Marmaris’ten, Bodrum’dan, Fethiye’den çelişkili haberler geliyor.

Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar pek iç açıcı değil... Yunan adalarında fiyatların Türkiye’den ucuz olduğuna ilişkin değerlendirmeler yapılıyor.

Rum kökenli sanatçımız Fedon çıkıp, “İnanmayın. Bizim ülkemiz daha ucuz.” diyor.

Ancak bir yetkili de çıkıp, mesela Muğla İl Kültür Turizm Müdürlüğü açıklamada bulunmalı. Şu ana kadar bulunmadı. Bulunmalı... Zekeriya Bingöl hariç eski müdürler zaman zaman değerlendirmede bulunurlardı. Neyse Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, bunu sık sık yapıyor. Bakan Ersoy son açıklamasında yılın beş aylık verilerini değerlendirerek, “Belirlediğimiz hedeflerde bir değişiklik olmayacak” dedi...

xx xx xx

Bir Youtuber sosyal medya paylaşımında Yunanistan’ı anlatıyor:

Deniz ve karayolu ile ulaşım çok basit.

Deniz bize göre daha temiz...

Yeme içme çok ucuz. Salata, caciki, domatesle sakanaki, çıtır kabak, ahtapot, kalamar üç kişi için gelen hesap 64.90 Euro. Tatlı ve Meyve ikram...

Ucuz gibi geliyor, ama içinde alkollü veya alkolsüz içecek yok! Ana yemek olarak bir kefal ya da çipura da bulunmuyor. Barbun, mercan filan demedim dikkat ederseniz...!

Tabii o Youtuber sıraladıkları ile doyuyor olabilir.

Bir dost anlattı. Geçenlerde Dalyan Kanalı kenarında Kaya Mezarları manzaralı elit bir mekana eşiyle birlikte oturmuş ve 8’li meze tadım tabağı, ahtapot ızgara, kalamar, ‘fish and chips’ ve bir de falafel eşliğinde 2 kadeh kaliteli beyaz şarap almışlar... 2 bin 300 Türk Lirası ödemişler...

Dostum “Bu hesap Akyaka’da 3 bin TL’den az gelmezdi” diyor. Bodrum Göltürkbükü’nde kaç TL gelirdi acaba?

Dostuma göre, Kaya Mezarları karşısında deniz ürünleri yanında (Mezelerde Suriye tadı bile var ama) alkollü içki olarak sadece şarap sunan elit mekan ucuzmuş...

xx xx xx

Takip ettiğiniz Youtuber var mı?

Benim üç kişi var. Onlardan birisi de İzmirli İlyas Mutlu...

Geçenlerde Filipinler’in beyaz kumsalı ile Dünyaca ünlü Boracay (Borakay) Adasından “Artık Türkiye turistlere de pahalı.” başlığı ile paylaşımda bulundu. Bir ara Bodrum ve Marmaris’te bazı uyanıklarca ‘mermer tozu’ ile çakması yapılmaya kalkışılan toz soda kıvamında kumsalından söze “Şu anda dünyaca ünlü Boracay (Borakay) Adasındayım arkadaşlar. Gördüğünüz yer ‘white beach’ (palmiyeler arasında tek katlı mekan ve beyaz kumsal)... insanlar burada eğleniyor.” diye başlayan İlyas Mutlu şöyle anlatıyor:

Bu videoda şuna değinmek istiyorum arkadaşlar;

Ben şu anda dünyaca ünlü bir adadayım. Bu adada 2 dolara 3 dolara gece mekanlarında eğlence yapabiliyorsunuz, bir şeyler içebiliyorsunuz. 2-3 dolara 4 dolara yine o yerlerde karnınızı doyurabiliyorsunuz. Sahile sıfır yerlerde karnınızı doyurabiliyorsunuz. Ayrıyeten isterseniz ‘ben hostelde kalmak istiyorum’ derseniz de 6 dolara 7 dolara hostelde konaklayabiliyorsunuz.

Yok ‘ben çift kişilik yerde konaklamak istiyorum’ derseniz 30 - 40 dolara yine sahile yakın yerlerde 2 kişilik oda bulabiliyorsunuz arkadaşlar.

