Ekim 'i de bitirdik. Kasım 'dayız.
Herkesin gözü kulağı Ankara 'da; herkes AK Parti Muğla İl Kongresi tarihinin açıklanmasını bekliyorlar. Sanki kongre takvimlerini biz belirliyormuşuz gibi soruyorlar:
" Bu kongre bu sene yapılır mı? "
Kimse bilmiyor, ben nereden bileyim.
Kongrenin ne zaman yapılacağı bu ay içinde açıklanır herhalde.
Aslında bu soruya, " Daha ortada bir il başkanı adayı bile yok " diye yanıt vermekte mümkün.
İki hafta sonu üst üste İl Başkanı Kadem Mete 'nin Ankara 'ya gittiğini yazdık. Ancak " rivayet muhtelif " dedik. Rivayetlerden biri " Kadem Mete kongre günü almaya gitti " şeklindeydi. Sayın Mete 'nin " İl Başkanı adaylığı için icazet almaya gittiği " rivayeti de vardı.
Rivayetler doğrulatılamadığı gibi, bir şey de çıkmadı. Belirsizlik sürüyor. Kesin olmamakla birlikte en güçlü rivayet ise, " AK Parti Muğla'da yeni bir il başkanı ile tanışacağımız " şeklinde...
xx xx xx
Aslında kaç haftadır il başkanı adaylığında adı geçenler " peşrev " çekmekten " el ense " çekmeye geçemediler. Gizlisi saklısı olmadan açıkça " başa güreşen " Kadem Mete ve Yusuf Kayacık ile Dr. İskender Gencer , Süleyman Reyhan ve Miraç Cin vardı. Onlara bir de Mumcular 'dan Kazım Avcı eklendi.
Yusuf Kayacık muhtemelen AK Parti Yüksek Disiplin Kurulu 'ndan " icazet " alamadı. Alabilseydi çoktan bir basın toplantısı ile " başpehlivanlık " mücadelesini yeniden ilan ederdi. O artık " zeytinyağı bulaşmış çayırda " yok..!
Bakalım kongreye kadar o çayırda daha kimlerin ayağı kaydırılır..!
Gerçi " çayır ağasının " bunu yapacak gücü takatı da kalmamış gibi, ama...
Bir de elinde zeytinyağ ıbrığı ile ortada dolaşan 26. Dönem Muğla Milletvekili Nihat Öztürk görünüyor... Yusuf Kayacık 'ın " il başkanlığına soyunup ", Menteşe İlçe Başkanı adaylığına kalkıştığı günlerde Kadem Mete 'nin karşısına kimsenin çıkmaması halinde Nihat Öztürk 'ün kendisinin çıkacağını söylediği konuşuluyordu. Tabi Öztürk çıkıp " Aklımdan bile geçmedi " diyebilir. Bu doğru da olabilir, ama hala " bunu yapabileceğini " söyleyenler de az değil...
xx xx xx
AK Parti Muğla 'da " söylenen " ve söylenenden öteye geçemeyen çok şey olsa da ben Nihat Öztürk 'ün il başkanı adaylığının uzun zamandır aklından geçtiğine inananlardanım.
Elinde zeytinyağı ıbrığı çayıra çıktığında; aklından " Nasip olursa yağı kendim sürünürüm " düşüncesi geçerken, " olmadı yağı bulduğum bir pehlivana sürerim " düşüncesinde olduğunu söyleyebilirim. Tabi bu benim düşüncem...
Bir başka düşüncem de; Nihat Öztürk ayağına kıspet çekebilseydi ne çayır ağası ne de öteki pehlivanlar umurunda olmazdı. Muhtemelen Ankara 'daki federasyondan ve Muğla 'daki " çayır ağasından " çayıra çıkma vizesi alamadı.
Hal böyle olunca Öztürk elinde zeytinyağı ıbrığı kendi pehlivanını aramaya çıktı. Aksilik bu ya "menejerliğini yapabileceği" veya kendisinden menejerliğini yapmasını isteyecek bir pehlivanı da galiba bulamadı!
