GEÇ OLMADAN, YOK OLMADAN

Beni bir tek o anladı, o da yanlış anladı” diye bir söz vardır.

Facebook sayfamdan 16 Mayıs’ta bir paylaşım yaptım 142 layk aldım. Yani paylaşımımı 142 kişi beğenmiş. İstatistiklerime baktım paylaşımımı görüntüleyenler 4 bin kişiyi geçmiş. Yani şimdi 3 bin küsur kişinin paylaşımımı beğenmediğini söyleyebilir miyim?

Ancak ben “beğeni” almak için paylaşım yapanlardan değilim. Köşeme sığdıramadıklarımı sosyal medya hesaplarımdan haber vermeye çalışıyorum.

Benim için bu paylaşımlarda önemli olan anlaşılmış olmam ve derdimin “dermana sahip olanlara” ulaşmış olmasıdır…

Anlaşılıp anlaşılmadığımı yorumlardan anlamaya çalışıyorum. 142 beğeni alırken, 19 da yorum yapılmış.

Ama ikisinin beni anladığını söyleyebilirim!

*

Anlayanlara gelmeden “haber yorumumu” paylaşalım. Şöyle:

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Tarihi Kentler Birliği Başkanlığı’na yeniden seçildi. Yapılan görev dağılımında Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras da Birliğin Encümen Üyeliğine seçildi.

Her iki Başkanı kutluyor ve başarılar diliyorum.

Bu yeni dönemde Gonca Köksal Başkan'ın Muğla Kentsel SİT Alanı'nda değişime uğrayıp Muğla Bacası olmaktan çıkmış bacaları ile Kuzulu Kapıların ve kepenkli pencerelerin yerini alan demir doğrama kapı, pencereler ve ‘mahremiyetin simgesi’ yüksek duvarların ardında yaşanan ‘gecekondulaşmayı’ tespit ederek, ‘aslına dönüşün’ adımlarını atmasını diliyorum...

Aynı şekilde Kentsel SİT ve Doğal SİT Kararları ile korumaya çalıştığımız Karabağlar Yaylası'ndaki irimlerin ve kesiklerin eski haline getirilmesi için bir çalışma başlatmasını umuyorum... Tekrar başarılar dilerim.

*

Çoğu “Gonca başkanımı kutluyorum. Başarılar diliyorum.” ifadesinde bulunmuş. Ben bunlar için yorum yapmayayım, sizin ne demiş olabileceğinizi de az çok tahmin edebiliyorum! Ama az da olsa “Her iki başkanımızın başarılı görevleri olsun” diyerek nezaket gösterenler de olmuş.

Gerçekten yorum yapmakla kalmayıp beni anlayan iki isimden biri Nazlı Sümer Köseoğlu olurken, diğerinin de Fotoğraf Sanatçısı Erdinç Özal olduğunu gördüm.

Nazlı Sümer KöseoğluHerkes tebrik etmiş😊)) Bu yazı da bence önemli olan Muğla Bacaları ve Kuzulu kapıların korunmasını ve onların yaşatılmasına yapılan haklı vurgu” derken, Erdinç Özal şu ifadede bulunmuş:

Ben 25 senedir bu konuyu ele alan belediye ve diğer kurumları görmedim. Umarım Gonca Başkan ilk olur. Gönlümden geçen Muğla’nın yok olmadan ayağa kalkması korunmasıdır.

Benim gönlümden geçen de bu; geç olmadan, yok olmadan…

*

YOK OLUŞ VE YÖZLAŞMANIN EŞİĞİNDE…

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden servis edilen “Sosyal Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Ulusal Tek Kademeli Mimari Proje” başlıklı haber, gönlümüzden geçenin gerçekleşmesi yolunda önemli bir dönüm noktası olabilir.

Haber başlığının tercümesi; Depreme dayanıksız olduğu için yıkılan eski İl Özel İdare Müdürlüğü binası yerine yapılacak yeni yapı ile ilgili “Proje Yarışması” düzenlenmiş.

Atapark’ı saymazsak bu Muğla yerel yöneticiliğinde bir ilk… Bu ilki gerçekleştiren MBB Başkanı Ahmet Aras’ı kutluyorum. Umarım yarışmaya katılan çok olur… Bir de “Muğlalı”, en azından “Muğla’yı bilenler” olursa, ortaya tadından yenmez çalışmalar çıkacaktır diye umut ediyorum.

Keşke geçmişte şimdi ‘mimari proje yarışmasına açılan alanın’ yanındaki Katlı Otopark’da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde ve Kent Meydanı’nda da mimari proje yarışmaları yapılabilmiş olsaydı.

Güzelim şehrimizin geçmişten gelen estetiği kirletilmemiş olurdu…

*

Sosyal Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Ulusal Tek Kademeli Mimari Proje” başlıklı haberde “Fikirler Muğla İçin Yarışacak; Menteşe’de Kurşunlu Cami ve Atatürk İlkokulu gibi tescilli yapılara komşu alanda yapılacak olan sosyal, kültürel ve idari hizmet binası için Büyükşehir Belediyesi ödüllü mimari proje yarışması düzenliyor. MBB Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı’nca düzenlenen ödüllü mimari proje yarışması ile kentin önemli noktalarından birine özgün ve yenilikçi yaklaşımla, fonksiyonellik ve teknik donanımı yüksek, çevresel uyumu ile örnek olan bir yapı kazandırılması hedefleniyor.” denilerek şu bilgilere yer verildi:

“Ulusal, tek kademeli mimari proje olan yarışmaya başvurular 10 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılabilecek. Mimari proje yarışmasında birinci olan projeye 1 Milyon 300 Bin TL, ikinciye 1 Milyon TL, üçüncüye de 800 Bin TL ödül ve arıca beş projeye de mansiyon ödülü olarak 600 Bin TL verilecek. Mimari proje yarışmasına katılmak isteyenler detaylı bilgilere https://mugla.bel.tr/yarisma adresinden ulaşabilecek.

