MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat’ın Menteşe Belediyesi’nin gayrimenkul satışları ile ilgili “ihbarda” bulunduğu yazılı açıklamasını ele aldığım dünkü yazımı şöyle noktaladım:

“Peki Oğuz Akarfırat’ın dediği gibi başka bir çare var mı, olabilir mi?”

Bu konuda geçmişte belediye başkanı adayı da olmuş yerel yönetimlerle ilgili konularda uzman bir kişinin görüşünü aldım. Sadece Menteşe Belediyesi için değil, hepsi içinde “Satış yapmaktan başka çareleri yok” dedi. Ardından ekledi:

Bazıları satış yaparak kurtulacak gibi görünmüyor. Bir de çok sıkı tasarruf yapmalılar.

Bu personellerle nasıl tasarruf yapabilirler bilmiyorum.

Geçenlerde bir görevli yeşil alanların sulama sistemlerini açarken, bir arkadaşım yolda durup, “Arabanın kontağını neden kapatmıyorsun?” diye soruyor. Görevli Allah’tan “Sana ne?” dememiş. “Hemen gidiyorum” diye karşılık vermiş. Hemen gitmesi ise 10-15 dakika...!

xx xx xx

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞVURDU

Belediyelerin SGK borçlarına ilişkin bir soru üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan şöyle demiş:

Ödeme talebinde bulunanlar oldu, o gün Sayın Cumhurbaşkanı'mız, (TBMM) Grup Toplantısı'nda yapmış olduğu açıklamadan sonra biz de gerekli açıklamaları yaptık. Belediyelere yapılandırma, taksit yapma gibi seçenekler doğrultusunda bize başvurular oldu. Sayının gün geçtikçe artacağını düşünüyoruz. Ortalama bir rakam henüz belli değil ama özellikle il müdürlüklerimize belediyelerimizin başvuruları söz konusu.

Yapılabileceklerden birisi bu...

Şimdi “Belediyelerde para olsa ödemezler mi?” diyenler de olacaktır. Elbette paraları yok. Olsa öderler... Zaten olmadığı için “yapılandırma” diye bir şey var.

Nitekim İstanbul Büyükşehir Belediyesi yapılandırma başvurusu yapan ilk belediyelerden olmuş.

Gazeteci Mehmet Çek sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yapılandırma başvurusunun İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla olduğunu yazmış. Gazeteci Çek, “İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait İstanbul Personel Yönetim Anonim Şirketi İSPER A.Ş. yaklaşık 1 milyar liralık sigorta prim borcunu yapılandırmak için SGK İstanbul İl Müdürlüğüne başvurdu.” ifadesini kullanmış...

xx xx xx

SORUN SİSTEMDEN KAYNAKLI

Dün de vurguladığım gibi sorun sadece CHP’li belediyelerin sorunu olmadığı gibi, onların yarattığı bir sorun da değil. Bu ülkede uzun yıllardır “Vergi-sigorta primi borçlarının affı” gibi bir yanlış uygulama var. Bunlara “İmar affı” ile “adli ceza affı” da eklenebilir.

Mesela bugünlerde de “adli ceza affı” beklentisi içinde olanlar ve hatta bu beklenti nedeniyle suç işleyenlerin bile bulunduğu ülkemizde erken seçim beklentisi ile birlikte daha yeni yapılmış ve başımıza “deprem felaketi çorabı” örmüş olmasına rağmen “imar affı” beklentisi var.

Hepsinin de ceremesini hep birlikte ödüyoruz. Yaşanan adaletsizlik, haksızlık ve toplumun bir kesiminin de “enayi” yerine konulmuş olması bir yana...

Sonra da “Bu ülkede dürüst olmayacaksın” diyenler çoğalıyor...

Evet sorun CHP’li belediyelerin veya bir başkasının yarattığı bir sorun değil... Sistemin yarattığı ve “sistemli” hale gelmiş bir sorundur.

Dolaysı ile yerel yönetimlerde uzun zamandır bir beklenti içinde... Ki ben bile yerel seçimden sonra başkan yardımcısı olan bir dostuma borçları için “Dert etmeyin, gündem de erken genel seçim var. Bakarsın affedilir.” demiştim. Böyle bir affın daha çok CHP’nin işine yarayabileceğini görememişim...

xx xx xx

KAMU ZARARI VAR MI?

Evet sistem garip...

Dünkü yazımda arkasında gerçekten bir “enkaz” bırakıp giden Bahattin Gümüş’ü eleştirirken  “Onca borcu bırakıp giden Bahattin Gümüş, Menteşe Belediye Başkanlığı’nda az taşınmaz satmadı. Maşallah kimsenin de gıkı çıkmadı. ‘Sen ne yapıyorsun?’ diyen olmadı...” derken şu ifadelerde bulunmuştum:

“O değil de o yerler satıldı da ne yapıldı, hangi hizmet, eser üretildi? Adam ‘Ne  haliniz varsa görün’ dercesine bırakıp gitti...! Elbette öyle değil... Aday gösterilmedi. Muhammet Tokat da Milas’ta aday gösterilmedi... Ortaca’da da Alim Uzundemir aday gösterildi, ama seçilemedi... Öyle ya da böyle arkalarında hala çözülememiş sorunlarla şişirilmiş kadro ve ödenmesi zor borçlar bıraktılar. Kimseye de hesap vermediler... Ne güzel...”

