AYDIN VE MUĞLA’NIN KAFETARYALARI

Süleyman Akbulut ile ortak dostlarımızdan biri önceki gün “Süleyman’ın yazısını okudun mu?” diye aradı. Yazılarına arada baktığım oluyor... O “Memleket hem kel, hem fodul, demiş” diye devam edince “Doğru demiş.” diye karşılık verdim. O hala “Bi oku” diyordu. Meğer yazının başlığı öyleymiş. Merak edip baktım. Mabolla Medya’da 22 Mayıs’da çıkan yazıda Aydın Eğitim Araştırma Hastanesi ile Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi kafeteryaları karşılaştırılmış. Yazı şöyle başlıyor:

Ülkede yaşanan pahalılığı tamam kanıksadık ama kafasına göre takılanlara karşı ses çıkarmadan duramayan vatandaşlar da yok değil. Önceki gün bir dostum aradı.

O ‘dostun’ yazıda “Süleymancığım, şuanda bulunduğumuz hastanede Muğla’daki gibi bir eğitim-araştırma hastanesi. Kafeteryasında bir çorba, bir karışık tost ve bir de supangle yedim ve 150 TL ödedim.” ifadesi yer almış. Okurken farkında değilim, sesli “Yuh!” demişim...

+

Süleyman Akbulut’un ‘dostu’, kalkmış bir de oradaki fiyat listesini göndermiş: “Çay 10, kahve çeşitleri 20, simit 15, karışık tost 70, sandviç 50, poğaça 20, köfte ekmek 70, çorba 50, supangle 20, trileçe 50, patates tabağı 40 TL.”.. Allah aşkına 70 liraya köfte ekmek mi olur?

Süleyman Akbulut’u ‘dostu’ işletiyor olabilir mi diye düşündüm. Sonra da “Olabilir” dedim. Çünkü Muğla Eğitim Araştırmanın kafeteryası ile ilgili çok şikayet alıyorum. Neden yazmadım, yıldım... “Yetti bu hastane de, bir günde yazma yahu, şimdide sıra kafeteryaya mı geldi?” söylemiyle troller ayağa kalkar diye erteledim hep... Süleyman Akbulut şöyle devam etmiş:

Sonra hemen bizim Eğitim ve Araştırma Hastanesi kafeteryasındaki ürünleri araştırdım. Bakınız; gözleme 100, su böreği 60, tost 100, karışık tost 120, bisküvi çeşitleri 25-30, küçük su 15 TL. Muğla’daki kapsamlı fiyat tarifesine ulaşamadım, çünkü sanırım yok. Üstün körü alınan fiyatlar bunlar. Aydın’da ise, özellikle milletin neyi kaça yediğini görebileceği fiyat tarifelerinin bulunduğu pano mevcut. Dostumuz o panoyu da gönderdi bana. Yer kaplamasın diye de bazı ürünleri eleyerek aktardım sizlere. Herkesin tuttuğunu öptüğü bir piyasada, canı çıkan da, canı yanan da yine vatandaş...

+

Çok öpülüyoruz...

Ancak Süleyman Akbulut’un yazısında “Bu konuda sesini çıkarmayıp, ahbap çavuş ilişkilerini sürdüren koltuk sahiplerine de selam olsun.” diye ifade ettiği gibi diyelim.

Akbulut da biraz abartmış mı ne?!

Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi ile ilgili çıkan yazılar için, o “koltuk sahiplerinden biri” geçenlerde ortaya yaptığı açıklamada “Hastanelerimiz aleyhinde kampanya başlatıldı” demişti.

Hastaneye şifa bulmaya gelenlerin kafeteryada öpülmelerine ne der bakalım...

Umarım Süleyman Akbulut ve dostu Muğlalı hastaları ve yakınlarını kışkırtmakla suçlanmaz...

Yazıyı merak edenler linki https://mabollamedya.com/memleket-hem-kel-hem-de-fodul/ tıklayabilir...

+

TÜRKAN SAYLAN VE DÜĞÜN SALONU

Hazır Süleyman Akbulut arkadaşımızınsosyal medya hesabına girmişken şöyle bir dolaştım, “Türkan Saylan İsmiyle Düğün Salonu Bir Arada Olmaz” demiş. Bence de olmaz...

Osman Gürün ve Bahattin Gümüş ikilisi döneminde neler neler olmadı ki...

Osman Gürün yönetiminde yapılıp tamamlanan ve “Çağdaş Yaşam Merkezi” olarak tasarlanan yapıya “Türkan Saylan” ismi yakıştırıldı. “Çağdaş Yaşam” ve “Türkan Saylan” birlikte anılır mı? Anılır da yakışır da... Süleyman Akbulut arkadaşımız da “Türkan Saylan ismiyle düğün salonu bir arada olmaz” diyor.

Olmaz tabii, ama neredeyse bir 25 yılı “Ben yaptım oldu” diyen bir anlayış ile geçirdik.

Şimdi Ahmet Aras Başkan ile ‘soran sorgulayan’ bir yönetim var. Süleyman Akbulut’un haklı eleştirisinin gereğini yaparlar diye umuyorum.

Başkan Aras’ın Türkan Saylan’ın 16. ölüm yıldönümünde instagram hesabından yaptığı 18 Mayıs Pazar günlü paylaşımı konu edinerek 20 Mayıs’ta kaleme aldığı yazısında özetle şu ifadelere yer vermiş:

Çağdaş Yaşam Merkezi diye adlandırılarak, ismine de Türkan Saylan adı verilen bu tesis düğün salonu olarak kullanılmamalı. Yani Türkan Saylan ismi ile düğün salonunu bir araya getirenin, bu gibi değerlere değerlerini teslim etmeyi ve isim koyma becerisiyle o değerleri ölümsüzleştirmeyi siyasetinin bir parçasına dönüştürmeye çalışan bir parti gibi çabalayan bir CHP’ye ve bir CHP’li belediye olduğunu görmek çelişki içermiyor mu?

