Soruyu Bodrum Gündem’de Tandoğan Uysal sordu:

Bodrum’daki Rüşvet Operasyonuna Özgür Özel Nasıl Bakıyor?

İyi bakacak hali yok... “Bunca derdin içinde bir tek siz eksiktiniz” dediyse yeridir. “Allah beterinden saklasın” demiş olabileceği gibi “Buna da şükür” demiş de olabilir mi?

Hiçbir şey dememiş de olabilir...

Bodrum’dan Abdulkadir Sevindik de ‘arenahaber.com.tr’ de “Niyazi Nereye Koşuyor!” diye sormuş.

Sevindik, Bodrum ve CHP Muğla’yı sarsan olayda bugüne kadar yazılanlardan farklı olarak “sonucu” değil de “sebebi” ele almış...

*

Özgür Özel’in nasıl baktığından önce Abdulkadir Sevindik’in nasıl baktığına bakalım.

Sevindik, “Sorumuzu soralım! Kimdir bu Niyazi Atare?” başlığı altında şöyle yazmış:

2005-2009 Yılları arasında CHP Bodrum Gençlik Kolları yönetiminde görev alan ve bir dönem başkanlık yapan Atare, 2009 yılı yerel seçimlerinde DP adayı Mehmet Kocadon’a ‘Kocadon evine Bodrum senin neyine’ sloganıyla ürettiği sert muhalefetle akıllarda yer edendir.. Belediye Başkanı seçilen Mehmet Kocadon’un fanatikleri tarafından tartaklanmasına rağmen geri adım atmadan muhalefete devam edendir..

2013 Yılında yaşanan Gezi Olaylarında eylem yapanlara müdahalede kullanılan itfaiye aracını, Bodrum Emniyetinin emrine veren Başkan Mehmet Kocadon’a yaptığı muhalefeti zirveye çıkarandır..

Yine 2013 Yılının 30 Ağustos’unda Mehmet Kocadon’un, Muğla CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk ve CHP Genel Merkez kurmaylarından Adnan Keskin’in operasyonuyla CHP’ye geçmesi sonrasında da muhalefetine devam eden Atare, 30 Mart 2014 yerel seçimlerini takip eden ayın ilk gününde Mehmet Kocadon’un safına geçerek, o yılın 1 Nisan şakası olandır. Gücünü, dönemin Bodrum CHP’nin delege ağalarından alan Atare; başta Muzaffer Tanrıkulu olmak üzere Dayı İbrahim ve Kirli Mehmet’in tedrisatından geçerek, öğrendiğini sonraki yıllarda kendine işletme sermayesi yapandır..

*

Bu satırları okurken aklımdan iki soru geçti:

1- Abdulkadir Sevindik sağcı mı solcu mu?

2- DP’li Mehmet Kocadon’u kim CHP’li yaptı? Muzaffer Tanrıkulu, Dayı İbrahim ve Kirli Mehmet gibi geleneksel CHP’lilerin tedrisatından geçmiş olan ve asla ‘sağcı’ olamayacak ‘parti emekçisi’ Niyazi Atare yapmış olabilir mi?

Abdulkadir Sevindik’in söz konusu yazısını https://arenahaber.com.tr/niyazi-nereye-kosuyor linki tıklayıp okuyacak Bodrumlular başta aktif siyaset yapan CHP’liler şaşıracaktır. Sevindik’in paylaştığı ‘kronolojik’ bilgilerden Bodrumluların büyük kesimi haberdar olmadığı gibi bu bilgilere çiçeği burnunda CHP İl Başkanı Nail Kızıl ile birlikte Kurultay Delegelerinden yengeler Binnaz Durmuş, Gonca Köksal Aras ve Kerime Tezcan ile Abdullah Sezai Öz, Alim Karaca, Gülendam Cantimur, Metin Sarı, Mustafa Koyuncu, Pelin Özbozdağ ve Sema Gençoğlu’nun sahip olduğunu sanmıyorum. Bu bilgilere sadece Ahmet Aras, Fevzi Topuz ve Tamer Mandalinci sahiptir, Acar Ünlü ve Mesut Günay Başkanlar da eh işte...

