Kurtuluş Oğan Hoca 6 Şubat’ta yaptığı paylaşıma “Önemli; Muğla Parkları Halkındır” başlığı atarken girişte şu ifadelerde bulunmuştu:

Park için tepkime gelen görüşmeye giden bir çevreci! nin attığı yorumu ve cevabımı altına ekliyorum. Yok öyle yağma. ‘çevreci’ etiketi altında aslında statükoyu koruyan, belediyeyle arası iyi olduğu için halkın tepkisini ‘bilgi eksikliği’ olarak yaftalayan tüm figürler benden uzak durun.

Benden de uzak dursun…

Hoca o yazısını “Parkın 1 saat öncesi çekilen fotoğrafını görmüyor musun?” diye sorup, “Sözde cevabı veren kişinin yorumunu Projenin başında olan kişi de beğenmiş. O zaman cevap hakkı doğdu. Okuduğu üniversite ve mesleği Ziraat Fakültesi-Ziraat Mühendisi olan bir yetkilinin toprak yerine mermer sevdası ne acı diyorum ve bekliyoruz revize işlemini. Allah CHP Belediye Başkanı olana ve bundan sonra başkan olacaklara sabır versin hem iktidar hem CHP’li görünenlerle savaşmak zorunda.” şeklinde noktalamış.

Hocam, o CHP’li Başkan müridiçevrecinin’ yorumunu ve sizin yanıtınızı buraya almıyorum. Hazretin dolaylı reklamını yapmak istemiyorum. Meraklısı sayfanızdan okur.

Ben sizin “Ziraat mühendisinden revize işlem beklemenize” şaşırdım. Anlaşılan Ahmet Aras Başkan’a inanmışsınız… Bu “taammüden işlenen” işin başında ben bir “Veteriner Hekim” bulunduğunu biliyorum! Revize filan da yok… Ben zaten Ahmet Aras Başkanı samimi bulmadığımı da yazmıştım…

*

Unutanlar olmuştur, tepkiler ve yayınlar karşısında ne demişti Başkan Aras?

Ahmet Aras & Levent Arkan ilişkisini çözebilen bana gelsin” başlığını taşıyan 6 Şubat 2026 tarihli yazımdan yanıt verelim.

O yazımda “Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Özel Danışmanı Levent Arkan yaptığı son paylaşımlarla herkesi şaşırtmaya devam ediyor. Ben de şaşkınım. Levent Arkan da 2 Şubat 2026 tarihli paylaşımında ‘Gerçek gazeteci seçilenin yalakası olan değil, vicdanın ve vatandaşın sesi olandır.’ diyordu.” ifadem olmuştu.

Benim bu ifadelerime şaşıran da çok oldu. Şaşırmayın…

Siz benim kimlerle oturup kalktığıma değil, ne yaptığıma bakın.

Levent Arkan’ın kendisi de şaşırtıcı. Kendisine inanabilsem, Ahmet Başkan gitsin siz yönetin belediyeyi ve belediyeleri derim! Çünkü anlattıklarını Başkan Aras uygulasa, zaten bize eleştirecek konu kalmaz.

Sanırım bana anlattıklarını Ahmet Başkan ya dinlemiyor ya da Ahmet Başkanın personeline sözü geçmiyor. Bu noktada “O zaman Levent Arkan neyin kimin danışmanı?” diye sormak gerekiyor…

Ki ben 6 Şubat yazıma “Ahmet Aras & Levent Arkan ilişkisini çözebilen bana gelsin” başlığını boşuna atmadım…

*

Her neyse biz konumuza dönelim.

O 6 Şubat yazımda “Samimi Bulmuyorum” ara başlığı altında “Gelelim Ahmet Aras Başkanın Kışla Park ve öteki parklarla ilgili 3 Şubat’ta yaptığı açıklamasına. 3 Şubat’ın doğum günü olduğunu anımsatarak ‘6 yıl önce bugün, Bodrum’da dünyaya geldiğim günden itibaren, cennet Muğla’mızın insanlarını üzmek aklımdan bile geçmedi, geçmez.’ diye başlayan Başkan Aras şu ifadelerde bulunmuştu:” diyerek Başkan Aras’tan alıntılama yapıp şöyle devam etmiştim:

Doğduğum yerin insanları ve değerleri, benim en değerlilerimdir. Bizi büyüterek bu günlere getirenler, bize birbirimizi üzmeyi, Muğla’nın güzelliklerini ve değerlerini yok etmeyi değil, birbirimizi sevmeyi, Muğla’ya sahip çıkmayı ve hayatımız boyunca değerlerimizi korumayı öğrettiler. Dolayısıyla, Muğla’mızın yıllardır ihmal edilmiş olan büyük sorunlarını çözmek için gece gündüz çalışırken gözümüzden kaçan, tamamen iyi niyetle düşünülmüş olsa da halkımız tarafından beğenilmeyen, kabul görmeyen hiçbir işe onay vermem düşünülemez. Bu kesin ve net düşüncem doğrultusunda, hali hazırda devam eden park yenileme projeleri ile ilgili eleştirileri saygıyla karşılayarak, projelerin eleştirilen yönlerinin revize edilmesi talimatını verdim.

Samimi bulmadım…

Çünkü Başkan ArasBu arada, rant uğruna yıllardır Akbelen’in altı üstüne getirilirken, on binlerce asırlık çam ağacı motorlu testerelerle yok edilirken, daha geçen ay Milas’ımızın 6 köyü bir gecede haritadan silinirken, güzelim dağlarımız köstebek yuvasına dönerken, halkımızın suyu termik santrallere tahsis edilirken sesi çıkmayanların, park yenileme çalışmaları dahilinde gerçekleştirilen ağaç budama çalışmalarını eleştirmesi, samimiyetsizliğin zirvesidir.” diye devam ediyordu.

Ve “Sonuç olarak biz, bizleri seçen veya seçmeyen tüm vatandaşlarımızın emrinde olan, vatandaşlarımızın mutluluğu için çalışan, vatandaşlarımızın haklarının, değerlerinin savunucusu ve koruyucusu olan, Cumhuriyet Halk Partili Belediyeyiz. Yaptık oldu demeyiz, hiçbir zaman da demeyeceğiz.” diye noktalıyordu…

*

Başkan Ahmet Aras’ı samimi bulmamama sebep olan sözleri ile ilgili de o yazımda sorularım olmuştu, yine soruyorum.

Sayın Ahmet Aras Başkan bana göre ‘Yaptık oldu’ diyorsunuz. Kimseye sormadan, toplumsal bir talep de olmadan parkları yenileme işini ihale edip yeşil alanları mermerle kaplayıp hamama çevirmeniz ‘ben yaptım oldu’ demek değil de nedir? Şimdi de ‘revize edilmesi talimatı verdiğinizi’ söylüyorsunuz. Bu da ‘ben yaptım oldu’ demek değil midir?

Kışla uygulamanızın maketi olduğunu duydum. Keşke o maketi Atapark’a koyup, yanına da bir defter bırakıp Muğlalılara ‘Eleştiri ve önerilerinizi bırakın’ deseniz daha şık ve katılımcı olmaz mıydı?

Sayın Başkan açıklamanız da ‘Akbelen’in altı üstüne getirilirken, on binlerce asırlık çam ağacı motorlu testerelerle yok edilirken, … halkımızın suyu termik santrallere tahsis edilirken sesi çıkmayanların, park yenileme çalışmaları dahilinde gerçekleştirilen ağaç budama çalışmalarını eleştirmesi, samimiyetsizliğin zirvesidir.” derken kimi kimleri kastettiğinizi keşke açıkça yazsaydınız.

Şahsen ben alınmadım, ama açıklamanızın tamamını samimi bulmadığımı söylemek istemesem de üzülerek söylüyorum…

*

Haklı çıktım” demeyi hiç sevmem.

Çünkü o noktada “telafisi imkansız işler olmuş” demektir!

Evet, üzgünüm, Ahmet Aras Başkanırevize” açıklaması ile samimi bulmamakta haklı çıktım.

