İdris Koç

İdris Koç

BAY PROTOKOL
İdris Koç'un ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Yeni Bir Kitap Yine Bir Mutluluk

Eklenme : 20.10.2021 01:23:00
Görüntülenme: 472

Eğitimci ve yazar Abdulkerim Eviz, "Medeniyet Tasavvurumuzda Kitap ve Okuma Bilinci" isimli kitabında; "Hayat karanlık bir yol, insan bu karanlık yolda yürüyen bir yolcu, kitap ise bu yolu aydınlatan bir ışıktır. Bu yolda kitapla, okumayla arkadaşlık ve dostluk pekiştikçe, yolun karanlığı da o oranda dağılır ve aydınlığı artar. Ve tabi ki bu durum hem yolu kolaylaştırır hem de yolculuğumuz rahmet, huzur ve mutluluk sağanağıyla bereketlenir." diyor.

Şükür ki kitapla olan yol arkadaşlığım dostluğa dönüşme yolunda hızla ilerliyor. Şükür ki okuma ve yazmaya olana meylim bir aşka dönüşüyor. Ve geçen hafta beşinci kitabım olan "Ahlâkî ve Medenî Boyutuyla Âdâb-ı Muâşeret" yayımlandı.

Öncelikle ilk okumasını yapan dostum Niyazi Yüksel'e, editörlüğünü yapan Alpaslan Demir'e, sayfa tasarımını yapan Levent Preveze'ye, kapak tasarımını yapan Betül Akyar'a ve kitabın okuyucuyla buluşmasını sağlayan Çınaraltı Yayınlarının sahibi Fatih Demir'e çok teşekkür ediyorum.

Gayret bizden, muvaffakiyet Allah'tan. Takdir ise siz değerli okuyucuların.

Âdâb-ı muâşeret, görgü ve nezaket hepimizin her fırsatta kullandığı kavramlar. Âdâb-ı muâşeret, görgü ve nezaket başlığıyla yayımlanan birçok kitap var. Bunların bir kısmı eski, bir kısmı da güncel kitaplar. Ancak eski ve yeni; bütün âdâb-ı muâşeret, görgü ve nezaket kitaplarının birtakım ortak özellikleri var.

Birincisi; piyasada bulunan bu görgü, nezaket ve adabı muâşeret kitaplarının tamamında bu kavramların açık bir tanımı yapılmadan ve kavramlar arasındaki ilişki açıklanmadan, yalnızca konunun önemine dair kısa açıklamalar yapıldıktan sonra doğrudan kurallar ve davranış biçimleri sıralanıyor.

İkincisi; bütün kaynaklarda görgü, nezaket ve âdâb-ı muâşeret kavramları kısa ve benzer cümlelerle, sanki eş anlamlı kavramlarmış gibi açıklanıyor. Birbiriyle ilişkileri, benzerlikleri, farklılıkları konusunda maalesef bir açıklama yok.

Üçüncüsü; klasik dönem âdâb-ı muâşeret kitaplarında günümüz insanı için bir davranış önerisi yer almıyor. Günümüz insanının ihtiyaçlarından çok uzak olan bilgi ve örnekler bu kitapların sayfalarını dolduruyor. Görgü kitapları ise genelde yalnızca Batı görgüsünü anlatıyor. Dolayısıyla da konunun dinî ve ahlâkî boyutu eksik kalıyor. Dinî ve ahlâkî hassasiyete sahip olanlar, hep hedef kitle dışında bırakılıyor.

Oysa günümüz insanının; medenî ilişkilerine ışık tutan, aynı zamanda konunun dinî ve ahlâkî boyutunu da önemseyen bir rehberliğe ihtiyacı var. Teorik ve soyut bir bilgiden öte, güncel hayata dair bir rehberliğe ve günlük yaşamda bize lazım olan pratik bilgiye ihtiyaç var. Daha doğrusu âdâb-ı muâşerete dair bilgilerin, toplumsal hayatın yeni alan ve yeni ilişki türleri ile birlikte genişlemesine ihtiyaç var.

Kısacası; âdâb-ı muâşeret, görgü, nezaket başta olmak üzere davranış kuralları ve usullerine ilişkin bir kavram karmaşası var. Kavramlar net olarak tanımlanmadığı ve birbiriyle ilişkileri net olarak ortaya konulamadığı için görgü ve nezaketin davranışlarımıza yansıması ve ilişkilerimizin âdâb-ı muâşeret ekseninde düzenlenmesi pek mümkün olmuyor. Bu eksikliği günlük hayatımızın her alanında ve her anında görmek mümkün.

Diğer taraftan değişen dünyada ilişki türlerinin değişmesi ile insan ve davranışları hakkında sürekli yeni bilgilerin üretiliyor olması, yaşam şartlarının değişmesi ve yeni ihtiyaçların ortaya çıkması bir yaşam ve davranış bilgisi olan âdâb-ı muâşeret bilgisinin de güncellenmesini gerektiriyor.

Bu değişim ve yeni bilgi üretim sürecinde Kur'an ve Sünnet ekseninde geleneksel dönemde ortaya çıkan birikim ile içinde yaşadığımız çağın ihtiyaç ve kabulleri doğrultusunda şekillenen bir âdâb-ı muâşerete ihtiyacımız var. İşte bu ihtiyaçtan hareketle, beşinci kitabım olan "Ahlâkî ve Medenî Boyutuyla Âdâb-ı Muâşeret"te, âdâb-ı muâşeretin klasik dönem birikimi "ahlâkî", modernleşme dönemi birikimi ise "medenî" boyut olarak değerlendirerek ahlâk, görgü, nezaket ve protokole dair bilgi, tutum ve davranışları bütüncül bir yaklaşımla ele almaya çalıştım.

Kavramlara dair açıklamalar ile başlayan "Ahlâkî ve Medenî Boyutuyla Âdâb-ı Muâşeret"; âdâb-ı muâşeretin hem dinî (ahlâkî) boyutunu hem de medenî davranış boyutunu içeren bir çalışma oldu. Bu özelliği de onun mevcut âdâb-ı muâşeret kitaplarında ayrıştığı nokta oldu. Bu anlamda önemli bir açığı da kapatacağını umuyorum.

"Ahlâkî ve Medenî Boyutuyla Âdâb-ı Muâşeret"in ilişkilerimize güzellik katması dileğiyle.

20.10.2021

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft