Evet bu meseleyi uzattığımın farkındayım. Ki önceki günkü yazımda okur sayısında düşme bile oldu... Sanırım sıkılanlar olduğu gibi Sezgin Durmuş Başkan’a sahip çıkanların da boykotuna uğradım!
Ne var ki ben öyle nabza göre şerbet verenlerden olamadım.
Eğriye eğri doğruya doğru...!
Biz kent yazarlarının işi aynı zamanda şehrin tarihine de not düşmektir.
Gelecekte başta sosyoloji, kamu yönetimi, siyaset ve hatta ‘kültür, turizm, çevre’ olmak üzere pek çok konuda akademik çalışma yapacak üniversite gençlerimiz bıraktıklarımızdan yararlanacaklardır.
Umarım sadece onlar için değil, gelecekte politika yapacak olanlar ile şehrimizi yönetmeye talip olanlar ve seçmenler için de yararlı olur...
+
Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş, Kille Koyu’nda esip, ama yağmadıktan sonra Sarsala Koyu’nda kaçak yaptıklarıyla ilgili “yıkım kararı” çıkınca kaçak eserlerini ortadan kaldırdı ve kendisinin Kille Koyu’nda yaptığını bu sefer AK Parti Dalaman İlçe Başkanı Hüseyin Ertuğrul gitti Sarsala Koyu’nda yaptı.
Bir farkla...
Koyu miting alanına çevirmedi, bağırıp çağırmadı, ağlamadı, tane tane anlattı... En önemlisi koya “kendi basını” ile gitmediği gibi, basından kimseyi çağırmadı. Canlı yayında yaptı mı anlaşılmadı, ama paylaştığı vidyoda “Evet herkese saygı ve hürmetler sunuyorum. Biraz canımız sıkkın. Çünkü bugün sabah uyandık telefonlarımız çalıyor. Çok üzücü bir telefon aldık. Sarsala’da Sayın Belediye Başkanı Sezer Durmuş tarafından bizzat belediye bütçesi ile yapılan binaların yıkıldığı ve yapılan yolun kazıldığı bilgisini aldık.” diye başlayıp, şöyle devam etmiş:
“Biz ilk başta bunun gerçek olacağını düşünmedik. Yaa arkadaş böyle bir şey olamaz, çünkü böyle bir şey yapmak için akıl tutulması yaşanması gerekiyor dedik. Ama daha sonra aldığımız bilgiler doğrultusunda bunun gerçek olduğunu öğrendik. Biz vakit kaybetmeden Sarsala'ya geldik. Dalaman’ı böyle gündemlerle uğraştırmayı, Dalaman’ın böyle gündemlerle anılmasını hiç istemezdik. Maalesef çok üzgünüz, yani burada, nasıl anlatayım burada bir cehalet var.”
+
O vidyoyu eğip bükmeden kelimesi kelimesine, noktasına virgülüne paylaşalım istedim.
Sezer Durmuş Başkan’a adını vermeden “Hani burada hep kendisini ön plana çıkartıp, işte biz şöyle yapıyoruz, şöyle hizmet ediyoruz diyen arkadaşlar, Dalaman'ın kendi bütçesiyle yapılmış olan binaları burada yıktılar. Kendileri bile bile göz göre göre yaptılar, bile bile yıktılar. Buradaki yolu bile böyle kazıdılar...” diye seslenen İlçe Başkanı Hüseyin Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürmüş:
“Yaa Sayın Valimize, Sayın Bürokratlarımıza, yaa nasıl laf atarsın onlara? Diyorsunuz ki ‘Bir metrekare parke taşı vermiyorlar bize’ diyorsun.. Sen burada yapmış olduğun parke taşı kaplamasını kazıyorsun. Niye parke taşı yaptın? Hani çevreciydin! Hani doğacıydın!”
AK Parti İlçe Başkanı Ertuğrul, Kille Koyu’ndaki miting gibi basın toplantılarını kastederek... Kille’de Sezer Başkana körü körüne sahip çıkanlara gönderme yaparak “O yanındaki arkadaşlara sesleniyorum, başka kimse üzerine alınmasın arkadaşlar. Burada herhangi bir siyasi partinin üyeleri kendi üzerilerine bir şey alınmasınlar. Ben o gün Kille de o toplantının içine nasıl oldu da 5 dakikada geldilerse buraya (Sarsala’ya) gelmeyen arkadaşlara sesleniyorum.” diye seslenirken, Sezer Durmuş’un, Kille’de enkaz üzerinde tepinerek yaptığı basın açıklamasına Dalaman’dan gelenlere de şöyle seslenmiş:
“Burada bulunmayan arkadaşlara sesleniyorum. Menfi tutumlarınızdan uzak durun. Her birinizin akrabası işe girdi, tuzunuz kuru.. Her birinizin belediye işleri oluyor, projeleriniz yapılıyor, projeleriniz çiziliyor, projelerimiz onaylamıyor. Hiçbirinizin sıkıntısı yok. Hepinizin tuzu kuru. Burada yoksunuz. Asıl burada olmanız gerekiyordu.”
