Yek Tanrılı dinlerin ilki Yahudiliktir.
İkincisi ise, Hristiyan inancıdır.
Sonuncusu da İslâm dinidir.
Bu üç semavi din arasında amansız bir mücadele vardır.
Böyle bir mücadele yoktur, insanlık Aydınlanma dönemini yaşıyor, diyenlere kulak asmayın siz.
Mücadele ve " Benim inancım en doğru inançtır " kavgası tüm hızı ile günümüzde bile devam ediyor.
Aydınlanma cağında bazı tarihçiler Hz. Musa ile Hz. İsa adında insanların var olmadığına, bu iki ismin birer mit olduğunu iddia edebiliyorlar.
Hz. İsa'nın MS 330 yılında İznik'de toplanan konsülce yoktan var edildiğini, iddia eden tarihçiler ve düşünürler bile var.
Hatta Yahudiler Hz. İsa için ağza alınmayacak iftiralar bile atıyorlar.
Hz. İsa ile yetinmeyen Yahudiler, Hz. Meryem için de çok kötü sözler söylüyorlar.
Yahudiler, bu sözleri yüzünden Avrupa da çok çileler çektiler ve sürgünlere gönderildiler.
Hristiyan inancı Tarsuslu Paulus tarafından şekillendirilmiş ve Roma topraklarında yayılmış bir inançtır.
İlk adı Seul olan bu Tarsuslu Haham, sonradan adını " Paul " olarak değiştirmiştir.
Tarsuslu Paul, Yahudilikteki sünnet olma zorunluluğunu, domuz eti yeme yasağını kaldırarak yep yeni bir din meydana getirmiştir.
" Yahudi olunmaz, Yahudi doğulur" prensibi, Yahudiliğin evrensel bir boyuta ulaşmasındaki en büyük engel idi.
Tarsuslu Paul, Yahudi inancını değiştirerek yeni bir din oluşturdu.
Bu dinin adı " Hiristo'nun yolundan gidenler " anlamına gelen " Hristiyanlık " olmuştur.
Hiristo, Hz. İsa'nın Yunancadaki adıdır.
Böylece, Tarsuslu Paul, Hristiyan inancını evrensel bir boyuta geçmesi için, gerekli adımı atmış oluyordu.
Hatta, Tarsuslu Paulus'a " Hristiyanlığın Peygamberi " bile diyebiliriz.
Yahudiler, Hz. Meryem ve oğlu Hz. İsa'yı hiç sevmemişler, hatta onlardan nefret etmişlerdir.
Hz. İsa'yı idam etmesi için, O'nu Roma'nın Kudüs Valisi Pontus Platus'a, Yahudiler teslim etmişlerdir.
Bu kavga 6. yüzyılda İslam'ın gelmesine kadar çok şiddetli olarak devam etmiştir.
İslam'ın kutsal kitabı Kur-an-ı Kerim, Hz. Meryem ve oğlu Hz. İsa'yı kutsamış ve Hz. İsa'nın Peygamber olduğunu tescil etmiştir.
Yanı, Hz. İsa ve annesi Hz. Meryem, Yahudilerin suçlamalarından 700 yıl sonra, İslam'ın kutsal kitabı Kur-an-ı Kerim sayesinde temize çıkabilmişlerdir.
Bu detay, malesef Hristiyan dünyasında görmezden gelinir ve ıskalanan bir gerçektir.
Sonuç olarak;
Hz. İsa, Yahudilerce aşağılanmıştır...
Hz. İsa, Hristiyanlarca tanrının oğlu tanrı olarak kabul edilmiş ve " Baba, Oğul ve Kutsal Ruh " üçlemesi ile kutsamıştır.
İstavroz çıkarmak, bu üçlemeyi temsil ediyor.
İslâm, Hz. İsa'yı, peygamber olarak kabul ederek, Hristiyan inancının sağlam bir zemine oturmasını sağlamıştır.
Bu gerçeğin altını çizelim ve bu gerçeği hiç unutmayalım.
Şeytan detayda gizlidir, demişler büyüklerimiz.
Gerçekleri görebilmek için, detaylara dikkat etmek gerekiyor.