MHP 'nin ardından dün saat 17.00 'ye kadar bütünpartiler milletvekili aday listelerini YSK 'ya verdiler.
Bugün benden o listelerde yeralan Muğla Milletvekili adaylarının; Av. Cumhur Uzun , Av.Gizem Sayar Özcan , Süreyya Öneş Derici , Selçuk Özdağ , MehmetDemir , Fatma Gebeş , Salih Büyükdöğerlioğlu sıralamaları ileilgili bir yazı beklediğinizi biliyorum.
Şimdi Osman Gürün'ün "kırmızıbültencileri" ne ederler ne yaparlar bilmem, Selçuk Özdağ'ın sıralamada yeralmasından mutluluk duydum... Şimdilik bu kadar demiş olayım...
Ekonomik kalkınmada tercihinitarımdan, turizmden yana yapmış, kurulan ve kurulmakta olan Organize SanayiBölgeleri (OSB) " bacasız sanayileşmeye " evet demiş Muğla 'daseçilmişlerimizin tamamı değişmiş olsa ne olacak?
Deştinliler önceki gün Muğla Adliyesi 'nde ifadeverirken Av. Cumhur Uzun , Av.Gizem Sayar Özcan oradalar mıydı?! Yer yönüyle havayı, toprağı, suyukirletici, insan ve çevre sağlığına zarar verici olduğu bilinen ÇimentoFabrikası 'na millet vekillerimiz " dur " diyemediler. Yeni veyeniden seçilecek olanlar "dur" mu diyecekler?
Üstelik Genel Başkanları,Cumhurbaşkanı aday Kemal Kılıçdaroğlu 'nun hassasiyetinin gereğini yapmayan, Kılıçdaroğlu 'nun Milletvekili Süleyman Girgin 'e verdiği " Gerekeniyapın " talimatını da aldırmayan ve " nasıl olsa bu davadan bir şeyçıkmaz umudu ve beklentisiyle olsa gerek " Deştinlilerin ve yaşamsavaşçılarının açtığı davalara müdahil olarak herkes bir yana genelbaşkanlarını oyalayan Bahattin Gümüş ve Osman Gürün koltuklarındaotururken hiçbir şeyin olduğu, olacağı yok...
Bu yazımda önceki gün Sahurile İftar arasında yaşananları yazmayı uygun buluyorum...
xx xx xx
Önceki gece telefonum çalmışduymamışım. Şarjdaydı...
Saat 05.34 tearanmışım. Muğla Merkez İlçe (Menteşe) MUÇEP Sözcüsü Mehmet Özavcı aramış. Deştinlilerin Bayır Barajı yolu üzerinde Muğla ÇimentoFabrikası 'nın kalbi denilebilecek " Klinker Fırını ve Kazanı "nın tırüzerinde şantiye alanına geçişini engellemek için kurdukları " nöbetçadırının " (mecazi anlamda) başlarına yıkıldığını söylemek için aramış...
Mehmet Özavc ı " Darp ve gözaltılar var " deyince CHP MuğlaMilletvekili Burak Erbay 'ı hem milletvekili hem avukat olduğu için aradım.O " Deştinlilerin yanındayım. Gereken yapılıyor " dedi. Rahatladım.
Ancak 3 Nisan 'dan beri" Klinker nöbetinde " olan Deştinliler " Sahur "la başlayaneziyeti oruçlu oruçlu " İftar "a kadar yaşadılar. O ruhsatı vererek bunuyaşatanlar utansın...
Muğla gibi bir yerde buüzücü gelişmeler karşısında sosyal medya hesabımdan önce "Çimento nöbetiçadırına Sahur da baskın" sonra "Bahattin Gümüş, Süleyman Girgin bunlar hepsizin yüzünüzden..." başlıklı paylaşımlarda bulundum...
xx xx xx
Ben o paylaşımları yaparken KESK ve TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu 'ndan da bir paylaşım geldi. TMMOB Muğla İKK paylaşımda da şu ifadelere yer verildi:
" Deştin Köyü'nde, hatalıÇED Raporu bulunan ve davalı olmasına rağmen devam eden çimento fabrikasıinşaatına karşı direniş gösteren TMMOB mensubu arkadaşımız Ferah Gümüş veköylüler sabaha karşı gözaltına alınmıştır.
Kamu güçlerini sadecesermayenin tarafını tutmaya değil, halkın yanında olmaya çağırıyoruz.