Bu bilgilere sahip olan Abdulkadir Sevindik için Bodrumlu dostlar “AK Partilidir” dediler.  Olabilir... Bana sorarsanız gazetecilik yaptığı şehri ve siyasi hikayelerini bile iyi bilen bir gazeteci...

İkinci sorunun cevabını da siz verin... Gerçi sorunun yanıtı yazıda yer yer var, ama yanıtı başka bir yazısında Sevindik kendisi verirse ‘sonucun sebebinin” tekrar yaşanmamasına belki fayda sağlar diye düşünüyorum...

*

Abdulkadir Sevindik “Niyazi nereye koşuyor?” sorusunun yanıtını verirken de “Yaşadıklarımdan elde ettiğim en önemli çıkarımlardan biri de, sorunları sonuçlar üzerinden değil, sebepler üzerinden değerlendirme yeteneğimi geliştirmek oldu.” saptamasından sonra şu ifadelerde bulunmuş:

“Bugün (7 Ekim Cuma) yaşanan olayın 8. Günü.. Şimdiye kadar yapılan haberler, sosyal medya değerlendirmeleri ve yazılan köşe yazılarının bazıları hariç tamamına yakını, Niyazi Atare’nin şahsiyeti ve gerçekleşen operasyona yapılan sonuç değerlendirmeleri üzerinden; olay hakkında yapılan yüzlerce binlerce yorumda; geçmişe, sevgiye veya yaşanmış bir minnete dayalı insani ifadeler, çıkar ilişkileri nedeniyle gerçeği saptıran değerlendirmeler ile ipteki cambazlarla, kayıkçı kavgalarını çıkaran kirli patronların ince ayarlarından ibaret oldu. Yazıma bir ara değerlendirme yapmam gerekirse ‘Bir toplumu yönetenlerin karakteri neyse, bir süre sonra halkın da karakteri de ona dönüşür’ cümlesi yerinde olur sanırım!

Sevindik yazısına “Neyse diyelim devam edelim.. Yıllar yılları kovaladı!” diyerek şöyle devam etmiş:

“Atare; evrildi, çevrildi, şekilden şekle dönüştü. İçinden geçmediği seçim, iş, olay, insan kalmadı. Pos bıyıkları, alınmış sinirleri, esnek iskeletiyle her kaba aktı, şeklini aldı. Bu kadar olan biten nasıl oldu sorusuna gelince.. Ortaipolis öğretileriyle Kocadonius eğitimiyle.. Başka bir deyişle, kim yönettiyse ona dönüştü!Atare’nin şimdilerde yaşadıkları; aklında, vicdanında, ruhunda biriktirdikleri ve geriden getirdikleriyle alakalı...” diye devam etmiş..

*

Bodrum, Atare özelinde son dönemin hikayesine hep birlikte şahitlik etti.” saptamasında da bulunan Sevindik şu ifadelerde de bulundu:

Zaman içerisinde elini kolunu sallaya sallaya ön kapısından girip arka kapısından çıktığı emniyete, KOM ekiplerinin kolları arasında girdi. İşlediği iddia edilen suçun, üstünde yakalanarak.. Bodrum’da siyaset ve ticareti bir lira vergi ödemeden bir arada yürütüp, emek ve alın teri harcamadan kazananların örneğidir Atare.. Gazeteci-Yazar Emin Çölaşan, Niyazi Atare’nin özellikle 2009- 2019 yıllarına tanıklık etseydi, eminim onun içinde bir kitap yazar adını da büyük bir ihtimalle ‘Niyazi Nereye Koşuyor’ koyardı! Ezcümle; kimse zorlamasın Niyazi Atare’den bir kahraman çıkmaz.. Çıksa çıksa; tabii olduklarının talimatlarının yanı sıra, özgür iradesiyle ortaya koydukları ve yaptıklarıyla bir zübük tiplemesi çıkar.. Atare’yi ‘kazan kazan’ mantığıyla araç olarak kullanan ve onunla iş tutanlardan gelen ‘masumiyet karinesi’ değerlendirmeleri, yorumları ve söylemleri de durumun vehamiyetini ortadan kaldırmaz!

