Evet, yarın başka biri geçebilir. Sonra bir başkası… Ve her seferinde aynı öfkeyle “İhanet!” diye bağırabiliriz. Ama liste uzamaya devam ediyorsa artık yalnızca gidenlere bakmak yetmeyecektir. Gönderenlere de bakmak gerekiyor. Ve sonunda herkesin aklındaki o soru kalıyor: Sırada kim var?

Bu soru üzerine gözler hemen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a çevriliyor… Ahmet Aras Başkan’la ilgili kehanette bulunmayan bir Nagehan Alçı kalmıştı. O da tamam oldu…

*

KİMİN KİMSESİ?

“Sırada kim var?” sorusunun yanıtından önce bir düzeltme yapalım. Gerçi o düzeltme bana ait olmayacak ama… Düzeltme; Kemal Kılıçdaroğlu’ndan, Özgür Özel’den, ADD’den, ÇYDD’den ve Cumhuriyet Kadınları Derneği’nden (CKD) önce, Millî Voleybolcu, Galatasaray’ın Kaptanı İlkin Aydın’dan geldi…

Çiçeği burnunda AK Partili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yakasına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden rozet takıldıktan sonra yaptığı konuşmada Erdoğan’ı “büyük liderimiz” olarak nitelendirmesi dikkat çekti. Tugay, “Neden siyaset yaptığımızı bir büyük lider şöyle tarif etti.” diyerek şöyle devam etti:

“Biz kimin hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz? Biz bu ülkenin kenar mahallelerinde unutulmuş gariplerin, yoksulların, hakkı yenmiş mazlumların, çiftçinin ve esnafın hakkını korumak için siyaset yapıyoruz. AK Parti kimsesizlerin kimsesidir. Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti’nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleridir.”

Bence Cemil Tugay’ın Erdoğan’ı “büyük lideri” olarak görmesinde sakınca yok. Dün Kılıçdaroğlu’nun, ardından Özgür Özel’in liderliğindeydi; yarın kim olur, bilinmez… Ancak “AK Parti kimsesizlerin kimsesidir. Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti’nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleridir.” ifadesi manidardı.

“Heyecandan dil sürçmesi oldu herhâlde.” diye düşünmek istedim. Tugay’ın sözlerinin ardından A Millî Kadın Voleybol Takımı’nın yıldızlarından İlkin Aydın, X hesabından dikkat çeken bir paylaşımda bulundu. Aydın, Atatürk’ün fotoğrafıyla birlikte aynen şu sözü paylaştı:

“Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.” …

*

AHMET ARAS BAŞKAN BİR TÜRLÜ AK PARTİ’YE GEÇİRİLEMEDİ!

Gelelim “Sırada kim var?” sorusuna…

Cemil Tugay AK Parti’ye geçmeden ve bu soru yeniden sorulmadan önce Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, en son gazeteci Nagehan Alçı tarafından hedefe konmuştu. Üstelik Alçı, Ahmet Aras’ın yanına Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’yi de koymuştu…

Üç ay önce de bir televizyon programında bu iddia yenilenmişti… Artık bu iddia “temcit pilavı” hâlini aldı. Muğlalılar da “Artık kabak tadı verdi.” ve tabii bir de “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.” derler…

Gazeteci Nagehan Alçı, 6 Ekim’de yayımlanan açıklamalarında Aras’ın AK Parti’ye geçme ihtimalini güçlü gördüğünü ileri sürdü. Aynı değerlendirmede Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin de AK Parti’ye geçebileceğini iddia etti. Alçı ayrıca Muğla’da başka siyasi değişiklikler beklediğini söyledi.

