KONULAR YIĞILDI...
Dünkü yazımda “Ben bugün Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirilen ‘Kentkart’ uygulamasını ve ‘Vatandaş Ahmet’in dönüşünü’ ele alacaktım.” şeklinde ifadem oldu.
Depremi ele aldık...
Dün, CHP İl Başkanı Zekican Balcı’nın ‘korsan gazete’ açıklaması ve CHP’nin son kurultayı ile ilgili açılan davayı da sorgulamak durumunda olduğumuzdan ve sırası geldikçe hepsini sorgulayacağımdan da söz ederken, gündeme 1/binlik uygulama imar planı iptali ve Orgeneral Mustafa Muğlalı İşhanı mağdurlarının ‘arsası’ da geldi.
Dün bilgisayarın başına oturdum, “Nereden başlasam” diye düşünürken Hamle’den arkadaşlar arayıp “Kurban Bayramı” hatırlatması yaptılar. Unutmuşum, özellikle yerel gazetelerde “bayram yazısı” adettendir...
Hamle’den arayan arkadaşa “Bayram benim neyime kan damlar yüreğime..” dedim. Espriydi tabii...
+
BAYRAM İKRAMİYESİ HÜSRANI
Hamle’den arayan arkadaşa şairden alıntı yaptığım “Bayram benim neyime kan damlar yüreğime..” sözüm espri olmakla birlikte bu bayramın eski bayramları arattığı, aratacağı da bir gerçektir.. İlk “bayram ikramiyesi” ile bir küçükbaş hayvan kurbanlık alınabilirken bugün bayram ikramiyesi ile kurbanlığın bir budunu alamıyorsunuz.
Oysa geleneğimizde bayramlar önemlidir, hele de Kurban Bayramı... Kurban kesmek eşe dosta, ihtiyacı olana dağıtmak, ailecek geniş bir sofra kurup yemekleri birlikte paylaşmak... Artık anılarda kaldı...
Kurbanlık alamayıp, kasaptan bir iki kilo et alıp çocuklarını, konuklarını ağırlama alışkanlığı olanlar da iki gün önce ete gelen zamla hüsrana uğramış bulunuyor.
Yarın Kurban Bayramı... Ekonomik kriz nedeniyle açlık ve yoksulluğa mahkum edilen emekçilerin bırakın kurban kesmeyi, bir kilo et alacak, çocuklarına, torunlarına harçlık verecek durumları da yok ne yazık ki.
Aklıma ‘80’lerde rahmetli Turgut Özal’ın “Ben zenginleri severim” dediği geldi...
+
KURBAN İLE İLGİLİ YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ
Bu arada “Kurban” ile ilgili soranlar var. Benim buna da aklım almıyor. Müslüman bir ülkede hala yanıtı bilinmeyen veya yanlış bilinen sorularımız bulunuyor. Bunlar her Ramazan’da gündeme gelir ve birileri de TV kanallarında sorulara açıklık getirerek para kazanır!
Açıklık kazanır dediğime bakmayın, çoğu kez birbirlerinden habersiz kafaları karıştırırlar.
Neyse yarın başlayacak Kurban Bayramı öncesi, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'ndan “Kurban” ile ilgili sorulara verilmiş olan yanıtları sizler için derledim. 4 gün boyunca gerçekleşecek olan kurban ibadetiyle ilgili doğru bilinen bazı yanlışlar ve cevapları şu şekilde;
- Kesim gerçekleşmeksizin yalnızca bağışta bulunmak veya sadaka vermek kurban ibadeti yerine geçer mi?
Kesim gerçekleşmeksizin yalnızca bağışta bulunmak veya sadaka vermek kurban ibadeti yerine geçmez.
Bu bağlamda ‘Kesimsiz kurban bağışı’ adı altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup, söz konusu bağışlar kurban sayılmaz.
- Bir kurban hissesine birden fazla kişi ortak olabilir mi?
Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkanı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir. Aynı hisseye birden fazla kişinin ortak olması halinde kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.
- Kabir veya ölü kurbanı var mı?
İslam'da kabir kurbanı veya ölü kurbanı adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır. Ölenin vasiyeti yoksa onun adına udhiyye (Kurban Bayramı'nda hac dışında kesilen kurban) kesilmesi gerekmez.
- Büyükbaş kurbanlıkların hissedar sayısının tekli sayılarda mı olması gerekiyor?
Bir büyükbaş hayvana 7 kişi ortak olabildiği gibi 6 veya daha az kişi de ortak olabilir. Önemli olan her birinin hissesinin yedide birden az olmamasıdır.
- Kurban etlerinin mutlaka yedi fakire mi dağıtılması gerekiyor?
Kişi, udhiyye kurbanını kestikten sonra bunun bir kısmını ihtiyaç sahiplerine, bir kısmını akraba ve komşularına verdikten sonra geriye kalan kısmını kendi evi için kullanabilir.
- Kurban kanı alına ya da araç lastiğine sürülür mü?
Kurban kanının, alına veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı yanlıştır.
+
HANGİ PARTİ NE YAPACAK?
Yine güzel geleneklerimizden biri de dini bayramlarımızda dargınların barışmalarıdır.
Peygamberimiz, müminlerin hayırlısının birbirine selam veren olduğunu belirtmektedir. Bu yüzden küslük Müslümanlıkta helal değildir, uzatanların günahları affedilmez, ama topluma örnek olacak siyasilerimizin halleri de ortada.