*

Abdulkadir Sevindik’e katılmamak mümkün değil... O yorumcuların içinde ben de varım, ‘masumiyet karinesi’ değerlendirmeleri, yorumları ve söylemleri de durumun vehamiyetini elbette ortadan kaldırmaz! Sadece ‘dramatikleştirir’... Sadece “Niyazi’yi niyazi ettiler” dedirtir... Bir de şu soruyu sordurur:

“Niyazi’yi kimler niyazi ettirdiler?”

Tabiii benim Sevindik’in yazısında katılmadığım noktalar da bulunuyor..

Mesela “Ezcümle; kimse zorlamasın Niyazi Atare’den bir kahraman çıkmaz..” ifadesine katılmıyorum.

Niyazi’den bir ‘kahraman’ çıkarmak isteyenler de var mı bilmiyorum, eser miktarda da olsa vardır, ama ben Niyazi’den kahraman çıkabilir diye de düşünüyorum. Niyazi herkesin bilip söylemediğini düşündüğüm şeyleri anlatarak ‘kahraman’ olabilir. Ancak bu, varsa suçu ceza almaktan da kurtulamaz...

*

Gazeteci Abdulkadir Sevindik, yazısını noktalarken de “Sonuç olarak Niyazi Atare, tercihleriyle sadece ve sadece kriminal bir vakadır. Erozyona uğrayan, kirlenen ve yok olan değerlerimizin vücut bulmuş halidir. Atare’nin, yazarın odağında olması yine sadece ve sadece artık deşifre olmuş hikayesi nedeniyledir. Yazara yapılan, “ama yaptığı iyi şeylerde var” eleştirileri ve değerlendirmelerine cevap; bozuk saatinde günde iki defa doğruyu gösterdiği olur.” ifadesinde de bulunmuş.

Katılırsınız katılmazsınız, Abdulkadir Sevindik gibi düşünürsünüz düşünmezsiniz, “Olaya bu pencereden de bakılmalı” demiş... “Gazetecinin” işi düşündüğünü, gördüğünü söylemektir... Bir de düşündürtmek...

Bodrum ne zaman “kirlenmeye, bozulmaya” başladı, ayrı yazı konusu olur da, bir ünlü Bodrumlu’dan köşeme daha önce alıntıladığım gibi Bodrum’da siyaset 1980’lerin sonuna doğru kirlenmeye başladı ve il geneli bundan geri kalmamak için elinden geleni yapmaya devam ediyor...

*

ÖZGÜR ÖZEL BU TABLOYA NASIL YAKLAŞACAK?

Yine başa Tandoğan Uysal’ın “Özgür Özel bu tabloya nasıl yaklaşacak?” sorusuna dönersek, O da yanıt verirken şu ifadelerde bulunmuş:

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bu süreçteki tavrı, parti açısından belirleyici olacaktır. Geçmişte haklarında çeşitli iddialar gündeme gelmiş bazı kişilerin parti yönetiminde yer alması, CHP’nin ‘temiz siyaset’ iddiası çerçevesinde yeniden değerlendirilmelidir. Ayrıca; Bodrum Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi meclis üyelikleri yanında, Bodrum Belediyesinde koordinatörlük ve Büyükşehir Belediyesi’nin bir iştirakinde yönetim kurulu üyeliği görevini üstlenmiş olan Niyazi Atare hakkında yürütülen soruşturmada, kamuya yansıyan bilgilere göre ele geçirilen 400 bin TL ve 6.000 dolar ile ilgili beyanlar, Sayın Özgür Özel’in bu konuda nasıl bir yaklaşım sergileyeceği sorusunu da gündeme getirmektedir.Bu sorular yalnızca Muğla ve Bodrum örgütleri tarafından değil, Türkiye genelinde CHP seçmeni tarafından da yakından izlenmektedir. ‘Temiz siyaset’ söylemi, ancak bu tür süreçlerde gösterilen kararlı ve şeffaf duruşla anlam kazanacaktır.

Bu ifadeler yanıttan çok dilek ve temenniler gibi olmuş, ama Tandoğan Uysal’ın şu sözüne katılıyorum:

Bu süreç, CHP açısından yalnızca bir disiplin dosyası değil, aynı zamanda bir ahlaki ve siyasi kararlılık sınavıdır.

---------            -----------

GÜNÜN SÖZÜ;Operasyon çeke çeke yaşanan hayatların sonu, operasyona tabi kalmaktır. --Abdulkadir Sevindik