Bu Erdoğan Ünal olabilirdi, ama Ünal 'ın Menteşe Çayırı 'ndan alınışı " dedikodulu " oldu!
Yusuf Kayacık olabilir miydi bilmiyorum, ama malum ona da Muğla Çayırı çok görüldü...
Doğrusu AK Parti Muğla'da pek öyle pehlivan da kalmadı!
xx xx xx
Takip edenler bilir. Eski paylaşımlarını ısıtır önünüze yeniden koyar. Mesela geçmişten bir hastalık paylaşımı yapar da siz de saf saf " Geçmiş olsun " dileğinde bulunursunuz. Yusuf Kayacık 'tan söz ediyorum. Sosyal medya hesabında 1 Kasım 2018 'de " Günün Tespiti " diye bir paylaşımda bulunmuş, önceki gün yine önümüze geldi.
İlginç olan 2 yıl geçmesine rağmen hala güncel olmasıydı. 2 yıl önce Kayacık şöyle yazmış:
" Bugün Hamle Gazetesi'nde yayınlanan köşe yazısında 'Muğla'da ayakları yere, 'MUĞLA TOPRAĞINA BASAN' bir #Ak Parti teşkilatı yok' saptamasında bulunan usta gazeteci Özcan Özgür'den..... Kalemine sağlık.... "
Yapılan yorumlardan birinde Dalaman 'ın eski ANAP'lı Belediye Başkanı Şevket Durmuş da şu ifadelerde bulunmuş:
" 83 seçimlerinde Muğla'da ANAP 2, MDP 1 HP 1, toplam 4 milletvekili; 1991 yılında DYP 3, ANAP 1, SHP 1; 1995 yılında DYP 3, ANAP 1, DSP 1, CHP 1; 1999 yılında DSP 3, ANAP 1, DYP 1, MHP 1; 2002 yılında CHP 4, AKP 2; 2018 yılında CHP 4, AKP 2, İYİ Parti 1 milletvekili çıkartmışsa 'Muğla solun kalesidir safsatasına' inanmak mümkün değildir. AKP döneminde bu böyle olmuştur. AKP hatayı seçmeni suçlayarak değil, hata yaptığı yerleri tesbit ederek politika yapmalıdır. CHP'nin aldığı oyun büyük bir kısmı AKP'ye tepki oylarıdır. "
xx xx xx
Başkan Durmuş 'un sözleri 29 Ekim 2020 tarihli yazımı aklıma getirdi. " Belki de AK Parti Muğlalılaşmak istemiyordur " başlık için bir okurumdan esinlenmiştim. O yazımda, o okurumun " AK Parti-Muğla çözümlemesine" yer verirken, "Geceye bir soru bırakayım daha fazla vaktinizi almadan. Belki de Ak Parti Muğlalılaşmak istemiyordur. Olabilir mi? " ifadesini paylaşmıştım.