Türkiye siyasetinde her parti bayramlarda birbirine giderken, AKP iktidar olduktan sonra tablo tamamen değişti. 24 yılda kutuplaşma o kadar doruğa çıktı ki, partiler bayramlarda birbirlerinin kapısını çalmıyor.
Türkiye, iktidar ve muhalefet partileri arasında soğukluğun gölgesinde Kurban Bayramı’nı kutlamaya hazırlanıyor. Özellikle ekonomik krizi iliklerine kadar hisseden emekliler, işçiler ve öğrenciler hiç olmazsa bu özel günlerde siyasetçilerin kavga etmediği, topluma gelecek için umut aşılandığı bir tablo görmek istiyor, ama;
AK Parti; MHP, İYİ Parti, HÜDA PAR, BBP, DEM Parti, MHP, Anavatan Partisi, DSP, Vatan Partisi ve DYP ile bayramlaşacak. Programda CHP’nin yanı sıra DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Yeniden Refah Partileri de yer almadı. CHP, önceki bayramda olduğu gibi bu bayramda da ziyaret programlarında yer almadı.
MHP, bu yıl programına DEM Parti’yi dahil etti. MHP, DSP, DEM Parti, AK Parti, Saadet Partisi, DEVA ve Gelecek Partileri ile bayramlaşacak, BBP ile ise bayramlaşmayacak.
İYİ Parti, BBP, Anahtar Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, AK Parti, Milli Yol Partisi, Zafer Partisi, Gelecek, Deva, DSP, BTP, Yeniden Refah Partisi, Anavatan Partisi ve DYP ile bayramlaşacak. DEM Parti ve MHP, İYİ Partinin ziyaret listesinde yer almadı.
Tabii böyle ayrımcı bayramlaşmalar da Türkiye’ye yakışmıyor...
+
BAYRAMLAŞMA BUGÜN
Muğla’da da bir güzel bayram geleneğimiz Valilik ev sahipliğinde gerçekleştirilen “halka açık bayramlaşma”dır. Geçmişte uzun yıllar yerel yönetimin ev sahipliğinde yapılan bayramlaşma uzun zamandır Valilikçe gerçekleştiriliyor. Bayramın ilk günü yapılan bayramlaşma şimdi de arife gününe alındı. Valilikten bu konuda yapılan açıklama şöyle:
“Değerli basın mensupları,
Kurban Bayramı münasebetiyle 05 Haziran 2025 Perşembe günü (Arife Günü) saat 17:00'de Valiliğimiz Bahçesinde bayramlaşma programı yapılacaktır. Programa katılımlarınızı bekler, iyi çalışmalar dileriz.”
+
Evet bugün ele alınacak çok konu vardı...
Herkes “Vatandaş Ahmet’in dönüşünü” merak etmiş. Biraz daha meraklanacaklar. Bayramdan sonra söz, merakınız giderilecektir.
Önceki gün “ Menteşe’ye bağlı Bayır mahallesi ile Yatağan’a bağlı Deştin Mahalleleri arasında kalan Tekağaç sırtı mevkinde kurulmak istenen Çimento Fabrikasına karşı Deştin köylülerinin sürdürdüğü mücadele Gonca Köksal Aras Başkanlığı’nda toplanan Menteşe Belediye Meclisi’nde söz konusu alanla ilgili 1/1000’lik Uygulama İmar Planı’nın iptal edilmesi ile noktalandı.” diye paylaşım yaptım. Konuyu bugün detaylandıracaktık, bayramdan sonra artık... Şu kadar söyleyeyim, Muğla Çimento A.Ş. Menteşe Belediyesi hakkında tazminat davası açmaya hazırlık yapıyor...
Duyduğuma göre, önceki gün Menteşe Belediye Meclisi’nde 1/Binlik İmar Planı iptal edilirken, İşhanı mağdurlarına Adliye Sarayı civarında arsa verilmesi karar altına alınmış. Bu mağdurları sevindirmemiş, hakkını yargıda aramaya hazırlananlar varmış...
Herkesin merak ettiği konulardan biri de CHP’nin son kurultayının yenilenip yenilenmeyeceği; partinin başına kayyum mu atanacak yoksa Kemal Kılıçdaroğlu mu gelecek meselesi...
Kılıçdaroğlu bugünlerde Genel Başkanlığı sırasında eleştirilmesi gereken pek çok yanlış yaptığı halde eleştirilmediği kadar eleştiriliyor. Dinine, imanına, ailesine dil uzatılıyor. Bu durum ve CHP Yönetiminin eski genel başkanlarına sahip çıkmaması CHP’ye yakışmıyor.
Bu konuda da şu kadar söyleyeyim, CHP bölünmekle karşı karşıya...
Yazık...
Çok konu var, çok soru var. Bayramdan sonra bakarız. Sorulardan bir tanesine yanıt verip, noktalayalım.
Bu bayramda “turizm bereketi” olur mu? Olur... Evlerde ne kadar bayram bereketi olduysa o kadar olur...
Kurban Bayramı kutlu olsun...
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ: Oysa ne çok cümlem vardı benim. Her şeye inat, yüreğimi ısıtan ne çok hayalim.--Ahmet Haşim