Dönüp do­la­şıp ta­ri­hi­miz­den bir ko­nu­yu,
Gü­nü­müz­de­ki gün­cel bir olgu ile bağ­la­ma­yı,
İçsel bir sezi ile ya­pı­yo­rum.
Çok Se­vi­yo­rum yaz­ma­yı.
Çok se­vi­yo­rum va­ta­nı­mı.
Çok se­vi­yo­rum mil­le­ti­mi
Çok se­vi­yo­rum;
Tüm in­san­lık ve ev­ren­sel alemi, Bu dünya be­den­len­miş güzel ruh­lar var­dır.
Bun­lar­dan bir ta­ne­si de Mus­ta­fa Kemal’dir.
Sene 1976,
UNES­CO üye­le­ri­ne bir öne­riy­le gelir.
Öneri pa­ke­tin­de;
“ UNES­CO’nun üze­rin­de ça­lış­tı­ğı,
Bütün pro­je­le­rin isim ba­ba­sı Mus­ta­fa Kemal’dir.”
Öneri ise onun do­ğu­mu­nun yü­zün­cü yı­lın­da,
152 üyesi olan UNES­CO’nun.
152 ül­ke­nin dev­let­le­ri aynı anda,
Mus­ta­fa Kemal’i anma ve kut­la­ma ya­pıl­ma­sı öne­ri­si­dir.
UNES­CO’nun 20. Genel Kon­fe­ran­sın­da ko­nu­şu­lan konu budur,
Bu ko­nuş­ma­da;
Bir­den İsveç de­le­ge­si ayağa kal­kar ve ha­ra­ret ha­ra­ret­li şöyle söy­ler:
“Ne yani dün­ya­da bu kadar dev­let adamı var,
Hep­si­nin doğum gü­nü­nü böyle kut­la­ya­cak mıyız?”
Şek­lin­de­ki ki­na­ye­li söz­le­ri­ne,
Rus de­le­ge­si ayağa fır­lar yum­ru­ğu­nu ma­sa­ya vu­ra­rak,
152 ül­ke­nin de­le­ge­le­ri­ne aynen şöyle söy­ler;
“ Genç de­le­ge ar­ka­da­şı­ma ha­tır­lat­mak is­te­rim ki,
ATA­TÜRK öyle dün­ya­da­ki her­han­gi bir lider de­ğil­dir,
Bı­ra­kın onu bir yıl an­ma­yı,
Her ülke her prob­le­min­de çare ola­rak ara­ma­lı­dır” söz­le­ri ağ­zın­dan çıkar.
Söz­le­ri­ni dök­tür­te­bi­len Mus­ta­fa Kemal’dir.
Sonra nemi olur?
UNES­CO ta­ri­hin­de ilk ve tek­dir,
Hiç ne­ga­tif oy yok,
Hiç çe­kim­ser oy yok,
152 ülke metne imza atar;
Hani O İsveç de­le­ge­si de­miş­ti ya “ne yani” diye.
O İsveç de­le­ge­si bu im­za­nın atıl­dı­ğı gün,
Mik­ro­fo­na gelir ve aynen şun­la­rı söy­ler;
“Ben ATA­TÜRK’ü in­ce­le­dim,
Bütün ül­ke­ler­den özür di­li­yor ve ilk im­za­yı ben atı­yo­rum” der.
İşte o muh­te­şem belge diyor ki;
Ata­türk ev­ren­sel bir ba­kış­tır.
Ata­türk ulus­lararası an­la­yış­tır.
Mil­le­ti­ne aşık bir bi­rey­dir.
Ata­türk iş­bir­li­ği­dir.
Barış yo­lun­da çaba gös­ter­miş üstün ki­şi­dir.
Ola­ğa­nüs­tü dev­rim­ler ger­çek­leş­tir­miş bir in­kı­lap­çı­dır.
Sö­mür­ge­ci­lik ve ya­yıl­ma­cı­lı­ğa karşı sa­va­şan bir ön­der­dir.
İnsana say­gı­lı,
İnsan­lı­ğı ay­rış­tı­rı­cı un­sur­lar­dan değil de,
Bir­leş­ti­ri­ci un­sur­lar­la ha­re­ket etmiş,
Ve in­san­lı­ğa son­suz saygı duy­muş bir birey ol­du­ğu­nu ifade eder.
