Sosyal medya hesabımdan 28 Haziran’da yaptığım paylaşımı şöyle noktalamıştım:
“Neyse, söyleyecek çok sözüm var ama Ahmet Aras Başkan yurt dışından dönünce köşemden söylerim...”
Anımsayanlar olacaktır. Evet “Engelsiz Kafe” skandalı ile ilgili. Skandalın kahramanını muhatap almamak gibi kendime verdiğim söz var. O yüzden bu olayda MBB Başkanı Ahmet Aras’ı muhatap almak istedim.
Ahmet Aras Başkan geldi. Bu arada MBB’nin Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde görevli bir “özel gereksinimli” kardeşimize tahammülsüzlük gösteren Ahmet Aras Başkan’ın Özel Danışmanı Beyefendi hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na gereken şikâyet de yapılmış…
*
Özel Danışmanın özel gereksinimli kardeşimize yönelik hakaret içeren sözleri ve ötekileştiren yaklaşımı karşısında aynı zamanda Muğla Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı olan Menderes Çetinözlü, oğluna gösterilen yaklaşım nedeniyle savcılığa başvurduğunu önceki gün düzenlediği basın toplantısında açıkladı.
Özel Danışman Beyefendinin bu ilk tartışmalı ve tepki alan vukuatı değil, unutmayanlar vardır bir “engelli gazeteci” olarak bana da tahammülsüzlük göstermiş, hakaret edip özür dilemek zorunda kalmıştı.
Muğla Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Menderes Çetinözlü’nün önceki gün yaptığı basın toplantısından bir gün önce de Beyefendi’nin açıklaması gelmişti.
Uzun bir açıklama, buraya hepsini alacak değilim.
Beyefendi açıklamasında “DMD Kas Hastası olan Göktuğ ve Eymen adlı çocuklarımız için düzenlenen bağış kampanyalarına katılarak, her iki çocuğumuza da ayrı ayrı 100’Er bin lira bağışlamış olmakla gurur duyan bir insan olduğunu” duyurmuş. Ben o çocuklarımızın ailesi olsam o parayı hemen iade ederdim.
Ne yapalım şimdi bağışlar nedeniyle Beyefendi’ye hoşgörü mü gösterelim…
*
Beyefendi o paylaşımında kendini şöyle savundu:
“Söz konusu gün, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nden ayrılırken, belediyemiz tarafından işletilen Sen de Gel Engelsiz Cafe adlı işletmenin, dışarıdan bakıldığında özel gereksinimli olduğunun anlaşılması mümkün olmayan (en azından benim için) bir personeli, çok yüksek sesle diğer birkaç kişi ile şakalaşıyordu. Bu durumu görünce kafeteryadan içeri girdim ve o an itibarıyla görevli şefe, dışarıdaki bu görüntüye herkesin şaşkınlıkla baktığını, burasının sirk değil kamu kurumu olduğunu söyledim ve bu konuda daha hassas olmaları gerektiğini, işletme hakkında yanlış düşünceler oluşabileceğini söyledim. Benim sözlerime cevaben, çok yüksek sesle diğer bazı kişilerle şakalaşan personelin özel gereksinimli personel olduğu söylendi ve bunun üzerine ben, özel gereksinimli personelin titizlikle takip edilmesi gerektiğini söyledikten sonra oradan ayrıldım, durum bundan ibaret.”
Bu açıklamaya “Özrü kabahatinden büyük” derler.
Adı üzerinde “Sen de Gel Engelsiz Cafe” de engellilerin çalışmakta olduğunun anlaşılması için benim gibi koltuk değnekle mi dolaşması lazım? Giysilerinin üzerine ne oldukları mı yazılmalı?
Ayrıca bir “özel danışmanın” öyle bir mekânın ne olduğunu, konseptini bilmesi gerekmez mi?
*
Özel Danışman Beyefendi o savunmasında “Ayrıca bazı kişilerin iddia ettiği gibi Sen de Gel Engelsiz Kafe’nin çalışanları, ağırlıklı olarak özel gereksinimli insanlardan oluşmuyor. Yedi personelin çalıştığı bu işletmede özel gereksinimli olarak sadece benim hakaret ettiğim iddia edilen personel çalışıyor ve bu personel de 5 aydır burada çalışmakta. Gerçek durum böyle iken, özel gereksinimli bir insana hakaret ettiğim iddiasıyla bazı yerel haber sitelerinde yayınlanan gerçek dışı haberlerin yanı sıra, basın toplantısı da düzenlenecek olmasının niyet yönünden takdirini, kamuoyuna bırakıyorum.” diye devam ediyordu.
Bu Beyefendi bunu hep yapıyor. Ne zaman bir açıklama yapsa içinden hep bilerek veya bilmeyerek ifade ettiği “belediyeyi şikâyet” çıkıyor. Garip…
“Sen de Gel Engelsiz Kafe” de 5 aydır bir tek özel gereksinimli “insan” çalışıyormuş. Beyefendinin alanına giriyorum, ama bu kafe “reklam olsun” diye açılmış bir mekân mıdır?
O kardeşimiz de orada “algı yaratmak için” mi çalıştırılıyor?
Çok merak ediyorum, kafedekilerle yüksek sesle şakalaşan o kardeşimiz değil de bir müşteri olsaydı ne olacaktı?
