Değerli dostlarım; sağlık sistemi üzerinde bir yazı yazarak yaşadığım bir hatanın düzeltilebileceğini siz değerli okurlarımla paylaşmış idim. O kadar yapıcı beğeni geldi, o kadar çok telefon aldım da birden, ne oluyor, yanlış bir yazı mı yazdım diye kendimi sorguladım. Ne idi o problem? İlçem Ula'nın “Büyükşehir” Yasası çıktıktan sonra 30 adet mahallemiz oldu. Köy ve beldelerimiz mahalle oldular. İlçem Ula'nın iki yönü vardır. Sakar altı ve Sakar üstü. Hatta Karabörtlen'den sonra Kıra/Oyru, Kavakçalı, Arıcılar ve Turgut Mahallesi. Buralar hâlen köy ve köylüler de hayatlarından hiç memnun değil bu Büyükşehir Yasası'ndan. Toplu taşıma araçlarının gitme ihtimali olmadığı gibi imkân da yok. Zira yol da cadde de yok. Ancak imkânları dâhilinde kendi kendilerinin işlerini görürler. Neyse, çok uzun gider bu mevzu. Mevzumuz bu değil ama bağlantılı.
Bu hükümet sağlık sisteminde sessiz bir devrim yapmıştır. Aksaklıklar, hatalar olabilir, düzeltilir. Düzeltilemeyen ve yer değişikliği anlamındaki masa başında yapılan “Aile Hekimi” seçme özelliğinin üzerindeki yapılan hatalar. Masanın başında yapılan bir çalışma. Elbette masa başında yapılacak, insan yapacak ve bilgisayara talimat veren de insandır. İlçem Ula'da 3000 civarında her hekime düşen hasta sayısında fazlalık var. 3000 kadar kişi. Şu anda dört aile hekimimiz ilçem Ula'nın merkezinde hizmet veriyor. Bir doktorumuz tayin oldu. Kaldı 3 doktor. İzin, hastalık olabilir, zira doktorlarımızın da insani ihtiyaçları olabilir. Doktor sayısını artırmak yerine Akyaka Mahallesi'ne, Gökova Mahallesi'ne ilçem Ula'nın merkezinde yaşayan (Ulalı Doğma Büyüme) da olabilir, sonradan yerleşen de olabilir. Hemen gidiyorsunuz, benim aile hekimim değiştirilmiş, ben eski doktorumu istiyorum diyerek formu imzalayarak geçici olarak sorunu çözüyorsunuz ama o 3000 fazlalık devam ettiği için bu sefer başka 500 kişi için aile hekiminin yukarıda arz ettiğim mahallelere yerleştirilmesi işlemi. Ne kadar doğru?
Dört aile hekimi yerine beş aile hekimi olsa, hiç sorun yok. İnsanlar da rahatsız edilmeyecek. Şimdi toplumda her gün hükümet aleyhine konuşma ve tartışma. Konuyu bilenler cevap veriyor da bilmeyenler ne yapsın? Zaten ortalık istemecukçulardan geçilmiyor. Sağlık İl Müdürü'ne buradan sesleniyorum. Ne olursunuz. İlçem Ula'nın merkezinde olan bir problemi çözelim. İlçem Ula'nın insanları mülayim yapılıdır. İnsancıldır. Kadirşinastır. Yapılan hizmeti unutmaz.
