"Bir kuş gibi saçlarımı okşadı, gül olup kokular derdi,gökkuşağı olup renkleri serdi. Şeker olup aktı dillerden gönüllere girdi.

Kelâm olup düşündürdü.

"Ben"den "biz"e adı: "insan" oldu dilim."

Her zamanki gibi Yunus'tan mısralar dilimizde : "Yok yere geçirdim günü / Ah, nideyimömrüm seni." Gün güne emanet, insan insana ve de önce kendine emanet.Emanetin de bir dili var. Yokluktan varlığa seni tamamlayan, manaya erdiren.Dilim doğduğum andan öleceğim ana "insan" olma kaynağım, sebebim. Dilimde ağu,dilimde şifa. Gah ağlaya gah güle her daim beni kucaklayan, kuşatan, düşüren,taşıran, haykırtan, kaldıran dilim. Gök ile yer arasında, toprak ile havaarasında, ateş ile sur arasında bütün karşıtlıkları tamamlayan dilim.

Doğduğum anda ezanlarla, salâlarla sonra ninnilerle,türkülerle, masallarla girdi dünyama. Annemin sütü oldu besledi, sevgisiyleısıttı, dualarıyla kuşattı, dem be dem anadan babaya, atalarda söze gel di manaya erdi, hayata erdirdi.

Bir kuş gibi saçlarımı okşadı, gül olup kokular derdi,gökkuşağı olup renkleri serdi. Şeker olup aktı dillerden gönüllere girdi. Kelâmolup düşündürdü. "Ben" den "biz" e adı: "insan" oldu dilim .

Dilim, dilim dilim hece oldu, kelime oldu, cümlede vuslataerdi. Mana kuşağında benliğe erdirdi. Uyandı benlik. Menfaat oldu yaşamakistedi, ahlakı kuşandıyaşatmak istedi.

Gecemi gündüz, gündüzümü gece eyledi. Yok ile var arasındagönlüme düştü. Çilemi aşk eyledi. Isındı yüreğim, ışıdı yüreğim. Gönül dilinedüştü, hâl kelamınca söze girdi. Dilim canlar canı oldu, bütün malları yağmaeyledi.

Dedem Korkut'tan Yunus'a dile geldi. Çağlayan oldu aktı.Çin'den Hint sınırlarına Ortaasya'da Türkistan topraklarını yüreğindenAnadolu'ya çaldı mayasını. Anadolu yürek oldu Afrika, Balkanlar, Avrupa sınıroldu, serhat boylarında türkülerim söylendi. Uzak ufukların, ötelerin dili oldudilim. Fatihlerin ordularıyla, yüksek uygarlıkların eşiklerine yükseldi,varlığını saltanat etti. İnciler dizdi mısralarında Fuzûlî'ler, Bakî'ler,Hayâlî'ler. Nedim'ler.. Toprak "Hâk" mayasından dostluk, insanlık, sevgi akıttı Yunus'lar, Hacı Bektaş'lar,Mevlânâ'lar.. Elvan elvan toprak koktu, gül koktu, aşk koktu Karacaoğlan'lar,Veysel'ler, Dadaloğlu'lar..

Türk dili en büyük varlık sebebimiz, en büyük mirasımız, enbüyük emanetimiz oldu. Buyrukların dili, devlet kuranların dili, vatanedinenlerin dili; iller gibi ummanları da şanıyla aşanların dili, toprağıişleyenlerin, karanlıkları mum ışığında ilimle aydınlatanların dili. Sevginin,aşkın dili Türkçe.

Yerine göre teslimiyetin, yerine göre "Hâk" uğranabaşkaldırının, yerine göre boynu eğiklerin, tüyü bitmemiş yetimlerin; vicdanın,edebin, ahlakın dili. Kıldan ince kılıçtan keskin, duruşunda asalet, duruşundaadalet kılan dilim. Kuşun kanatlarına takılır en uzak ufuklara süzülür,çiçeklerin yapraklarına konar renk renk nakış olur, atın sırtında rüzgar olurdağlar aşar, su gibi duru, saf, temiz Türkçe.

Bütün bu güzelliklerine, hazinelerine hasret kaldığım Türkçe.Anadan, babadan, atalardan kalan en büyük mirasıma karşıdan bakıyorumşimdi. Öyle bir derde düşmüşüm ki yolumgu rbet, izim gurbet,aşım gurbet.

Tüm hasletlere hasret kalmışım. Emanetime hıyanet etmişim.Dilim, emanetime sahip çıkamamışım. Sözüm var söylenecek anlatamıyorum.Evlatlarım gözlerime, gözlerimin içine bakıyor dermanım yok an latmaya, mecalim kalmadı diye.

Söze kanmışım, sözde kalmışım. Kelimeleri manasınınsaltanatından uzaklaştırmışım. Çöle dönmüş sözcükler elimden, dilimden kaymışgitmiş. Korkarım gönüller de çoraklaşacak.

Dilimle aştığım, erdiğim gönül zenginliklerim, aşkım,insanlığım da terk edecek. Oysa karanlığa aldanmamalı. Söze kanma malı. Umuda açmalı kanatlarını.

Bak ne diyor Yunus: "Seni deli eden şey yine sendedir, sende"Sende olan bende, bende olan bizde. Söze ne hacet! Sahip çıkmalı dilime. Dağlaraşırmalı, sözcükleri çıktığı yollardan geri döndürmeli. Söze manasınca değerkatmalı. İnsana değer katmalı, değer vermeli, dilim hak ettiğince değerinibulmalı.

Mehmet Âkif'in dediği gibi : "Hayat akıp gidecekmiş. Ne varkederlenecek? / Zaman zaman bu zaman. Durma bir nefes daha çek! / Safana bak kiya çıktın ya çıkmadın yarına!" Doğru söze ne denir? Ya çıktık ya çıkmadıkyarına. O zaman hemen dile gelmeli, dile sığınmalı. Vebalimiz büyük, dilimize,emanetimize sahip çıkmalı.

İşte dilimizi en büyük emaneti olarak görmüş, Türkçesevdasını bir ömre vakfetmiş bir yazar ve eseri. "Yağmur Tunalı : İki GözümTürkçe. Benim için öyle bir kıymette ki her daim başucumda tutuyorum.Asgari haftada bir kere sayfalarına değiyor gözlerim. Kuracağım cümleleri,manasını tamamlayacağım kelimeleri gözden geçirmemde bana rehberlik yapıyor.Dilimin kılavuzlarından sadece biri. Yazarın ve eserinin en büyük davasıTürkçe'yi bilmek ve ona sahip çıkmak! Yağmur Tunalı, kitabını Türkçe'nin enbüyük sevdalılarından Nihad Sami Banarlı'ya ithaf etmiş. İkim Gözüm Türkçe'dengönlümüze akıp giden şu sözler bile kitabın mahiyetini anlamaya değer:

"Türkçebüyük derdimizdir. 'Bizi biz yapandilimizdir' demedikçe farkına varamayacağımız, önemini anlayamayacağımızbir derdimizdir. Bozulması bütün bir milleti, bugünü ve geleceğiylebozan-bozacak, yoran-yoracak bir derdimizdir. Hüküm gaye t açıktır: Türkçe varsa varız."