Hafta sonundan beri Yüksel Aksu’yu arıyorum. Tabii telefonla… Bu yazımı yazmaya başlamadan dün yine aradım. Açmadı. Açmadığı gibi geride dönmedi.
Neden açmadığını, neden dönmediğini az çok tahmin edebiliyorum. Muğlalılar birbirini tanır. “Bak Postacı Geliyor” vizyona girmiş, Bugün 6. Gün. Aldığım haberlere göre sanki her yerde kapalı gişe…
Sanırım bir hafta daha gösterimde kalır…
Muğla’dan biri arıyorsa ve gazeteciyse, hele bir de bu arayan Özcan Özgür’se “Kesin alengirli, mızılı bişele var. Bu beni durupdururken aramaz” diye düşünmüş olabilir Yüksel Efem…
Tam da bu kadar yazdım diyemiyorum, fazlası vardı. Yüksel Aksu aradı… Yazdıklarımın bir kısmını sildim, yukarıdakileri bıraktım.
“Filmi çekip bitirip, gala yapmakla bitmiyor bu işler. Akyaka’ya gelip çilingir sofrasını kurup yorgunluk atınca bu film bitmiş demektir.” diye başladı, ardından “Nasıl beğendin mi?” diye sordu. Gitmediğimi söyleyince şaşırdı, “Mutlaka görmen lazımdı.” demeye kalkınca, “Bizim sinemamız engelsiz” dedim, O anladı…
*
Yüksel Aksu’ya “Neden Muğla’da da gala yapmadın?” diye sordum.
O “Bu soruyu sormak için aradığını düşünüştüm” diyerek şöyle devam etti:
“Sizin arkadaşlardan biri de sormuş bu soruyu, hatta eleştirmiş. Ne diyeyim ben şimdi. Sen kalk Muğla’nın bilmem kaçıncı tanıtımını yap, sesini duyur, dilini kültürünü ülkemizin bir dönemi ile belgele, bir güzel aşk hikayesi ile Yeşilçam tadında süsle, sonra da Molalılara düğün yapıver. Muğla’nın yerel, kamusal önderliği bir gala düzenlemiş de Yüksel Aksu gelmiyorum mu demiş?”
Hadi buyurun buradan yakın…
*
Muğla’da bir yerel gazetemiz de de Meryem Özen arkadaşımız önemli bir bilgiyi paylaşırken “Bak Postacı Geliyor filmi, bugün (12 Aralık) itibarıyla sinemaseverlerle buluştu. Başrollerinde ‘Uzak Şehir’ dizisiyle geniş bir hayran kitlesi edinen Ozan Akbaba ile oyuncu Deniz Barut’un yer aldığı film, Muğla’nın doğal dokusunu beyazperdeye taşıdı.” diye yazdı.
Allah’tan birileri de kalkıp “Şehri kullanıyorsun” diye para talep etmedi, etmiyor. Ki bir de kalkıp başka yerlerde filim çekmeye kalksa “Tanıtıma katkı yapıyor” diye Yüksel Efeme üste para verenler olacaktır!
Biz ne yapıyoruz?
“Neden Muğla’da gala yapmadın?” diye hesap soruyoruz. Kimler kimler sinema filmi, dizi çekmedi Muğla’da… Güzelim şivemizin içine edenler bile oldu da hesap sormadık. Eee tabii Yüksel “Bizim olan” …
Meryem Özen haberinde o önemli bilgiyi şöyle paylaşıyordu:
“Film setinden daha önce basına yansıyan ‘sürpriz’ bir bilgi ise bugün netlik kazandı. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın filmde kısa bir sahnede yer aldığı öğrenilmişti. Ancak edinilen yeni bilgilere göre filmin kurgu aşamasında yaşanan teknik bir arıza nedeniyle bu sahnenin yeniden çekildiği, tekrar çekimlerde ise iki başkanın bu bölümde yer almadığı bilgisine ulaşıldı.”
Bilgi doğru…
*
Bana “Yüksel Başkanları kurguda filimden çıkardığına göre Yüksel’i kırmış olabilirler mi?” diye soranlar oldu. Ki filim çekilirken Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık film setine gidip “Kolaylık” dilemişti. Buna karşılık yerel yöneticilerden öyle bir ziyaret olmamıştı.