*
Neyse, ertesi gün yani geçen Çarşamba günü aynı zamanda o özel gereksinimli kardeşimiz H.Ç.’nin babası olan Muğla Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Menderes Çetinözlü yaptığı basın açıklamasında Beyefendi ile ilgili Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
Özel Danışman Beyefendinin, Muğla Bürokrasisinde ve STK’larda neredeyse herkesin tanıdığı, kimseye zararı olmayan, ama engelinden kaynaklı “konuşma tarzına” sahip H.Ç.’ye tepki gösterirken kafe yönetimine “Burası sirk meydanı değil” ifadesinde bulunurken, personelin H.Ç.’nin özel durumunu anlatması karşısında da “Ben engelli falan bilmem” dediği öne sürülmüştü.
Özel gereksinimli oğlunun yaşanan olayı doğrudan anlatamadığını, ilk etapta psikolojik olarak etkilendiğini ancak çalışma arkadaşlarının desteğiyle o gün işine devam ettiğini belirten Baba ve Dernek Başkanı Menderes Çetinözlü ise dernek binasında yaptığı basın açıklamasında “Görmediğim ve duymadığım bir olay hakkında yorum yapamam. Bu nedenle tüm bilgi ve belgeleri savcılık araştırsın” derken şu ifadelerde bulunmuş:
“Geçtiğimiz günlerde, 24 Haziran Çarşamba günü oğlum Hüseyin, çalıştığı Engelsiz Kafe’de üzüntü verici bir duruma maruz kalmıştır. Konunun tüm detaylarıyla araştırılması ve tüm çıplaklığıyla ortaya çıkması için dün itibariyle suç duyurusunda bulundum. Adalete ve yargıya olan güvenim tamdır. Konuyu ilgilendiren kurum, kuruluş ve şahısların, adaletin tecelli etmesi hususunda taraflarını doğruluktan, adil ve haklı olandan yana seçeceklerine inanıyor ve önemsiyorum. Süreci hep birlikte takip edeceğiz. Bu süreçte yanımızda olan ve bizi doğru yönlendiren herkese teşekkür ederiz.”
Ne kadar dikkatli ifadeler… H.Ç. bu ifadelerin sahibinin oğlu… H.Ç.’nin kendisi gibi bir erkek kardeşi daha var.
Benim asıl dikkatimi çeken, Menderes Çetinözlü bazı kişilerin maaile çalıştığı belediyeden “Öteki oğlumu da işe alın” dememiş olması oldu…
*
Çetinözlü ailesinin suç duyurusuyla birlikte süreç artık savcılık aşamasına taşınmış durumda. Menderes Çetinözlü’nün dediği gibi savcılık gerekli soruşturmayı yapar, kim haklı kim haksız ortaya koyar. Yargıya güvenimiz sonsuz.
Ancak ben bu vukuat ile ilgili başta Menteşe Kent Konseyi ve Konseyin Engelli Meclisi olmak üzere STK’ların ve Çevre, Kadın, Çocuk ve Özel Gereksinimliler ilgili duyarlılığını bildiğimiz Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ne diyeceğini ne yapacağını merak ediyorum.
Ki başta da belirttiğim gibi bu yazımı kaleme almak için Başkan Aras’ın yurt dışından gelmesini bekledim.
Bu Beyefendi tanımadan etmeden bir gazeteci olarak benim engelliliğime de takılmış hakarette bulunmuştu. Hepsine bir kere daha teşekkür ediyorum, Muğla Basını yanımda durarak ayağa kalkmıştı. Evet, tepkiler karşısında özür dilemişti ve ben buna kayıtsız kalmıştım. O zaman kayıtsızlığımı sorgulamaya kalkanlara da “Beyefendi de potansiyel var, yine yapar” demiştim.
Keşke haklı çıkmasaydım. H.Ç. içinde ayağa kalkılmalıdır. Ki o özel durumu nedeniyle savunmasız ve kendi haklarını savunabilecek durumda değil…
*
Yaşanan gelişmelerin ardından gözler şimdi Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne çevrilmiş durumdadır. Kamuoyunun beklentisi bellidir.
Bu Beyefendinin vukuatlarının ardı arkası kesilmiyor. Bir genç kıza iş vaadi iddiaları unutulmadı. Sanıyorum orada soruşturma sürüyor. O zaman Ahmet Aras Başkan “kadın duyarlılığını” gösterdi, Beyefendi’nin belediye iştiraki Reklam A.Ş.’nin (MUBRAŞ) Yönetim Kurulu Başkanlığını Meclise taşıdı ve orada bu görevine son verildi, ama Yönetim Kurulu Üyeliğini “Başkanı” gibi sürdürüyor.
Kimsenin ekmeği ile oynayacak değilim. Ahmet Aras Başkan lütfen…
Ben oldukça kritik yazılar yazan bir Kent Yazarıyım, Beyefendi’nin muhatap olduğu soruşturma kadar hakkımda soruşturma yok… Reklamcılığı bizi ilgilendirmez, ama Beyefendinin skandallara imza atarken taşıdığı “Özel Danışman” sıfatından güç ve cesaret aldığı ortada…
Evet hukuki soruşturma başladı, kamuoyu sizden idari soruşturma başlatmanızı bekliyor…
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ; Bir insanın gerçek karakterini öğrenmek istersen; Ya borç ver, Ya eleştir, Ya da bir yetki ver!