Şimdi şunu söylemek istiyorum. Ben geçen gün bazı sitelerden Fethiye Ölüdeniz'de konaklamaya baktım, (pansiyon gibi yerler) minumum konaklama 70 dolar arkadaşlar.

Soruyorum size dünyaca ünlü bir adada bu insanlar bu fiyatlara para kazanabiliyorlar iken bizim insanımız neden para kazanamıyor? Niye yüksek fiyatlarda satış yapılıyor?

Bakın bizim kendi halkımız kendi ülkemizde tatil yapamaz hale geldi. Emin olun böyle devam ederse de yabancı turistlerde bizim ülkemizde tatil yapamayacaklar.

Ne dersiniz?

xx xx xx

Tabii Youtuber İlyas Mutlu ayrıntı vermedi. Borakay’da sahile yakın yerlerde 30 - 40 dolara kalınan otellerde “her şey dahil” değildir...

Biz de her şey dahil...

Dünya da sanırım bir başka ülkede de böyle bir kepazelik yoktur. Yine de bu garip sistem sayesinde turizmimiz buralara kadar geldi. Ancak buralardan öteye gidecek gibi de görünmüyor... Her şey dahil de olsa bize ve hatta turistlere de pahalı gelmeye başlayan bu “sistem” otel sahiplerine de “zararlı” gelmeye başladı.

Artık otellerimiz sadece “kahvaltı” verir hale geliyor! Seneye “her şey dahil” den tamamen vaz geçilirse şaşırmam...

Benim anlayamadığım Kurban Bayramı’nda Bodrum’da Yokuşbaşı’nda, Muğla’da Sakar’da uzun konvoylar oluşturup otellerde doluluğu bir anda yüzde 80’lere fırlatan yerli turist nereye kayboldu?

Fedon ne derse desin galiba “Mezeleri, içkileri ucuz, deniz ve kumsallarından para almıyorlar” diye komşu Yunan adalarına gidiyorlar... Nasıl olsa bir de kapıda vize yapıyorlar...

xx xx xx

Basında yer alan haberlere göre ise, Ege Bölgesindeki işletme sahip ve yöneticileri karşılaştırılan yerlerin farklı destinasyonlar olduğunu söylüyor. Ege Bölgesindeki otelci ve restoranlar Yunanistan’ın 10 adaya kapıda vize uygulaması ile Türkiye’den bayramda 10 binlerle ifade edilen kişinin Yunan adalarına gitmesiyle konunun yeniden gündeme geldiği belirtiliyor.

Çeşme Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Yakup Demir, “İsteyen adalara gider isteyen buraya gelir. Ancak burada hizmet açısından bazı farklar olduğu unutulmasın. 15 günde bir iş için Sakız'a giderim. Evlerin de otellerin de çoğu eski, ufak tadilatlar yapılmış. 4-5 yıldızlı yer yok. Otellerin, restoranların çoğu salaş, aile işletmesi, ekstra çalışan yok. Türk turizmci aynısını yapsa ve servis en ufak şekilde aksasa, temizlikte vs. sorun olsa bin tane laf eden turistimiz orada mutlu. Oysa kalite farkımız bariz. Ama bir şeyi çok doğru yapıyorlar: Plajlar ücretsiz!” diyor.

Bir başka turizmci de “Elmalarla armutlar toplanmaz” diyerek şöyle anlatıyor:

İktisatta 'ikame' denilen bir şey var. Bir şeyin yerine aynı değerde başka şey koyma. İş sebebi ile Rodos, Simi, Midilli'ye çok sık giderim. Dolayısıyla şunu söyleyebilirim ki Yunan Adaları kendi içinde güzel ve kıymetli olsa da birçok açıdan Türkiye sahilleri ile kıyaslanacak mertebede değil. Çünkü ikamemiz Yunan Adaları değil. Elmalarla armutlar toplanmaz! Marmaris'te 5 yıldızlı bir otel ile karşıdaki 5 yıldızlı otelin fiyatlan bile aynı değil. Bizde 3 gece oda, kahvaltı 45 bin, Rodos'ta 3 gece oda, kahvaltı 1850 Euro (64.750 TL) Ki maliyetleri de düşünün! Kira, çalışanlar, sigorta, vergi... Yani Yunanistan adaları bir şekilde moda olduğu için gidiyor giden. Yoksa kalite ve hizmet açısından fark büyük.

