"Güneşindenizden ayrılıp göğe yükseldiği bu anda ortam şiire koşuyor. Artık cümleleryerini mısralara bırakıyor. Hafif bir esinti, deniz dalgalı ve tatlı birkızıllık. Göğün tabaka tabaka kızıllığı canları ateşten geçirecek, bir yürekyangınında huzura erecek. "Olmak ya da olmamak" adına bir hesabı kalmayacak.Bütün hesaplaşmalar sona erecek. Bu tatlı yangında gönüller "ah min'el aşk"diyecek."

Muğla,içinde binbir baharı saklar, yediverenler gibi güzelliklerine sürgün ederyaşayanları. Muğla'da nefes almak bile bir ömre bedeldir. Muğla'da bir ömürsürmek ise bir destana derkenar olmak gibidir. Yaşadıklarınız söz gibi uçupgitmez, kaybolmaz. Bir yazının hakikatinde kalıcıdır. Yeter ki Muğla'da nefesalmayı bilin, yaşamayı öğrenin. Gerisi bir masal kuşunun kanatlarında keyfinizebakın. Hiçbir şehir yoktur ki Muğla gibi demlensin yürekler.

Göğünsonsuz mavilikleri her tonunda göz göz olur ruhlara eşlik eder. Muğla'danAkyaka'ya her inişimde kanatlanıyorum. Semanın sonsuzluğuna bırakıyorumkendimi. Acaba bir kuş olup kanatlansam göğün mavisinin sudaki aksinin bu kadarberrak aydınlığına nerede erişirdim? Bir ressam tablosuna nakşederkenAkyaka'nın bu ihtişamının bir anını nasıl aktarabilir? Her bir karesinde ayrıbir g üzelliğe şahit olur gözleriniz.

Akyaka,gözlerden ruhlara nakşeder güzelliklerini. Sözün hükmü yoktur bu güzelliğe.Ancak yaşanarak dem bulabilir bu güzellik. Sade bir temaşa bile ruhlarahissettirir insan insan dokunuşları. Bir estetik dokunuştur Akyaka'nıngüzelliği. Akyaka aslına rücu ettirir, yepyeni uyanışlara vesile olur.Güzelliğinin seyrinde tazelenir ruhlar.

Bu düşüncelereşliğinde şair gönlüm Akyaka'dan dem almak üzere yola çıkıyor. Baharın hazanesintilerini yaşadığımız bu günlerde şehirden uzaklaşmak, farklı bir güzelliğiyaşamak ihtiyacı elzem oluyor. Akyaka ya da her daim ağzımıza pelesenk olmuşsöylemiyle G ökova'ya can bulmayagidiyorum.

Sakar'dan aşağısalıyorum kendimi. Yaz sıcaklarını yeni yeni hissettiğimiz bu vakitlerde sabahgüneşinin doğuşuna yetişmek istiyorum. Akyaka'da seher ve gurup vakitlerizamanın ve mekanın ötesine geçişin zamanlarıdır. Akyaka'da güneşin doğuşu vebatışı her dem yenilenen bir yüreğin yansımalarıdır. Bir nazara değen ve oradaölümsüzleşen güzelliklerin can bulmasıdır.

Sözü ve yoluuzatmadan iskeleye gidiyorum. İskele yepyeni canlar bulduğum mekan. Mekanınötesinde "O Belde"ye geçiş köprüsü. İskelenin hemen ilerisinde Akbük'e gidenmistik yolu takip ediyorum. Gidişi olan dönüşü olmayan bu yolda her dönemeçtefarklı bir manzara eşlik ediyor sizler e.Sabah vaktine erişmek üzere.

Güneşindenizden ayrılıp göğe yükseldiği bu anda ortam şiire koşuyor. Artık cümleleryerini mısralara bırakıyor. Hafif bir esinti, deniz dalgalı ve tatlı birkızıllık. Göğün tabaka tabaka kızıllığı canları ateşten geçirecek, bir yürekyangınında huzura erecek. "Olmak ya da olmamak" adına bir hesabı kalmayacak.Bütün hesaplaşmalar sona erecek. Bu tatlı yangında gönüller "ah min'el aşk"diyecek. Akyaka'nın gündoğumunu görseydi Mecnun bir kere, aşka dair bir sözübir daha ağzına alır mıydı? Sanmıyorum. Çölün sonsuzluğunda Akyaka can almaz, can verirdi.

Rüzgar esintisidefne kokusu çalıyor burnuma. Defne'nin gizemini fısıldıyor nağmeler. Defne'ningündoğumuna söyleyecek sözü var ama söz yarım kalıyor. Meneviş, çam, hayıtderken son sözü toprak söylüyor. Akyaka'da bu dem hayatın içine hayat akıyor.Ve kuşlar,martılar eşliğinde tekne sesleri.. Gündoğumunda sırlanıyor bütüngüzellikler. Ve Akyaka'yı anlatacakken söz nihayete eriyor duygular dilegeliyor:

" Sen benim ilkbaharım ol , taptaze nefeslerim olsun. Yüreğimde damladamla biriktireyim tüm güzellikleri. Salıvereyim ruhumu kainatın sonsuzahengine. Bir bestenin notası olayım. Bir tablonun huzur veren rengi. Bedenimtoprakta, ruhum gökte bulsun aradığı tüm huzuru. Adım unutuş olsun, yaşadığımtüm hatıralara veda edeyim. Yepyeni canlar bulsun canım. Sen benim ilkbaharımol.

Ne sürgünler yaşadı bu can. Yüz parçaya ayrılmış bir aynanınkırıklarında yaşamaya mahkum edildi. Yüreğim her bir kırıkta bin parçayabölündü. Her sürgünümde yepyeni sürgünler verdi acılarım tıpkı yediverenlergibi. Bir nefeslik anlar adına, gözlerim hep baharları aradı. Her sürgünün debir baharı vardı elbet.

Sen benim ilkbaharım ol. Bir çığlık ol, yüreğiminkilitlerini kıran. Hiç söylenmemiş sözlerim ol. Gül yastıklarla döşensinyüreğim. Güle gül eklesinler, hercai renklerle tanış olsun gönlüm. Yunsun,arınsın. Bir abdestin saflığında şükre dursun. Şifa bulsun. Her derdin beklenenşifası bir bahar vakti gelmez mi?"