Kentini ve yaşam alanınısavunan mühendis Ferah Gümüş ve köylüler derhal serbest bırakılmalıdır ."
Her şeyi anlatan, özetleyen,anlamlı bir çağrı olmuş.
Bense Mehmet Özavcı iletelefon görüşmemizden beri, hiç değilse gözaltılar o Sahur sofrası dağıtılmadangündüz gözüyle yapılamaz mıydı diye düşünüyorum...
xx xx xx
Zaten bu çimentocular mahkemekararının gecikmesini adeta fırsata çevirircesine fabrika kurulumunu bitirip,faaliyete geçirme çabası içindeler ve 3 Nisa n'da tırları ile çok önemliekipmanlarını şantiyelerine taşımaya kalkıştılar. Kararlılar...
Ancak " hukuk mücadelesi "vermekte olan başta Deştinli kadınlar olmak üzere yaşam savunucuları dakararlılar... Nasıl haber aldılarsa 3 Nisan 'da Bayır Barajı yoluüzerinde kurdukları barikatla tırların şantiyeye geçişini engellediler. İfadeettikleri gibi, niyetleri o tırlara ve taşıdıkları makine aksamlarına zararvermek değil, mahkeme kararı çıkıncaya kadar makinelerin kurulumunuengellemekti. Engelleyemediler. Jandarma üzerlerine salındı. Onlar Jandarmaydı,savcılıktı, mahkemeydi bir başka dertle cebelleşirlerken tırların nöbet çadırıönünden geçişi sağlandı. MUÇEP Menteşe Meclisi Sözcülerinden Haluk Özsoy " Deştin Çevre Platformu Eş Sözcüsü " sıfatıyla yaptığı ilk açıklamasındaolanları şöyle anlattı:
" Yaşam nöbetine sabahakarşı saat 04.30 sularında jandarma ekipleri saldırdı. Çimento Firması veJandarma birlikte eş zamanlı plan kurarak aynı anda saldırdı. Jandarmaarkadaşlarımızı gözaltına alırken firma da birlikte kurdukları planın üstünedüşen kısmını yerine getirdi ve aradan yolda beklettiğimiz tırları kaçırdılar.Aralarında çocukların da olduğu 11 kişi gözaltına alındı. Çadırındabulunanlardan Memleket Partisi'nden Belediye Meclisi Üyesi Makine MühendisiFerah Gümüş (45) ile Selahattin Tilkioğlu (36), Hasan Sarı (50) adlarında 2işçi, Görkem Çetinkaya (15), Çağdaş Özdemir (17) adlarında öğrenciler, SadikeSarı (46), Seher Şener (45), Dilber Özdemir (29), Sevla Tilkioğlu (35)adlarında ev kadınları ve Engin Uyan (27) adında bir çiftçi Bayır Karakolu'ndagöz altına alındı. Gözaltına alınanlardan 15-17 yaşlarındaki çocuklar Görkem veÇağdaş serbest bırakıldı. Operasyonda 15-17 yaşında çocuklara ters kelepçeyaptılar, bileklerinde kelepçe izleri kaldı. Göbek mantarcılarını,çıntarcıları, arıcıları bile bölgeye almıyorlar. Bütün bölge abluka altında.Biz ise hukuk arıyoruz, umutla İdare Mahkemesi'nden çıkacak yürütmeyi durdurmakararını bekliyoruz. Bu fabrikanın kuruluşunun tamamlanmasından sonra çıkacakbir yürütmeyi durdurma kararı ne işe yarayacak. Doğamızı, zeytinliklerinizi,tarım alanlarımızı, suyumuzu, havamızı, köylülerimizi ve kendimizi yapayalnızhissediyoruz. "
xx xx xx
Ben de " Bahattin Gümüş,Süleyman Girgin bunlar hep sizin yüzünüzden... " başlıklı paylaşımımda " ÇimentoFabrikası'na karşı yaşamı savunan ve bunun için Bayır Barajı yolun üzerindekurdukları derme çatma çadırda direnişlerini sürdüren Deştinli kadınlar ileeşleri, çocukları sabaha karşı Sahura kalktıklarında karşılaştıkları Jandarmabaskınında çadırları başlarına yıkıldı. " diyerek, şuifadelerde bulundum:
" Ardından darp, gözaltı, ifade, mahkemeye sevk ve sorguhakimi karşısına çıkarılmak geldi... Yaşamı savunmak ne büyük suçmuş öyle...... Bu süreçte Muğla Barosu Yönetiminden avukatlar yaşam savunucularınınyanlarında yer alırken, yine Muğla Barosu Avukatlarından CHP Muğla Milletvekiliaday adayı Av. Emine Yenilmez Aydemir hakim sorgulamasına katıldı.