Tabii bunlar “kulis bilgisinden ibaret” söylemler. Ahmet Aras Başkan tarafından yapılmış resmî bir açıklama olmadığı gibi, AK Parti Muğla İl Başkanlığından veya milletvekillerinden dahi yapılmış bir doğrulama veya yalanlama açıklaması yok…

Ancak aynı iddianın aylar sonra yeniden ve bu kez Bodrum’u da içine alarak ortaya çıkmasını siyasi analiz açısından görmezden gelmek de mümkün görünmüyor…

*

CHP’DEKİ TARTIŞMA VE CEMİL TUGAY

Bu arada CHP’li Hurşit Güneş de Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesi üzerine yapılan tartışmalara nokta koydu. CHP’deki Butlan kararı kaynaklı bölünmenin ardından, görevden alınan il başkanları arasında İzmir İl Başkanı’nın da bulunması üzerine bu karardan dönülmesini isteyen Tugay, talebi karşılanmayınca CHP’den istifa ederek bağımsız kalacağını açıklamış, “Belki geri dönerim.” demişti. Dönmediği gibi YENİ Parti’yi değil AK Parti’yi tercih etti.

Ancak Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinin ardından bu kez “geçme gerekçesinden” çok kendisini kimin belediye başkan adayı yaptığı tartışma konusu oldu. CHP’li Hurşit Güneş, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Cemil Tugay İzmir’e tek bir nedenle aday yapıldı: CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda İzmir delegasyonunda aktif olarak Özel lehine çalışan tek kişiydi. Ödüllendirildi. Hem de tüm tepkilere rağmen. Üstüne konuşmaya değmez. Ama şurası ülkemizde bir siyaset gerçeği… Liderler kendilerine bağlı olanları tutup biat etmeyenleri tasfiye ediyorlar! Cemil Tugay’ın İzmir’e belediye başkanlığı adaylığı da farklı değildir.”

*

AHMET ARAS’IN CHP İLE İLİŞKİSİ NEREYE GİDİYOR?

Nagehan Alçı kaynaklı haberlere, yorumlara Ahmet Aras Başkan’dan bir yanıt gelmedi…

Ki O da daha ne desin? Noterden “Bir yere gitmiyorum.” diye bir yazı mı getirsin, bilmiyorum.

CHP’deki tartışmaların ardından Yeni Parti’nin kurulmasıyla birlikte Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal ve eşi, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın bir kahvaltıda “Zamanı gelince, çağrılınca Yeni Parti’ye geçeriz.” demişlerdi.

O çağrı Özgür Özel’den Gonca Köksal Başkan’a gelmiş olmalı…O geçti… Ahmet Aras Başkan hâlâ geçmiyor. Acaba çağrı almamış olabilir mi?

Yanıt yok, ama bu ve benzeri sorular da “AK Parti’ye geçecek.” iddialarını sıcak tutuyor.

Bu noktada Ahmet Aras Başkan’la ilgili bir de “disiplin” tartışması yaşandı. Nagehan Alçı’nın iddiasından önce, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Suriye ziyareti sırasında başkanlık vekâletini Yeni Partili Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mehmet Tahça’ya devretmesiyle başlayan tartışma, CHP’nin gündemine taşındı.

Muğla’da parti içinde tartışmalara neden olan gelişme, TBMM’de de gündeme geldi. Bir basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Grup Başkanı Faik Öztrak’a, Başkan Aras hakkında gündeme gelen olası disiplin ve ihraç süreci soruldu.

Öztrak’a, CHP Muğla İl Disiplin Kurulu Başkanı Aziz Gürsoy’un Başkan Aras’ın CHP ile bağının kalmadığı ve ihraç edilmesi gerektiği yönündeki açıklamaları hatırlatılarak Aras’ın disipline sevk edilip edilemeyeceği soruldu. Faik Öztrak, disiplin süreçlerinde yetkinin il disiplin kurullarında olmadığını, konunun Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu’nun yetki alanında bulunduğunu söyledi.

Öztrak, “Bu işlerde yetki il disiplin kurullarında değil, Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu’ndadır. Ben de onların yapacakları işler hakkında herhangi bir yorumda bulunamam.” ifadelerini kullandı. Öztrak’ın açıklamasıyla birlikte gözler, CHP Genel Merkezi’nin Muğla’da yaşanan tartışmayla ilgili nasıl bir tutum sergileyeceğine çevrildi.

