Tarihimizi öğreniyorum,

Tarihimizi yazıyorum

Geçmişe bakınca,

Sanki bir hazine yüklü

Muhittin İbnül Arabi’yi hepimiz biliyoruz.

İbnül Arabi bir gezgin,

Büyük bir düşünür,

Aynı zamanda bir kahindir.

Kehanetlerini hepimiz okuyoruz,                                                                                          

Duyuyoruz, biliyoruz.

Kehanetlerinin birinde

Asırlar önce bizi anlatmış.

Devlet-i Aliyye-i Osmaniye Kurulacağını (Osmanlı Devleti),  

Bu devletin 6 asırdan fazla hükmedeceğini,                                                                               

Ama sonrasında da

Bu devletin içinden bir paşasının geleceğini

Peygamber Muhammet Mustafa adını taşıyan,

 Bu paşa bu devleti sonlandıracağını,

Yeni bir devlet kuracağını,                                                                                                                      

Adına Cumhuriyet diyeceğini,

Kanunları, parayı her şeyi değiştireceğini

 Ve bu paşanın 15 yıl hükmedeceğini belirtir.                                                                                                                      

Bu kişi Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Mustafa Kemal Paşa;

Anadolu dört bir yandan emperyal güçlerle sarılmış iken

Vatanı temizleye temizleye,

İzmir ‘e girdiğinde

Zoru başardığı için,

Hindistan’da bir adam

 ‘Tanrının bir İngiliz olmadığını anladım’ diyor

Bunu söyleyen Mantahma Gandi’dir.

Bunu söyleten Mustafa

Yani o dönemde ‘Tanrı bile bizimle birlikte diyen’

İngiliz düşüncesine karşı Gandi bu sözü söylüyor

Bu dönemde İngilizler

Dünyanın 1/3’e hakimler,                                                                                              

 Ve bir sömürü düzeni kurmuşlar,                                                                                                     

Sömürdükleri düzendeki halklara öyle bir algı yerleştirmişler ki,

Tanrı bizimle,

Tanrıyı biz temsil ediyoruz,

Yaptıklarımızı tanrının eli ile yapıyoruz diyorlar. 

Sömürülen düzendekiler de buna inanmışlar.                                                    

Gandi’de bundan sonra,

Sömürü düzenine karşı çıkarak,

Özgürlük yolunda mücadele vermiştir.

Gelelim İbnül Arab-i’nin bizimle ilgili olan kehanetlerinin devamına.

Ve İbnül Arab-i’nin kehanetlerine göre,

Türkiye yeni dünya düzeni içerisinde,

Büyük bir güç olarak,

Önemli bir rol oynayacaktır der.

Arab-i’nin tüm kehanetleri çıkmıştır.                                                                           

Bu da çıkacaktır.

Bunun en önemli ezoterik açıklaması,                                                                                       

Birlik bilincidir.

Anadolu dünyaya ışık olacak.

Adem adına birlik duygusunu,

Bu topraklar yeşertecek ve yayacak.

Unutmamalıyız ki yeni dünya düzeninde.

Güneş Anadolu’dan yükselecek.

Ve yine tarihten bir ayrıntı aklıma geldi

Öyle bir tarihi rivayet vardır ki,

Fatih Sultan Mehmet,

İstanbul’u fethettikten sonra,

Bizans’ın ünlü bir kâhininin zindanda olduğunu öğrenir. 

Kâhini huzura çağırır, sorar:

“Seni niye zindana kapattılar?”

Kâhin,

Kral Konstantin’in geleceği öğrenmek için,

Kendisini çağırdığını,                                                                                                                                                                 

Krala “Sonunuz yaklaştı, Bizans yıkılacak,

 İstanbul Türklerin eline geçecek” demesi üzerine kralın kızdığını,

Kendisini zindana attırdığını söyler.

Şehri siz fetih ettiniz.                                                                                                        

Sözümü teyit ettiniz der.

Bunun üzerine Fatih bir süre düşünüp merak içinde kalır.                                                                                     

 Ve bir soru sorar.

Peki İstanbul bizim elimizden çıkacak mı?

Kahin bir süre düşündükten sonra şu cevabı verir.

Bu güzel şehrin düşmanı çoktur.

Duruma bakılacak olursa,

Bu şehrin uzun zaman elinizde kalacağını söyleyebilirim.

Ne zaman ki aranızda fesat artarsa,

Şahsı menfaatler ön planda düşünülmeye başlanır,

malları yabancılara satanlar çoğalırsa,

Yabancılardan medet umanlar artarsa.

O zaman İstanbul sizinde elinizden çıkar der.

Fatih Sultan Mehmet bu sözler üzerine,

Ellerini yukarı kaldırıp söyle dua eder.

Dilerim ki Allah’tan

Bunlar Allah’ın kahrına gazabına uğrasınlar der.

Geldiğimiz noktada;

Şahsı menfaatler ulusal menfaatlerin önüne çıktı.

Ülke ranta kurban edildi,

Vatan parsel parsel satıldı,

Toprak altındaki şehitlerimiz ağlatıldı.

Mahşerin 4 atlısı gibi hızla Anadolu Türksüzleştirildi.

Ve bir derin oyun ilerliyor.

Tilki aklı ile İngiliz, bilinçlerimizi eline almış.                                                           

Hilafet makamı diye,

Bir oyun oynanıyor,

Dileriz ki Yaradan’ın gazabı üstünüzde olur.

Sen çok yaşa Cumhuriyet

 

                                                                                     

 

                                                                                                               .