Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın Marmara Üniversitesi’nde akademisyenken ekonomi öğrencisi olan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olduğu günden beri AK Parti Muğla’da ezberler bozulmaya devam ediyor.

İlçe başkanları ve yönetimleri, il başkanlığı ve milletvekilleri baypas edilerek değişti.

Aynı şekilde il başkanı ve yönetimi milletvekilleri baypas edilerek yenilendi.

“Değişime” karşı olan bir avuç oligark Milas’ta, Bodrum’de ve özellikle Fethiye’de direndiler. Yapay muhalefet yarattılar, ayak oyunlarına başvurdular, ama olmadı.

Çünkü AK Parti tabanı “değişimi” çoktan sahiplenmişti...

Kulislere göre, Haluk Laçin, Ozan Balcı ve Hasan Halkalı; üçünden biri olacaktı. Oyun kurucuları için Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kimin atandığı fark etmiyordu. Onlara göre üç isimde gelecek için umut veren üç genç isimdi... “Muhalifler” itibar suikastına uğratıp Ozan Balcı’nın aday adaylığını engellediler, ama Yürütmede “Çevre Şehir ve Kültür”den sorumlu Başkanlığını engelleyemediler.

Aydın hoca AK Parti Muğla’da eski yeni milletvekillerini, büyükşehir adaylarını aşan bir profil olarak öne çıkarken, ki kendisini Cumhurbaşkanı Erdoğan 8. İl Kongresi için Muğla’ya gelişinde “Muğla’nın ağabeyi” ilan etti... Sayesinde ortaya çıkan, neredeyse yarısının her biri “il başkanı” ayarında il yönetimi de bugüne kadar görülmedik bir “takım” olarak ortaya çıktı.

Kendisi kabul etse de etmese de bu takımın “antrenörü, hocası” Aydın Hocadır...

+

AK Parti Muğla’da “Değişim” il kongresi ile noktalanmadı.

İl kongresinden önce Kadın Kolları İl Başkanlığı’na da teamüllere uygun olarak Veteriner Hekim Nur Özel atanırken de il başkanlığı ve milletvekillerinin baypas edildiği görülürken, görevden alınan İl Başkanı Av. Gültekin Akça’nın İl Başkanı Haluk Laçin’in Kurultay Delegesi listesinde yer alması da ezber bozan bir hareket oldu.

Av. Gültekin Akça Şubat sonu Mart başı gibi yapılacak Büyük Kongre’den sonra da MKYK Üyesi olursa bu beni şaşırtmaz...

AK Parti’nin değişik kademelerinde bulunmuş, Datça Gazetesi Sahibi Turizmci, Mimar Haluk Laçin’in İl Başkanlığı’nda, İş İnsanı Miraç Cin ve Av. Ayşegül Mungan İl Başkanı Yardımcılıklarında göreve başlayan ve AK Parti’yi Muğla’da olası bir erken genel seçime taşıyacak olan işte bu il yönetimi de ezber bozmaya devam ediyor...

İl Başkanı Haluk Laçin ve İl İkinci Başkanı Av. Ayşegül Mungan hafta başından beri Ankara’da...

Bu ‘Ankara çıkartması’ da yine bir ‘ezber bozma’ olarak gösteriliyor. İl başkanı yok diye mutat Yürütme Kurulu toplantısını da yapmamazlık etmediler. Yürütme Kurulu toplantısı Teşkilat Başkanı Miraç Cin başkanlığında yapıldı...

Bu arada Yürütme Kurulu’ndaki 15 Başkan kendi alanlarının ilçe başkanları ile toplantılar başlatmış bulunuyor.. Galiba bu da yeni bir şey...

+

İl Başkanı Haluk Laçin ve İl İkinci Başkanı Av. Ayşegül Mungan bakanları tek tek ziyaret edip Muğla’nın sorunlarını anlatıp, çözüm sözü alıyorlar. Sosyal medyada “İşte Muğla Lobisi” diye yazanlar var. Abartmamak lazım. Sapla saman karıştırılmamalı.... Hem “Memleketin Sorunlarını Sorun Eden, Sorumlu İl Başkanlığı Budur İşte” demek daha doğru olabilir. İnşallah Muğla’nın bir “Ankara Lobisi” de olur...

