Bürokrasi adeta demirden bir kafesgibi.
Hiyerarşi çelik konstrüksiyon ilekurulmuş, sınırları da çelik halatlar ve jiletli tellerle belirlenmiş. Bunedenle esnemeye, değişime ve gelişime karşı son derece direnç gösteriyor.
Değişime direnen bu bürokratik yapınıniki önemli özelliği var:
Birincisi; içinde bulunanlarakendilerini güvende hissetme imkânı sağlıyor.
İkincisi; sadece geleneksel söylem vetutumlar ile yerleşik anlayış, bu yapı içerisinde güler yüzle karşılanıyor.
Yerleşik anlayış ve uygulamanın dışındakalan her söylem, yenilikçi her fikir, üretken her tutum, sınırları zorlayan herbir icraat, ortalamayı yükselten her hareket maalesef bu yapıyı rahatsızediyor. Kanun, yönetmelik ve diğer yasal düzenlemeler ile sıkı sıkıya örülen buyapının içinde olanların, ancak görev tanımına uyan adımları atma hakkına sahipolduğu kabul ediliyor.
Oysaki yenilik, değişim, gelişim veçeşitliliğin hâkim olduğu bir yapı oluşturmak; bürokratik yapının çelikkafesini zorlamakla mümkün olabiliyor.
Bu katı bürokratik yapı, kurumsalyaşamda daha esnek bir çalışma ortamına zemin oluşturularak ve daha kucaklayıcıbir yaklaşım sergilenerek esnetilebiliyor.
Bürokrasinin keskin yanınıntörpülendiği esnek çalışma ortamları; yenilikçi, üretken yönetici veçalışanları motive ediyor. Böyle bir çalışma ortamında sorunlar daha kolayçözüme kavuşturuluyor. Katı bürokratik yapı her anı ve her alanıyla sürekliolarak sorun üretirken, esnek çalışma ortamları iş üretiyor; değiştiriyor,geliştiriyor.
Örneğin devlet memurlarının yıllıkizinlerini kullanma usulünü belirleyen bir takım genel kabuller var. Yıllıkiznin en fazla iki-üç parçada kullanılması gibi... Bu kabulün benimsendiği birkurumda, özel işleri nedeniyle bir-iki gün izne ihtiyacı olan personel,yöneticisinden "Bir haftadan az izin veremem. İzne çok ihtiyacın varsa gitrapor al." cevabı alabiliyor. Dolayısıyla hem hasta olmayan personel yalanbeyanla rapor almaya sevk edilmiş hem de devletin üç günlük mesaisi çalınmışoluyor. Oysaki ilgili mevzuatta iznin ne zaman ve kaç parçada kullanılacağıamirin inisiyatifine bırakılıyor. Yöneticinin bu katı yaklaşımı devlete faturaedilirken yönetici de bürokrasiye sığınarak egosunu tatmin etmiş oluyor.
Bir diğer örneği de sosyal medyadayapılan bir paylaşımdan verelim. Derse geç kalan öğrenci, öğretmeni tarafındanyok yazılmamak için rapor almaya yönlendiriliyor. Doktor hanım da rapor almakiçin kendisine başvuran öğrenciye şu notun olduğu bir rapor yazıyor:
"Değerli hocam; öğrencinize ' Geç kaldın, yok yazıldın, git rapor al .'dediğiniz tarafıma iletildi. Hasta olmayan şahsa rapor düzenlemem evraktasahteciliğe giriyor. Madem sizin için önerebileceğiniz bir yöntem, öyleyseöğrencinizi yoklamada var gösterin. Saygılar..."
Katı hiyerarşik yapıya sahip kurumlarile bürokratik engellerin arkasına sığınanlar insanları rutine, yalana vesahteciliğe yönlendirirken; katılıma olanak sağlayan demokratik yapılar ilebürokrasinin çelik kafesinden kurtulabilenler dürüstlük, yaratıcılık, yenilik,değişim ve gelişim için uygun ortam oluşturuyor.
Bürokrasi; insanları -mış gibi yapmaya,sahte gülücükler atmaya, yalan söylemeye, inanmadığı halde "evet" demeye,işleri kağıt üzerinde bitirmeye, yanlışları evrak ile düzeltmeye yöneltiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yıllar içindesık sık eleştirdiği ve girişimci ruhu köreltmekle suçladığı bu bürokratikyapının gücünün hâlâ kırılamadığını görmek çok üzücü. Kurumsal verimlilik veaidiyetin gelişmesi, girişimcilik ruhunun canlı tutulması, değişim ve gelişimingücünden yararlanılması, devlet-vatandaş bütünleşmesinin tam olarak sağlanmasıve en önemlisi birikmiş işlerin bitirilmesi için bu kafesi kırmak gerekiyor.
Kurumsal başarı açısından baktığımızda;esnek ve değişime açık bir yapı ile katılımcı ve inisiyatif kullanmaya olanaksağlayan bir yönetime ihtiyaç var. Kanun ve yönetmeliklerin lafzına olduğukadar ruhuna daha çok önem veren, kişileri görev tanımları ile sınırlamayan,bireysel katkıya imkan tanıyan özgürlükçü bir yaklaşıma ihtiyaç var.
Kurumsal iletişimde egoların tatmininedeğil, işin bitirilmesine önem veren bir anlayışa ihtiyaç var. Kurumsalhiyerarşi içerisinde daha esnek yatay ve dikey iletişime izin veren bir çalışmayöntemine ihtiyaç var.
Aksi durumda, bürokrasinin çelikdişlileri işinin hakkını veren ve üreten herkesi doğramaya, çelik kafesi desaklambaç oynayarak gününü geçirmeye çalışanları gizlemeye devam edecek.
04.11.2020