Mevlânâder ki:
" Sevgi,düşünce ve mânadan ibaret olsaydı senin oruç ve namazının zâhiri suretleri dekalmaz, yok olurdu.
Dostlarınbirbirine armağan sunmaları, dostluğa nazaran ancak görünüşe ait şeylerdir.
Fakatbu suretle o armağanlar, gönüllerde gizli bulunan sevgilere şahadet eder.
Çünkü,ey ulu kişi; zâhiri iyilikler, gizli sevgilere şahittir. "
Sevgive dostluk, yalnızca düşünce ve manadan ibaret şeyler değildir. Bunun içindirki bu manevi hissiyatların da dışa yansımaları, zahiri suretleri vardır.Sevgiyi ve dostluğu besleyen en önemli zahiri suret ise hediyeleşmek, dosta birarmağan sunmaktır.
YineMevlânâ der ki:
" Yusuf,başından geçenleri anlattıktan sonra 'Eh... bize ne armağan getirdin, bakalım?'dedi.
Eyulu kişi! Dostları görmeye eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmeye benzer.
UluTanrı bile mahşer günü, halka 'Kıyamet günü için armağanın nerede?
Bizeyapayalnız, azıksız, âdeta sizi yarattığımız gibi geldiniz.
Kendinizegelin! Kıyamet günü için ne hediyeniz var, ne getirdiniz?
Yoksatekrar dönüp geleceğinizi ummuyor muydunuz, size bugünün vâdesi bâtıl mıgöründü ki?
Onakonuk olacağımızı inkâr ediyorsan bu mutfaktan ancak toprak ve kül alabilirsin.
İnkâretmiyorsan niçin böyle elin boş. O sevgilinin kapısına böyle nasıl ayakatacaksın?
Yemeyi,uyumayı biraz azalt da onunla görüşmek için bir armağan götür ."
Dostlarıziyaret etmenin bir amacı da dostluğu pekiştirmek, gönül bağlarınıgüçlendirmek, duyguları birbirine bağlamaktır. İşte bunun en güzel aracı dahediyeleşmektir.
Dostahediyesiz gidilmez.
Dostuziyarete eli boş gitmek ise görgüsüzlüktür. Çünkü, "Dostları görmeye eli boşgitmek, değirmene buğdaysız gitmeye benzer."
Yaşambir paylaşım, yaşamak ise paylaşmasını bilmektir.
Dostluğunözü de paylaşmaktır.
Sosyalbir varlık olan insan, belirli oranda tek başına yaşayabilir ama tek başına"insan" kalamaz.
Tekbaşına yaşamını sürdürebilir, ama paylaşmadan "insan" olamaz.
"İnsan"sızyaşamak ise taş yürekliliktir.
Dolayısıylainsanın ve toplumun kalitesi, paylaşma bilinciyle doğru orantılıdır. Paylaşmakise insanın en soylu davranışıdır.
Paylaşmak;yürekleri yumuşatır, kaynaştırır.
Dostlukise acıları, üzüntüleri, sevinçleri, düşünceleri, mutluluğu, parayı, eşyayı,vakti paylaşmaktır.
Dostuylaberaber bir film izlemek, bir türkü dinlemek, yemek yemek, piknik yapmak,sohbet ederek güneşin batışını seyretmek, yolculuk etmek, bir yürüyüş eşliğindedertleşmek yani bir şeyleri paylaşmak insanın yaşamına ayrı bir güzellik katar.
Dostunasaleti ve dostluğun güzelliği de bu paylaşımlarda saklıdır.
Çünkü,dostluk paylaşmaktır.
İnsanpaylaşarak çoğalır. Mutluluklarını dostuyla paylaşarak bir virüs gibi yayaretrafına. Bazen de paylaşarak hafifler. Dostuyla paylaşarak içinde büyüttüğüsıkıntıları küçültür.
Dostluk,hediyeleşmektir. Her hediye, zihinde ve yürekte olanın yansımasıdır.
KulHimmet der ki:
"Seyyaholdum şu alemi gezerim, / Bir dost bulamadım gün akşam oldu.
Kendiefkarımca okur yazarım, / Bir dost bulamadım gün akşam oldu."
Günakşam olmadan bir dost bulabilmek ya da gün akşam olmadan bir dost yüreğerastlamak dileğiyle...
22.06.2022