“Entelköy Efeköy’e Karşı”... Ulalı hemşehrimiz Yüksel Aksu, Dondurmam Gaymak, İftarlık Gazoz, Entel Köy Efeköy’e Karşı gibi dram/komedi tarzında filmlerinin ardından sinema ve “Yüksel Aksu filmi” sevenlerinin karşısına geçen hafta “Cem Karaca’nın Gözyaşları” filmi ile çıktı.

Gişesi, izleyicisi bol olsun...

Neredeyse 20 yıl oldu, Muğla’da çekilen ilk dizilerden biri başrolünü Küçük Emrah’ın oynadığı “Büyük Yalan”dır. Bilmem bilir misiniz Gold Film imzalı filmin iki yönetmeninden biri Yüksel Aksu’dur. Aslında 2 sezon, 69 bölümlük dizinin Muğla’da çekilmesini sağlayan da O’dur...

Çekime Menteşe’de, Konakaltı Kültür Merkezi’nde başlanmıştı, ama Osman Gürün sayesinde orada tamamlanmamıştı...!

“Büyük Yalan” dizi olarak ilkti, ama son olmadı. Muğla, doğal ve tarihi çevresiyle, korunmuşluğu ve güzellikleriyle bir “doğal platoya” dönüştü. Muğla dizilerinin ‘Güzel Köy’ü Bozüyük turizmde günübirlik tur çeken önemli bir destinasyon oldu...

Oysa Muğla’nın Asar manzaralı tarihi hanlarından Konakaltı Kültür Merkezi de Arasta’yı, Saburhane’yi Şirince’ye dönüştürebilirdi, ama dönemin belediye yönetiminde vizyon yoktu. “Büyük Yalan” dizisine tam da turlar gelmeye başladığında, 69 bölümlük dizinin neredeyse ilk bölümlerinde dönemin Başkanı Osman Gürün “Yeter artık mekan bana lazım” deyiverdi...

O zaman sanıyorum Yüksel Aksu’da diziden ayrılıp, ‘Dondurmam Gaymak’a kadar Muğla’ya küsmüştü...

+

Sözüm ona bugün “gelenleriyle, gelmeyenleriyle, söylenenleriyle söylenmeyenleriyle, eğlenenleriyle eğlenmeyenleriyle en azından Muğla’nın bir ilki olan Uluslararası Deştin Kültür ve Doğal Yaşam Festivali’ne bakacaktık”, nerelere gittik, ama bakarız...

Yurt içinde ve dışında ödüllü filmi Dondurmam Gaymak ile Oskar kapılarını da zorlayan Yüksel Aksu’nun kült filmlerinden ‘Dondurmam Gaymak’ bir bakıma “Emperyalizme karşı eski Muğla’da geleneğin fotoğrafı” olurken, ‘İftarlık Gazoz’ bir dönemin fotoğraflarından biri, ‘Entel Köy Efeköy’e Karşı’ filmi de “ Türkiye’de çevre hareketlerinin” bir fotoğrafı oldu.

Uluslararası Deştin Kültür ve Doğal Yaşam Festivali’ndedeişte o “Entelköy Efeköy’e Karşı” filminden esintiler varmış... Anlatılanlar ve izlediğim video paylaşımları bende bu izlenimi bıraktı... Yüksel Aksu, ‘Dondurmam Gaymak’ ile Oskar kapılarını zorlarken, Deştin uluslararası aktivistlere kapılarını açtı...

Direnişleri ve hukuk zaferleri Uluslararası oldu...

“Entelköy Efeköy’e Karşı” filmi içinde Deştin’de gerçek oldu desek yeridir, ama bir farkla;

“Efeköy Entelköy’e Karşı”...

Efeköy’lü Deştinliler zaten doğayla baş başa bir yaşam sürmekteler ve bunu ortadan kaldıracağını düşündükleri çimento fabrikasına direndiler ve kıyılarında bir “Entelköy” kurulmasına gerek kalmadan kazandılar... Bir de biraz “entellik” onların içinde de varmış mı ne...

Latin Amerika’dan, Avrupa’dan ekolojist aktivistler onları görmeye geldi...

+

Deştin Çevre Platformu, Bayır Çevre Komitesi, MUÇEP Menteşe Meclisi birlikte bir doğal yaşam festivali örgütledi. Bunun adı da Uluslararası Deştin Kültür ve Doğal Yaşam Festivali oldu...

Doğrusu ben, Deştin’de 28 ve 29 Eylül günlerinde yaşananları, yaşatılanları beklemiyordum...

Şaşırttılar. Tek kelimeyle başardılar...

Deştinliler ‘örgütlenme’ de bambaşka yerlere gelmişler.

Deştin’de iki gün yaşananlar bazı belediyelerimizin altından kalkabilecekleri türden işler değil... Ancak Deştinliler günümüzde çok da bilinmeyen, kaybolmaya yüz tutmuş “imece kültürünü” dibine kadar yaşamakta...

Milas Şehir Tiyatrosu ve Iasos Köy Tiyatrosu, İzmir’den Grup Geniş Merdiven, Menteşe’den Sazıyla Sözüyle Uygar Karaca... Bunlar profesyoneller, ama Deştin’de amatörlükleri tutmuş, kendilerini sahneye gönüllü atmışlar... Bir de Yatağan’ın müzik öğretmenleri topluluğu kapanışta büyük taktir toplamışlar.

Elbette başta Muğla Büyükşehir Belediyesi olmak üzere Milas Belediyesi, Yatağan Belediyesi ve Menteşe Belediyesi’nin destekleri de yadsınamaz. Özellikle Büyükşehir Belediyesi sahne ve sahne düzeninden seyyar tuvaletine kadar işin bence en önemli kısmını halletmiş.