+
Sarsala Koyu’nda Dalamanlı “Durmuş severlere” kaçak yapılıp, gizlice yıkılanlarla ilgili “Asıl, Belediye Bütçesine zarar verildiyse, kamu zararı varsa, asıl burada var. O gün o topluluğun içinde olan bütün arkadaşlara sesleniyorum, hiç mi vicdan yok sizde? Sizde hiç mi merhamet yok? Bütün duygularınızı aldırdınız mı? Neden burada değilsiniz? Neden yapılırken engel olmadınız? Veyahut yıkılırken neden engel olmadınız?”sorularını sıralayan İlçe Başkanı Ertuğrul, Sezer Durmuş Başkan’a şöyle yüklenmiş:
“Hani Sayın Belediye Başkanı demişti ya, ‘Benim gözyaşlarımın hesabını kim verecek?’ diye.. Yaa senin gözyaşlarının hesabını kimse vermeyecek, timsah göz yaşlarını biz gördük.. Ama burada (Sarsala’da) tüyü bitmedik yetimin hakkını kim verecek? Ben bunu sorguluyorum, bunu sorgulamak için buradayım. Bunun hesabını kim verecek Sezer Durmuş? Ben buradan bütün herkese sesleniyorum, burada yapılmış olan kamu zararının takipçisiyim. Kamu zararının kim tarafından yapıldığı, ne zaman yapıldığı ve ne kadar yapıldığı tarafımca bizzat savcılığa suç duyurusunda bulundum. Buradaki bir kuruşun hesabını sordurtacağım. Kanuni yollardan.. Bizim kanuni yollar dışında hiçbir işimiz olmaz. Bizim karanlık işlerimiz olmaz. Karanlık işleri olanlar kendilerini bilir. Kille konusuna da burada bir tık dokunmak istiyorum. Aslında biz burada taraf değildik, bundan dolayı hiç bir açıklama yapmadık.”
+
Açıklamasında Kille de Sezer Durmuş’un bir tiyatro oynadığına dikkat çeken İlçe Başkanı Ertuğrul, “Kimileri inanmış olabilir, çünkü bilmiyordu konuyu. Kimileri inanmadı zaten buna. İnanan arkadaşlara da sadece şunu söylüyorum, bu arkadaş Dalaman Orman İşletme Müdürlüğünde tarafımın da olduğu 2 toplantıya katıldı.” diyerek, oradaki şaşkınlık verici konuşmaları şöyle anlatmış:
“Ve iki toplantıda da Sayın Belediye Başkanına denildi ki: ‘Kille’deki natamam binayı birilerine ihale vermişsin, birileri oranın kapısını penceresini yapmış.. Sayın Başkan orası ormana ait bir alan, sen orada herhangi bir faaliyet yapamazsın. Bir an önce bu yanlışından vazgeç, bizi zor durumda bırakma. Yoksa biz görevi kötüye kullanmakla yargılanırız. Yıkmak zorunda kalırız..’
Sayın Belediye Başkanı Orman İşletme Müdürünün bu uyarısına rağmen aynen şöyle cümle kurdu.. Dedi ki; ‘Arkadaş sen yıkarsan yıkarsın, ben yapmaya devam edeceğim.. Yıkarsan da ben bunu siyasi olarak algı yaparım, siyasi olarak işte AK Parti yaptı.. Ben geldim, ben seçimi kazandım, göreve başladım yıktılar, derim’ dedi.. Ben de Sayın Başkana o zaman şöyle bir uyarıda bulundum: ‘Başkan yanlış yoldasın, yanlış düşünüyorsun, bak ben de bu toplantının içerisindeyim, eğer Dalaman için yapılabilecek bir şey varsa el birliği ile yapalım. Sende inadından vazgeç, inadını kenara bırak.. Bunun bir yasal prosedürü varsa, bu prosedürü getirirsin buraya, ondan sonra değerlendirmeye alalım’ dedim.
