendisi mi?” sorusu geliyor...

Özgür Özel eğer kendisini kastediyorsa “İkinci Kılıçdaroğlu vakası” yaşanabileceğini düşünmüyor mu acaba?

xx xx xx

Yukarıdaki ifadeleri için “Özgür Özel bunları nerede söyledi?” diye merak edenler olabilir. Fatih Altaylı’nın programında söyledi... O günden beri, zamanını Erdoğan’ın belirleyeceği (!) erken seçimi tartışıyoruz...

İngiltere’de dün erken genel seçim vardı. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılışının ardından gerçekleştirilen ilk genel seçimde Birleşik Krallık ülkeleri İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’daki seçmenler Avam Kamarasının 650 üyesini ve yeni hükümeti belirlemek için sandığa gitti

Fransa'da geçen hafta sonunda erken genel seçimin ilk turunda aşırı sağcı Marine Le Pen liderliğindeki Ulusal Birlik (RN) partisi yüzde 33'ten fazla oyla ilk sırada yer aldı. İkinci tur bu hafta sonunda yapılıyor.

Bu iki ülkenin erken seçime gitmesinin sebebi vatandaşları geçinemedikleri, işsizliğe çare bulunamadığı için değil... İki ülkede de erken seçim kararını iktidarlar aldı ve sebep ülkelerindeki siyasi dengenin aleyhlerine bozulması... Yeni bir siyasi tablonun ortaya çıkması...

Zamanında yapılacak bir seçimde çok daha büyük bir hezimet yaşamaktansa, iktidarlarını birkaç ay kısaltsa bile, erken -hatta baskın- seçim kararı alıyor Batılı politikacılar...

Mesela AK Parti de MHP ve başka partilerin desteğine ihtiyaç duyduğu anda seçim kararı alabilirdi, ama Türkiye’de bu işler farklı yürüyor...

Siz iyisi mi milletvekili olmak gibi bir hayale sahipseniz şimdiden çalışmalara başlayabilirsiniz. Tabii mevcut milletvekilleri de yerlerini sağlamlaştırmak için daha dikkatli olmalılar...

Seçim kapıda...

Bu arada düğüncüyüz, biricik kızımızı evlendiriyoruz.. Yazılarıma bir süre ara veriyorum...

-----------------

GÜNÜN SÖZÜ; Zorbalık, günün modası gereği, başı çekiyor. Kaşıkla göz oymaktan, ırza geçmeye, linçe kadar.--Tomris Uyar