Koronavirüssalgınının geldiği nokta ortada. Sağlık Bakanı'nın ifadesiyle birinci dalganınikinci pikini yaşıyoruz. Görülen vahim durum şu ki kimse koronavirüstenkorkmuyor. Salgının bu kadar ciddi bir boyuta ulaşmasını da hiç sorun etmiyor.

Bubilinçsizliğin ve sorumsuzluğun arkasında Mart, Nisan ve Mayıs aylarında alınansıkı önlemlerin olduğunu düşünüyorum. 3-4 ay boyunca alınan önlemleringetirdiği kısıtlamalar dışında hastalık ile ilgili bir deneyimi olmayanvatandaşımız, önlemlerin kaldırılması ile birlikte 3-4 ayın acısınıçıkartırcasına gezmeye, eğlenmeye ve rahat davranmaya başladı. Uzatılanmikrofonlara, "Ben koronavirüse inanmıyorum." diyen, "Hani nerede koronavirüs, gelsin, beniöldürsün." diyen vatandaşın rahatlığının altında bu sürede alınan önlemlerile sağlanmaya çalışılan "güçlü koruma" refkleksinin olduğuna inanıyorum.

Eğertoplumun belirli oranda bu hastalıkla yüzleşmesi, her aileden birilerinin buhastalığı deneyimlemesi sağlanabilseydi bugün bu noktada olmayabilirdik.

"Bizebir şey olmaz." diyen sorumsuzların, yoğun bakımda "Doktorum ne olur,beni yaşat." diye yalvarışlarını da haber yapıp bu topluma izletebilseydik,salgın bugün bu noktada olmayabilirdi.

Belkibu görüşüm bazılarınca garipsenebilir. Ancak, bu bir hesap meselesi. Çok dahaaz insanın koronavirüs deneyimini yaşaması ile bu süreç daha az sorunlaatlatılabilecekse neden kontrollü bir bulaşa izin verilmesin?

Neyse,artık bazı şeylerin dönüşü yok. Gelinen noktada sünnetler, nişanlar, düğünler,taziyeler ve asker uğurlamalar ile salgın çığırından çıktı. Bilinçsiz,sorumsuz, vicdansız ve ahlaksız insanların da ateşlemesiyle her gün binlerce insan virüse yakalanıyor.

Hiçbirönlem almadan düğünlerde saatlerce göbek atanlar, halay çekenler, pozitifolduğunu bile bile düğüne gelenler, taziyede öpüşüp sarılanlar, asker uğurlamaadıyla her türlü saçmalığı yapanlar, bu saçmalıklara göz yumanlar, ne yazık kiişin bu noktaya gelmesinin asıl müsebbipleri oldu.

72saatte 5 düğün gezen sorumsuz pozitif kişi, pozitif olduğu halde dükkanını açanvicdansız esnaf, balayında virüse yakalanan ve köyüne dönünce üç düğün dahagezen bilinçsiz gelin, maskesiz otobüse alınamayacağı söylenince şoförü darpeden ahlaksız yolcu gibi davranan binler her gün birilerinin koronavirüseyakalanmasına neden oluyor. Kendisine uzatılan mikrofona, "Makyaja bu kadarpara verdim, neden maske takayım ki." diyebilen zavallı gelin, karantinadaolması gerekirken tatil yolunda yakalanan pozitif hasta, hem kendi sağlığınıhem de başkalarının sağlığını tehlikeye attığının farkında bile değil.

Busorumsuzluk, bilinçsizlik, vicdansızlık ve ahlaksızlık; yalnızca kendinidüşünen, başkalarının hakkını, hukukunu ve sağlığını hiçe sayan zavallı birdüşüncenin eseri.

Geçde olsa adım atan Devlet, düğünler için belirli kurallar getirdi. İyi de oldu.Çünkü evlenmek demek; saçma sapan adetlerle, hiçbir kurala ve önleme uymaksızıneğlenmek demek değildir. "Saçma sapan adetler" ifadesini boşuna kullanmadım.Damada kadın mayosu giydirip ortalarında oynatan geri zekalı tayfasını hepinizizlemişsinizdir.

Evlenmek,eğlenmek değildir. Evlenmek, yuva kurmaktır. Eğer koşullar elverirse ve imkanda olursa bu güzel günde adabınca eğlenmek ve sevinci davetliler ile paylaşmakçok güzeldir. Misafirlerine ikramda bulunup kurulan yeni yuvanın sevincinipaylaşmak büyük bir mutluluktur. Ancak bugün koşullar bunun için uygun değil.Dünyayı etkisi altına alan bir salgın var, dolayısıyla ipin ucu kaçırılıncadüğünlere birtakım kurallar getirildi. Ne yazık ki, sorumsuz bir tayfa hemenortaya çıktı. Gelinleri de grubun önünde, "Mağduruz." diye ağlatarak bukısıtlamalara karşı çıkan açıklamalar yaptılar.

Vaybe, ne mağduriyet ama. Yazık bu memlekete. Bu kadar cahil, bilinçsiz,vicdansız, sorumsuz, ahlaksız insanın arasında işimiz gerçekten zor.

Düğüncüleryetmezmiş gibi bir de kuruyemişçiler ana haberlere çıktı. Düğün salonlarındakuruyemiş ikramının iptal edilmesi ile belleri bükülmüş. Vergi indirimiistiyorlarmış. Yok daha neler? Bu ülkede her şey bu kadar ucuz mu?

İnsansağlığı bu kadar ucuz mu?