Bu arada “Milletvekilleri il yönetimi ile yarışıyor” diyenlerde var. İl Başkanı Haluk Laçin ve İl İkinci Başkanı Av. Ayşegül Mungan tek tek bakanları ziyaret ederken, Milletvekilleri Kadem Mete ve Yakup Otgöz de bakanları dolaşmaya başladılar!

Vallahi beni bi gülmek aldı... Gülünmeyecek gibi de değil hani... Kulislerde “Şimdiye kadar bu milletvekilleri bu performansı neden göstermiyordu?” diye soranlar da az değilmiş...

Gerçekten de yeni il yönetimi ile milletvekilleri arasında bir yarış gözleniyor. Bundan kim zarar görür bilmiyorum, Muğla yarar görecektir. Keşke bu yarış daha önce de yapılsaydı...

Sanki milletvekilleri il yönetiminin hızına da yetişemiyorlar galiba...

+

Bu arada sadece Muğla AK Parti’de değil, Muğla CHP’de de bozuluyor ezberler.

Bu hafta Ankara’da bakanlık kapıları sadece AK Parti Muğla Milletvekilleri ve İl Yöneticileri tarafından çalınmıyor. Önceki gün de Kültür Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un kapısı CHP’li Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras tarafından çalındı.

Ahmet Aras sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ziyareti ile ilgili şu ifadelerde bulundu:

Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy'u ziyaret ederek Muğla'mızda yaptığımız ve bakanlığımız ile ortak yapabileceğimiz çalışmalar üzerine konuştuk. Altyapı, turizm, tanıtım konularının yanı sıra Dünya Kenti Muğla vizyonumuzu da sayın Bakanımıza aktararak işbirlikleri üzerine görüş alış verişinde bulunduk. Sayın Ersoy'a Milas'ımızın el emeği kilimini ve Muğla'mızın tarihi ve kültürünü yansıtan hediyemizi de takdim ettim.

Bunlar çok güzel hareketler...

+

Geçtiğimiz günlerde CHP’li Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci beraberinde CHP’nin Bodrumlu Milletvekili Süreyya Öneş Derici ile birlikte Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile görüşmede bulundu. Randevuyu Prof. Dr. Aydın Ayaydın sağlamıştı. Ahmet Aras Başkanın randevusunu da almış olabilir mi diye merak ettim. Ayaydın Hoca “Hayır haberim olmadı. Böyle bir isteği olsaydı, Muğla için yardımcı olurdum” dedi.

Nitekim 2025 Ocak ayı Olağan Bodrum Meclis Toplantısında ağırlıklı konu Turgutreis’teki Sahil Güvenlik Limanı tartışması olmuş ve Başkan Mandalinci konuşmasında Ayaydın Hocaya teşekkür etmiş. Başkan Mandalinci şu ifadelerde bulunmuş:

21 Aralık’ta Muğla’ya gelen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı Dalaman’da karşıladık. O karşılamada kendisine bu limanla alakalı görselleri sunmayı amaçlıyorduk ama programı nedeniyle kendisine birinci ağızdan bu sorunu iletemedik. Ancak yine de bu görüşmeye vesile olan Prof. Dr. Aydın Ayaydın’a çok çok teşekkür ediyorum. Çünkü o programda Ulaştırma Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlu da vardı. Kendisine randevu talebimizi ilettiğimizde 2 hafta içerisinde randevu vereceğini söyledi ama sadece 5 gün sonra Muğla Milletvekili Sayın Süreyya Öneş Derici öncülüğünde Ulaştırma Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlu ile görüştük. Kendisine sunum belgesini, bölgenin jeopolitik konumunu, limanın bölgeye getireceği olumsuzlukları ilettim. Ertesi günü Sayın İçişleri Bakanımızla konuyu görüştük. Daha farklı bir yer arayışında önerilerimizi sunduk. Sayın Bakanımız konuyu inceleyeceklerini ve uygun görmeleri halinde yeniden bizi Ankara’ya davet edeceklerini belirtti.

Gerçekten bunlar çok güzel hareketler...