*

“AHMET ARAS VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI CHP’DE KALACAK”

Nagehan Alçı’nın iddiasına yanıt ise CHP Muğla İl Başkanı Halil Karahan’dan geldi.

Karahan, “Ahmet Aras ve ilçe belediye başkanları CHP’de kalacak.” dedi. Ahmet Aras’ın görev süresini CHP’de tamamlayacağını belirten Karahan; Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin de partide kalacaklarını söyledi. Karahan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras başta olmak üzere CHP’li ilçe belediye başkanlarıyla sürekli iletişim hâlinde olduklarını belirterek parti değiştirme iddialarına şu yanıtı verdi:

“Sayın Ahmet Aras, kendisini seçen seçmene olan saygısından mevcut partisinde kalacak. Kendi ifadesi de o yönde. Dönemini Cumhuriyet Halk Partisi’nde tamamlayacaktır.”

Alim Karaca, Fevzi Topuz ve Tamer Mandalinci ile sürekli görüştüklerini belirten Karahan, söz konusu başkanların “CHP’de kalma konusunda kararlı olduklarını” söyledi…

*

ASIL SORU AHMET ARAS’IN NEREYE GİDECEĞİ DEĞİL!

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın AK Parti’ye geçebileceği iddiası yeni değil. Temmuz ayında da aynı iddia ortaya atılmış, Başkan Aras bunu açık biçimde reddederek haberlerin dayanaksız olduğunu söylemişti. Aradan üç ay geçti. Şimdi aynı kulis yeniden gündemde… Büyükşehir ve Bodrum hakkında ortaya çıkan AK Parti kulisleri bu nedenle daha fazla dikkat çekiyor.

Ben meselenin yalnızca “Ahmet Aras AK Parti’ye geçecek mi?” sorusuna indirgenmesini eksik buluyorum. Bu noktada asıl soru karşımıza “Ahmet Aras ile CHP arasındaki siyasi ilişki nereye gidiyor?” şeklinde çıkıyor… Çünkü parti değişikliği bir sonuçtur. Siyaset bilimi açısından bizi ilgilendiren ise, o sonucu ortaya çıkaran siyasi süreçtir.

Başkan Aras Temmuz ayında AK Parti iddiasını kesin biçimde reddettiğine göre bugün ortaya çıkan yeni kulis karşısında bakılması gereken ilk şey, aradan geçen üç ayda siyasi ilişkilerde neyin değiştiğidir.

Bu sorunun cevabı da henüz kamuoyunun önünde değil. O nedenle hüküm vermek yerine gelişmeleri izlemek gerekiyor. Tabii Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişi de Ahmet Aras ile ilgili soruları tetiklemiş olabilir…

*

BODRUM NEDEN ÖNEMLİ? İZMİR BİR İŞARET Mİ?

Tamer Mandalinci’nin aynı kuliste yer alması da tartışmanın boyutunu büyütüyor. Çünkü mesele yalnızca Büyükşehir olsaydı kişisel bir siyasi tercih tartışılabilirdi. Bodrum da aynı senaryonun içine girdiğinde mesele, Muğla’daki daha geniş siyasi dengelere uzanıyor. Fakat Mandalinci açısından da bugün elimizde bir karar değil, bir gazetecinin ileri sürdüğü siyasi kulis bulunmaktadır. Bu ayrımı korumak gerekir.

İzmir’de konuşulan siyasi değişim resmiyet kazandığına göre Türkiye’de büyükşehir belediye başkanları üzerinden yürüyen siyasi hareketliliğin kapsamı daha fazla tartışılacaktır. O zaman gözlerin Muğla’ya çevrilmiş olması doğal karşılanabilir. Çünkü Ahmet Aras hakkında zaten aylardır devam eden bir AK Parti kulisi bulunuyor.

Ancak burada da neden-sonuç ilişkisi kurmak için henüz erken. İzmir’de yaşanan bir değişiklik, Ahmet Aras’ın da aynı yolu izleyeceğini kanıtlamaz. Benzer kulisler, aynı siyasi karar anlamına gelmez.