İfadeler alındıktan sonraŞÜPHELİLER İftar vaktinde ' Adli kontrol ve yurtdışı yasağı ' ile serbestbırakılırken, Av. Emine Yenilmez Aydemir şu paylaşımı yaptı:
' Sahurda başlayangözaltı iftarda son buldu. Oruçlu köylülere bunu reva görenlere, vatandaşınınüzerinde orantısız güç kullanan muktedirlere diyeceğimiz tek şey;
#direnedirenekazanacağız "
Dün CHP 'nin Muğla aday listesi açıklanınca " Siz, biz direniyoruz onlar kazanıyor, Muğlakaybetmeye devam ediyor " demekten kendimi alamadım...
xx xx xx
Deştinliler , yaşam savunucuları Muğla Adliyesi 'nde Savcılık 'taifade verdikten sonra Av. Emine Yenilmez Aydemir ile Nöbetçi SorguHakimliği önünde ifade vermek için beklerlerken, bir bildiri yayınlandı.Deştin " Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi "imzasını taşıyan bildiride şu ifadelere yer verildi:
" Köylüler sahur yemeğiniyerken yapılan baskında 4'ü kadın, biri 17 diğeri 15 yaşında iki gençkardeşimizle birlikte 7 erkek arkadaşımız darp edilmiş, yerlerde sürüklenerekgöz altına alınmış ve çimentocu şirketin bir haftadır direniş nedeniyle yoldangeçiremediği TIR'ları jandarma ve şirketin ortak operasyonuyla 'başarıyla'yoldan geçirilmiştir. 10'u Deştin köylüsü, 1'i Menteşe Belediye Meclis üyesiolan arkadaşlarımızın tek suçu yaşam alanlarına sahip çıkmak için direnişçadırında nöbet tutmaktır. Mahkeme sonucunu beklemeden, büyük bir fırsatçılıklayıkım projesine devam eden şirketi durdurmanın tek yolu gelen tırlarıdurdurmaktan geçiyordu, köylüler de bunu yaptı. Şimdilik çimentocu şirketkazanmış gibi görünebilir ama bu mücadele bitmedi. Çimentocu şirket Muğla'dankovulana kadar mücadelemiz sürecek. Tırları geçirmiş olabilirler ama o bacatütmeyecek. Çimentocular topraklarımızı işgal edemeyecek. Deştin çayı özgürakacak. "
xx xx xx
Deştililer " Baraj yolunda MUÇEV eylem çadırında MuğlaÇimento Fabrikası'na ait tırların geçişinin engellenmesi esnasında 2911 SKM, İşve Çalışma Hayatını engelleme ve görevli Kamu Görevlisine Direnme olayınakarışmakla " gözaltına alınıp, sorgulandılar... " İnsan ve çevreyaşamını " kastetmekten daha büyük bir suç... Ve " İftar " vaktindeişlemler tamamlandı, " Adli kontrol ve yurtdışı yasağı ' ile tutuksuzyargılanmak " üzere serbest bırakıldılar... Bir tek Memleket Partisi yöneticisininbulunmadığı adliye önünde gözaltına alınanlardan Memleket Partili MenteşeBelediye Meclisi Üyesi Ferah Gümüş, şöyle seslendi:
" Daha önce iptal edilmişÇED raporu olmasına rağmen, ÇED olumlu kararı verenler, ÇED Olumlu kararı vardiye ruhsat verenler, ruhsat verildikten sonra ÇED İptal davasına tekrarmüdahil olanlar, haksızlık neredeyse biz oradayız. Senin bastığın toprağı,senin de içtiğin suyu, senin aldığın havayı da koruyacağız. Marmaris'teKızılbük'te, Bayır'da Deştin'de, Bargilya'da, Milas'ta, Akbelen İkizköy'de,Cewennet Koy'da Bodrum'da haksızlık neredeyse biz oradayız. Aynada yüzünüzebakın. Evladınızın fotoğrafına bakın. Bizim gibi dik, onurlu, cesurolabilecekseniz haksızlığın yanında olmaktan vazgeçin. Dilsiz şeytan olmayın. "