Geçenlerde kurum olarakorganize ettiğimiz bir seminer programının haberini whatsapp'tan dairebaşkanıma gönderdim. Başkan Bey, " Tabağı boş göndermeyelim ." mesajıylabaşka bir haberi bana gönderdi.

" Tabağı boş göndermeyelim ." sözü beni eski günleregötürdü. Çocukluk yıllarımı hatırladım. Hatıralar hatıra geldi. Çünkü bu cümle,komşuluk hukukunun temel cümlelerinden biriydi.

Annem, zaman zamanpişirdiği/yaptığı yiyeceklerin birazını bizimle komşuya gönderirdi. Ekmekyaptığında birinin üzerine tereyağı sürer, börek yaptığında birkaçını tepsiyekoyar bizimle komşuya yollardı. Komşular da aynı şeyi yapardı. "Şimdi komşuyakokmuştur." denir, komşular arasında tabaklar gider gelirdi.

Tabaklar geri boş dönmezdi.Ya elde ne varsa gelen tabağa ondan konur ve "Annene selam söyle." mesajıylagetiren çocuğa geri verilirdi. O an tabağa konulabilecek bir ikramlık yoksatabak alıkonulur, ilk fırsatta ikramlık bir şeyler ile sahibine iade edilirdi.

Bu tabaklarla gidip gelenikramlıklar aslında hepimizin evinde bir şekilde bulunan, pişen ve yenilenşeylerdi. Dolayısıyla da aslında kimsenin o bir tabak ikramlığa ihtiyacı dayoktu. Ama yine de tabaklar, tepsiler komşular arasında gider gelirdi.

Ekim, dikim ve hasatzamanlarında alet edevat lazım olduğunda hemen komşuya koşulurdu. Düğün vemevlitlerde ihtiyaç olan mutfak malzemesi komşulardan toplanırdı. Bulgur vepekmez kaynatma dönemlerinde bakır kazanlar ve tepsiler yine komşulardan ödünçalınırdı.

Günlük işler yapılırken birdavet beklemeden komşuya yardıma koşulur, yapılan yardımın karşılığı dabeklenmezdi. Mevsimlik ekim, dikim ve hasat işleri imece usulü yapılır, işleribu şekilde görülen komşu, vakti geldiğinde komşusuna ödüncünü öderdi.

Ev yapan, düğün yapan,çocuğunu okula ya da askere gönderen, haneye yeni bir araç alan ya da hastasıolan komşunun cebine "İhtiyaç olursa kullanırsın." diyerek bir zarfsıkıştırılır, komşusunun bir şey söylemesine fırsat vermeden dönülür gidilirdi.Böylelikle darda olanın sorunu zahmetsizce çözülüverirdi. İhtiyacı olana Hızıryetişiverirdi.

Ya şimdi? O yıllardan, okomşulardan ve o komşuluklardan eser kaldı mı?

O yardımlaşmadan,dayanışmadan, duyarlılıktan, nezaketten geriye ne kaldı?

İnsan aynı insan, mahalleaynı mahalle, köy aynı köy. Peki değişen ne?

Komşunun cebine "İhtiyaçolursa kullanırsın." diyerek 100 lira koyamayan insanlar evlerini, arabalarınısatıp tosuncuklara gönderecek hale nasıl geldi? Komşusu, arkadaşı ödünç paraistediğinde elini cebine atamayanlar; nasıl oldu da binlerini, milyonlarınısanal paralara yatırır, sahtekâr insanlara elleriyle teslim eder hale geldi?

Ne değişti?

Konu komşuluk ve dayanışmakültüründen açıldığında, şehirleşmenin ve apartman hayatının komşuluk ilişkilerinibitirdiği söyleniyor. Öyleyse komşuluk köylerde neden bitti? Yozlaşmanın nedeniapartman yaşamına geçmiş olmak mı?

Bize hiç kimseyeihtiyacımız olmadığını düşündüren ne?

Sosyolojik her olgu veolayda olduğu gibi bu sorunun da birçok nedeni olduğu kesin. İnsanilişkilerinin mahiyetinin ve şeklinin değiştiği hepimizce malum. Hangi nedeninhangi sonucu doğurduğu ve yumurta-tavuk misali neyin neyi etkilediğitartışılabilir. Ancak ortada tartışmaya mahal bırakmayan bir gerçek var ki,değer yargılarımız değişti. Dolayısıyla da insanların düşünceleri, tercihleri,hedefleri, davranışları, ilişkileri ve yaşam biçimleri değişti.

Artık insanlar hiçbirşeyini paylaşmak istemiyor. Kimseyle iş birliği yapmak, kimseye destek olmakistemiyor. Yaşamının devamı konusunda kimsenin desteğini de görmek istemiyor.Sahip olduğu maddi şeylerin kendisini mutlu etmeye yeteceğine inanıyor.

Önce televizyon, sonrasosyal medya. Artık insanlar hoşça vakit geçirmek için birbirine ihtiyaçduymuyor.

Oysa komşuluk ilişkisi,aile ilişkilerinden başlayarak iş ilişkisine kadar devam eden ilişki ağınınortasında yer alıyor. İnsani ilişkilerdeki ilk bozulmalar da komşulukilişkilerinde kendisini gösteriyor. Bu bozulma oradan da yavaş yavaş akraba veaile ilişkilerine doğru devam ediyor. Bu açıdan bakıldığında, komşulukilişkilerinin düzeltilmesi bir plesebo etkisiyle diğer ilişkilerimizin dedüzelmesini sağlayabilir.

Yani, işe tabağı boşgöndermemekle başlayabiliriz.

04.08.2021