*

MUĞLA’DA İKİ KUTUPLU SİYASET DEĞİŞİYOR MU?

Asıl büyük fotoğraf “Muğla’da iki kutuplu siyaset değişiyor mu?” sorusunu gündeme getiriyor. Bilindiği gibi Muğla uzun yıllar ağırlıklı olarak CHP–AK Parti rekabeti üzerinden okunuyordu. Bu okuma artık yanlış sonuç verecektir. Bugün artık AK Parti-MHP=Cumhur İttifakına karşı bir yanda CHP, bir yanda YENİ Parti, bir yanda İYİ Parti ve diğer yanda DEM var…

Artık CHP ve YENİ Parti’ye bakıp “Sosyal demokratlar ikiye bölündü” demek bile yanlış… İki partinin da ayrıca nötronları, protonları var…

Bu tabloyu ayrıca ele alırız… Basitçe bakarsak CHP’de Mürsel Alban’a kızıp YENİ Parti’ye gidebilecekler olduğu gibi YENİ Parti’de Osman Gürün’gillere kızıp CHP’ye dönmeye hazırlananlar var…!

Muğla da en son Marmaris ve Köyceğiz Belediye Başkanları YENİ Parti’ye geçti. Köyceğiz İlçe Başkanı da Muğla’da YENİ Parti’yi yönetmeye hazırlanıyor. Bakalım O kimleri neleri kırıp dökecek belli değil… Geride MBB Başkanı Ahmet Aras ile Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca kaldı…

Şimdi Büyükşehir ve Bodrum üzerinden AK Parti kulisleri konuşuluyor. Dolayısıyla Muğla’da siyaseti yalnız iki parti üzerinden okumak giderek zorlaşıyor. Ancak siyasi çeşitliliğin artması da tek başına demokratik kaliteyi artırmıyor. Tersi oluyor… Yeni tabela, yeni siyaset değil…

Yeni siyaset; daha fazla şeffaflık, daha güçlü kurumlar, daha iyi hizmet ve daha fazla hesap verebilirlik olmalı…

*

İZMİR’DEN SONRA SIRA MUĞLA’DA MI?

Bütün bu tartışmanın arkasında çok daha önemli bir demokrasi meselesi bulunmakta…

Bir belediye başkanı bir siyasi partinin adayı olarak seçilir. Ama seçildiği andan itibaren yalnız o partiye oy verenlerin değil, bütün şehrin belediye başkanıdır. Bu nedenle parti değiştirmek hukuken mümkün olsa bile demokratik temsil açısından ciddi bir siyasi tartışmayı beraberinde getiriyor. Ki bu soru Cemil Tugay’a AK Parti’ye geçtikten sonra değil, geçmeden sorulmalıydı…

Ve AK Partili bir belediye başkanı başka partiye geçtiğinde de aynı ilkeyi savunmalıyız.

Çünkü demokrasi kişiye göre kural üretmez…

Bugün Muğla siyasetinin en sıcak sorusu ise malum; Sırada Ahmet Aras mı var?

Oysa Muğla’da AK Parti’ye gitmeye en müsait isim Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca… Nedense kimse O’nu konuşmuyor!

Sorunun cevabı ise belli değil… Bana göre cevabı bilen tek kişi Ahmet Aras Başkan’dır. Bir de Gonca Köksal Başkan… Tabii Ahmet Başkan ile ilgili iddianın yanıtını Gonca Başkan dan alamazsınız…

Bence yeter artık ama Ahmet Aras Başkan bir kere daha altını kalın çizgiler çekerek bir “basın toplantısı” ile gereken açıklamayı yapmalıdır. Bunu bugüne kadar hiç yapmadı…

--------- -----------

GÜNÜN SÖZÜ; İnsanlar her şeyi yapabilir. Her şeyi değiştirebilir. Yeter ki bir araya gelsinler. --Yaşar Kemal