DALAMAN DA İSKELECİLERE GEÇİT YOK

Adı ünlü Göcek Koyları içinde geçen, ama Dalaman kıyısında yer alan cennet koylardan biri olan Kille Koyu’na yapılmak istenen yat/tekne bağlama iskelesi ile ilgi Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) Toplantısı vatandaşların engellemesi ile karşılaştı. Vatandaşlar toplantının yapıldığı salonda oturdukları terden ayağa kalkarak bilgilendirme heyetine sırtlarını döndüler. Bilgilendirme toplantısı yapılamadı.

Ortaca’dan Ömer Kundakçı’nın verdiği habere göre Dalaman'ın Şerefler Mahallesindeki Kille Koyu'nda Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş. tarafından 45 bin 933 metrekarelik alanda “Yat tekne bağlama iskelesi” yapılmak isteniyor. Bu yatırımın yapılabilmesi için ÇED süreci başlatıldı.

Bunun için dün Dalaman TİGEM Toplantı Salonunda bir “bilgilendirme toplantısı” yapılmak istendi.

Toplantı salonuna Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş ile yürüyüş düzeninde gelen Dalamanlılar toplantıyı düzenleyenleri protesto ettiler…

*

Dalaman Belediyesi tarafından MUÇEV’den kiralanarak günübirlik tesis olarak işletilmekte olan Dalaman’ın Şerefler Mahallesi Kille Koyu’, Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş. tarafından yapılması planlanan “Yat/Tekne Bağlama İskelesi” projesi ile ilgili olarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreciyle ilgili bilgilendirme toplantısı vatandaşların katılımıyla Dalaman TİGEM toplantı salonunda yapılamadı…!

Dalamanlılar ve bölgeden katılımcılar, siyasi parti ve STK temsilcileri dün sabah Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldiler. Buradan Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş ile toplu yürüyüşe geçen öfkeli kalabalık Kille Koyu’na çivi dahi çakılmamasına dair sloganlar atarak TİGEM’e ulaştılar ve burada da avluda protestolarını sürdürdüler.

Dalaman Belediyesi tarafından işletilmekte olan tesisler dahil, halka açık günübirlik alanında adı geçen şirkete verileceğine dair iddialara tepki gösteren Dalamanlılar, toplantının başladığının duyurulması ile oturdukları yerden kalkıp toplantıyı düzenleyen yetkililere sırtlarını döndüler. Sonra da protestoda bulunup salonu terk ettiler…

*

Dün Dalaman’da yaşananlarla ilgili gazeteci arkadaşlarla görüştüm. Ömer Kundakçı’ya “Bunun sonunda ne olur?” diye sordum. “Eğer bu birlik beraberlik sürdürülürse Kille’ye dokunamazlar” dedi.

Bence de dokunamazlar…

Anımsanacağı gibi Dalaman Belediyesi AK Parti yönetimindeyken restoran olarak işletilmek üzere Sarsala Koyu’nda koruma kararlarına rağmen orman içinde ve denize sıfır yapılan taş yapı belediye yönetiminin CHP’ye geçmesiyle yıktırılınca kıyametler kopmuştu. CHP’li Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş yıkıntı üzerinde “Kamu zararına yol açtılar” diye günlerce tepinmiş, CHP kurmayları koyda protesto gösterilerinde bulunmuştu.

Oysa yıkım doğruydu. Yanlış olan Belediye AK Partideyken yapılmış olmasıydı…

Ah şu çifte standartlar… Ah şu “Benim şeyim iyidir” anlayışları…

O zaman Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş ile AK Parti Dalaman İlçe Başkanı Hüseyin Ertuğrul karşı karşıya gelmişti. Hatta Sezer Durmuş’un Kille Koyu’nda yaptığı kaçaklarla ilgili Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün yıkım kararını Durmuş’un kendisi uygularken AK Parti İlçe Başkanı Ertuğrul canına okumuştu…

Şimdi bu ÇED sürecinde Durmuş ve Ertuğrul birlikte yürüdüklerine göre, Muğla kıyılarında bu defa çevre kazanacaktır…

Umarım AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Ertuğrul öteki ilçelerin başkanlarına örnek olur…

*

Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş da “Yaptırmayacağız” dedi. Dalamanlılara da sitem etti.

“Hayırdır?” dedim, “Gelmediler” diye çıkıştı. Daha fazla kalabalık bekliyormuş. Olmamış. “Ta İstanbul’dan uçağa atlayıp gelenler oldu, Burada adamları kahveden çıkaramadık.” diyen Başkan Durmuş şöyle devam etti:

Evet bugün kalabalıktık, ama daha kalabalık olmalıydık. Neyse toplantıyı yapamadılar Yaptırmayacağız. Killeye’de çivi çaktırmayacağız. Sanki başka yer kalmamış. Her yer yat limanı, iskele oldu. Bunun kar zarar hesabını yapan, ihtiyaç var mı araştıran yok mu bilmiyorum. Bu gidişle günü gelince buralar yat limanı, iskele mezarlığına dönecek. Buna  bir planlama getirilmeli ve günübirlik alanlardan eller çekilmeli.