5393 Sayılı Belediye Kanunu Madde 49 da şu ifade yer alıyor:

Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz. Yeni personel alımı nedeniyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilir. Personelin her türlü alacakları zamanında ve öncelikle ödenir.

Şimdi herkesin dikkatini pasajın sonundaki “Personelin her türlü alacakları zamanında ve öncelikle ödenir.” ifadesi çekmiştir. Benim de çekti, ama bu ifadenin öncesindeki ifadeler benim dikkatimi daha çok çekti...

xx xx xx

Kanun ne diyor?

Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz. Yeni personel alımı nedeniyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilir.” diyor...

Maşallah seçime giderken personel alımı yapmayan yok gibi... Belediye borçlarının önemli bölümü de başta “SGK primi” olmak üzere personel giderlerinden kaynaklanıyor. Bahattin başkan maşallah, şehirde ne varsa onun köylerde de olmasını sağlamak yerine Esençay ve çevresinde yaşayanları Menteşe’ye taşımış...

Cumhur İttifakı’nın Ortaca Belediye Başkanı Alim Uzundemir de ardında 65 milyon TL alacağa karşılık 75 milyon TL borç ile 500 personel bırakmış. Ücretlerine de giderayak yüzde 144 zam yapmış. Belediyeden bir dostum, “Bu personel çok fazla. Yapılan zam da öyle. 2 ay daha dayanırız. Sonra maaşları ödeyemeyebiliriz.” diyor.

Bu personel meselesine fena takıldım. Kimse “Kol kırılır yen içinde kalır” dememeli. “Kamu zararı”nın varsa faturası sorumlu başkanın önüne konmalıdır...

xx xx xx

Yukarıdan beri anlattıklarıma bakınca sorunun temelinde gereğinden fazla personel alımı yapılmış ve yetmiyormuş gibi çalışanların ücretlenin verilmesini zorlayacak zamlar yapılmış. Bu anlamda en zor durumda olan belediyelerden Marmaris ve ardından Menteşe gayrimenkul satmak zorunda kaldı.

Milas farklı bir yol izledi. Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz deneyimli başkan... O, belediyenin vergi, harç, kira alacaklarının tahsiline yöneldi... Borçluların çoğu CHP’liymiş. Göz yumulmuş... Fevzi Topuz “Partisini, memleketini seven belediyesini zor durumda bırakmaz” diyor...

İşte borç ödemenin farklı yolu. Nedense Menteşe ve Marmaris bu ‘cesur yolu’ denemedi galiba...

Toparlarsak, bu borçlar kimse merak etmesin kapatılır ve unutulur...

Ancak şu anda herkes SGK borçlarını ödemek zorunda. SGK’nin haciz işlemlerini bekleyeceğinize, İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi SGK’ye gidin “yapılandırma” yapın. Boğazınızı sıkan yok, bir teminat gösterip taksitlendirmeyi “makul” bir şekilde yapın, olmadı MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat’ın da yardımını alın, taksitleriniz İller Bankası payınızdan kesilsin...

Sonra mı; satacağınızı sattınız uzman dostumun dediği gibi tasarruf başlatın ve Fevzi Topuz Başkanın yolunu izleyin... Bir de ben ekleyeyim; Bir an önce kaynaklar yaratın...

xx xx xx

Evet Belediye Kanunu “Personelin her türlü alacakları zamanında ve öncelikle ödenir.” diyor. Bu konuda belediye başkanları sorumlu ve yükümlü... Kanunun gereğini yapmazsa suçlu oluyor...

Aynı şekilde “Alacaklarını zamanında tahsil etmeyen belediye başkanları ve SGK İl Müdürleri” ile Vergi Dairesi Başkanları da sorumlu ve yükümlü olmalı. En önemlisi “Her türlü af” kaldırılmalı...

Bir de “Büyükşehir Belediyeleri, ilçe belediyelerinin gayrimenkullerini satın alsın” diyecektim, ama “tasarruf tedbirleri” nedeniyle bu mümkün değil, ama ilçe belediyelerinin personellerinden işlerine yarayan olursa alabilirler...

 

Ayrıca dünkü yazımda “Satış ihalelerinde böyle bir şey aranıyorsa şaibe olduğunu sanmıyorum. ... Araştırdım, o taşınmazların değeri oldukça yüksekmiş. Belli rakamı geçen ihaleler önce kapalı, ama sonra yine öne çıkanlar arasında açık arttırma yapılıyormuş.” ifadem olmuştu.

İhale listesinin 14’ncü sırasında “Menteşe/ Muslihittin 1125 1 Arsa 1127,08 (808,21 m2 satışa konu alan) Ayrık Nizam, 3 Kat, Taks:0.35 Kaks:1.05 Gelişme Konut Alanı, 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı (1.127,08 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1721/2400 hissesi (808,21 m2) belediyemize ait olup, 676/2400 hissesi Maliye Hazinesine (318,87 m2) aittir. Muhammen bedel 808,21 m2 olan belediye hissesine aittir.) ₺14.000.000,00 ₺420.000,00” şeklide yer alan taşınmazın “adrese teslim” gittiğini iddia edenler oldu. Ben ilanında ve ihalesinde “adrese teslim” bir şey göremedim.

Menteşe Belediyesi, MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat’ın sorularını yanıtlarken bu konuya da açıklık getirirse seviniriz...

--------------

GÜNÜN SÖZÜ; İnsancıl olmadıkça adil olamazsın. --Vauvenargues