İsmail Zorba

İsmail Zorba

SÖZÜN EŞİĞİNDEN
İsmail Zorba'nın ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Sözümüz Sevgiden Geçerse

Eklenme : 14.06.2022 00:00:00
Görüntülenme: 391

"Sevginin olduğu yerde kötülük barınmaz, saygı da daim olur. Kalpler kırılmaz, ruhumuzu şefkat ve merhamet duygusu sarar. Böylece sadece milletimiz değil bütün dünya da daha güzel ve yaşanabilir hâle gelir."

Bir milleti var eden, asırlar ötesinden bugüne taşıyan bağların başında sevgi ve saygı gelir. Sevgi ruhlara çalınan ekmek mayası gibidir. Saygı ise o mayanın her ekmekte Hakk'ın nazarıyla pişmesi, kıvama gelmesidir. Ekmek nimettendir, sevgi ve saygının birlikteliği de o millete can suyu veren nimettendir.

Peygamber Efendimiz bir hadislerinde, "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." (Tirmizî, Birr, 15; Ebu Davûd, Edep, 66) buyurmuştur. Bu hadisin ifade ettiği gibi milletimizin künyesinde yazan  Müslüman olma erdeminde küçüklere sevgi, büyüklere saygı kimliğimizin temel bağlarından biridir. Çocukluğunda saygıyı öğrenen ve yaşamında bir düstur hâline getiren insanlar büyüdüklerinde merhamet ve sevginin ışığında olgunlaşırlar.

Sevgi ve saygı ailede tezgâhında şekillenir, çevre ve toplumda kimliğini bulur; işinde, aşında, eşinde bir Müslüman'ın temel ahlâkî vasfına ulaşmış olur. Aileden topluma bize şekil veren kimliğin "Biz"de ve "Bir"de tamamlanmasını sağlar.

Hayatımız devam ettiği sürece bugünün gençleri yarının yaşlılarıdır. Bu yaşamda gençliğimizin göz açıp kapayıncaya kadar geçeceğini düşünürsek bu dünyadaki faniliğimizin bilincinde insanla tamamlanmanın ancak sevgi ve saygının eşiğinde gerçek manasını bulacağını unutmamalıyız. Gençliğimizde derdiğimiz sevgi fidanları büyüyecek yaşlılığımızda gölgesine sığınacağımız ulu bir saygı ağacı olacaktır.

Doğumda ve ölümde idrak edilen yaşam gerçekleri insan hayatının en masum iki hattında hayat bulur. İlki çocukluk döneminde insanı insanî hasletlerle donatan sevgidir. Sevgi ile merhamet, edep, haya, onur, adalet duygusu gelişir ve davranış kazanır. Çocukken sevginin aydınlığında, sıcaklığında büyüyen çocuk olgunlaşır.

Büyükler sevgi halesiyle donattıkları hâl ve davranışlarıyla o çocuğun gelecekte var edeceği insanın modeli olmuştur. İnsan hayatının ikinci masumiyet dönemi yaşlılığımız. Çocukluk hâllerimize döndüğümüz, hem bedenen hem zihnen şefkate, merhamete, sevgiye, vefaya zerre zerre ihtiyaç duyduğumuz dönemler.

İşte bu dönemde "Biz"e duyulan saygı toplumdaki aksakallara duyulan yeri de işaret ediyor. Bir Müslüman'ın ruhundaki asaletin, zarafetin tavır olarak hayata dokunuşu ancak sevgi ve saygının yaşatılmasıyla mümkün oluyor. Bu konuda yine rehberliği Peygamber Efendimiz yapıyor: "Herhangi bir genç, yaşından dolayı bir ihtiyara saygı gösterirse, Allah da ona yaşlandığında hizmet edecek kimseler yaratır" (Tirmizî, Bi, 75)rr

Sevgi ve saygı Yüce Rabbimiz tarafından insanlara bahşedilmiş ve insanı tüm yaratılanlardan ayıran bir incelik nimetidir. Sevgi ve saygı toplum temellerinde sağlam mayalar atılır. Rabbine niyaza duran insan O'na duyduğu sevgi ve saygı ile mutludur, mutmaindir. Sevgi ve saygı insanın en temel ve evrensel iletişim vasıtasıdır. Asırlar öncesinden bugüne büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış, devletler kurmuş ve insanlara, insanlığa hizmet etmiş milletimiz "Allah rızası" uğruna sevgi ve saygının mayaladığı bir mefkûreye sahip olmuştur.

Nesiller boyunca ayakta kalmış bu ruh her daim mağdurların, mazlumların yanında olmuş, gariplere kucak açmıştır.

Sevginin olduğu yerde kötülük barınmaz, saygı da daim olur. Kalpler kırılmaz, ruhumuzu şefkat ve merhamet duygusu sarar. Böylece sadece milletimiz değil bütün dünya da daha güzel ve yaşanabilir hâle gelir. İnsana kimlik veren sevgi, saygı pasaportuyla tüm insanlığa seslenebilir. Konfüçyüs'ün bir sözü tam da yerinde bir sona ulaştırıyor : "İdeal insan; özel hayatında ciddi, kendinden üstündekilere saygılı, halkla ilişkilerinde iyiliksever ve adildir."

Sevginin ve saygının duygu ve düşünce dünyasında ayrı bir yeri olan ve bu duyguları nesilden nesile akan ırmaklar "Hak" deryasına taşıyan Yunus'a kulak verelim: "Maharet güzeli görebilmektir, sevmenin sırrına erebilmektir." Aşk ola Yunus'a aşkı getire ki insanlara sevgi ve saygı harmanında bugünün insanlığına da aktarabilelim.

 

 

 

ÖNCEKİ yazı
SONRAKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft