Jeffry Epstein skandalı,

Tüm dünyayı kasıp kavuruyor.

Bu olay yalnızca bireysel bir suç dosyası değil;

Modern dünyada,

Güç,

Para,

Siyaset

Ve dokunulmazlık ilişkilerini,

Görünür kılan,

Bir kırılma noktasıdır.

Olay,cinsel istismar,

Pedofili,

İnsan ticareti,

Elit ağlar,

Ve adalet sisteminin çöküşüne dair,

Küresel bir tartışmayı tetiklemiştir.

Epstein Aynası:

Güç kirlenince Adaletin görünmeyeceğini anlattır.

Raflarda tozlanan sıradan bir adli vaka değil,

Modern dünyanın yüzüne tutulmuş,

Karanlık bir aynadır.

Bu aynaya bakanlar,

Yalnızca bir sapkınlığı değil,

Bütün düzenin çürümesini görür.

Biz yıllarca ‘Hukuk herkese eşit’masalını dinledik.

Oya Epstein bize,

Başka bir gerçeği fısıldadı.

Gücün olduğu yerde,

Hukuk esner,

Paranın olduğu yerde,

Adalet eğilir.

Bir adam düşünün;

Reşit olmayan,

Küçücük kız çocuklarını,

Sistematik bir şekilde istismar ediyor.

Özel adasında elitleri ağırlıyor,

Siyasetçilerle fotoğraflar veriyor.

Akademik kurumlara bağışlar yapıyor.

Ve bunlara rağmen yıllarca dokunulmaz kalıyor.

Bu bir bireysel sapma değil,

Bir sistem arızasıdır.

Jeffry Epistein olayı,

Çocukların,paranın ve gücün,

Karanlık kesişim noktasında,

Nasıl savunmasız bırakıldığını gösteren,

Küresel bir leke olmakla beraber,

Epstein’în çocuklara yaptıkları,

Münnferit bir suçun çok ötesindedir.

Bu yıllara yayılan,

Planlı ve sistematik bir istismar düzeniydi.

Tanıklara ve mahkeme kayıtlarına göre,

Epstein çocukları tuzağın içine çekti.

Özellikle Karayipler’deki adası,

Çocukların nesneleştirildiği,

İnsan onurunun hiçe sayıldığı mekanlara dönüştü.

Burada çocuklar,

Kendilerinden yaşça büyük,

Güçlü ve dokunulmaz kişilerle,

Karşı karşıya bırakıldılar.

Bu durum istismarı sadece fiziksel değil,

psikolojik yıkıma da dönüştürdü.

En sarsıcı olan ise şuydu,

Bu çocuklar yalnız değildi ama,

Yalnız bırakıldılar.

Çünkü karşılarında yalnızca bir adam yoktu,

O’nu koruyan bir ağ vardı.

Hukuk sistemindeki boşluklar,

Siyasi bağlantılar,

Ekonomik güç ve sosyal prestij,

Çocukların çığlıklarını bastırdı.

Bir toplum,

Çocuklarını koruyamıyorsa,

Mahkemeler güçlüye göre,

Eğilip bükülüyorsa;

Gerçekler,

Adalarda,

Kasalarda,

Kayıt silinmelerinde kayboluyorsa,

Orada sadece çocuklar değil,

Vicdanlar da istismar ediliyordur.

Epstein dosyası kapanmadı.

Üzeri örtüldü.

Ve örtülen her dosya,

Bir gün,

Büyük bir utanç olarak geri döner.

Küresel sapkınlıklar ,

Çocuklara cinsel saldırılar,

Bitmiyor,

Bitmeyecek.

Ülkemizin hafızamızda kalan,

Yerli Epstein olayı var.

Türk usulu Epstein.

Lüks otomobillerle,

Büyük kentlerin varoşlarında dolaşan,

Zengin görünümlü,

Yakışıklı,

Irz düşmanlarının,

Evlenme vadiyle kandırdıkları ,

Küçük yaştaki kızların,

Meşrubatlarına uyuşturucu katarak,

Onları savunmasız hale getirip,

Irzlarına geçip,

İçine düşenin bir daha çıkamayacağı,

Fuhuş cehennemiydi.

Soğukoluk.

Sene 1982

Bu ağın pençesine düşen kızların yaşları,

Nüfus müdürlüğünde rüşvetle büyütülüyor,

Çalışma izni rüşvetle alınıyor,

Jandarma denetime geldiğinde,

Rüşvetini alıp,

Her şey usulüne uygundur diyerek,

Geri dönüyordu.

Ani baskınlarda da yaşı küçük kız çocukları,

Dönen duvarların arkasındaki,

Mağaramsı zulalara saklıyorlar,

Baskınları böyle geçiştiriyorlardı.

Rüşvet çarkı,

Soğuk olukta başlayıp,

Ankara’ya kadar uzanıyordu.

Kendilerini oraya getiren erkeklerle,

Evleneceklerini zannederken,

Zengin erkeklere pazarlanan,

bir fuhuşun sektörünün içinde bulmuşlardı,

Gariban savunmasız kız çocukları.

Soğukluk gerçeği

Ve orada işlenen insanlık suçları,

Uğur Dündar’ın ortaya çıkarmasıyla,

Türkiye’nin hafızasına mıh gibi yerleşmişti.

Daha sonrasında yapılan operasyonlarla,

Orada dalgalanan kanunsuzluk bayrağı,

Bir daha hiç çekilmemek üzere indirildi.

Fuhuş yuvası olarak kullanılan batakhaneler,

Sosyal amaçlı tesisler haline getirilmek üzere,

Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmiş,

Bakanlık da bunları öğretmenler için,

Tatil ve dinlenme tesislerine dönüştürmüştü.

Geçmişin kara izlerini silen soğukluk,

Harikulade bir dinlence yaylası olmuştu.

Çok soru var.

Küresel çocuk istismarlarına sesiz mi kalacağız?

Yoksa bu düzeni kader mi sayacağız?

Değiştiremeyecek miyiz ?

Okulların,

Ailelerin,

Ve toplumun çocuk güvenliği konusunda,

Bilinçlenmesi zorunlu.

Ama en önemlisi,

Bizlerin görmek istemediğimiz şeyleri,

Görmeye cesaret etmemiz gerekiyor.

Unutmamalıyız ki,

Çocukların güvenliği,

İnsanlığın sınavıdır.