Sevgili Başkanıyalanlayan’ haber üç gün önce Kışla Parkı’ndan geldi. Orada yaşanan vandallıktan geride Kışla Parkı’nı anımsatan, Kışla’ya dair bir tek “tarihi havuz” kalmıştı, onu da halletmişler.

Muhtemelen hafta sonunda ortadan kaldırmışlar. Bu mu revize?!!

İçindeki suyun boşaltımın yapıldığı ‘boğa başı’ çalınan Yalabık Parkı (Belediye Parkı) havuzuna sıra ne zaman gelecek merak ediyorum…

Geçenlerde Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras bir açıklamasında Muğla (Menteşe) için “Su ve İnanç Şehri” tanımında bulunarak başta Saatli Kule’nin duvarına yerleştirilmiş ‘yalaklı çeşme’ olmak üzere şehir çeşmelerinin akar hale getirileceğini söylemişti.

Ah sevgili başkanım haberiniz yok mu birileri de tarihi havuzları bile yok ediyor…

*

Tesadüfe bakın dün de Kurtuluş Oğan HocamMenteşe Belediye Başkanımız Ne Düşünüyor Bu Konuda?” başlıklı bir paylaşım yaptı. Hocam dün şu ifadelerde bulundu:

Menteşe’nin parkları yenileniyor deniyor… ama ortada yenilenme değil, ruhsuzlaştırma var. Mermer, beton, gölgesiz alanlar… Çocukların koşacağı yer yok, yaşlının oturacağı serinlik yok. Revize edilecek açıklamasından sonra sadece ağaçların dibi açıldı. Mermerler hâlâ ortada. Ve asıl soru şu: Menteşe Belediye Başkanımız ne düşünüyor bu konuda?

Çünkü konuşan sadece Büyükşehir. Ama bu parklar Menteşe’nin parkı. Bu kadar tepki varken, bu kadar görüntü ortadayken bir açıklama duymak halkın hakkı değil mi? Parklar, Ramazan ayında ‘davul çalınsın mı çalınmasın mı’ sorusundan daha mı az değerli?

O kadar soru var ki sorulacak…

*

O Kışla Parkı’nda yok edilen havuz için Özel Danışman Levent Arkan ile daha önce WhatsApp’ta konuşmuştuk. Kendisine serzeniş ve uyarıda bulunmuştum. Çünkü sezgim bana “O havuz gidecek” diye fısıldıyordu. Gitti…

O zaman başına iş gelmeden havuzun fotoğraflarını gönderdiğim Levent Arkan’a “Sizde bu havuz nerede olabilir, ne zaman yapılmış olabilir bizim daire amirlerine bir sorun” demiştim. O da yazışırken, “Bu duruma ilk karşı çıkan olarak, büyük mücadele veriyorum.” ifadesinde bulunmuştum.

Ahmet Aras ile Levent Arkan’ın ilişkisini bilmiyorum, bilen de yok, ama sanıyorum ya beni ‘yatıştırmakla’ görevli ya da kendisi ‘Özel Danışman’ filan değil, olsa dinlendiği belli olurdu.

Zaten Ahmet Aras Başkan da ‘Başkan’ değil, ‘Dış İlişkiler Görevlisi’… Başkan ise Tayfun Yılmaz Bey…

*

Bu arada bir “siyasi gazeteci” de “Suyun Siyaseti Olmaz Diyenlere: Muğla’nın Suyu Neden Muğla’ya Verilmiyor?” başlığı atarak, “Muğla’da su tartışması artık teknik bir tartışma olmaktan çıkmış, açık bir siyasi tercihin tartışması haline gelmiştir. Ve ne yazık ki tartışma büyüdükçe gerçekler yerine savunular konuşulmaktadır.” demiş.

Çok merak ediyorum “Parkların yeşil alanların siyaseti olur mu?” … Muğla’nın parkları neden Muğlalılara sorulmuyor? Maalesef bu alanda da tartışmalar büyüdükçe ’yok ediş’ büyüyor…

--------------- -------------

GÜNÜN SÖZÜ: Her ceviz yuvarlaktır. Her yuvarlak ceviz değildir. Herkes insandır. Fakat her gördüğün insan insan değildir. --Devlet Bahçeli