Sanıyorum İlyas Mutlu’nun da farkında olmadığı da “maliyetler”... Borakay’da biz de olduğu gibi enflasyon yok... Yunanistan’da da maliyetler bizden düşük...

xx xx xx

Aslında bizim turizmci senelerdir “fırıncılar” gibi hep ağlarlar... Ne var ki  turizmden de vazgeçmezler... Fırıncılar da hep zarardadırlar, ama fırınlar kapanmaz... Her sene sezonda da “Bu sene oteller el değiştirir” derler, ama değiştirmez...

Nitekim Bodrum’dan gelen haberlerden biri de “Tekneler kıyıda park etmiş bekliyor, karavan olarak kullanılıyor... Bodrum’da 238 otel konkardoto istedi” şeklinde...

Teknelerin pansiyon gibi hizmet vermeye başladığını doğrulayanlar var da, 238 otelin iflasla karşı karşıya olduğunu doğrulatamadım. Belki de doğrudur...

Bütün bunlar olup biterken Kültür ve turizm Bakanı Mehmet Ersoy da yılın beş aylık verilerini değerlendirerek, “Belirlediğimiz hedeflerde bir değişiklik olmayacak” diyerek şu açıklamayı yaptı:

Verilerine göre yılın ilk 5 ayında Türkiye'de 17 milyon 809 bin 78 ziyaretçi ağırlandı. Turizm rakamlarını takip ediyoruz. 31 Temmuz'da kesin rakamları Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) açıklayacak. Kesin verilerle daha iyi yorum yapma şansımız var. Ama ilk 5 aylık rakamlara baktığımızda yabancı turist sayısında yüzde 14 civarında artış görüyoruz. Haziranda da büyüme devam ediyor. 31 Temmuz'da daha kesin veriler üzerine konuşacağız ama ilk rakamlara baktığımız zaman 60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar hedefimize sadığız.

xx xx xx

Bakan Ersoy haksız sayılmaz.

Turizm News haberinde “Turizm Databank'ın TCMB verilerinden yaptığı analize göre, Türkiye’nin seyahat geliri 2024 yılı Ocak-Mayıs döneminde yüzde 11 artışla 15,8 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu dönemde seyahat gideri yüzde 19 artışla 3,2 milyar dolara çıktı. Mayıs ayında hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 4 milyar 724 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 3 milyar 915 milyon ABD doları oldu.” ifadelerine yer verildi.

Haber Bakan Ersoy’u destekliyor. İşte bakanı destekleyen bir haber daha;

Bir internet gazetesi olan Turizm Gazetesi 15 Temmuz tarihli yayınında da şu ifadeler yer aldı:

TUI'den yapılan açıklamada İngiltere’de seçimlerin yapılmasından sonra tatil rezervasyonları hızla artıyor. Rezervasyon artışının destinasyonlara göre dağılımında ilk sırada Yunanistan var. Türkiye yüzde 20 artışla ikinci sırada. TUI UK & Ireland, Genel Müdürü Andrew Flintham, ‘Seçimlerden hemen sonraki günlerde hem tatil paketi arayışının hem de satın alımının arttığını’ belirtiyor. Flintham, internet sitesinde en çok sorgulanan destinasyonun ise Yunanistan olduğunu, onu bir önceki haftaya göre yüzde 20 artışla Türkiye, Kıbrıs ve Kanarya Adaları’nın izlediğini söyledi.

Şaşırdım, Borakay tercihlerde yok...

Şaka bir yana “Muğla gerçeği” ile ilgili Muğla Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü bir değerlendirme yapmalı. Çünkü turizmci bu sene fena ağlıyor...

------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Hakikate susamışlık, insanlığın en soylu tutkusudur. --Jacques Derrida