+

Meslektaşım Tandoğan Uysal da AK Parti’nin Trabzon il kongresinden önce Tabzon’un İl Koordinatörü Kadem Mete’nin boş kongre salonundan “Trabzon 8. Olağan İl Kongremiz için hazırlıklarımız tamam. Trabzon hazır, teşkilatımız hazır. Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı bekliyoruz.” diyerek yaptığı paylaşımla ilgili kaleme aldığı “Trabzon'da da Yalnız Kalan Kadem Mete Nereye Koşuyor?” başlıklı yazısını şöyle noktalamıştı:

Kadem Mete için artık yapılması gereken, sosyal medyada yalnız fotoğraflarla gündem olmaktan ziyade Muğla’ya dönüp seçmenin sorunlarına eğilmek ve partiyi birleştirecek adımlar atmak olmalıdır. Trabzon’da bile yalnız kalan bir siyasetçinin, Muğla’daki seçmenlerini ihmal ederek başarıya ulaşması mümkün değildir. Siyaset, halkın beklentilerine samimiyetle cevap vererek yapılır. Eğer bu tavır sürdürülürse, Kadem Mete’nin siyasi kariyeri, yalnızlıkla sona eren bir yolculuk olarak anılabilir.

Bugün herkesin aklında aynı soru var: ‘Kadem Mete nereye koşuyor?’

Kadem Mete nereye koşuyor ben bilemem. Aslında “Kadem Mete nereye konuşuyor?” da denebilirdi.. Neyse, benim bildiğim Milletvekilliğinden sonra “bakanlık” olabileceği, ama Trabzon İl Kongresi’nde ‘Divan Başkanı” bile olamadı...

+

“Divan başkanı olamadı” dediğime bakmayın. Belki de olmuştur, ama olsaydı “Divandan” bir fotoğraf paylaşımı yapardı... Tandoğan Uysal ile benzer paylaşımı ben de “Beyefendinin Divan Başkanlığı yaptığı ilçe kongrelerinin kaybedildiği Trabzon'da İl Kongresi Divan Başkanı kim olur bakalım...” diyerek yaptım.

Sen Kadem Mete’yi nasıl eleştirirsin. Seni kınıyoruz.” diye yüklenenler oldu. Bende “eleştirmediğimi, merakımı paylaştığımı” belirterek, o ‘kınayıcılardan’ eleştirimi göstermelerini, yoksa eleştirilerini kaldırmalarını önerdim. Bunu yapmayanları da maalesef sildim...

O sosyal medya paylaşımım altına önceki yönetimde Tanıtım Medya Başkanı olan İsa Gün de “AK Parti’de il koordinatörü divan başkanıdır. Kadem Bey de 18 ilçenin bir çoğunda divan başkanlığı yapmıştır. Bir kongrede karşı liste kazanmıştır. İl kongresinde de divan başkanı Kadem Bey olur, Ak partide işleyiş böyledir.” diye yazdı. Severim kendisini.. Yine bir AK Partili dosttan bana gelen bilgiye dayanarak ben de şöyle yanıt verdim:

İsa Gün, ama sizin dediğiniz gibi değilmiş... Bir AK Partili dost diyor ki, Divan Başkanı mutlaka Koordinatör olur diye bir kural yokmuş... Bazı illerde Genel başkan yardımcıları da Divan Başkanı olarak yer almış... Kaldı ki Trabzon'un tek koordinatörü Kadem Mete bey de değilmiş... Diğer koordinatörlerin tamamının Divan Başkanlığında Genel Merkez adayları kazanmış...

Kadem Mete Trabzon İl Kongresi’nde Divan Başkanı yapılmadı. Bugün de Aydın’ın il kongresi var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’da gelecek. İhtimal vermiyorum, ama bakalım Aydın İl Koordinatörü Yelda Erol Gökcan divan başkanı yapılır mı...

Yarın vekillerin bakanlık ziyaretleri ile devam ederiz...

---------------                           --------------

GÜNÜN SÖZÜ; Yanlış bir notaya basarsanız, bunun iyi mi kötü mü olduğunu, çaldığınız bir sonraki nota belirler.. --Miles Davis.