Ula’nın manevî mimarlarından Hüsameddin Efendi ve oğlu Mehmed Şâfi’î efendinin şiirleri, değerli, kardeşim Dr. Mustafa Tatçı tarafından yayımlandı. Bu güzel çalışmanın 2026’nın başında okuyucu ile buluşması, Türk irfanı kadar güzel Ula’mızın ve dolayısıyla Muğla’mızın kültür tarihine bir katkı olarak, bizlere yeni yıl müjdesi gibi geldi.
Sevgili Mustafa, kitabının başında da anlattığı gibi, bir süredir Ulalı Hüsameddin Efendi’nin izini sürüyordu. Bu vesile ile 2024 Ağustos’unda Muğla’da buluşup sohbet ettik. Konuyla ilgili olarak “Muğlalı Şâhidî ve Muğla’da Mevlevilik” adlı kitabımda kısa bir bilgi olduğunu; ayrıca eski Muğla İl Müftüsü (1940’lar) ve eski Diyanet İşleri başkanı Ali Rıza Hakses’in “Muğla- Menteşe Büyükleri” adlı basılmamış ve daktilo halinde bulunan bir çalışmasında bilgi olduğunu söyledim. Sevgili Mustafa, elindeki yazma eserlere göre, Hüsameddin Efendi hakkında verilen bilgilerin yanlış olduğunu; Ulalı Hüsameddin Efendi’nin Bayramî şeyhi olan bir şahsiyet olup şiirlerinin de bulunduğunu söyledi ve ben de Muğla’da bir Bayrâmî geleneğinin olduğunu ve bunun Üç Erenler’in kitabesinde kayıtlı olduğunu belirttim.
Sevgili Mustafa bu kısa bilgilerle Ankara’ya döndü ve zaman zaman çalışmasına dair bilgi paylaşımlarında bulunduk ve 2026’nın başında, çalışma güzel bir kitap halinde elime ulaştı.
Bir bilim adamının göstereceği bütün titizlikleri göstererek hazırlanan eserde, Hüsameddin Efendi’nin hayatı, kaynaklarda verilen bilgiler çerçevesinde ele alınmış. Sevgili Mustafa eserini hazırlarken ilk kaynağı, İsa Mecdüddin Efendi’nin Menakıpname’sidir. Menakıpname türü eserler, şahıslar ve devrin genel irfanî durumu hakkında bilgi veren eserler olduğundan, edebiyat tarihçilerinin sık kullandığı eserlerdir. Dr. Tatçı da bunu yapmış. Tabii tek kaynağa dayanmak da bilimsel bir zaaf olduğu için Dr. Tatçı, yazarı bilinmeyen Mecmu’a-i Mergube adlı bir yazma esere de başvurmuş. Bununla beraber, bir de Bayrâmî gelenek için çok önemli olan ve Akşamseddin hazretleri hakkında da bilgi veren önemli Bayrâmî kaynaklarından biri olan Bayramî Menakıphamesi’nden de faydalanmış.
Biz, sadece 1617 yılında ölen ve Ula merkezindeki türbeye defn edilen Hüsamedddin Efendi’yi biliyorduk; Dr. Tatçı, Hüsameddin Efendi’nin oğlu Mehmed Şâfi’î Efendi’den ve onun şiirlerinden de söz eder ve kitabında Şâfi’î Efendinin de şiirlerini yayımlar. Böylece Ula’nın irfanî zenginliğinin çok önemli iki isminin şiirleri elimize ulaşmış olur.
HÜSAMEDDİN EFENDİ KİMDİR?
Dr. Tatçı’nın verdiği bilgilere göre Hüsameddin Efendi, Hacı bayram-ı Velî hazretlerinin halifesi olan Yazıcızade’nin oğlu olarak Gelibolu’da doğmuş ve Manisa Akhisar’da Bayrâmî Şeyhi İsa Mecdüddin Efendi’nin dergâhına intisap etmiştir. Orada dervişlik talimi ve uzlete çekilmiştir. Çorak dağındaki uzletinden sonra dergaha dönen Hüsameddin Efendi, bir ara Aydın’ın Köşk beldesine gelmiş ve daha sonra Akhisar’a geri dönmüştür. Bir süre daha orada kalan Hüsameddin Efendi bir ara Mısır’a gidip Halvetî şeyhi İbrahim Gülşenî ile tanışmış ve sohbetlerinde bulunmuş.. İbrahim Gülşenî, Hüsameddin Efendi’ye “muabbir” (rüya yorumlayan) unvanını vermiş.
Seyr ü sülûkunu tamamlayan Hüsameddin Efendi sonunda Ula’ya gelip burada irşad faaliyetlerinde bulunmaya başlamış. Bu arada evlenip iki çocuğu olmuş. Bir şair Şeyh Mehmed Şâfi’î Efendi, diğeri de Şeyh Ali Efendi.
Verilen bilgilere göre Hüsameddin Efendi, Ula’da uzun yıllar Bayramîyye tasavvufunu anlatarak halkı irşad etti. İleri yaşlarda Ula’da öldü. Dervişânına, “Mezarımı ben öldükten 7 sene sonra açın” dedi. 7 sene sonra mezar açıldığında, cesedinin çürümemiş olduğu görüldü.
Kitapta, Hüsameddin Efendi’nin değişik kerametleri anlatılır. Mesela Çorak dağında uzletten dönerken, bir kuru çöğür armudu ağacını “Ya Rezzak!...” diyerek sallayıp meyve döktürmesi verilir.
Kitapta Hüsameddin Efendi’nin 90, oğlu Şeyh Mehmed Şâfi’î Efendi’nin 203 şiir ve gene aynı sayı da 203 beyit ve kıt’ası yer alır.
Sevgili Mustafa bu şiirlerden bazılarını besteleyip icra etmiştir ve çok güzel bir iş yapmıştır.
***
Biz Hüsameddin Efendi’yi Şâhidî’nin oğlu ve Mevlevî olarak biliyorduk; sevgili Mustafa, Hüsameddin Efendi’nin Yazıcızade’nin oğlu ve Bayrâmî olduğu bilgilerini veriyor. Bu ayrı bir tartışma konusu. Her ne olursa olsun; Ula’ya dair değerli bir irfan kaynağının ortaya çıkması yöremiz için çok önemlidir.
Hüsameddin Efendi ve oğlu Mehmed Şâfi’î’nin şiirlerinden örnekleri ileride köşemizde siz okuyucularımıza sunarız inşallah.
Bu güzel çalışmayı yapıp yayımladığı için sevgili Mustafa Tatçı kardeşime teşekkürler ediyor ve ilgilileri (Vilayet, Belediyeler, kaymakamlık, Üniversite) bu konuda duyarlı olup çalışmayla ilgili toplantıların yapılmasına imkan sağlamalarını diliyorum.