Yine masa başında yapılan ve şu anda insanların birbirlerine girdiği bir olaydan söz edeceğim. İlçem Ula'nın Muğla-Marmaris Karayolu'nun 14'üncü kilometresinden sonra gidiş yönünde sola sapılır ve Gazi Mustafa Kemal Bulvarı sizleri karşılar. Ermaş Mermer Fabrikasını geçtikten sonra Ula'ya gidiş yönündeki tarıma elverişli tarlaların 100 metre derinliğinde yolun (bulvarın sağlı sollu) 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18'inci maddesi uygulandı. Çok uzun sürdü, itirazlar ve mahkeme süreci ve sonunda kesinleşti. Şimdi sıkı durun, size bir haber vereceğim ama şok olacaksınız. Yolun sağında ve solunda imar uygulaması esnasında YOL ayrılmadığı için imara açılan şeritten sonra TARLALARA geçiş yolu yooook. Evet, Ermaş Mermer Fabrikasından Yağhane'ye kadar Ula'dan gidiş yönünde sol tarafta ve yine Ula'dan gidiş yönünde sağ tarafta tarlalara gidiş/geçiş yolu yok. Olan da ilan edilmediği için herkes haklı olarak parselini kapatıyor. Masa başında yapılan işlem. Ayrıca yapılan bu uygulamanın müellifi ilçem Ula'ya hiç gelmemiş. Yöreyi hiç bilmiyor ve tamamen kâğıt üzerinde yapılan bir işlem.
Elbette kamuda iş ve işlemler MASA başında yapılır. İş ve işlemleri yapan görevli ya da görevlilerin hizmetin gideceği toplumu bilmesi gerekmez mi? İlçem Ula'dan Akyaka Mahallesi'ne gidebilmek için en az iki araç değişikliği, Gökova Mahallesi'ne gidebilmek için en az üç araç değişikliği yapılması gerekmektedir. Son günlerde ilçem Ula'dan kalkarak başta Kızılağaç Mahallesi olmak üzere mahallelerin duraklarına yolcu indirme ve bindirme olabiliyor son günlerde.
Aile hekimlerimizden bazı doktorlarımız Kızılağaç ve Gölcük mahallelerine de gidebiliyorlar. Haftada galiba iki gün. İlçem Ula'nın merkezine en az bir adet daha aile hekiminin getirilmesi hayati öneme haizdir. Sağlık ötelenemez. Sağlık hafife alınamaz. Sağlık, neme lazım, bana ne denemez. İlçem Ula'da bu 3000 kişi hasta fazlalığı devam edecek. Ve belli periyotlarla 500 kişilik bölümlerle yer değişikliğine gidilecek demektir. Bu konu da huzur bozan, sinir bozan ve hatta sosyal bir rahatsızlık olabilir.
İlçem Ula da tarihî ve kültürel anlamda epeyce zengin bir yerleşim birimidir. Bugünlerde çam ağaçlarının arasında kaldı. Yedi Delik denilen üç katlı olarak mağaralardan söz ediyorum. A Deliği dediğimiz bir mağara da var idi, o da orman içinde kaldı. Kedi Merdiveni denilen bir dağın yamacı var idi. Yok oldu. Dedekavak'ta asırlık çınar ağacı ve mescit vardı, yok oldu. İlçem Ula'nın güneydoğusunda eski adı Çaydere, yeni adı Yeşilova denilen mahalleye giderken İpek Yolu'muz var idi. Bugünlerde makilik içinde, ormanlık içinde kaldı. İşte o günlerde İpek Yolu üzerinde sarnıçlarımız var idi. Karaca Sarenç denirdi. Ula'dan tepeye çıktığında hem Köyceğiz Gölü'nü hem de Kerme Körfezi'ni görürsünüz. An'da yolun hemen sağında sizi karşılar ama sessiz ve kimsesiz biçimde beklemektedir. Bir an önce sahip çıkılması gerekmektedir.
Ula-Muğla yolu üzerinde Karakovalık denilen mevkide Thera Antik Kenti ve yanı başında Okkataş unvanı altında tarihî ve kültürel değerlerimiz vardır. Okkadaş denilen Thera Antik Kenti'nde Muğla Valiliğince kültür varlıklarını ortaya çıkarmak için kazı başlatıldıydı ama şu an gelinen noktayı bilemiyorum. Bu haftalık böyle oldu. Hoşça kalınız, sağlıcakla kalınız.