Bana göre oldukça çelişki içeriyor. .. bugün Türkan Saylan’ın adını vermekle gururlanılan tesis, düğün salonu hizmeti ile belediye birimlerinin konuşlandığı bir merkeze dönüşmüş durumda. Kısacası günümüz düğün salonlarına bakıldığında, ücret olarak ekonomik sayılabilecek durumdaki belediye düğüncülüğünün yeri Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi olmamalı.

Böyle bir ihtiyaç varsa ki dar gelirli vatandaşlar için ihtiyaçtır, o zaman adına Muğla Büyükşehir Belediyesi Düğün Salonu denilen bir tesis inşa etmek daha akılcı ve yararlı olacaktır.

Yazıyı merak edenler linki https://mabollamedya.com/turkan-saylan-ismiyle-dugun... tıklayabilir...

+

BELDE BELEDİYE BAŞKANLARI DA ONURLANDIRILMALI

İsim önemli... Mesela çocuğa Muhammet, Musa, İdris adı veriyorsunuz meyhaneden çıkmıyor. “Alim” veya “Zeki” diyorsunuz, çocuk okulu bitiremiyor. “Arslan” diyorsunuz, ‘kedi’ gibi evladınız oluyor...

Çağdaş Yaşam Merkezi’ne Türkan Saylan gibi bir “insanın” adını veriyorsunuz, yakışıyor, ama düğün salonu oraya yakışmıyor. Aynı zamanda Muğlaspor’a Kulüp Başkanlığı yapmış biri olan Erman Şahin’in adı Menteşe Semti’ndeki aynı zamanda deprem toplanma alanı olan ‘park meydan’a ve içindeki spor tesisine yakıştı.

Ya Ahmet Aras Başkan ‘halk oylaması’ yapmamış olsaydı? O zaman Osman Gürün döneminde kimseye sormadan alınan karar sonucu o meydan park da AVM olacaktı... AVM’li park da Erman Şahin adı olur mu?

Neyse Erman Şahin adı oraya yakıştı. Üstelik insan hareketinin olduğu bir yere verilmiş olması çok güzel oldu. En güzeli de Efsane Başkanın adının yaşarken bir yere verilmiş olmasıdır.

+

İnsanların adının yaşarken bir yerlere verilmesi, verilmiş olması çok güzel bir şey...

Kayın Babam Mehmet Ali Zehir’in öğretmenlik yaptığı Çayboyu’nda her gün okula yürüdüğü yola (şimdi cadde) Kavaklıdere Belediye Meclisi tarafından oy birliği ile adının verilmiş olmasından biliyorum...

Bir de bildiğim, duyduğumda çok güldüğüm olay var. Milas/Ören’in son Belediye Başkanı Kazım Turan için son meclis toplantılarından birinde adının İskele Caddesi’ne verilmesi için oy birliği ile karar alınmıştı.

Ancak karar uygulanmadan belde belediyeleri kapandı. Ancak bu karar Milas Belediye Meclisi’nde konu edilmiş. Tam da “Eh verelim bari ismini” noktasına gelinmişken, üyelerden biri “Cadde sokak adı değişmez, başka yere verelim” derken, biri de kalkar “Yaşayan adamın adı bir yere verilmez” der ve Ören Belediye Meclisi’nin oy birliği ile aldığı karar kadük kalır...

Kazım Turan’ın gönlü rahat olsun, Allah geçinden versin irtihal edince adının yazılacağı tabela hazır!

+

Erman Şahin ile ilgili yazım üzerine arayanların önemli bölümü isim öneri ve anımsatmasında bulunuyordu. O isimlerden biri Muğla solunda bir dönemin öne çıkan isimlerinden Ali Ferudun Ceylan, diğeri Marmaris’ten Pamukkale’ye giden tur otobüsünün kaza yapması sonucu genç yaşta yaşamından olan kokartlı Tur Rehberi Mehmet İlhan’dı...

Kazım Turan olayı ile aklıma geldi... Erman Şahin gibi Muğla’nın Efsane Başkanlarından biri de Pisi’nin (Yeşilyurt) başkanlarından Mehmet Güner’dir. Allah ömür versin, emin değilim galiba O’nun adı da bir yerlere verilmedi... Verilmiş de olabilir bilmiyorum.. Bozüyük’ün efsane başkanı Ahmet Yüksel’in adı bir güzel cadde de yaşıyor... Kafaca Belediye Başkanı Murat Gökalp de unutulmamalı...

Marmaris’te de Beldibi Belediye Başkanı İdris İspirli ve İçmeler Belediye Başkanı Zeki Eren ile Armutalan Belediye Başkanı Muhammet Ünlü, Bodrum’da Turgutreis Belediye Başkanı Mehmet Dinçberk ve Gündoğan Belediye Başkanı Hasan Yılankaya unutulacak isimler değil...

Milas’ta Kazım Turan ile birlikte Muğla ilinin ilk kadın belediye başkanı Bafa Başkanı Zühra Dönmez, Ortaca’da Dalyan Belediye Başkanı Arif Sarı, Ula’da Akyaka Belediye Başkanı Ahmet Çalca aklıma geliveren isimler...

Muğla’nın belde belediyelerinin unutulmaz başkanlarının adlarının bir yerlerde yaşatılmalıdır. Hatta öncelikle yaşayanlar için o incelik, vefa gösterilmelidir...

---------            -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Adaletsizliği bir yangından daha çabuk önlemeliyiz.--Heraklitos