Haksız değil…

*

MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN KADIN DUYARLILIĞI

Geçtiğimiz günlerde iki cesur kadının isyanı ile Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde bir “cinsel taziz veya şiddet” vakası ortaya çıktı. Olmamalı diyoruz, ama bu olumsuzluğun CHP’li belediyelerde de yaşanmaya başlaması üzücü ve düşündürücü…

O vakadaki şube müdürü açığa alındı… Belediye yetkilileri soruşturuyor. Aslında Savcılık da soruşturmalı.

Bu arada belediyeden açıklama yapıldı. Meğer Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde Şiddete Karşı Tutum Belgesi’nin imzalanmasının ardından ilgili komisyona 39 başvuru yapılmış. Bu süreçte 4 personel işten çıkarılırken 3 memur da açığa alınmış. Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Özge Demirel, başvuruların tamamının gizlilik ilkesiyle değerlendirildiğini ifade etmiş.

Anlaşılan Ahmet Aras Başkanın o Şiddete Karşı Tutum Belgesi’ni imzalaması kadınlara “cesaret” sağlamış…

Yine de “söylemeye cesaret edemeyenler olduğu” düşünülüyor. Bu anlamda kadınlara yalnız olmadıkları söylenirken, “uygulanan soruşturma ve yaptırımların” elbette isimler gizli kalarak kamuoyu ile paylaşılmasında yarar var. Bu kadınlara ‘cesaret’ getirirken erkeklere de ‘caydırıcılık’ ta getirecektir…

*

Muğla Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Özge Demirel ve Bodrum Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Figan Erozan, Şiddete Karşı Tutum Belgesi kapsamında yürütülen çalışmalarla ilgili Cengiz Bektaş Kent Belleği ve Kültür Merkezi’nde basın toplantısı düzenlemiş. Son dönemde belediyedeki taciz iddialarının gündeme gelmesinin ardından düzenlenen toplantıda, belge imzalandıktan sonraki süreçte belediye bünyesinde yapılan başvurular ve uygulanan yaptırımlar da paylaşıldı.

Erozan’ın aktardığı bilgilere göre, başvurular sonrası bazı personeller hakkında açığa alma, disiplin soruşturmaları, görev yeri değişikliği ve sorumluluk görevinden alma gibi işlemler uygulanmış. Bu süreçte belediyeye bağlı şirketlerde çalışan dört personel işten çıkarılırken, belediye kadrosundaki üç memur açığa alınmış. İki memur hakkında disiplin soruşturması başlatılırken sekiz personele disiplin cezası verilmiş. Farklı birimlerde görev yapan yedi personelin görev yeri değiştirilmiş.

Ayrıca beş dosya hakkında işlemler sürerken, sorumluluğu bulunan üç personelin görev tanımının da değiştirilerek gerekli uyarıların yapıldığı belirtiliyor…

*

Komisyonun yalnızca idari süreçleri yürütmediğini, başvuru sahiplerine hukuki, psikolojik ve koruyucu tedbirler konusunda rehberlik sağladığını belirten Bodrum Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Figan Erozan, belediyedeki her şube müdürlüğünde kadın personellerle düzenli birebir görüşmeler yapıldığını ifade etmiş.

Erozan, belediyenin şiddet, taciz ve mobbing karşısındaki duruşunun toplu iş sözleşmesine de yansıdığını söylerken, yeni sözleşmeye göre iş yerinde veya özel yaşamda şiddet, taciz ve istismar gibi durumlara karışan çalışanların iş akdinin feshedilebileceği hükmünün yer aldığını anımsatmış.

Erozan ayrıca Ocak ayından itibaren Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan 6 bin personele, daire başkanlarının da katılımıyla ayrımcılık karşıtı politikalar üzerine atölyeler düzenleneceğini açıklamış.

Bunlar çok güzel…

Benim anlayamadığım bu güzel bilgileri neden Muğla Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Özge Demirel’den değil de Bodrum Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Figan Erozan’dan alıyoruz? Bu işler Bodrum Kadın Dayanışma Derneği tarafından yürütülüyorsa Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı ne işe yarıyor?

Hem Allah aşkına Muğla il merkezinde onca kadın hareketi, örgütlenesi varken neden Bodrum’dan bir kadın örgütü?!!

---------------                 --------------

GÜNÜN SÖZÜ;Ahlak, falan ya da filan giysinin altında ne kazanılır ne de kaybedilir. --Alfred de Musset