Ancak Belediye Başkanı ikinci toplantıda da aynı tutumu izledi. İkinci toplantıda da kendisine uyarılarda bulunuldu. ‘Başkan burası için herhangi yasal bir prosedür yok. Burası ormana ait bir alan. Sen ormana ait bir alanı gasp etmiş oluyorsun’.. Orman müdürümüzün söylediğini söylüyorum... Ancak Sezer Durmuş yine aynı tutumu sergileyip, ‘Yıkarsa yıkar’ dedi ve dediğini yaptı...”
Şaşkınlık içindeyim...
+
İlçe Başkanı Ertuğrul, o gün orada (Kille’de) yıkımın yapılacağını Dalaman Belediye Başkanı Durmuş’un bildiğinin altını çizerken, orada yapılanların “organize” olduğunu savunarak “Oraya o kadar insanın bir anda gelmesi tesadüf mü?” diye sorup, o günlerde oğlunu Dalaman Belediyesi’ne işe sokan bir “gazeteciden” adını vermeden söz ediyor.. Oraya girmeyeceğim..
AK Parti Dalaman İlçe Başkanı Hüseyin Ertuğrul, Sarsala Koyu’nda kamera karşısında yaptığı açıklamalarda yıkımdan kalan ve silinemeyen izleri göstererek, “Burada, Dalaman Belediyesinin tamamen kendi bütçesiyle, doğaya tamamen uyumsuz kırmızı tuğlayla kaba sıvadan yapmış olduğu yapı vardı. Bu yapı tamamen Belediye Bütçesiyle yapıldı, ama hani o tüyü bitmedik yetimlerin hakkını soran arkadaşlar var ya, burayı o kişi yaptı. O gün bir tiyatro izledik demiştim ya işte onun kanıtı bu..” derken, sözlerini şöyle noktalıyordu:
“Buradaki usulsüzlükleri örtmek için, buradaki yapmış olduğu usulsüzlükleri, Sarsala'daki ve bir takım başka yerlerdeki yapmış oldukları usulsüzlükleri örtmek için o gün Kille'de bir tiyatro yaptı. Biz o tiyatroda muhatap olmadığımız için ve taraf olmadığımız için bir açıklama yapmadım. Sadece izledik. Çünkü biliyorduk ki buradaki yapmış oldukları usulsüzlükleri örtmek için yapılmıştı o video...
Ve o videoda bir çoğumuza hakaretler etti. Bir çoğumuza olup olmadık kelimeler söyledi. Ben buradan kendisine sesleniyorum, senin bizi ağzına alacak yüzün var mı? Çünkü biz doğruyuz. İşte sen yanlışsın. Senin yanlışın da burada. Bu senin yanlışın. (Yıkım izlerini göstererek) Bunu kim yaptı Sezer Durmuş? Bunu bile bile, buranın usulsüz olduğunu bile bile, buranın kaçak olduğunu bile bile, burada yapılacak binanın yıkılacağını bile bile kendisi yıktı arkadaşlar... Kendi yaptı kendi yıktı...
Bu nasıl bir senaryodur ya? Bu nasıl bir tiyatrodur? Bizi neyin içine sokuyorsun Dalaman halkı olarak? Bizi hangi durumlarla muhatap ediyorsun? Sen gündemi değiştirmeye çalışıyorsun, ama biz Dalaman sevdalısıyız, Dalaman tarafındayız her zaman. Dediğim gibi sen benim ne yönetim kuruluma, ne partime, ne de şahsıma hiçbir şey söyleyemezsin. Çünkü buna yüzün yok. Ama ben sana söylerim. Burası ne, buranın hali ne? Bunun hesabını kim verecek? Burada yapılmış olan kamu zararının hesabını kim verecek? Ben senin gözyaşlarından bahsetmiyorum, senin gözyaşlarının hesabını kendin vereceksin çünkü.. Niye? O timsah gözyaşlarıydı. Burada yapmış olduğun usulsüzlüğün hesabını kim verecek? Buradaki tüyü bitmedik yetimlerin hakkını kim verecek? Ben bunun derdindeyim. Ben senin gözyaşının derdinde değilim. Gözyaşının derdinde olanlar o gün senin yanındaydı. Bugün hiçbirisi burada değiller. Çünkü birçoğunun sende menfaati var. Açık bir şekilde bu ortaya çıkmış oldu.”
+
Pes vallahi... Çok merak ediyorum, Sezer Durmuş’un bu açıklama karşısında söyleyecek sözü, verecek cevabı var mı? Varsa bu köşe cevap hakkı doğan herkese açık... Dalaman’da sanki herkesin heybesinde bir gün lazım olur diye başkaları ile ilgili saklanmış bilgi var... Aslında söylenecek de çok şey var, ama neyse...
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ; İnsan için en zor şey insan kalabilmektir...