Mus­ta­fa KEMAL bu ilahi mu­kad­de­ra­tın sun­du­ğu,
Ya­ra­dan’ın biz­le­re gön­der­di­ği ulvi ki­şi­lik,
Sen hep kal­bi­miz­de­sin Mus­ta­fa Kemal.
Ve güzel Muğla.
1996 yılı Kasım da baş­la­dı Muğla’nın koy­nun­da ya­şa­ma se­rü­ve­nim.
Irak de­ğil­dim as­lın­da,
Kaş ve Muğla.
Biz zaten bü­tün­leş­miş­tik Fet­hi­ye ile.
Fet­hi­ye bize bizde Fet­hi­ye’ye aşık.
Beş­ka­za’nın bize,
Bizim de Beş­ka­za’ya çı­kar­dı yol­la­rı­mız.
Bir­den ne oldu bil­mi­yo­rum.
Et ve tır­nak ol­du­ğu­muz an­la­şıl­dı.
Bü­tü­nün iki ayrı ya­rı­sı.
Ne hoş değil mi?
İki parça bir bü­tü­nü oluş­tu­ru­yor.
Akdağ’ın etek­le­ri­ne sav­rul­muş etek pi­le­le­ri,
Yük­sek ve hey­bet­li bir gö­rü­nü­me sahip sedir ağaç­la­rı gibi.
Yö­rük­ler da­ğıl­mış­tı Akdağ’dan dört bir yana.
Ke­çi­le­riy­le sedir or­man­la­rı içine.
Sedir ça­mı­nı gör­dü­ğü­nüz­de,
Önce bir sey­re­din uzak­tan o güzel en­da­mı­nı,
Sonra do­ku­nun ona,
Eğer kat­ra­nı sız­mış­sa dı­şa­rı­ya,
Mis gibi ko­ku­su­nu çekin içi­ni­ze.
Mem­le­ket ko­ku­su­nu.
Hi­tit­le­rin de de­di­ği gibi “sedir ağa­cı­nın tatlı ko­ku­su­nu duyun”.
Sedir ağaç­la­rı­mız mü­kem­mel gö­rü­nüm­le­riy­le biz­le­re,
Sa­de­ce es­te­tik duy­gu­la­rı ya­şat­maz­lar,
Onlar bin­ler­ce yıl­lık kadim uy­gar­lık­la­rın kül­tür de­ğer­le­ri­ni,
Ha­yal­le­ri­ni ve inanç­la­rı­nı da gü­nü­mü­ze ta­şır­lar.
Ve Beş­ka­za Plat­for­mu, (Beş­ka­za Kül­tür ve Da­ya­nış­ma Plat­for­mu) Akdağ’ın etek­le­rin­de­ki kül­tür­le­ri ya­şat­mak için ku­rul­muş.
Kül­tü­rel yoz­laş­ma­ya bay­rak açmış bir plat­form. .
Beş­ka­za Plat­for­mu üyesi ol­mak­tan gurur du­yu­yo­rum.
Sen Kaş’lısın di­yen­le­re ce­va­bım,
Fet­hi­ye ile Kaş et ve tır­nak olmuş,
Sakar’ın üs­tün­de ya­şa­dı­ğın için,
Sakar’ın al­tın­da­ki gü­zel­lik­le­ri gör­mü­yor­sun.
Muğ­la­lı de­ğil­sin ede­bi­ya­tı ya­pan­la­ra,
Ce­va­bım;
Sen­den daha da fazla Muğ­la­lı­yım.
Lafla pey­nir ge­mi­si yü­rü­mez.
Bu şehre katkı su­nan­lar esas Muğ­la­lı­dır
2006 yı­lın­da baş­la­yan köşe ya­zar­lı­ğım­la,
Şeh­ri­mi­zin ka­de­ri­ne katkı su­nu­yo­rum.
Ya­za­rım bir gün yap­tı­ğım kat­kı­la­rı.
‘Beni hiç ta­nı­mı­yor­muş’.
Hamle Ga­ze­te­miz da­ğı­tı­lı­yor,
İnter­net­te ya­yın­la­nı­yor.
Bu benim değil senin ek­si­ğin.
And olsun ki!

Yo­lu­muz Mus­ta­fa Kemal’in yolu.