Değerli Dostlarım; elimde olmayan bazı sebeplerle siz değerli okurlarımla iki ayı aşkın süre ayrı kaldım. Dünya bu; bazı hâller, bazı düşünceler hayata geçebiliyor, bazısı insanı üzüyor, bazısı da sevindiriyor. Tüm dostlarımın başlarına gelen hayırlı hâller olsun, iyiliklerde buluşalım inşallah.

Bu iki ay içinde gündem çok hareketliydi. 2025-2026 Eğitim ve Öğretim yılı anlamında ilçem Ula’da okullarımız açıldı, yeni okullarımız Ula ilçemize dâhil oldu. Akyaka’da ve Adile Mermerci Okulu’nda da turizm sektörünün ihtiyacı olan Aşçılık Bölümü açıldı. Ömrümüz var ise tüm bu konuları ve daha fazlasını önümüzdeki yazılarımla sizlerle buluşturacağım. En önemlisi de yaklaşık 90 (doksan) küsur yıllık, eskimiş, köhnemiş ve hiçbir tarihi özelliği olmayan ilkokul ve ortaokul binaları yıkılacak ve günün şartlarına uygun, modern bir eğitim ve öğrenim yuvasına kavuşturulacak.

Bunlar ve daha fazlası, bir insanı sevindiren ve özlenen Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında sözü edilen “Yüzüncü Yıl” değişim ve gelişmelerinin yanında, yöre insanını üzen, canını sıkan ve hele hele yeni yeni şehirleşme yolunda adım adım ilerleyen ilçem Ula için düşünülen konut üretiminin (TOKİ eliyle) engellenmeye çalışılması hakkında Ula Belediye Meclisi’nin almış olduğu kararlar hakkında bu yazımda ve sonraki yazılarımda peşi sıra bilgilendirmeye gayret edeceğim.

Rahmetli Cennet Mekân İsmail Akkaya Başkanımız ve sonradan belediye başkanlığı makamına oturan Mimar Özay Türkler yönetimindeki Ula Belediyesi olarak, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) eliyle ilçemiz Ula’da konut üretimi için çalışmalar yapılmış ve talepler oluşturulmuştu. Tabii kısa adı (TOKİ) olan Toplu Konut ve Kamu İdaresi Başkanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı olarak Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin bir erk’i şeklinde Türkiye Cumhuriyeti toprakları çapında hizmet vermektedir.

Bazı belediye başkanlıklarının bu tür projeler için günlerce Ankara’da kaldığını, bir proje geliştirebilmek için ter döktüğünü biliyoruz. Bir örnek vermek gerekirse, ilimizin kibar ilçe konumuna dönüşmeye çalışan Kavaklıdere ilçemizde, kısa adı TOKİ olan proje çalışmasının 10’uncusu ilçeye kazandırılmış ve şu anda da TOKİ’nin konut üretimi devam etmektedir. Burnumuzun dibinde, eski adıyla Muğla Merkez (şimdiki adıyla Menteşe) ilçesinde ikinci etap denilen TOKİ binaları yapıldı ve üçüncüsü de önümüzdeki günlerde yapılacak.

Medya kanalıyla mutlaka duymuşsunuzdur; ülkemiz genelinde, bilhassa dar gelirli ve evlenme çağına gelmiş evi olmayan gençlerimiz için 500.000 (beş yüz bin) konut seferberliği başlatıldı kıymetli Cumhurbaşkanımız tarafından. Önümüzdeki günlerde detaylar kamuoyu ile paylaşılacaktır. İlçem Ula da bu konut seferberliğinden payını alsa daha iyi olmaz mıydı? Hele hele belediye öncülüğünde olması daha da iyi olmaz mıydı?

Sizleri teknik konularla sıkmaya niyetim yok. İlçem Ula’nın imar planı en son 1986-1987 yıllarında yaptırılmış ve 1992-1993 yıllarında da adrese teslim birkaç mevkide imar planı revizesi yapılmıştır. Peki ilçem Ula’da ne yapılmış bunların yerine? Tütün tarlalarımız, tarım arazilerimiz imara açılarak tarlalarımız “arsa” yapılmış, Anayasamızda “tarım alanları daraltılamaz” açık hükmüne rağmen ilçem Ula’da tütün tarlalarımız ve tarım arazilerimiz arsa hâline getirilerek verimli topraklarımız kaybedilmiştir. Hâlen de kaybedilmeye devam etmektedir.

Öncelikle Ulalılar bilirler: “Vakıf” (halk arasında “Makıf” da denilir) dediğimiz en verimli topraklarımız arsa hâline getirildi. Sonra Jandarma ve İlçe Emniyet Müdürlüğü binalarının arkasında, yine adrese dayalı “Koca Tarla” dediğimiz sulak, verimli tarım arazilerimiz arsa hâline dönüştürülerek konut yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Ardından yıllarca ilçem Ula ve yöresinin yaz bitkisi deposu olan “Ağalar Bağı” mevkii de yolu ve altyapısı olmamasına rağmen arsa hâline getirilerek yine konut (devasa 1+1, 2+1) apartmanlar yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.

En çarpıcı örneği vererek şimdilik bu konuya ara vereceğim: Koca Tarla mevkiinde Ula’nın etrafını çevreleyen Akarca Deresi’nin Koca Tarla ve Köprübaşı Mahallesi’ne bağlandığı bölgede, yolu, altyapısı ve üstyapısı olmayan tarım arazileri adeta talan edilerek konut alanına çevrildi ve devasa 1+1, 2+1 apartman daireleri yaptırılmış, yaptırılmaya da devam ediyor. Hele hele uluslararası mimarlık ödülüne layık görülen ve Ağa Han ödülü alan Ulalı Nail Çakırhan’ın yaşadığı Ula’da, hiçbir özelliği bulunmayan, tamamen ticari amaçlı daireler tarım arazilerine yapılmaya devam ediyor.

Ekim 2025 tarihli Ula Belediye Meclisi’nin almış olduğu kararın detayına bu yazımda girmeyeceğim. Sadece Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı çalışan Toplu Konut ve Kamu İdaresi Başkanlığı’nın üzerine tescilli olan arazinin nerede olduğunu izah ederek yazımı sonlandırmak istiyorum. Kısa adı TOKİ olan başkanlığa ait tescillenen arazilerden biri, Kızılçekin dediğimiz çorak, ormanlık olmayan, taşlık ve makilik bir arazi parçası. Diğeri ise yine o araziye yakın, mahalli tabirle “Ulucak” denilen Ulucak mevkiinde bulunan fundalık, çalılık ve orman vasfı olmayan araziler üzerine konut üretmek istemektedir.

Peki ne kadar büyüklüktedir bu araziler?
Demirtaş Mahallesi Kızılçekin mevkiinde 397.372,06 m² olan arazi, diğeri ise Alparslan Mahallesi Ulucak mevkiinde 159.224,472 m² olan arazidir. Bu arazilerde çalı var, maki var, fundalık ve taşlık bir yapı vardır.

Belediye Meclisi’nin kurum görüşü olarak “uygun değildir” dediği karardan anladığımız şu oluyor belki: Hayır, hayır TOKİ gelmesin; TOKİ konut üretmesin; konut dağ tepelerine, çorak arazilere, verimsiz arazilere değil de tarım arazilerine yapılmalıdır, diye insanın aklına geliyor olabilir. Bu yazı dizisine devam edeceğiz.

Not: Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. 102’nci yıl… Cumhuriyetimizin kıymetini bilmek lazım.

Hoşça kalınız, sağlıcakla kalınız…