AB parlamentosu son seçimlerden sonra aşırı sağcıların egemenliği girdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, bu seçim sonucundan sonra Fransa Parlamentosunu fes ederek erken seçim kararı aldı.

Avrupa hızla sağa kayıyor...

Hatta buna Avrupa’nın ABD'ye tepkisi de denebilir.

ABD'nin desteklediği İsrail, Gazze şeridinde akıllara durgunluk veren cinayetler işliyor.

Batı, Gazze'deki cinayetlere sadece bakıyor.

BM, aciz bir durumda ve kimseye, bilhassa ABD'ye söz geçiremiyor.

Rusya - Ukrayna savaşı bir çıkmaza girmiş durumda.

Tüm bu göstergeler Dünya'mızın büyük bir savaşın eşiğinde olduğunu gösteriyor.

Peki biz ne yapabiliriz?

Yapabileceğimiz tek şey savaşa hazır hale gelmektir.

Öncelikle çocuk ve kadınlarımızın yaşamlarını garanti altına amaliyiz…

Çocuk ve kadınlarımız en değerli varlıklarımızdır.

Hiç bir şey olmayacakmış gibi davranmak, intihar etme anlama gelir.

Muğla- Menteşe ilçesinde neler yapabiliriz?

Menteşe Belediye sınırları içinde ve tam ortasında kireç taşından oluşan büyükçe bir dağımız bulunuyor…

Bu dağın adı HAMURSUZ dağıdır…

Hamursuz dağının altına günümüzün iş makineleri ile sığınma mekanları yapabiliriz.

Günümüzün iş makineleri ile Hamursuz dağının altı planlı bir şekilde sığınma ve yaşama alanlarına dönüştürür isek, büyük bir savaşta çocuk ve kadınlarımızı burada savaşın acımasızlığından koruyabiliriz…

Ayrıca Hamursuz dağının Doğu tarafında 100-200 dönümlük bir alanı 5 - 6 m derinliğinde kazılarak, buraya "Yerebatan Sarayı" gibi yapay bir göle dönüştürebiliriz.

Ayrıca dünyamızı büyük bir su savaşı da bekliyor.

Böylece hem halkımızın hem de Hamursuz dağının altına sığınan çocuk ve kadınlarımızın su ihtiyacını da karşılanmış oluruz.

Gazze savaşı insanoğlunun ne kadar acımasız olduğunu tekrar bize gösterdi.

Düne kadar "I. ve II. Dünya Savaşları, savaşın ne kadar acımasız olduğunu insanlar gördüler. Bir daha böyle acımasız savaşlar olmaz" diye kendimizi teselli ediyorduk.

Halbuki ki, insanoğlu huyundan ve fıtratından hiç vazgeçmemiş…

Yeni teknolojiler ve yeni iş makineleri ile Menteşe - Hamursuz dağı altına sığınma odaları, mekanları yapmak çok kolay bir iştir.

Atalarımız, Kapadokya bölgemizde binlerce yıl önce kazma-kürekle "Derin kuyu" gibi yeraltı kentleri yapabilmişler…

Biz de, 21. Asırda Hamursuz dağının altında neden böyle bir sığınma kenti kuramayalım?

Bence, hazır şehir plancısı genç ve anne olan bir Belediye Başkanımız var iken, bu projeyi hayata geçirmek daha kolay olacaktır…