Ne yalan söyleyeyim ben de “Yeni bir Osman Gürün kazası mı oldu?” diye düşünmedim değil…
Yüksel Aksu Filmleri “Dondurmam Gaymak”, “İftarlık Gazoz”, “Efe Köy, Entel Köye Karşı”dan ibaret değildir…
Sinema yaşamına dizi yönetmelikleriyle giren Yüksel Aksu’nun meslek yaşamına “İnce İnce Yasemince” ve “Yasemince” dizileriyle girdiğini ve zamanında çok büyük ilgi gören “Büyük Yalan” dizisinin iki yönetmeninden biri olan Yüksel Aksu’nun o dizinin çekimlerinin Muğla’da yapılmasını sağladığını bilenleriniz vardır.
Sevgili Yüksel o zaman o dizinin ana seti olarak Konakaltı Kültür Merkezi’ni belirlemişti.
Dizi o kadar tutmuştu ki “Muğla merakı” da başlamıştı. Mekanlar ilgi çekiyor, merak ediliyordu. Tam turlar gelmeye başladı, dönemin Belediye Başkanı Osman Gürün “Mekan bana lazım” dedi.
Yüksel Efem çok kırılmış olmalı, belki zor durumda kalmıştı, çünkü yapımın mutfağını Muğla’ya o taşımıştı, bu yüzden diziyi de Muğla’yı da bırakıp gitmişti...
İki Başkanın filimde yer almamaları ile ilgili “Yine öyle bir durum mu var?” diye sordum.
Güldü, “Yok le öle mi olu?” diyerek şöyle anlattı:
“Sevgili başkanları filmin uygun bir yerinde kendilerine hatıra kalsın diye oynattım. Biliyorsun montajı, kurguyu İstanbul’da yaptık. Şanssızlık diyelim, teknik bir sorun yaşandı. Zaten Aydın Mitingi vardı alelacele çekilmişti. Figürasyonda da bir sıkıntı olunca o sahneyi çıkarmak zorunda kaldık. Yeniden çekmeye de zaman yoktu, olmadı.”
*
Dünden bugüne kalan soruların yanıtları bunlar.
Bu arada Yüksel Aksu’nun soranlara selamları var. “Filmimiz size emanet” diyor…
Sevgili Yüksel dünkü yazımı okumuş, “MOLUWOOD” esprime gülmüş, “Neden olmasın?” dedi, “Ama önce senin de gidebileceğin sinemayı yapsınlar” diye ekledi.
Ahmet Aras Başkanın “Dünya Kenti Muğla” mottosu hala geçerli ise Muğla’da bu alanda da Dünya çapında işler ve Uluslararası bir başka sinema ve sahne sanatları festivali burada yapılabilir.
Muğla’da sinema yapan herkesin “Doğal Plato” dediği Muğla’da Nurtekin Aran adındaki okurumun “Özcan Bey, Muğla’ya Devlet Tiyatrosu istiyoruz. Siz bir el atsanız. Denizli, Antalya, Adana, İzmir'de var. Muğla’da niye yok?” diye sorduğu Muğla’da her şey hem var hem yok…
Devlet Tiyatrolarını Muğla’ya getirmek kolay…
Elbette değişik sahnelerimiz var, ama önce ‘tiyatro salonumuz”, “sinema salonumuz” olmalı…
*
Muğla’da Dondurmam Gaymak filmiyle ortaya sadece Muğlalı figüranlar değil, Muğlalı sanatçılar da çıktı. Artık sinemacılar Muğla’nın platoları, mekanları yanında Muğlalı sanatçılardan figüranlardan yararlanmaya başladı.
Üstelik onlar sayesinde Bozüyük’te, Akyaka da yaz kış ziyaretçi rekorları kırılıyor…
Ula’ya dondurma yemeye gidenler var.
Şimdi biraz da şehrin kendine çekidüzen vermesi lazım.
Mesela üniversitemiz “Radyo Televizyon” bölümünü “Sinema Televizyon” bölümü yapmalı. Sahne Sanatları eğitimine geçilmeli…
Belediyemiz tiyatro, sinema salonlarını her ilçede açabilmeli.
Buna Valilik te destek olmalı. Gençlik Merkezleri de önemli, ama sadece bu merkezler yetmiyor.
Muğla henüz “Dünya Şehri” değil, ama bir “Üniversite Şehri” …
Buna göre şekillenmeliyiz.
Muğla için “Kültür Kenti” de deniliyor, ama ben bile inanmıyorum…
---------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ: Hukukun kuvvetinin azaldığı yerde, kuvvetlinin hukuku geçerli olmaya başlar. --Maurice Duverger