*

Jürisinde Mimar Prof. Dr. Hüseyin L. Kahvecioğlu, Mimar Prof. Dr. Öncü Başoğlan Avşar, Mimar Alper Sinan Timoçin, Mimar Suat Selvi, İnşaat Mühendisi Niyazi Parlar’ın yer aldığı yarışma ile ilgili “Muğla için kararları sadece kurumların değil; yurttaşların, sanatçıların, tasarımcıların ve gençlerin katkısıyla şekillendiği bir anlayışı benimsediklerini” belirten Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Aras şunları söylemiş:

Kentler, onları düşünen insanlar kadar güçlüdür. Bir mimar sokağa başka bir gözle bakar; bir karikatürist toplumsal gerçeği farklı bir dille anlatır; bir fotoğrafçı gündelik hayatı bambaşka bir ışıkla görür; bir yazar kelimelerle yeni dünyalar kurar. Bu farklı bakışların, disiplinlerin ve kuşakların aynı platformda, yarışmada buluşması; kenti daha derin, daha katmanlı ve daha zengin kılar. ‘Yerel Hafıza, Evrensel Gelecek’ sloganı ile başlattığımız mimari proje yarışmamızla yaratıcı düşünceyi görünür kılmak, ona alan açmak ve değer kazandırmak istiyoruz. Muğla’nın kültürel, sanatsal ve mekânsal gelişimine katkı sunacak bu yarışmaya değerli fikirleri ile katılacak olanlara şimdiden teşekkür ediyorum.

*

Birbirine benzeyen, birbirini andıran şehirler “kimliksiz” şehirlerdir. Kimlikli şehirler bir başka yere benzemezler. Rahmetli Edip Akbayram’ın “Bekle Bizi İstanbul” dediği şarkının sözlerinde anlatılan İstanbul kadar güzel ve dingin mi dingin;

Bahar kokulu Karabağlar'ı, baharat kokulu Arasta'sı, zencefilli kahvesiyle fesleğen kokan Saburhanesi, mübarek sessizliğiyle Şahidi Avlusu, bayramların ve Cumaların buluşma yeri Kurşunlu Meydanı, gün batımının selamladığı dağları Kızıldağ ve Asarıyla, parkları bahçeleri ve Arnavut kaldırımlarıyla, birbirinin güneşini manzarasını kesmeyen birbirine saygılı evleriyle, bacalarına kadar temiz ve beyaz, ben ona o bana ait şehrim Muğla'm...

KİMLİĞİNİ, İNSANİ İLİŞKİLERİNİ VE KÜLTÜRÜNÜ YİTİRMENİN, YOZLAŞMANIN EŞİĞİNDE…

Arasta’nın ruhunu kaybettik. Konakaltı, Saburhane oksijen çadırında… Ağaç doğramalı kuzulu kapıları ve bacaları birer birer yok oluyor. Arnavut kaldırımlarını betona gömeli neredeyse yarım asır oluyor…

Şimdi bu ‘mimari proje yarışması’ ilaç gibi geldi… Umut getirdi… Ki, şehrimin geleceği kadar geçmişine de açılan bir “umut kapısı” olabilir…

*

Belediyeden servis edilen haberin başlığında yer aldığı gibi; “SOSYAL KÜLTÜREL ve İdari Hizmetler Binası” için mimari proje yarışması yapılıyor. Sanırım “beklentiyi” ifade etmek için yarışmaya konu parsele tescilli yapılar Kurşunlu Cami ve Atatürk İlkokulu’nun komşu olduğuna dikkat çekilmiş. Kurşunlu Caddesi üzerinde karşı köşesinde Gölcüklü Ailesi’ne ait Konak da komşu olurken, hemen aşağıda Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın ardından “geleceği çek edilmemiş Abide Hanım Konağı ve Atapark, caddede tersine çıkıldığında Arasta ve Katlı Otopark önünden devam ettiğinizde bu PARSELİ iki başkanlık binası ve Kocamustafaefendi Caddesi boyunca sıralı “Muğla eşrafı ve bürokrasisinin” yaşadığı evlerle adeta bir “sinema platosu” görünümünde kucaklıyor.

Bu parsel Muğla’nın (Menteşe) son tektaşlarından biridir. İki tek taşımızı; Belediye Sineması (Katlı otopark) ve Eski Garaj Alanı (Kent Meydanı) kaybettik…

Bu tek taşımızın zemin altında katlı yeraltı otoparkı yer alması zorunluluk olacaktır. Cephesinde Abide Hanım Konağı ve Gölcüklüler Konağı’ndan Muğla Mimarisi çizgilerinin harmanlanması yakışır. İçinde mutlaka cep tiyatrolar, cep sinemalar ile zeminde çok amaçlı bir salon olmalıdır. MBB Konservatuvarı veya Konservatuvarın bazı bölümleri de buraya taşınabilir. Böyle bir yapıya bir kafeterya da yakışacaktır.

Burada yükselecek olan “Kültürel Sosyal Muğlalı Yaşam MerkeziCumhuriyet Meydanı ve Arasta’yı bütünleştirerek, bölgenin “kültürün sanatın solunduğu” bir eğlenceli yaşam alanına “vahaya” dönüşmesini tetikleyebilir…

Umutsuz yaşanmıyor… Sadece Muğla’yı yaşatabilmek de bu şehre hizmettir…

Teşekkürler Ahmet Aras Başkan…

---------- ----------

GÜNÜN SÖZÜ: Ne kimsenin önünde eğil ne kimseye dil dök. --Gabriel Garcia Marquez