Değerli dostlarım; dilimizde bazı sözler bazı laflar vardır ki yöresel anlamda hiç değişmez. Nedir o sözler nedir o laflar derseniz, hemen söyleyeyim. Gerek Sağlık Ocağına ve gerekse Devlet Hastanesine bir rahatsızlık nedeniyle gittiğimizde, dilimizden şu söz düşer. Allahımız Hakime ve Hekime muhtaç etmesin. Evrensel bir söz gibi durur. Doğrudur da. İnsan hastalanmadan hastane veya sağlık ocağına gitmez, gitmemeli, zira sağlık kurumlarını boş yere meşgul etmiş oluruz.  Hakim konusunda ise daha dikkatli ve daha sabırlı olmamız gerekiyor. Zira laf lafı açar ya öfke ile kalkan zarar ile oturur derler, hak arama ayrı bir konu.

Geçenlerde eşim ile birlikte ilçemizdeki Toplum Sağlığı Merkezine gittik. Vardık merkezimizin kapısı tamamen kapalı. Pencere camlarından bir sürü afişler asılı. Soracak bir kişi aradık, sonradan bir kişi daha geldi. Dedik ki burası kapalı. Evet dün de kapalı idi. Yarın da kapalı. O zaman pencerede asılı olan afişleri dikkatlice okumaya başladı.  ‘Aile Hekimleri Federasyonu’ tarafından organize edilen bir işi bırakma eylemi başlamış ve devam ediyormuş. 05-06-07 Kasım tarihlerinden bahsediyorum. Çıktığımız merdivenlerden yavaş yavaş inmeye başladık. Dilimizden şu sözler dökülürdü daha evvel, Allahımız buraları da eksik de etmesin, muhtaç ta etmesin diye dua ile ayrılırdık. Bu sefer öyle ayrılmadık. Doktorlar işi bırakmışlar geçici de olsa diye mırıldanırken yanımıza bir tanıdığımız geldi.  Evet doğru  dün bugün ve yarın doktorlarımız eylemdeymiş, yalnız bu eylem bizler içinmiş deyince, konuyu bilenlere sormak geldi içimden.

Sağlık Bakanlığınca yeni bir yönetmelik yayımlandığını söylediler. Yönetmelik hem hastaları hem de doktorları koruyan bir yönetmelik yayımlanmış diye konuşuyorlar. Bendeniz yönetmeliği açıp okumadım, gerek de duymadım. Zira resmî bir görevim yok. En azından konu hakkında bilgi almak adına bir eczacı arkadaşımla konuştum. Zira bu işler ile onlar daha iç içe. Konuyu etraflıca anlattı. Sağ olsun. Aile Hekimi olarak görevde olan doktorlarımız bazı ilaçları yazamayacaklar dedi. Ağrı kesici, Anibiyotik ve Mide koruyucu ilaçlarını artık yazamayacaklar diye ilave etti.

Değerli dostlarım; biliyoruz ki hepimizin evinde, buzdolabımızın kapağında poşetler içinde ilaçlarımız vardır.  Kronik hasta olanlarımız vardır. Bu hastalarımız hangi bölüm hangi klinik ilgileniyor ise o bölümün yada polikliniğin Uzman Hekimine giderek muayene ve tahlil sonucunda verilen ilaçlar ve raporlar eşliğinde tedaviye başlar. Kronik hastanın ilacı bitiğinde de Aile Hekimine giderek uzman doktorunun yazmış olduğu ve tedaviye yardım ettiği ilacı reçete etmesini  ister. Aile hekimi ise sistemden bakar ve eğer doğru ise ilacı reçete eder ve eczacıdan alınır.

İlçem Ula’nın gerek merkez ve gerekse çevre mahallerinde yaşlı nüfus daha çok sayıdadır. Kronik hasta oranı istatistik bir durum ama oldukça yoğun görülüyor. İlçem Ula merkezinde dört ve çevre mahallelerini de sayarsak toplamda 30 mahallemiz vardır. Merkez de dört Aile Hekimimiz bulunmaktadır. Akyaka da, Gökova da ,Karabörtlen de olmak üzere oralarda da Aile Hekimlerimiz görev yapmaktadırlar.

Eğer doğruysa diye başlıyorum;    Aile hekimimize uğramadan birinci Basamak Sağlık Kurumuna (Devlet Hastanesi) gitmek yasaklanmış gibi görünüyor. Aile Hekimimize uğramadan ikinci basamak Sağlık Kurumuna (Araştırma Hastanesi) gitmek yasaklanmış gibi görünüyor. Aile Hekimimiz Uzman Doktor tarafından düzenlenen ve ömür boyu kullanılması gereken ilaçları reçete edemeyeceklerini paylaşmaktadırlar, Ne kadar doğru.

İlçem Ula Muğla Merkez İlçesine ( Menteşe İlçesi) yakınlığı hep avantaj yerine dezavantaj olarak önümüzde durmuştur ve halende bu devam etmektedir.

İlçem Ula’da daha yeni 24 saat hizmet verecek sağlık birimi kurulmuş ve halen göreve devam etmektedir.

İlçem Ula da Uzman Hekim hiç olmamıştır. Poliklinik anlamında Uzman Doktor diyorum. Aile Hekimlerimiz Elhamdülillah dallarında uzmanıdırlar.

Eğer diye başlayan yazımda belirttiğimi gibi doğruysa, oldukça sıkıntılı bir süreç başlamış demektir. Sağlık ta, sağlık sisteminde sessiz devrim sağlıkta çağ atlanmış derken, bu çıkarılan son yönetmelik hükümlerinin yeniden gözden geçirilmesi kanaatim öne çıkmaktadır. Önce Sağlık diyerek söze başlarız. Ayrılırken de, birlikte vakit geçirmeye başlama esnasında Nasılsınız, diye sorarız. Neden sağlıklı olmak dünyada yaşamak ve yaşatmak inancımızın asıl omurgasıdır. Sağlıksız bir toplum olmak asla istenmez. Baksanıza sigara ile mücadele anlamında ne kadar ağır bedeller ödenmekte ve devletimiz de mücadeleye çok nazik ve yapıcı davranmakta, kronik ve kalıcı hastalıklara bulaşılmaması adına bu kadar mücadele edilirken son gelinen nokta olumsuz bir gelişme olarak görülüyor.

Hoşça kalınız. Sağlıcakla kalınız…