Ki festivalin afişlerinde de ‘Düzenleyiciler’ olarak Deştin Çevre Platformu, Bayır Çevre Komitesi, MUÇEP Menteşe Meclisi sıralanırken, ‘Katkı koyucular’ olarak Muğla Büyükşehir Belediyesi, Milas Belediyesi, Yatağan Belediyesi ve Menteşe Belediyesi yer alıyordu.

Zaferle sonuçlanan hukuk mücadelesinde Deştinlilerin yanında olan Menteşe Kent Konseyi’ni düzenleyenler arasında göremedik, ama Menteşe Kent Konseyi’nin yeni Başkanı Egemen Balaban festivallerinde Deştinlileri yalnız bırakmamış, oradaymış...

Şaşırtıcı olan ise Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ile Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ın festivale katılmamış olmaları olmuş...

+

Elin ekolojist aktivistleri taa Latin Amerika’dan Amazonlardan, İngiltere’den, İskoçya’dan çıkıp Deştin’e gelebilirken, CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici festivalin hiçbir yerinde yokmuş. Yadırgamadım, zaten O’nu pek öyle her yerde göremiyoruz. Alıştık...

Festival yürüyüşünde ve açılışta öteki milletvekilleri de yokmuş, ama Cumhur Uzun ilk günün akşamı yetişerek bir de güzel bir konuşma yapmış. Gizem Özcan da ikinci gün yetişebilmiş. Deştinlilerle dertleşmiş. Özcan daha sonra sosyal medya hesabından da “Yatağan İlçe Başkanımız Sayın Mehmet Kemiksiz ve Belediye Başkanımız Sayın Mesut Günay ile birlikte Deştin Mahallemizi ziyaret ederek yaşam savunucuları ile bir araya geldik. Havamıza, suyumuza, doğamıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.” diye paylaşımda bulundu.

Afişte belediyelerinin adı var, festivalde kendileri yok.

Evet sosyal medya hesaplarından bir paylaşımda bile bulunmadılar...

Tamam Fevzi Topuz Milas Belediye Başkanı... Deştin O’nu çok da ilgilendirmiyor olabilir... Mücbir bir gerekçe ile gelememiş olabilir. Keşke bir paylaşım yapmış olsaydı...

Ancak Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ı anlamakta güçlük çekiyorum. Gonca Köksal bugün ÇED Olumlu Raporunun mahkeme kararı ile iptali sonucu iptal edilmiş olan çimento fabrikası yapı ruhsatını veren belediyenin başkanı… Herkes “yatırımcı yeni bir ÇED başvurusu yapar mı?”, “yeni bir ÇED ile belediyeye başvurur mu?”, “Eğer böyle olursa yeni başkan ne yapar?” sorularının yanıtını ararken Sayın Başkanın festivalde görünmemesi hoş olmamış...

+

Evet hafta sonunda Muğla, özellikle CHP oldukça hareketliydi.

CHP İl Gençlik Kolları’nın kongresi vardı. Büyükşehrin mi, Menteşe’nin mi düzenlediği kimselerin haberinin olmadığı 18. Trap Skeet Kurşun Atış Yarışması ödül töreni vardı. Akkaya (Dirgeme) da Geleneksel Boğa Güreşi Festivali vardı.. Muğlaspor’un 2023- 2024 sezonu Şampiyonluk Kupa Töreni ve Etimesgut Belediyespor ile karşılaşması vardı. Bütün bunlar olurken Yatağan’da da Menteşe, Milas, Ula, Bodrum ve Yatağan Belediye Başkanları ile Belediye Mecli Üyeleri ve ilçe başkanlarının katıldığı “Cumhuriyet Halk Partisi Parti Okulu” tarafından“Belediye Meclis Üyeleri Yerel Yönetim Eğitim programı” yapılıyordu...

Şimdi “Eee Özcan Özgür el insaf... Kadın hangi birisine yetişsin?” diye tepki gösterenler olacaktır.

Dirgeme’de de var mı emin değilim, ama Ahmet Aras dahepsinde varmış... Deştin’e de damga vurmuş...

İnsan Cumhur Uzun gibi akşam, Gizem Özcan gibi ertesi gün de mi katılım gösteremez?

Ki, Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay festivalin tamamında Deştinlilerin yanındaymış…

Derler ki “Niyeti namaz olanın kulağı ezandadır.”...

Tabii Başkan Gonca Köksal o kadar da umarsız değil... Deştin’e çiçeği burnunda Başkan Yardımcısı Engin Fırat Ata’yı göndermiş. Ne yapalım şimdi, osun vasın...!

+

Her şeyin bir çaresi var tabii... Menteşe Belediyesi bu yaz güzel bir iş yaptı; “Sinema Günleri”ni uygulamaya koydu. Gonca Köksal sinemayı köylülerimizin ayağına götürdü. Kaç haftadır gazozu patlamış mısırı da belediyeden “Yüksel Aksu filmleri” gösteriliyor.

Acaba o filmlerde “Entelköy Efeköy’e Karşı” filmi de Deştin’de bir “Sinema Günü” esprisiyle gösterilse, Yüksel Aksu seneler sonra filmin oyuncuları, emekçileri ile buluşturulsa ve orada kendilerine “Efeköylü Deştinliler” tarafından birer anı plaketi verilse nasıl olur?

-------------------                       ------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Senin kendini nasıl gördüğün, başkasının seni nasıl gördüğünden çok daha önemlidir.--Thomas Stearns Eliot