Face sayfamda o yazımla birlikte Nihat Öztürk , Ozan Balcı ve Esat Tugay 'ın yeraldığı ve çok tartışılan fotoğrafa yer verip, yazımda da " Bu arada sevgili Nihat telefonla aradı, 'Esat Tugay'ı aday yapacağım dedikodusuna inanma. İsterse o kendisi aday olur' dedi. Umarım daha önce Ozan Balcı'ya yapılan haksızlık Esat Tugay'a da yapılmaz.. " ifadelerinde bulunmuştum. O yazımı şu soruyla noktalamıştım:
" Acaba sevgili Nihat kendisi aday olamadı da aday arayışına mı girdi? "
" Belki de AK Parti Muğlalılaşmak istemiyordur " başlıklı yazımın ardından, hafta sonunda Esat Tugay 'dan " Şahsımı İl başkanlığına layık görmenle onurlandım. " diyen mesaj aldım. Yok öyle değil.. AK Parti çevrelerinde " Nihat Öztürk, Esat Tugay'ı aday çıkarıyor " söylentileri ortalığı karıştırdı, ama Nihat Öztürk bana yaptığı açıklamada bunu yalanladı. Esat Tugay da şu ifadelerde bulundu:
" Selamlar Özcan abi. Aslında dün yazacaktım sana, fakat dünkü depremde Seferihisar'daki Marinanın durumu, oraya yardım gönderme hazırlıkları ve İzmir'deki akrabalarımla olan iletişim trafiği dolayısıyla bugüne kaldı. Şahsımı il başkanlığına layık görmenle onurlandım. Teşekkür ederim. Bildiğin üzere Marmaris Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı ve Dış Ekonomik İlişkiler Cape Verde - Türkiye İş Konseyi Başkanlığı görevlerini yürütmekteyim. Bu sorumluluklarım hem Muğla hem de ülkemiz için önemli. Bize düşen bölgemize fayda sağlamak. Umuyorum ki Ak Parti kongreleri başarılı bir süreçle neticelenir ve Muğlamız için faydalı hizmetlerle katkı sağlanır. Saygılar."
İşte Muğla 'ya hizmetin bin türlü yolu olduğunun ayırdında olup, konuya bütün beyefendiliği ile açıklık getiren bir " Muğlalı "...
xx xx xx
İl başkanlığına gelince, Esat Tugay yapanların hepsinden daha başarılı ve Muğla'ya faydalı olurdu...
Esat Tugay 'ın mesajını köşeme almadan önce bir ortak dostumuza gösterdim. " Her zamanki asaletiyle mesajını vermiş. " dedi. Ardından " Nihat ne durumlara soktu insanları " diye ekledi. Nihat Öztürk " Ben kimseyi herhangi bir duruma sokmadım " diyebilir, ama dostum haklı.
Muğla 'da bir Karadenizlinin alternatifi yine bir Karadenizli oluyorsa veya olamıyor da onun bulduğu bir isim aday yapılmak isteniyorsa, " Belki de AK Parti Muğlalılaşmak istemiyordur " ifadesi 29 Ekim 2020 tarihli yazıma boşuna başlık olmamış değil... Muğla 'da AK Parti 'yi Muğlalılar yönetmiyor ve " Belki de AK Parti Muğlalılaşmak istemiyordur " sözünü haklı çıkarıyorlar!
Aslında bu Muğlalının çaresizliği değil, Muğlalının "mülayimliğinin" bir sonucu...
Bu güzelliği daha fazla istismar etmemek lazım. Beykoz 'dan ekmeğinin peşine düşüp geldiğin Muğla seni AK Parti Marmaris İlçe Başkanı Yardımcısı , İl Yönetim Kurulu Üyesi , İl Başkanı ve Milletvekili yapmış. Yetmez mi..? Ailesinin memleketi Giresun veya doğup büyüdüğü İstanbul Beykoz bu asaleti kendisine verebilir miydi? Kadem Mete de bir kırmızı bavulla ekmeğinin peşine düşüp Marmaris 'e gelmiş. Şimdi 4 otel işletiyor. Allah daha çok versin.
Acaba memleketi Rize'de siyaset yapsa kendisini il yönetimine alırlar mıydı?
Sevgili Nihat Öztürk yeter artık. Muğlalı seni sever sayar. Bırak siyaseti ticaretine bak. Ağabeylik yap ve Muğla 'da saygınlığınla anılmaya devam et...
Bir de şu " Muğla'da mikro milliyetçilik yapılıyor " sözünden vazgeçin. Muğlalıya haksızlık oluyor...
------------------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ : En kötü düşmanlarımız cahil ve basit insanlar değil, okumuş ve ahlâkları bozuk olanlardır. [_Graham GREENE_]
ÇİVİ
Arkadaşım "Kaç gündür TV ekranlarında deprem konuşuluyor. Ne kadar çok deprem uzmanımız varmış. Ama binalar neden yıkılıyor?" dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı: )))))